De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."

قُلْ اَمَرَ رَبِّي بِالْقِسْطِ وَاَقِيمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَ

ḳul emera rabbī bi l-ḳisTi ve eḳīmū vucūhekum ǐnde kulli mescidin ve d'ǔhu muḣliSīne lehu d-dīne ke mā bedeekum teǔdūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَمَرَemeraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemretti
3رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
4بِالْقِسْطِbi l-ḳisTiق س طAdaletten sapmak, haksız/yanlış davranmak veya iş yapmak. Qasuta - adil davranmak. Qist - adalet, hakkaniyet. Qasit - haksız/adaletsiz davranan kişi. Aqsatu - daha adil. Aqsata (fiil 4) - adil olmak. Muqsitun - adaleti gözeten kişi.adaleti
5وَاَقِيمُواve eḳīmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve O'na doğrultun
6وُجُوهَكُمْvucūhekumو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzlerinizi
7عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.
8كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
9مَسْجِدٍmescidinس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmekmescidde
10وَادْعُوهُve d'ǔhuد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekve O'na yalvarın
11مُخْلِصِينَmuḣliSīneخ ل صSaf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).has kılarak
12لَهُlehuyalnız O'na
13الدِّينَd-dīneد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dini
14كَمَاke māgibi
15بَدَاَكُمْbedeekumب د اBaşlamak, görünmek, ortaya çıkmak, belirmek, gözükmek, açığa çıkmak, belli olmak, anlaşılmak, aşikar olmak, meydana çıkmak, karar vermek, düşünmekilkin sizi yarattığı
16تَعُودُونَteǔdūneع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.O'na döneceksiniz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Rabbim, adâletle hareket etmemi emretti bana ve her secde yerinde, her namazda yüzünüzü kıbleye döndürün, inancınızda, ibâdetinizde hâlis olup ona bağlanarak kulluk edin nasıl sizi o yarattıysa, meydana getirdiyse gene öylece dönüp onun tapısına varacaksınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Rabbim, adâletle hareket etmemi emretti bana ve her secde yerinde, her namazda yüzünüzü kıbleye döndürün, inancınızda, ibâdetinizde hâlis olup ona bağlanarak kulluk edin nasıl sizi o yarattıysa, meydana getirdiyse gene öylece dönüp onun tapısına varacaksınız.

Adem Uğur

De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.

Ahmed Hulusi

De ki: "Rabbim her şeyin hakkını vererek yaşamayı emretti. . . Her mescidde vechlerinizi ikame edin (tam teslim olmuşluğun sonucu olarak benliğinizin ortadan kalkışını yaşayın) ve Din anlayışınızı sadece O'na has kılarak O'na dua edin. . . Başlangıcınızdaki gibi (cennette Adem'in yaratılışı üzere) O'na döneceksiniz!"

Ahmet Tekin

'Rabbim adâletli ve doğru olmayı, adâleti gerçekleştirerek, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı, sosyal adâleti, sosyal güvenliği temin etmeyi, refah payını artırarak toplumda dengeli dağıtmayı emretti. Her secde ettiğiniz, her ibadet ettiğiniz yerde, her mescitte, yüzünüzü, varlığınızı, benliğinizi Allah’a teslim edip, âdâbına riayet ederek dinin emirlerini açıkça yerine getirin, kendinizi Allah yoluna adayın, ibadet edin. Allah’ın dinini ve düzenini içtenlikle benimseyerek samimiyetle toplumlarınızda uygulayıp, O’na kulluk, ibadet ve dua edin. Allah, sizi başlangıçta nasıl var edip dünyaya getirdi ise, aynı şekilde O’na döneceksiniz, huzuruna çıkacaksınız.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak [2] O'na dua edin. Sizi ilk kez yarattığı gibi (O'na) dönersiniz.

Ali Bulaç

De ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. "Başlangıçta sizi yarattığı" gibi döneceksiniz."

Ali Fikri Yavuz

De ki, Rabbim adâleti emretti. Her secde yerinde (namazınızda) yüzünüzü kıble tarafına çevirin. Dinde Allah için ihlâslı kimseler olarak Allah’a ibadet edin. İlkin sizi o yarattığı gibi, yine ona döneceksiniz.

Ali Rıza Safa

De ki: "Benim Efendim, adaletli olmayı buyruk vermiştir. Yakarış yerlerinde, yüzünüzü yöneltin; dini yalnızca O'na özgüleyerek, O'na yakarın. Sizi yarattığı gibi döneceksiniz!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Rabbim tevhidi emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çeviriniz ve dini yalnız Allah'a has kılarak, O'na yalvarınız. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."

Bekir Sadak

De ki: «Rabbim adaleti emretti ; her secde yerinde yuzunuzu O'na dogrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarin. Sizi yarattigi gibi yine O'na doneceksiniz.»

Celal Yıldırım

De ki: Rabbim adalet ve insafı emretmiştir. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na, O'nun kutsal evine) doğrultun; dini O'nun için katıksız kılarak duâ ve ibâdet edin. Sizi ilk yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O’na çevirin, kendisine içten bir inanç ve bağlılıkla O’na yalvarın! İlkin sizi yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”

Diyanet İşleri

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.'

Diyanet Vakfi

De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi doğru tutun ve O'na dininizde samimi olarak ibadet edin! Sizi ilkin O yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Deki: Rabbım, Adl-ü insafı emretti, hem her mescidde yüzlerinizi doğru tutun ve ona, dini mahza onun için halıs kılarak, ıbadet edin, sizi iptida o yarattığı gibi yine ona döneceksiniz

Erhan Aktaş

De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

Fizilal-il Kuran

De ki; «Rabbim bana ölçülü ve dengeli olmayı emretti. Her secde yerinde ve anında tüm varlığınızla O'na yönelerek müşriklikten tamamen arınmış bir bağlılıkla O'na dua ediniz. Sizi ilkin yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.»

Gültekin Onan

De ki: "Rabbim adaletle davranmayı buyurdu. Her mescid yanında yüzlerinzi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. 'Başlangıçta sizi yarattığı' gibi döndürüleceksiniz."

Hamdi Döndüren

De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her namaz sırasında yüzünüzü (Kâbe’ye) çevirin. Dini yalnız O’na tahsis ederek ibadet edin. İlkin sizi yarattığı gibi, yine O’na döneceksiniz.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Rabbim adaleti emretdi. Her secde yerinde yüzlerinizi (kıbleye) doğrultun. Ona — dinde ancak kendine (bağlı, gösterişden bayağı emellerden uzak haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — ibadet edin. ilkin sizi yaratdığı gibi yine (Ona) döneceksiniz.

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Rabbim adaleti emretti. Her mescitte (7) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz. (7. Veya her secde ettiğinizde.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Rabbim adâleti emretti!' Hem her namaz vaktinde (ve secde yerlerinde)yüzlerinizi (ibâdete) çevirin ve dinde, (yalnız) O’nun (rızâsı) için, ihlâslı kimseler olarak O’na ibâdet edin! Sizi ilk önce (O) yarattığı gibi, (yine O’na) döneceksiniz.

İbni Kesir

De ki: Rabbım, adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi ona doğrultun. Ve dinde ancak kendisine muhlisler olarak yalvarın. İlk önce sizi yarattığı gibi, yine O'na döndürüleceksiniz.

Mehmet Okuyan

De ki: “Rabbim adaleti emretmiştir. Her secdede yüzlerinizi O’na yöneltin ve dini yalnız O’na (Allah’a) özgü kılarak O’na dua edin (yalvarın)! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (sonunda yine O’na) döneceksiniz.”

Muhammed Esed

De ki: "Benim Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir; ve (O sizden) kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her türlü eylemde bütün varlığınızı ortaya koymanızı ve içten bir inançla yalnız ve sadece Ona bağlanarak Kendisine yalvarıp yakarmanızı (ister). Başlangıçta nasıl sizi yaratan Oysa, döneceğiniz kimse de Odur:

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Benim Rabbim, sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir: O halde siz, Allah'a sadakatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde bütün varlığınızla O'na yönelin ve dini yalnızca O'na has kılarak ta yürekten yalvarın. Başlangıçta sizi yarattığı gibi, sonunda yine O'na döneceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Benim Rabbim adâletle emretmiştir. Ve her secde yerinde yüzlerinizi doğru tutunuz ve O'na dinde muhlis kimseler olarak ibadette bulununuz. Sizi iptidaen yarattığı gibi, yine O'na döneceksinizdir.»

Ömer Öngüt

De ki: “Rabbim bana adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na duâ edin. İlk önce sizi yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Rabbim adalet ve itidali emretti. Her secdenizde, her namaz zamanında veya mekânında, yüzünüzü O’nun kıblesine yöneltiniz!İhlâsla, ibadetinizi yalnız O’nun rızası için yaparak Allah’a kulluk ediniz! Çünkü ilkin sizi O yarattığı gibi, dönüşünüz de yine O’na olacaktır."

Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Rabbim ölçüye uygun davranmayı emreder. Siz, secde edilen her yerde bütün benliğinizle ona yönelin, Allah'ın dinine bir şey katmadan ona dua edin. Yaratılışınızı nasıl başlattıysa hayata tekrar dönmeniz de öyle olacaktır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Rabbim hakka uygun davranmamı emretmiştir. Her secde yerinde (mescitte) yüzünüzü doğrudan O'na çevirin, yalnız Allah'a boyun eğerek O'na dua edin. Sizi nasıl başlattıysa dönüşünüz de öyle olacaktır."

Şaban Piriş

De ki: -Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yönünüzü O'na doğrultun. Mutlak manada O'na itaat edenler olarak O'na dua edin. İlk defa sizi yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz.

Tefhim-ul Kuran

De ki; «Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. 'Başlangıçta sizi yarattığı' gibi döneceksiniz.»

Ümit Şimşek

De ki: Rabbim bana adaleti emretti. Her secde edişinizde yüzünüzü dosdoğru Ona yöneltin ve yalnız Onun rızasını gözeterek kulluk edin. Bundan önce sizi nasıl O yarattıysa, sonunda yine Ona döneceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Rəbbim ədalətli olmağı əmr etdi. Hər səcdə etdiyiniz yerdə üzünüzü Ona tutun və Allaha – dini məhz Ona məxsus edərək dua edin. Sizi ilk dəfə yaratdığı kimi diriləcəksiniz”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Rəbbim ədaləti əmr etdi. Hər səcdədə (namaz vaxtı) üzünüzü (bütlərə deyil, Ona tərəf və ya qibləyə) tutun. (Allah) dini yalnız Ona məxsus edərək ibadət edin. Sizi (yoxdan) yaratdığı kimi, yenə Onun hüzuruna qayıdacaqsınız!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺGott, mein Herr, gebietet das Rechte. Ihr sollt Ihm euer Gesicht bei jeder Gebetsstätte zuwenden und Ihn aufrichtig anbeten. So wie Er euch erschaffen hat, werdet ihr wiederkehren.

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Mein Herr hat Gerechtigkeit geboten, und ihr sollt euer Gesicht bei jeder Gebetsstätte aufrichten und Ihn anrufen, (wobei ihr) Ihm gegenüber aufrichtig in der Religion (sein sollt). So wie Er euch anfangs gebracht hat, werdet ihr zurückkehren.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺMein Herr hat Gerechtigkeit befohlen. Und ihr sollt euer Antlitz bei jeder Gebetsstätte (zu Ihm) richten, und ihr sollt Ihn in lauterem Gehorsam anrufen. Wie Er euch ins Dasein gebracht hat, so werdet ihr (zu Ihm) zurückkehren.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺMein HERR gebietet Gerechtigkeit. Und richtet euch zu Ihm bei jedem Sudschud und richtet Bittgebete an Ihn in lauterem Din . Wie ER euch das erste Mal erschuf, so werdet ihr nochmals zurückkehren.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: " Allah has enjoined the quality of being morally just and the principle of just dealing; He enjoined just conduct, integrity and righteousness, and that you set your minds toward Him at all times and your faces to Him at every mosque where you dutifully observe your act of worship, and invoke Him for mercy and blessings, devoting to Him alone, all religious rites on the ground that as he brought you into being so shall He resurrect you to go back to Him.

Abdul Haleem

Say, ‘My Lord commands righteousness. Direct your worship straight to Him wherever you pray; call on Him; devote your religion entirely to Him. Just as He first created you, so you will come back [to life] again.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "My Lord hath commanded justice; and that ye set your whole selves (to Him) at every time and place of prayer, and call upon Him, making your devotion sincere as in His sight: such as He created you in the beginning, so shall ye return."

Abul A'la Maududi

Say to them (O Muhammad): 'My Lord enjoins justice; and that you set your faces aright at the time of every Prayer; and that you call upon Him, exclusively dedicating your faith to Him. You shall return to Him as you were created.'

Aisha Bewley

Say: ‘My Lord has commanded justice. Stand and face Him in every mosque and call on Him, making your deen sincerely His. As He originated you, so you will return.’ One group He guided; but another group got the misguidance they deserved. They took the shaytans as friends instead of Allah and thought that they were guided.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): My Lord has commanded justice and (said) that you should face Him only (i.e. worship none but Allâh and face the Qiblah, i.e. the Ka‘bah at Makkah during prayers) in every place of worship, in prayers (and not to face other false deities and idols), and invoke Him only making your religion sincere to Him (by not joining in worship any partner with Him and with the intention that you are doing your deeds for Allâh’s sake only). As He brought you (into being) in the beginning, so shall you be brought into being [on the Day of Resurrection in two groups, one as a blessed one (believers), and the other as a wretched one (disbelievers)].

Ali Quli Qarai

Say, ‘My Lord has enjoined justice,’ and [He has enjoined,] ‘Set your heart [on Him] at every occasion of prayer, and invoke Him, putting your exclusive faith in Him. Even as He brought you forth in the beginning, so will you return.’

Amatul Rahman Omar

Say, `My Lord has ordained to be equitable, and to keep your attention upright towards Him always in (your) every Prayer, and to call upon Him exclusively bearing true faith in Him. As He brought you into being (in the first instance) so shall you return (to Him again).'

Arthur John Arberry

Say: 'My Lord has commanded justice. Set your faces in every place of worship and call on Him, making your religion sincerely His. As He originated you so you will return;

Bijan Moeinian

Say to them: "My Lord advocates justice. Stand devoted to Him alone at the time of worship [and do not invoke anyone else's name at that time.] Dedicate your faith sincerely and exclusively to Him. Know that He will recreate you the same way that He created you and you will be summoned to meet Him [and stand for questioning.]

E. Henry Palmer

Say, 'My Lord bids only justice: - set steadfastly your faces at every mosque and pray to Him, being sincere in your religion. As He brought you forth in the beginning, shall ye return.

Edip-Layth

Say, "My Lord orders justice, and that you be devoted at every temple, and that you call on Him, while dedicating to Him in the system; as He initiated you, so you will return."

George Sale

Say, my Lord hath commanded me to observe justice; therefore set your faces to pray at every place of worship, and call upon Him, approving unto Him the sincerity of your religion. As He produced you at first, so unto Him shall ye return.

Hamid S. Aziz

Say, "My Lord commands only justice: - set your faces steadfastly at every place of worship and call upon Him, making religion (or your way of life) pure for Him only. As He brought you forth in the beginning, so shall you return unto Him.

Mahmoud Ghali

Say, "My Lord has commanded equity; and set your faces upright at every mosque and invoke Him, making the religion His faithfully; just as He began you, so you will go back (to Him).

Marmaduke Pickthall

Say: My Lord enjoineth justice. And set your faces upright (toward Him) at every place of worship and call upon Him, making religion pure for Him (only). As He brought you into being, so return ye (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "My Lord has enjoined piety, devotion in all acts of worship, and calling upon Him with exclusive obedience. For you will be reverted back to what you were (when) created first."

Muhammad Asad

Say: "My Sustainer has [but] enjoined the doing of what is right; and [He desires you to] put your whole being into every act of worship, and to call unto Him, sincere in your faith in Him alone. As it was He who brought you into being in the first instance, so also [unto Him] you will return:

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "My Lord has commanded uprightness and dedication ˹to Him alone˺ in worship, calling upon Him with sincere devotion. Just as He first brought you into being, you will be brought to life again."

Progressive Muslims

Say: "My Lord orders justice, and that you be devoted at every temple, and that you call on Him, while being faithful to Him in the system; as He initiated you, so you will return. "

Sahih International

Say, [O Muúammad], "My Lord has ordered justice and that you maintain yourselves [in worship of Him] at every place [or time] of prostration, and invoke Him, sincere to Him in religion. " Just as He originated you, you will return [to life] -

Sam Gerrans

Say thou: “My Lord has enjoined equity. Uphold your countenances at every place of worship, and call to Him, sincere to Him in doctrine; as He created you, so you will return.”

Shabbir Ahmed

Say (O Messenger), "My Lord enjoins justice and moderation and to stand devoted to Him alone in complete obedience. Call unto Him, sincere in your Faith in Him alone. He it is Who brought you into being in the first place, and to Him you will return." (And this is how you can regain your lost Paradise in both worlds).

Syed Vickar Ahamed

Say: "My Lord has ordered Justice; And that you give your entire selves (to Him) at every time and place of prayer, and call upon Him, making your prayers true (and sincere) as it would be in His Sight: Like He created you in the beginning, like that you shall return. "

Taqi Usmani

Say, "My Lord has ordered me to do justice."Set your faces aright on each occasion of prostration, and pray to Him with pure faith in Him. Just as He has originated you, so you will be raised again.

The Monotheist Group

Say: "My Lord orders justice, and that you set yours faces at every temple, and that you call on Him, while being faithful to Him in the system; as He initiated you, so you will return."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺMon Seigneur a commandé lʹéquité. Que votre prosternation soit exclusivement pour Lui. Et invoquez-Le, sincères dans votre culte. De même quʹIl vous a créés, vous retournerez à Luiʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMijn Heer heeft bevolen rechtvaardig te zijn en dat jullie bij elke moskee jullie aangezicht (tot Hem) richten en Hem aanroepen waarbij jullie de godsdienst geheel aan Hem wijden. Zoals Hij jullie bij het begin gemaakt heeft zo zullen jullie terugkeren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Mijn Heer heeft mij bevolen, rechtvaardigheid in acht te nemen. Wendt uwe aangezichten naar de plaats, waar men aanbidt, roept hem aan, en bewijst hem de oprechtheid van uwen godsdienst. Zooals hij u uit het niet deed voortkomen, zal hij u tot zich verzamelen.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺMijn Heer heeft rechtvaardigheid bevolen.ʺ En: ʺRicht jullie aangezicht (tot Hem) bij iedere knieling (in het gebed) en aanbidt Hem op een zuivere wijze van aanbidding. Zoals Hij jullie de eerste keer heeft geschapen, zo zullen jullie terugkeren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник) (людям): «Повелел Господь мой (проявлять) справедливость (во всем), (так повинуйтесь же Ему). И направляйте лица ваши (по кибле) в каждом месте преклонения ниц [когда совершаете молитву] и молите Его [обращайтесь с мольбой к Нему] (и поклоняйтесь Ему), делая поклонение исключительным только Ему. Как Он сотворил вас впервые [из небытия], так вы и вернетесь [будете сотворены во второй раз при воскрешении]!»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺМой Господь велел [вам творить] справедливость, обращать лицо свое [к Нему] при каждом челобитии и взывать к Нему, будучи искренними в вере. Как Он сотворил вас, так и вернетесь [к Нему]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺMin Herre har (enbart) påbjudit det som är rätt och rimligt. Och (Han vill) att ni lägger in hela er själ i all andakt och anropar Honom med uppriktig tro. Liksom ni har utgått från Honom är det (till Honom) ni skall återvända.