Tevbe Suresi 25. Ayet — Elfaz
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.
1لَقَدْle ḳadandolsunLam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2نَصَرَكُمُneSarakumusize yardım etmiştiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak
3اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
4فِيfīHarf-i Cer
6كَثِيرَةٍkeṧīratinbirçokSıfatك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.
8حُنَيْنٍHuneyninHuneynÖzel İsim
9اِذْiƶhaniZaman Zarfı
10اَعْجَبَتْكُمْeǎ'cebetkumsizi böbürlendirmiştiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibe · İf'âl Bâbıع ج بHayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret verici
11كَثْرَتُكُمْkeṧratukumçokluğunuzİsim+Zamirك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.
12فَلَمْfe lemfakatİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
13تُغْنِtuğnisağlamamıştıMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibe · İf'âl Bâbıغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti
14عَنْكُمْǎnkumsizeHarf-i Cer+Zamir
15شَيْـًٔاşey'enhiçbir yararİsimش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş
16وَضَاقَتْve Dāḳatve dar gelmiştiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeض ي قDaraldı veya sıkıştı. Bir şeyle tıkandı, aşırı doldu veya taştı.
17عَلَيْكُمُǎleykumubaşınızaHarf-i Cer+Zamir
18الْاَرْضُl-erDuyeryüzüMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiye
19بِمَاbimārağmenHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20رَحُبَتْraHubetbütün genişliğineMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeر ح بHoş geldiniz demek, geniş olmak, ferah olmak, büyük olmak. Merhaba - hoş geldiniz anlamına gelen bir selamlama şekli.
21ثُمَّṧummenihayetBağlaç
22وَلَّيْتُمْvelleytumdönmüştünüzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak