Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.

لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ فِي مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِرِينَ

le ḳad neSarakumu (a)llahu fī mevāTine keṧīratin ve yevme Huneynin iƶ eǎ'cebetkum keṧratukum fe lem tuğni ǎnkum şey'en ve Dāḳat ǎleykumu l-erDu bimā raHubet ṧumme velleytum mudbirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَقَدْle ḳadandolsun
2نَصَرَكُمُneSarakumuن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumaksize yardım etmişti
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4فِي
5مَوَاطِنَmevāTineو ط نBir yerde kalmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek.yerlerde
6كَثِيرَةٍkeṧīratinك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.birçok
7وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününde
8حُنَيْنٍHuneyninحنينHuneyn
9اِذْhani
10اَعْجَبَتْكُمْeǎ'cebetkumع ج بHayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret vericisizi böbürlendirmişti
11كَثْرَتُكُمْkeṧratukumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çokluğunuz
12فَلَمْfe lemfakat
13تُغْنِtuğniغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvettisağlamamıştı
14عَنْكُمْǎnkumsize
15شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir yarar
16وَضَاقَتْve Dāḳatض ي قDaraldı veya sıkıştı. Bir şeyle tıkandı, aşırı doldu veya taştı.ve dar gelmişti
17عَلَيْكُمُǎleykumubaşınıza
18الْاَرْضُl-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzü
19بِمَاbimārağmen
20رَحُبَتْraHubetر ح بHoş geldiniz demek, geniş olmak, ferah olmak, büyük olmak. Merhaba - hoş geldiniz anlamına gelen bir selamlama şekli.bütün genişliğine
21ثُمَّṧummenihayet
22وَلَّيْتُمْvelleytumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdönmüştünüz
23مُدْبِرِينَmudbirīneد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.gerisin geri

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki Allah size birçok yerlerde ve Huneyn gününde yardım etmişti; hani o gün çokluğunuzla övünüp sevinmiştiniz de bu çokluk, düşmanı defedememişti, hiçbir işinize yaramamıştı, yeryüzü, o kadar genişken daralmıştı size, sonra da arka çevirip geri çekilmiştiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki Allah size birçok yerlerde ve Huneyn gününde yardım etmişti; hani o gün çokluğunuzla övünüp sevinmiştiniz de bu çokluk, düşmanı defedememişti, hiçbir işinize yaramamıştı, yeryüzü, o kadar genişken daralmıştı size, sonra da arka çevirip geri çekilmiştiniz.

Adem Uğur

Andolsun ki Allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, Allah size birçok savaş yerinde ve Huneyn gününde yardım etti. . . Hani kalabalık oluşunuz sizi böbürlendirmişti ama hiçbir faydası olmamıştı! (Huneyn gününde) tüm genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti! Sonra (da) arkanızı dönüp gitmiştiniz!

Ahmet Tekin

Andolsun ki Allah vatan edindiğiniz birçok topraklarda, harp meydanlarında ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Kalabalık oluşunuz kendinizi beğenmenize, gücünüze güvenmenize sebep olmuş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak ikbalinize ve istikbalinize sırt çevirip arkanızı dönerek kaçmıştınız.

Ahmet Varol

Şüphesiz Allah size pek çok yerde ve Huneyn gününde yardım etti. O gün çokluğunuz sizi böbürlendirmiş, ancak bunun size bir yararı olmamıştı ve bütün genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti. Sonra da bozularak arkanızı dönüp çekilmiştiniz.

Ali Bulaç

Andolsun, Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti. Hani çok sayıda oluşunuz sizi böbürlendirip gururlandırmıştı, fakat size bir şey de sağlayamamıştı. Yer ise, bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonra arkanıza dönüp gerisin geri gitmiştiniz.

Ali Fikri Yavuz

Şüphe yok ki Allah, size bir çok savaş yerlerinde zafer verdi; ve “HUNEYN” gününde size yardım etti. O vakit Huneyn’de çokluğunuz size güven vermişti de, bir faydası olmamıştı. Yeryüzü, o genişliği ile başınıza dar gelmişti. Sonra da bozularak arkanızı dönmüştünüz.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Allah, birçok yerde size yardım etti. Huneyn gününde, sayısal çokluğunuz sizi şımartmış; sonunda, size yararı olmamıştı. Yeryüzü de tüm genişliğine karşın size dar gelmişti. Sonra, arkanıza dönüp kaçmıştınız.

Bayraktar Bayraklı

Yemin olsun ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Huneyn Savaşı'nda da size yardım etti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmiş, fakat bu hal, sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda gerisin geri dönmüştünüz.

Bekir Sadak

And olsun ki Allah size bircok yerlerde, ve coklugunuzun sizi boburlendirdigi fakat bir faydasi da olmadigi, yeryuzunun genis olmasina ragmen size dar gelip de bozularak arkaniza dondugunuz Huneyn gununde yardim etmisti.

Celal Yıldırım

And olsun ki, Allah size birçok yörelerde ve yerde; Huneyn gününde yardım etmiştir. Öyleki (o gün) çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size hiç de yararlı olmamış, doygun kılmamıştı. Yeryüzü ise genişliğine rağmen size dar gelmişti ve sonra da arka çevirip geri dönmüştünüz.

Diyanet İşleri

Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki Allah size birçok yerlerde, ve çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği fakat bir faydası da olmadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki Allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnkâr kabul etmez bir durumdur ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Özellikle Huneyn Günü ki, o gün kendi çokluğunuz size güven vermişti de o gün size onun bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak gerisin geri dönüp kaçmaya başlamıştınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnkara yer yoktur ki, Allah size birçok yerlerde ve Hüneyn gününde (savaşında), hani çokluğunuza güvenip de onun bir yararını göremediğiniz ve yeryüzünün bütün genişliğiyle başınıza dar geldiği sonra da bozguna uğrayıp arkanıza döndüğünüz sırada yardım etti.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnkara mecal yoktur ki Allah size bir çok mevkı'lerde nusret etti, "Huneyn" günü de: o lahzada ki çokluğunuz sizi güvendirmişti de bir faidesi olmamıştı, yer yüzü o genişliğiyle başınıza dar gelmişti, sonra da bozularak arkanıza dönmüştünüz

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

Fizilal-il Kuran

Gerçekten Allah size birçok yerde, birçok olayda olduğu gibi Huneyn savaşı günü de yardım etti. Hani o gün sayıca çok oluşunuz hoşunuza gitmiş, böbürlenmenize yolaçmıştı da bu kalabalıklık size hiçbir yarar sağlamamıştı; yeryüzü, onca genişliğine rağmen size dar gelmişti de sonra arkanızı dönüp kaçmıştınız.

Gültekin Onan

Andolsun, Tanrı birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti. Hani çok sayıda oluşunuz sizi böbürlendirip gururlandırmıştı, fakat size bir şey de sağlayamamıştı. Yer ise, bütün genişliğine ragmen size dar gelmişti, sonra arkanıza dönüp gerisin geri gitmiştiniz.

Hamdi Döndüren

Allah, birçok yerde ve sayınızın çok olmasının hoşunuza gittiği Huneyn gününde size yardım etmiştir. İşte sayınızın çok olması sizden hiçbir şey savamadı. Sonunda arkanızı dönüp gittiniz.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki Allah bir çok (savaş) yerler (in) de ve Huneyn gününde size yardım etmişdir. (O Huneyn gününde ki) çokluğunuz o zaman size ucub vermişdi de bu, size (gelecek kazaadan) bir şey'i gidermiye yaramamışdı. Yer yüzü, o genişliğine rağmen, başınıza dar gelmişdi. Nihayet (bozularak) gerisin geri dönüb gitmişdiniz.

Hasib Asutay

Doğrusu, Allah size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. (8) Hani (sayıca) çokluğunuz (o gün) sizi böbürlendirmişti. (9) Fakat size hiçbir yarar da sağlamamıştı. Yeryüzü bunca genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz. (8. Kasıt Resulullahʼın gazveleri, büyük ve küçük müfreze muharebeleridir.) (9. 'Ucub', kibirlenip kendini beğenmek demektir.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki Allah, size birçok yerlerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani(o gün) çokluğunuz sizi gururlandırmıştı da (bu i'timâdınız) size hiçbir fayda vermemişti ve yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti; sonra (düşmana) arkanızı çeviren kimseler olduğunuz hâlde dönüp kaçmıştınız.

İbni Kesir

Andolsun ki; Allah, size birçok yerlerde ve Huneyn gününde yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah birçok yerde ve Huneyn gününde size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, (fakat bu durum) sizden hiçbir (sıkıntıyı) gidermemişti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti; sonunda (bozulup) geri dönenler olarak yüz çevirmiştiniz (kaçmıştınız).

Muhammed Esed

Gerçekten de Allah, (sayıca az olduğunuz zaman) pek çok savaş meydanında size yardım etmişti; ve Huneyn Gününde de, o sayıca çokluğunuzun sizi kurumlandırdığı ama (tek başına) pek bir işinize yaramadığı o gün de (öyle yapmıştı); çünkü yeryüzü, bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti de arkanızı dönüp geri çekilmiştiniz:

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Allah, size bir çok savaş alanında yardım etmişti; özellikle de Huneyn Günü: Hani o zaman çokluğunuz sizi gururlandırmıştı, fakat hiçbir işinize yaramadı; ve olanca genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti, sonra da geri kaçmıştınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, Allah Teâlâ size birçok mevkilerde nusret bahş olmuştur. Huneyn gününde de. O gün ki, çokluğunuz sizi güvendirmişti. Fakat bu size faide vermemiştir. Yeryüzü, genişliğiyle beraber sizin üzerinize dar gelmişti. Sonra da arka çevirir olduğunuz halde dönüp gitmiştiniz.

Ömer Öngüt

Andolsun ki Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etmişti. Hani o gün çokluğunuz size kendinizi beğendirmişti. Fakat hiçbir fayda sağlamamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet bozularak gerisin geriye kaçmıştınız.

Suat Yıldırım

Şu kesindir ki Allah size birçok savaş yerlerinde yardım etti, Huneyn günü de... O gün ki sayıca çokluğunuz sizi böbürlendirmiş ama bu, size fayda etmemişti. Olanca genişliğine rağmen, dünya başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak düşmana arka çevirip kaçmaya başlamıştınız.

Süleyman Ateş

Andolsun Allah size birçok yerlerde, Huneyn gününde de yardım etmişti. Hani (o gün) çokluğunuz sizi böbürlendirmişti. Fakat size hiçbir yarar da sağlamamıştı. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü başınıza dar gelmişti, nihayet bozularak arkanızı dönmüş(kaçmağa başlamış)tınız.

Süleymaniye Vakfı

Allah birçok yerde size yardım etti. Huneyn gününde de öyle oldu. O gün sayıca çok olmanız sizi fazla etkilemişti; ama bu bir işinize yaramadı. Tüm genişliğine rağmen yeryüzü size dar geldi. Sonra da gerisin geri dönüp çekildiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah birçok yerde sizi zafere ulaştırdı, Huneyn gününde de öyle oldu. O gün sayıca çok olmanıza şaşırmıştınız ama bir işinize yaramamıştı. Onca genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti. Sonra da geri dönüp kaçmıştınız.

Şaban Piriş

Andolsun ki, Allah size bir çok yerde ve çokluğunuzun sizi böbürlenderdiği fakat bir fayda sağlamadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, Allah birçok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti. Hani çok sayıda oluşunuz sizi böbürlendirip gururlandırmıştı, fakat size bir şey de sağlıyamamıştı. Yer ise, bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonra arkanıza dönüp gerisin geri gitmiştiniz.

Ümit Şimşek

Gerçek şu ki, Allah size pek çok yerde ve Huneyn Gününde de yardım etmişti. O gün siz çokluğunuzla böbürlenmiştiniz; fakat bu size bir fayda vermemiş ve yeryüzü, onca genişliğiyle beraber, size dar gelmişti de arkanızı dönüp gitmiştiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Huneyn gününde de. Hani, çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de bu hiçbir işinize yaramamıştı. Tüm genişliğine rağmen, yeryüzü size dar gelmişti. Sonra da sırtınızı dönüp kaçmıştınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Allah əksər döyüşlərdə, habelə Huneyn günündə də sizə kömək etmişdi. O zaman çoxluğunuza aludə oldunuz, amma bu sizin karınıza gəlmədi. Yer üzü, genişliyinə baxmayaraq, sizə dar gəldi, sonra geriyə çevrilib qaçdınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah sizə bir çox yerlərdə, həmçinin Hüneyn (vuruşu) günündə kömək etdi. O gün çox olmağınız xoşunuza gəlsə də, bir faydası olmadı, gen dünya sizə dar oldu (yer üzü genişliyinə baxmayaraq sizə dar gəldi), sonra dönüb qaçdınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott hat euch an vielen Orten siegen lassen. Gedenkt der Schlacht bei Hunain, als euch eure große Zahl stolz machte, euch aber nichts nützte. Die Erde, so weitläufig sie auch war, wurde euch während des Angriffs zu eng, und ihr ergrifft die Flucht.

Almanca — Der Edle Quran

Allah hat euch doch an vielen Orten zum Sieg verholfen, und auch am Tag von Hunain, als eure große Zahl euch gefiel, euch aber nichts nutzte. Die Erde wurde euch eng bei all ihrer Weite. Hierauf kehrtet ihr den Rücken (zur Flucht).

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Allah half euch schon an vielen Orten zum Sieg, und am Tage von Hunain, als eure große Zahl euch stolz machte - doch sie nutzte euch nichts, und die Erde wurde euch in ihrer Weite eng - da wandtet ihr euch zur Flucht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, bereits hat ALLAH euch den Sieg an vielen Kampfplätzen verliehen sowie am Kampftag von Hunain , als euch eure Überzahl stolz machte, aber euch nichts nützte und das Land trotz seiner Weite euch eng erschien und ihr dann flüchtend den Rücken kehrtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah has helped you win victory in many battles of belief against disbelief, and on the day of the battle of Hunain when you presumed upon the great superiority of your numbers but it availed you nothing and the earth, vast as it is, seemed, due to lack of discipline and the ambition of the worldly minded among you, drawn together and constricted, then you shrank from danger and sought safety in flight.

Abdul Haleem

God has helped you [believers] on many battlefields, even on the day of the Battle of Hunayn. You were well pleased with your large numbers, but they were of no use to you: the earth seemed to close in on you despite its spaciousness, and you turned tail and fled.

Abdullah Yusuf Ali

Assuredly Allah did help you in many battle-fields and on the day of Hunain: Behold! your great numbers elated you, but they availed you naught: the land, for all that it is wide, did constrain you, and ye turned back in retreat.

Abul A'la Maududi

[9:25] Surely Allah has succoured you before on many a battlefield, and (you have yourselves witnessed His succour to you) on the day of Hunayn when your numbers made you proud, but they did you no good, and the earth, for all its vastness, constrained you, and you turned your backs in retreat.

Aisha Bewley

Allah has helped you on many occasions, including the Day of Hunayn* when your great numbers delighted you but did not help you in any way, and the earth seemed narrow to you for all its great breadth, and you turned your backs.

Al-Hilali & Khan

Truly Allâh has given you victory on many battle fields, and on the Day of Hunain (battle) when you rejoiced at your great number, but it availed you naught and the earth, vast as it is, was straitened for you, then you turned back in flight.

Ali Quli Qarai

Allah has certainly helped you in many situations, and on the day of °unayn, when your great number impressed you, but it did not avail you in any way, and the earth became narrow for you in spite of its expanse, whereupon you turned your backs [to flee].

Amatul Rahman Omar

Allâh has already helped you on many a battle field and on the day of (the battle of) Hunain when your multitude made you feel proud but it availed you nought and the land with all its spaciousness became straitened for you then you turned back retreating.

Arthur John Arberry

God has already helped you on many fields, and on the day of Hunain, when your multitude was pleasing to you, but it availed you naught, and the land for all its breadth was strait for you, and you turned about, retreating.

Bijan Moeinian

God has helped you so many times in the past. In the battle of "Hunain" (which took place eight years after the immigration of prophet to Medina and for the first time the Muslims’ army outnumbered the disbelievers’ army), however, you became too proud of your numbers [that you did not remember the Lord, the way He should be remembered, i.e., in humility.] Then you felt the spacious earth around you becoming smaller and smaller and you turned around and fled.

E. Henry Palmer

God has helped you in many a place, and on the day of 'Honein when ye were so pleased with your numbers; but it did not serve you at all, and the road grew too strait for you, where it had been broad; and then ye turned your backs retreating;

Edip-Layth

God has granted you victory in many battlefields. On the day of Hunayn, when you were pleased with your great numbers but it did not help you at all, and the land became tight around you for what it held, then you turned to flee.

George Sale

Now hath God assisted you in many engagements, and particularly at the battle of Honein; when ye pleased your selves in your multitude, but it was no manner of advantage unto you, and the earth became too strait for you, notwithstanding it was spacious; then did ye retreat and turn your backs.

Hamid S. Aziz

Allah has helped you in many fields, and on the day of Huneyn (where a Muslim army was ambushed) when you were pleased with your great numbers; but it availed you not at all, and the land grew too narrow for you where it had been broad; and you turned your backs retreating;

Mahmoud Ghali

Indeed Allah has already (granted) you victory on many battlefields, and on the day of Hunayn, when your multitude made you admire it, yet it availed you nothing; and the earth, spacious as it is, was strait for you; thereafter you turned away, withdrawing. .

Marmaduke Pickthall

Allah hath given you victory on many fields and on the day of Huneyn, when ye exulted in your multitude but it availed you naught, and the earth, vast as it is, was straitened for you; then ye turned back in flight;

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed God has helped you on many occasions, even during the battle of Hunain, when you were elated with joy at your numbers which did not prove of the least avail, so that the earth and its vast expanse became too narrow for you, and you turned back and retreated.

Muhammad Asad

Indeed, God has succoured you on many battlefields, [when you were few;] and [He did so, too,] on the Day of Hunayn, when you took pride in your great numbers and they proved of no avail whatever to you -for the earth, despite all its vastness, became [too] narrow for you and you turned back, retreating:

Mustafa Khattab

Indeed Allah has given you ˹believers˺ victory on many battlefields, even at the Battle of Ḥunain[1] when you took pride in your great numbers, but they proved of no advantage to you. The earth, despite its vastness, seemed to close in on you, then you turned back in retreat.

Progressive Muslims

God has granted you victory in many battles. And on the day of Hunayn when you were pleased with your great numbers but it did not help you at all, and the land became tight around you for what it held, then you turned to flee.

Sahih International

Allah has already given you victory in many regions and [even] on the day of îunayn, when your great number pleased you, but it did not avail you at all, and the earth was confining for you with its vastness; then you turned back, fleeing.

Sam Gerrans

God has helped you in many places — and on the day of Ḥunayn when you were impressed at your multitude, but it availed you nothing, and the earth was straitened for you, vast as it was; then you turned and fled.

Shabbir Ahmed

Allah has given you victory on many fields. But in the Battle of Hunain, you took pride in your numbers but it did not avail you. And the vast earth was made narrow for you, then, you began turning away in flight.

Syed Vickar Ahamed

Surely Allah did help you in many battle grounds and on the day of (battle at the town of) Hunayn: Look! Your large numbers made you very happy, but they did not help you a little bit: The land, being that it is wide, blocked you, and you turned back to withdraw (from war).

Taqi Usmani

Allah has surely blessed you with His help on many battlefields, and on the day of Hunain, when you were proud of your great number, then it did not help you at all, and the earth was straitened for you despite all its vastness, then you turned back on your heels.

The Monotheist Group

God has granted you victory in many battlefields. And on the day of Hunayn when you were pleased with your great numbers but it did not help you at all, and the land became tight around you for what it held, then you turned to flee.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah vous a déjà secourus en maints endroits. Et (rappelez-vous) le jour de Hunayn, quand vous étiez fiers de votre grand nombre et que cela ne vous a servi à rien. La terre, malgré son étendue vous devint bien étroite; puis vous avez tourné le dos en fuyards.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Xwedê di gelek cihan de arîkariya we kir. Roja Huneynê jî (arîkariya we kir); wê dema piraniya we hûn germ kirin, vêca piraniya we tu feyde negihande we û tu tişt ji we neda paş. Erd digel firehiya xwe jî li we teng bû û paşê we pişta xwe da şer û hûn revîyan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God heeft jullie toch op veel plaatsen geholpen en ook op de dag van Hoenain toen het jullie beviel dat jullie talrijk waren, maar het jullie niets baatte. En jullie kregen het benauwd op de aarde ondanks haar ruimte en keerden toen om voor de vlucht.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God heeft u in verschillende gevechten bijgestaan, en hoofdzakelijk in den slag van Honein, waar gij u in uw groot aantal hebt verheugd; maar het was u niet voordeelig, en de aarde was u te eng, niettegenstaande zij ruim was; daarop zijt gij heengetrokken en hebt u afgewend.

Hollandaca — Siregar

Voorzeker, Allah heeft jullie reeds in vele veldslagen geholpen en op de dag van Hoenain, toen jullie grote aantallen (manschappen) jullie trots hadden gemaakt, naar dat baate jullie niets en de aarde, met al haar wijdsheid, werd jullie nauw, Daarna wendden jullie vluchtend de rug toe.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Уже Аллах помог вам (в сражениях) во многих местах (когда вы делали все причины для этого) (и затем уповали на Аллаха). И (также Он помог вам) в день Хунайна [[Это сражение произошло в 8 году хиджры, в месяце шавваль, после завоевания мусульманами Мекки.]], когда вас (сначала) восхитила ваша многочисленность [[Воинов-мусульман было двенадцать тысяч, а воинов многобожников было четыре тысячи.]] (и вы сказали, что вас поэтому не победят), но (затем) она [ваша многочисленность] ни от чего вас не избавила [[Победу дарует Аллах, и она не бывает из-за многочисленности одной из сторон]] [не помогла вам], и стеснилась для вас земля там, где была широка [вы не могли найти себе убежище, когда враги набросились на вас]. Потом вы повернулись, обратив тыл [впали в бегство].

Rusça — Osmanov

Аллах поддержал вас [, верующие,] во многих местах, [в том числе] и в день Хунайна, когда вы были обольщены своим численным превосходством, которая нисколько вам не помогла, так что земля стала тесной для вас, хоть она и обширна, и вы повернули вспять.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud har kommit till er hjälp i många drabbningar och (så gjorde Han) under slaget vid Hunayn när er styrka gjorde er övermodiga, fastän den inte räckte till för att ge er segern; då kändes den vida jorden trång för er, och till sist gjorde ni helt om och flydde.