(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
فَاَنْبَتْنَا فِيهَا حَبًّا وَعِنَبًا وَقَضْبًا وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا وَحَدَائِقَ غُلْبًا وَفَاكِهَةً وَاَبًّا مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْ
fe enbetnā fīhā Habben / ve ǐneben ve ḳaDben / ve zeytūnen ve naḣlen / ve Hadāiḳa ğulben / ve fākiheten ve ebben / metāǎn lekum ve li en'ǎāmikum
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve zeytin ve hurma.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve zeytin ve hurma.
Adem Uğur
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Ahmed Hulusi
Zeytin, hurma,
Ahmet Tekin
Zeytinlikler ve hurmalıklar meydana getirdik.
Ahmet Varol
Zeytinler ve hurmalar,
Ali Bulaç
Zeytinler, hurmalar,
Ali Fikri Yavuz
Zeytinlikler, hurmalıklar.
Ali Rıza Safa
Zeytinler ve hurmalar.
Bayraktar Bayraklı
- Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Bekir Sadak
(26-31) Sonra yeryuzunu iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, uzumler, sebzeler, zeytin, hurma agaclari ve bahcelerde koca koca agacli meyveler ve cayirlar bitirmekteyiz.
Celal Yıldırım
(27-28-29-30-31) Orada dâne, üzüm, yonca, zeytin, hurma, sık ve büyük ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitiririz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Zeytin ve hurma ağaçları;
Diyanet İşleri
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Diyanet İşleri (eski)
(26-31) Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Diyanet Vakfi
(25-32) Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
zeytinlikler ve hurmalıklar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Zeytinlikler hurmalıklar
Erhan Aktaş
Zeytinler, hurmalar,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Zeytinler, hurmalar,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Zeytinler, hurmalar,
Fizilal-il Kuran
Zeytinler, hurmalar.
Gültekin Onan
Zeytinler, hurmalar,
Hamdi Döndüren
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Hasan Basri Çantay
Zeytinlik (ler), hurmalık (lar),
Hasib Asutay
Zeytinler, hurmalar,
Hayrat Neşriyat
(27-32) Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ekinler, üzüm bağları, yoncalar, zeytinlikler, hurmalıklar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
İbni Kesir
Zeytin ve hurma,
Mehmet Okuyan
Zeytin ve hurma,
Muhammed Esed
zeytin ağaçları ve hurmalıklar,
Mustafa İslamoğlu
zeytinlik ve hurmalıklar,
Ömer Nasuhi Bilmen
(28-29) Ve yaş üzüm ve yaş yonca (yetiştirdik). Ve zeytinlikler ve hurmalıklar...
Ömer Öngüt
Zeytinler ve hurmalar.
Suat Yıldırım
(24-31) Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
Süleyman Ateş
Zeytin, hurma,
Süleymaniye Vakfı
zeytin, hurma,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Zeytini, hurmayı,
Şaban Piriş
Zeytinler, hurmalar..
Tefhim-ul Kuran
Zeytinler, hurmalar,
Ümit Şimşek
Zeytinler, hurmalar,
Yaşar Nuri Öztürk
Zeytinlikler, hurmalıklar,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
zeytun və xurma ağacları,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Zeytun və xurma (bağları);
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Olivenbäume und Palmen,
Almanca — Der Edle Quran
und Ölbäume und Palmen
Almanca — M. A. Rassoul
und Ölbäume und Palmen
Almanca — Muhammad Zaidan
und Olivenbäume und Dattelpalmen
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Olive trees and palm-dates,
Abdul Haleem
olive trees, date palms,
Abdullah Yusuf Ali
And Olives and Dates,
Abul A'la Maududi
and olives and palms,
Aisha Bewley
and olives and dates
Al-Hilali & Khan
And olives and date-palms,
Ali Quli Qarai
olives and date palms,
Amatul Rahman Omar
The olive, the date-palm,
Arthur John Arberry
and olives, and palms,
Bijan Moeinian
And olives and dates.
E. Henry Palmer
and the olive, and the palm,
Edip-Layth
Olives and palm trees.
George Sale
and the olive, and the palm,
Hamid S. Aziz
And the olive and the palm,
Mahmoud Ghali
And olives and palm trees,
Marmaduke Pickthall
And olive-trees and palm-trees
Mohamed Ahmed - Samira
Olives and dates,
Muhammad Asad
and olive trees and date-palms,
Mustafa Khattab
and olives and palm trees,
Progressive Muslims
And olives and palm trees.
Sahih International
And olive and palm trees
Sam Gerrans
And olives, and date-palms,
Shabbir Ahmed
And olive trees and palm trees.
Syed Vickar Ahamed
And olives and dates,
Taqi Usmani
and olive and date-palms,
The Monotheist Group
And olives and palm trees.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
oliviers et palmiers,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Zeytûn û xurme.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
olijfbomen en palmen,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Den olijfboom en den palmboom.
Hollandaca — Siregar
En olijfbomen on dadelpalmen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и маслины [оливковые деревья], и пальмы,
Rusça — Osmanov
маслины, пальмы,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och olivträd och dadelpalmer