← Meal sayfasına dön

Tevbe Suresi 42. Ayet — Elfaz

Tefsirler

Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, "Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helake sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.

1لَوْleveğerŞart Edatı
8وَلٰكِنْve lākinfakatBağlaç+İstidrak Edatı
9بَعُدَتْbeǔdetuzak geldiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme
10عَلَيْهِمُǎleyhimukendilerineHarf-i Cer+Zamir
11الشُّقَّةُş-şuḳḳatuaşılacak mesafe-meşakkatli-yorucuMarife (Belirlilik Takısı)+İsimش ق قgeçmek, yol açmak, geçit açmak, bölmek, yarmak, kesmek, ayırmak, parçalamak
12وَسَيَحْلِفُونَve se yeHlifūnebir de yemin edeceklerBağlaç+Gelecek Zaman Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibح ل فYemin etmek, ant içmek. Birleşmek, anlaşma veya sözleşme yapmak, bir şeye bağlanmak/yapışmak/sıkı tutunmak, kardeşlik kurmak.
13بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'aHarf-i Cer+Lafza-i Celal
14لَوِlevieğer (diye)Şart Edatı
15اسْتَطَعْنَاsteTaǎ'nāgücümüz yetseydiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İstif'âl Bâbıط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.
17مَعَكُمْmeǎkumsizinle beraberMekan Zarfı+Zamir
18يُهْلِكُونَyuhlikūnemahvediyorlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.
20وَاللّٰهُve(a)llahuve AllahBağlaç+Lafza-i Celal
22اِنَّهُمْinnehumonlarınHarf-i Nasb+Zamir