Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.

اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ

e ve lā yeravne ennehum yuftenūne fī kulli ǎāmin merraten ev merrateyni ṧumme lā yetūbūne ve lā hum yeƶƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَلَاe ve lā
2يَرَوْنَyeravneر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmüyorlar mı?
3اَنَّهُمْennehumkendilerinin
4يُفْتَنُونَyuftenūneف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.sınandıklarını
5فِي
6كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
7عَامٍǎāminع و مYüzmek, rota boyunca ilerlemek, bir yıl, biriyle bir yıllık sözleşme yapmak, birkaç yıl, iki yıl. amun (yalın hal) aman (belirtme hali) - yıl. amaini (ikil çekimde) - iki yıl.yıl
8مَرَّةًmerratenم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.bir kez
9اَوْevveya
10مَرَّتَيْنِmerrateyniم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.iki kez
11ثُمَّṧummeyine de
12لَا
13يَتُوبُونَyetūbūneت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe etmiyor
14وَلَاve lāve
15هُمْhumonlar
16يَذَّكَّرُونَyeƶƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermeköğüt almıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmezler mi ki onlar her yıl bir, yahut iki kere musîbetlere uğratılırlar da gene ne tövbe ederler, ne ibret alırlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmezler mi ki onlar her yıl bir, yahut iki kere musîbetlere uğratılırlar da gene ne tövbe ederler, ne ibret alırlar.

Adem Uğur

Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerıni görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.

Ahmed Hulusi

Görmüyorlar mı ki onlar her yıl bir veya iki kere deneniyorlar? (Hala) tövbe etmiyorlar; ibret de almıyorlar.

Ahmet Tekin

Onlar, münâfıklar, her yıl, bir veya iki defa Rasulullah ile birlikte belâlarla, savaşlarla imtihan edilmelerinden hâlâ bir şey anlamayacaklar mı? Sonra, nifaklarından vazgeçip tevbe ederek, Allah’a yönelmeyecekler mi? Rasulullah’ın yardıma mazhar olup hâkimiyetinin güçlenmesinden, samimiyetsiz davranışlarının sonuçlarından ibret almayacaklar mı?

Ahmet Varol

Görmüyorlar mı ki, her yıl bir ya da iki kere imtihan ediliyorlar; sonra yine tevbe etmiyor ve ibret almıyorlar?

Ali Bulaç

Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Münafıklar, her yıl bir veya iki kere çeşitli belâlara çarpıldıklarını görmezler mi? Böyle iken, yine tevbe etmezler ve ibret almazlar.

Ali Rıza Safa

Her yıl, bir veya iki kez sınandıklarını zaten görmüyorlar mı? Yine de pişmanlık göstermiyorlar; öğüt de almıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, her yıl bir veya iki defa imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tövbe ediyorlar ne de ders alıyorlar.

Bekir Sadak

Onlar, yilda bir iki defa belaya ugratilip imtihana cekildiklerini gormuyorlar mi? Boyleyken yine tevbe etmiyorlar, ibret de almiyorlar.

Celal Yıldırım

Onlar her yıl bir veya iki defa fitneye uğradıklarını görmüyorlar mı ? Sonra da tevbe etmiyorlar ve onlar ibret ve öğüt de almıyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Görmüyorlar mı ki her yıl bir veya iki defa musibetlerle sınanıyorlar da yine tövbe etmiyorlar ve ibret almıyorlar.

Diyanet İşleri

Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, yılda bir iki defa belaya uğratılıp imtihana çekildiklerini görmüyorlar mı? Böyleyken yine tevbe etmiyorlar, ibret de almıyorlar.

Diyanet Vakfi

Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar (münafıklar) her yıl bir veya iki kere kendilerinin çeşitli belalara uğratıldıklarını görmüyorlar mı? Böyle iken yine de tevbe etmiyor ve ibret almıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Görmüyorlar mı her yıl bir veya iki kez fitneye tutulduklarını? Yine de tevbe etmiyor, ibret almıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmezlerde mi ki her yıl bir veya iki kerre fitneye tutulurlar, sonra da tevbe etmezler, ıbret almazlar

Erhan Aktaş

Kendilerinin yılda bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe edip öğüt almıyorlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerinin yılda bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe edip öğüt almıyorlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerinin yılda bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tövbe edip öğüt almıyorlar!

Fizilal-il Kuran

Onlar her yıl bir iki kez sınavdan geçirildiklerini görmüyorlar mı: Buna rağmen ne tevbe ediyorlar ve ne de olup bitenlerden ders alıyorlar.

Gültekin Onan

Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar.

Hamdi Döndüren

Münafıklar görmüyorlar mı ki, her yıl bir ya da iki defa sınanıyorlar! Buna rağmen ne tevbe ediyorlar ne de öğüt kabul ediyorlar!

Hasan Basri Çantay

(Münafıklar) görmüyorlar mı ki onlar her yıl ya bir, ya iki kerre çeşidli belalara çarpılıyorlar da yine (nifaklarından) tevbe etmiyorlar ve onlar (bundan) ibret de almıyorlar.

Hasib Asutay

Onlar, her yıl bir veya iki defa (çeşitli belalarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ve ne de öğüt alıyorlar.

Hayrat Neşriyat

Doğrusu onlar, her yıl bir veya iki def'a (çeşitli belâlarla) imtihân edildiklerini görmüyorlar mı? Yine de ne tevbe ediyorlar ve ne de kendileri ibret alıyorlar!

İbni Kesir

Onlar görmezler mi ki; her yıl bir veya iki kere belalara çarpılıyorlar da yine tevbe etmiyorlar. Ve ibret almıyorlar.

Mehmet Okuyan

Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tevbe de etmiyorlar, (gerçeği) de hatırlamıyorlar.

Muhammed Esed

Peki, bunlar her yıl bir ya da iki kere denenip sınandıklarını bilmiyorlar mı ki tevbe edip (Allah'ı) anmıyorlar?

Mustafa İslamoğlu

Görmüyorlar mı ki her yıl bir ya da iki kez skandala konu oluyorlar, sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ders alıyorlar!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ya görmüyorlar mı ki, onlar her yıl mutlaka bir defa veya iki defa bir fitneye, bir belâya tutuluyorlar da sonra tevbe etmiyorlar. Ve onlar düşünüp ibret de almıyorlar.

Ömer Öngüt

Onlar her yıl bir veya iki defa çeşitli belâlara uğratılıp imtihana çekildiklerini görmüyorlar mı? Böyleyken yine de tevbe etmiyorlar, ibret almıyorlar.

Suat Yıldırım

Onlar, görmüyorlar mı ki her yıl, bir veya iki kere imtihan ediliyor,çeşitli belalara çarptırılıyorlar da yine nifaklarından dönüş yapmıyor, onlar bundan ibret de almıyorlar.

Süleyman Ateş

Kendilerinin her yıl bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı? Yine de tevbe etmiyor, öğüt almıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar her yıl bir ya da iki kere ağır bir imtihandan geçirildiklerini görmediler mi? Sonra ne tövbe ediyorlar /yanlışlarından dönüyorlar ne de bilgilerini kullanıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her yıl bir ya da iki kere sıkıntıya sokulduklarını görmüyorlar mı? Ama yine de dönüş (tevbe) yapmıyorlar ve akıllarını başlarına almıyorlar.

Şaban Piriş

Onlar, her yıl bir veya bir kaç kez belaya uğratıldıklarını görmüyorlar mı ki tevbe etmiyorlar ve ibret almıyorlar?

Tefhim-ul Kuran

Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar.

Ümit Şimşek

Onlar her sene bir veya iki defa imtihana çekildiklerini görmüyorlar mı? Fakat ne tevbe ediyorlar, ne de ibret alıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmüyorlar mı ki, her yıl bir veya iki kez imtihan ediliyorlar. Hala ne tövbeye yelteniyorlar ne de öğüt alıyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar ildə bir və ya iki dəfə fəlakətə uğradıqlarını görmürlərmi? Yenə də tövbə etmir, ibrət almırlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Münafiqlər ildə bir-iki dəfə bəlaya giriftar olduqlarını görmürlərmi? Bununla belə, yenə tövbə edib ibrət almırlar!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sehen sie denn nicht, daß sie jedes Jahr ein- oder zweimal auf die Probe gestellt werden? Doch sie empfinden keine Reue und machen sich keine Gedanken darüber.

Almanca — Der Edle Quran

Sehen sie denn nicht, daß sie in jedem Jahr einmal oder zweimal einer Prüfung unterzogen werden? Aber hierauf bereuen sie nicht, und sie bedenken nicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Sehen sie denn nicht, daß sie in jedem Jahr einmal oder zweimal geprüft werden? Dennoch bereuen sie nicht und lassen sich nicht ermahnen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they not perceive by physical and mental sight what is below the surface! They are subjected to a severe test and a strain and they are put to straits once or twice every year that they may hopefully in lowliest plight repentant stand, but they neither repent nor do they reflect.

Abdul Haleem

Can they not see that they are afflicted once or twice a year? Yet they neither repent nor take heed.

Abdullah Yusuf Ali

See they not that they are tried every year once or twice? Yet they turn not in repentance, and they take no heed.

Abul A'la Maududi

[9:126] Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet they neither repent nor take heed.

Aisha Bewley

Do they not see that they are tried once or twice in every year? But still they do not turn back. They do not pay heed.

Al-Hilali & Khan

See they not that they are put in trial once or twice every year (with different kinds of calamities, disease, famine)? Yet, they turn not in repentance, nor do they learn a lesson (from it).

Ali Quli Qarai

Do they not see that they are tried once or twice every year? Yet they neither repent, nor do they take admonition.

Amatul Rahman Omar

Do they not see that they are tried every year once or twice. Still they do not repent nor would they take heed.

Arthur John Arberry

Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet still they do not repent, nor do they remember.

Bijan Moeinian

Do they not see that each year their faith is put to test once or twice. Yet they do not learn any lesson and do not repent (or adjust their attitudes.)

E. Henry Palmer

Do they not see that they are tried in every year once or twice? Yet they do not turn again, nor do they mind!

Edip-Layth

Do they not see they are tested every calendar year once or twice? Yet, they do not repent, nor do they take heed.

George Sale

Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet they repent not, neither are they warned.

Hamid S. Aziz

Do they not see that they are tried once or twice in every year? Yet they do not turn in repentance, nor do they heed.

Mahmoud Ghali

And do they not see that they are tempted every season once or twice? (Yet) they do not repent thereafter nor do they constantly remember.

Marmaduke Pickthall

See they not that they are tested once or twice in every year? Still they turn not in repentance, neither pay they heed.

Mohamed Ahmed - Samira

Do they not know that they are tried every year once or twice? Even then they do not repent and take heed.

Muhammad Asad

Are they, then, not aware that they are being tested year-in, year-out? And yet, they do not repent and do not bethink themselves [of God];

Mustafa Khattab

Do they not see that they are tried once or twice every year?[1] Yet they neither repent nor do they learn a lesson.

Progressive Muslims

Do they not see they are tested every calendar year once or twice, but then they do not repent, nor do they remember.

Sahih International

Do they not see that they are tried every year once or twice but then they do not repent nor do they remember?

Sam Gerrans

See they not that they are subjected to means of denial once or twice every year? Then do they turn not in repentance, nor do they take heed.

Shabbir Ahmed

Don't they see that they are tested once or twice each year (at your hands 9:14)? Still they do not repent, nor pay heed.

Syed Vickar Ahamed

Do they not see that they are tried every year once or twice? Yet they do not turn in repentance, and they do not pay attention (to what they do).

Taqi Usmani

Do they not see that they are put to trial every year once or twice; still they neither repent, nor do they take lesson?

The Monotheist Group

Do they not see they are tested every year once or twice? But then they do not repent, nor do they remember.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne voient-ils pas que chaque année on les éprouve une ou deux fois? Malgré cela, ils ne se repentent, ni ne se souviennent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Qey ew (munafiq) nabînin ku her salê carekê yan jî du caran (bi belayên cur bi cur) têne îmtihankirin? Piştre jî ne tobe dikin ne jî ji xwe re îbret digirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zien zij dan niet dat zij in ieder jaar een of twee maal in verzoeking gebracht worden? Dan tonen zij geen berouw en laten zich niet vermanen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zien zij niet, dat zij ieder jaar eens of tweemaal worden beproefd. En toch hebben zij geen berouw en overwegen niet.

Hollandaca — Siregar

En zien zij dan niet dat zij in elk jaar één of twee keer beproefd worden? Daarop tonen zij geen berouw en zij trekken er geen lering uit.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели они [эти лицемеры] не видят, что подвергаются испытанию [голоду, трудностям, раскрытию их лицемерия,...] каждый год один или два раза? Потом (после этого) они не каются и не внимают (увещаниям) [не получают пользу от тех знамений Аллаха, что увидели своими глазами].

Rusça — Osmanov

Неужели они не ведают, что подвергаются испытанию раз или два раза каждый год? А ведь потом они не раскаются и не призадумаются.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Inser de inte att de sätts på prov gång på gång, år efter år? Men de ångrar sig inte och de lägger inte (prövningarna) på minnet.