Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.

وَاِذَا صُرِفَتْ اَبْصَارُهُمْ تِلْقَاءَ اَصْحَابِ النَّارِ قَالُوا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

ve iƶā Surifet ebSāruhum tilḳā'e eSHābi n-nāri ḳālū rabbenā lā tec'ǎlnā meǎ l-ḳavmi Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2صُرِفَتْSurifetص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.çevrildiği
3اَبْصَارُهُمْebSāruhumب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgözleri
4تِلْقَاءَtilḳā'eل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.tarafına
5اَصْحَابِeSHābiص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkı
6النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
7قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
8رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
9لَا
10تَجْعَلْنَاtec'ǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbizi bulundurma
11مَعَmeǎberaber
12الْقَوْمِl-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplulukla
13الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalim

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gözleri cehennemlikler tarafına ilişince Rabbimiz derler, bizi zulmeden kavimle berâber etme.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gözleri cehennemlikler tarafına ilişince Rabbimiz derler, bizi zulmeden kavimle berâber etme.

Adem Uğur

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma! derler.

Ahmed Hulusi

Basarları (bakışları) Nar (ateş - radyasyon) ehli yönüne çevrildiği vakit: "Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber kılma" derler.

Ahmet Tekin

Gözleri cehennem ehli tarafına çevrildiği zaman da: 'Rabbimiz, bizi, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen güç ve iktidar sahibi, zâlim bir toplulukla biraraya getirme' derler.

Ahmet Varol

Gözleri cehennemliklerin tarafına çevrildiği zaman: 'Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile birlikte bulundurma' derler.

Ali Bulaç

Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler.

Ali Fikri Yavuz

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman da: “- Ey Rabbimiz! Bizi, zalimler topluluğu ile beraber yapma.” derler.

Ali Rıza Safa

Ve gözleri ateşin yoldaşlarına çevrildiğinde, şöyle derler: "Efendimiz! Haksızlık yapan toplumun arasına bizi katma!"

Bayraktar Bayraklı

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de, "Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!" derler.

Bekir Sadak

Gozleri cehennemlikler yonune cevrilince: «Rabbimiz! Bizi zalimlerle beraber bulundurma» derler. *

Celal Yıldırım

Gözleri. Cehennem yaranına doğru çevrilince, «Ey Rabbimiz ! Bizi zâlim bir toplulukla beraber bulun durma» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de, “Ey rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!” derler.

Diyanet İşleri

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.

Diyanet İşleri (eski)

Gözleri cehennemlikler yönüne çevrilince: 'Rabbimiz! Bizi zalimlerle beraber bulundurma' derler.

Diyanet Vakfi

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de: Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma! derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince de : «Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber eyleme!» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği vakit de: "Ey Rabbimiz, bizleri o zalimler güruhu ile birlikte bulundurma!" demektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gözleri ashabı nar tarafına çevrildiği vakıt da: "ya rabbena bizleri o zalimler güruhiyle beraber kılma" demektedirler

Erhan Aktaş

Bakışları ateş halkı tarafına döndürülünce de "Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halkla beraber bulundurma." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bakışları ateş halkı tarafına döndürülünce de "Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halkla beraber bulundurma." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bakışları Cehennem ehli tarafına döndürülünce de, "Ey Rabb'imiz! Bizi zalim toplumla beraber bulundurma." derler.

Fizilal-il Kuran

Bunların bakışları, cehennemliklere doğru kaydırılınca da «Ey Rabbimiz, bizi zalimler ile biraraya getirme!» derler.

Gültekin Onan

Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: "rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma" derler.

Hamdi Döndüren

Ancak, bakışları cehennem halkı tarafına çevrildiği zaman da, “Ey Rabbimiz! Bizi şu zâlim toplulukla birlikte bulundurma!” derler.

Hasan Basri Çantay

Gözleri ehl-i cehennem tarafına çevrildiği zaman da: "Ey Rabbimiz, bizi zaalimler güruhu ile beraber bulundurma" derler.

Hasib Asutay

Gözleri cehennem ehli tarafına döndürülünce de, 'Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber bulundurma ' derler.

Hayrat Neşriyat

(O A'râfdaki insanların) gözleri ateş ehli tarafına çevrildiği zaman ise: 'Rabbimiz! Bizi zâlimler gürûhuyla berâber kılma!' derler.

İbni Kesir

Gözleri cehennem ashabından tarafa çevrilince de; Rabbımız, bizi zalimler güruhu ile beraber bulundurma, derler.

Mehmet Okuyan

Gözleri ateş halkı tarafına döndürülünce de “Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile birlikte bulundurma!” diyeceklerdir.

Muhammed Esed

Ve bakışlar ateş yolcularına doğru çevrilince: "Ey Rabbimiz, bizi şu zalim insanların arasına katma!" diyecekler.

Mustafa İslamoğlu

Onların gözleri ateş kafilesine doğru çevrilince: "Rabbimiz! Bizi zalimlerin arasına katma!" diye yalvaracaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların gözleri ateş ehli tarafına çevrildiği zaman da, «Rabbimiz! Bizi zalimler gürûhu ile beraber kılma!» derler.

Ömer Öngüt

Gözleri cehennem halkı tarafına doğru çevrildiği zaman: “Ey Rabbimiz! Bizi zâlimler topluluğu ile beraber bulundurma!” derler.

Suat Yıldırım

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiğinde: "Aman ya Rabbenâ, aman bizleri o zalimlerle beraber eyleme!" derler.

Süleyman Ateş

Gözleri ateş halkı tarafına çevrildiği zaman da; "Rabbimiz, bizi şu zalim toplulukla beraber bulundurma!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

(Cehennemde cezasını çeken müminlerin) Gözleri cehennem ahalisine çevrilince şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi yanlışlar içinde olan bu toplumun yanında bırakma."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Henüz cehennemde olup kurtuluş ümidi bulunan bu kimselerin) Gözleri cehennemde temelli kalacak ahaliye çevrilince şöyle derler: "Aman Rabbimiz! Bizi yanlışlar içindeki şu toplulukla bir araya getirme."

Şaban Piriş

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince: -Rabbimiz, bizi zalim toplumla birlikte bulundurma! derler.

Tefhim-ul Kuran

Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: «Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma» derler.

Ümit Şimşek

Gözleri Cehennem ehline çevrildiğinde ise, 'Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla beraber tutma' derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözleri ateş halkı tarafına çevrildiğinde de şöyle yakardılar: "Ey Rabbimiz, bizleri, zalimler topluluğuyla birleştirme."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların gözləri Od sakinlərinə tərəf çevrildikdə isə deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz, bizi zalımlara tay tutma!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların nəzərləri cəhənnəm əhlinə çevrildiyi zaman: ″Ey Rəbbimiz! Bizi zalımlarla bir etmə!″ - deyərlər.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn ihre Blicke den Insassen des (Höllen)feuers zugewendet werden, sagen sie: ʺUnser Herr, lasse uns nicht mit dem ungerechten Volk sein!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihre Blicke sich in Richtung der Bewohner des Feuers wenden, sagen sie: ʺUnser Herr, mache uns nicht zum Volk der Frevler.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihre Blicke auf die Weggenossen des Feuers gerichtet werden, sagten sie: ʺUnser HERR! Führe uns nicht mit den unrecht-begehenden Leuten zusammen!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when their eyes are turned toward the inmates in the realm of Hell, they pray: O Allah our Creator, we pray and beseech You not to associate us with the wrongful of actions.

Abdul Haleem

and when their glance falls upon the people of the Fire, they will say, ‘Our Lord, do not let us join the evildoers!’-

Abdullah Yusuf Ali

When their eyes shall be turned towards the Companions of the Fire, they will say: "Our Lord! send us not to the company of the wrong-doers."

Abul A'la Maududi

And when the eyes of the people of the Heights will be turned towards the people of Hell they will say: 'Our Lord! Do not cast us among the wrongdoing people.'

Aisha Bewley

When they turn their eyes towards the Companions of the Fire, they will say, ‘Our Lord, do not place us with the people of the wrongdoers!’

Al-Hilali & Khan

And when their eyes will be turned towards the dwellers of the Fire, they will say: "Our Lord! Place us not with the people who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

And when their look is turned toward the inmates of the Fire, they will say, ‘Our Lord, do not put us among the wrongdoing lot!’)

Amatul Rahman Omar

And when their eyes are turned towards the fellows of the Fire, they will say, `Our Lord! place us not with these wrong-doing people. '

Arthur John Arberry

And when their eyes are turned towards the inhabitants of the Fire they shall say, 'Our Lord, do not Thou assign us with the people of the evildoers. '

Bijan Moeinian

When the latter' eyes will be turned towards the inhabitants of Hell, they will pray: "Lord, please do not include us among such unjust people. "

E. Henry Palmer

But when their sight is turned towards the fellows of the Fire, they say, 'O our Lord! place us not with the unjust people. '

Edip-Layth

When their eyes are turned towards the dwellers of the fire, they say, "Our Lord, do not make us with the wicked people!"

George Sale

And when they shall turn their eyes towards the companions of hell fire, they shall say, O Lord, place us not with the ungodly people!

Hamid S. Aziz

But when their sight is turned towards the Companions of the Fire, they say, "Our Lord! Place us not with the unjust people. "

Mahmoud Ghali

And when their beholdings (i. e., their eyes) are turned about towards the companions of the Fire, they will say, "Our Lord, do not make us among the unjust people."

Marmaduke Pickthall

And when their eyes are turned toward the dwellers of the Fire, they say: Our Lord! Place us not with the wrong-doing folk.

Mohamed Ahmed - Samira

When their eyes fall on the inmates of Hell they will say: "O Lord, do not place us in the crowd of the vile. "

Muhammad Asad

And whenever their eyes are turned towards the inmates of the fire, they will cry: "O our Sustainer! Place us not among the people who have been guilty of evildoing!"

Mustafa Khattab

When their eyes will turn towards the residents of Hell, they will pray, "Our Lord! Do not join us with the wrongdoing people."

Progressive Muslims

And when their eyes are turned towards the dwellers of the Fire, they Say: "Our Lord, do not make us with the wicked people!"

Sahih International

And when their eyes are turned toward the companions of the Fire, they say, "Our Lord, do not place us with the wrongdoing people. "

Sam Gerrans

And when their eyes are turned towards the companions of the Fire, they say: “Our Lord: place Thou not us with the wrongdoing people.”

Shabbir Ahmed

When they turn to the ones who have been living a hellish life, they will say, "Our Lord! Keep us away from the ways of the wrongdoers and violators of human rights. "

Syed Vickar Ahamed

When their eyes shall be turned towards the companions of the Fire, they will say: "Our Lord! Do not send us to the company of the wrongdoers. "

Taqi Usmani

When their eyes will be turned to the people of the Fire, they will say, "Our Lord, do not join us with the unjust people."

The Monotheist Group

And when their eyes are turned towards the dwellers of the Fire, they say: "Our Lord, do not place us with the wicked people!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand leurs regards seront tournés vers les gens du Feu, ils diront; ʺO notre Seigneur! Ne nous mets pas avec le peuple injusteʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema berê wan bi hêla ehlê êgir ve tê vegerandin, dibêjin: Xwedayê me! Me negerîne digel qewmê sitemkar.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer hun blikken zich naar hen die in het vuur thuishoren toewenden zeggen zij: ʺOnze Heer, zet ons niet bij de mensen die onrecht plegen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als zij hunne oogen naar de gezellen van het hellevuur wenden, zullen zij zeggen: O, Heer! plaats ons niet bij de goddeloozen.

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij hun blikken in de richting van de bewoners ven de Hel wenden, dan zeggen zij: ʺOnze Heer, plaats ons niet bij het onrechtplegende volk.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Когда же их взоры обратятся к обитателям ада, они воскликнут: ʺГосподи наш Не помещай нас с [этими] грешными людьми!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de vänder blicken mot dem som har Elden till arvedel skall de säga: ʺHerre, låt oss (slippa dela) dessa orättfärdiga människors öde!ʺ