(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِهِ بَصِيرَةٌ وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذِيرَهُ

beli l-insānu ǎlā nefsihi beSīratun / ve lev elḳā meǎāƶīrahu

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Özürlerini ortaya dökse de.

Abdulkadir Gölpınarlı

Özürlerini ortaya dökse de.

Adem Uğur

İsterse özürlerini sayıp döksün.

Ahmed Hulusi

Mazeretlerini öne sürse bile (bir şey değişmez)!

Ahmet Tekin

Mazeretlerini sayıp dökse de, gizlemeye çalışsa da nafiledir.

Ahmet Varol

Mazeretlerini ortaya atsa bile.

Ali Bulaç

Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.

Ali Fikri Yavuz

Bütün mazeretlerini ortaya dökse de, (yine nefsinde gerçeği bilir. İnsan tamamen kendini kontrol edebilecek durumdadır.)

Ali Rıza Safa

Tüm özürlerini ortaya koysa bile.

Bayraktar Bayraklı

Her türlü özrünü sayıp dökse de.

Bekir Sadak

(14-15) Ozurlerini sayip dokse de, insanoglu, artik kendi kendinin sahididir.

Celal Yıldırım

(14-15) insan birtakım özürler ileri sürse bile, o kendine karşı duyup gören bir şahittir.

Diyanet İşleri

(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

Diyanet İşleri (eski)

(14-15) Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.

Diyanet Vakfi

İsterse özürlerini sayıp döksün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir takım özürler ortaya atsa da.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mazeretlerini ortaya (sayıp) dökse de!

Elmalılı Hamdi Yazır

Dökse de ortaya ma'ziretlerini

Erhan Aktaş

Mazeretlerini ileri sürse bile.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mazeretlerini ileri sürse bile.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mazeretlerini ileri sürse bile.

Fizilal-il Kuran

Birtakım mazeretler ileri sürse de.

Gültekin Onan

Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.

Hamdi Döndüren

İsterse özürlerini sayıp döksün.

Hasan Basri Çantay

Velev ki o, (bütün) ma'ziretlerini (meydana) atmış olsun.

Hasib Asutay

Mazeretlerini ortaya atsa da.

Hayrat Neşriyat

(14-15) Daha doğrusu insan, (kurtulmak için, bütün) ma'zeretlerini ortaya atsa da, kendi nefsine (bizzat kendisi) şâhiddir!

İbni Kesir

Ma'zeretlerini sayıp dökse de.

Mehmet Okuyan

(Birtakım) mazeretler ileri sürmeye kalkışacak olsaydı bile (ona şöyle denecektir: Ey suçlu kişi)! Artık onu (hakkındaki hükmü) çabucak almak için dilini kımıldatma!

Muhammed Esed

mazeretler bulup kendi (yaptıkları)nı gizlemeye çalışsa bile.

Mustafa İslamoğlu

türlü mazaretler ortaya koymuş olsa bile...

Ömer Nasuhi Bilmen

Velev ki, mazeretlerini ortaya atmış bulunsun.

Ömer Öngüt

İsterse günahlarını örtmek için özürlerini sayıp döksün.

Suat Yıldırım

(14-15) Türlü türlü mazeretler öne sürse de, Artık insan, kendisi hakkında şahit olur.

Süleyman Ateş

Birtakım özürler ortaya atsa da.

Süleymaniye Vakfı

isterse mazeretlerini sayıp döksün.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Özürlerini sayıp dökse de bir şey değişmez.

Şaban Piriş

İsterse özür beyan etsin.

Tefhim-ul Kuran

Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.

Ümit Şimşek

Mazeretlerini sayıp dökse bile.

Yaşar Nuri Öztürk

Dökse de ortaya tüm mazeretlerini.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

üzrlü olub-olmadığı bütün halları ortaya qoysa da.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, hər cür üzrxahlıq etsə də, (qəbul olunmaz)!

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

auch wenn er seine Entschuldigungen vorbrächte .

Almanca — Muhammad Zaidan

auch dann, wenn er seine Entschuldigungen vorbringt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

and of no import shall be his excuse.

Abdul Haleem

despite all the excuses he may put forward.

Abdullah Yusuf Ali

Even though he were to put up his excuses.

Abul A'la Maududi

even though he might make up excuses.

Aisha Bewley

in spite of any excuses he might offer.

Al-Hilali & Khan

Though he may put forth his excuses (to cover his evil deeds).

Ali Quli Qarai

though he should offer his excuses.

Amatul Rahman Omar

(No excuse will be accepted from him) even though he puts forth his (all possible) excuses, (to prove his innocence).

Arthur John Arberry

even though he offer his excuses.

Bijan Moeinian

Even though he may bring many excuses to justify his behavior.

E. Henry Palmer

and even if he thrusts forward his excuses.

Edip-Layth

Even though he puts forth his excuses.

George Sale

And though he offer his excuses, they shall not be received.

Hamid S. Aziz

Though he puts forth his excuses.

Mahmoud Ghali

Even though he cast forth his (ready) excuses.

Marmaduke Pickthall

Although he tender his excuses.

Mohamed Ahmed - Samira

Whatever the excuses he may offer.

Muhammad Asad

even though he may veil himself in excuses.

Mustafa Khattab

despite the excuses they come up with.

Progressive Muslims

Even though he puts forth his excuses.

Sahih International

Even if he presents his excuses.

Sam Gerrans

And were he to offer his excuses[...].

Shabbir Ahmed

Even though he were to put forward all his excuses.

Syed Vickar Ahamed

Even though he may give his excuses.

Taqi Usmani

even though he may offer his excuses.

The Monotheist Group

Even though he puts forth his excuses.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

quand même il présenterait ses excuses.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çendî ew hênceta xwe bîne jî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

ook al draagt hij zijn verontschuldigingen aan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hoewel hij zijne verontschuldigingen aanbiedt, zullen zij niet worden aangenomen.

Hollandaca — Siregar

Ook al biedt hij zijn verontschuldigingen aan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и даже излагая оправдания [оправдываясь] (за свои грехи)...

Rusça — Osmanov

даже если он пытается оправдаться.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

även om hon söker ursäkter (för sina fel).