Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

وَاِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً قَالُوا وَجَدْنَا عَلَيْهَا اٰبَٓاءَنَا وَاللّٰهُ اَمَرَنَا بِهَا قُلْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

ve iƶā feǎlū fāHişeten ḳālū vecednā ǎleyhā ābā'enā ve(a)llahu emeranā bihā ḳul inne (a)llahe lā ye'muru bi l-feHşā'i e teḳūlūne ǎlā (a)llahi mā lā teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2فَعَلُواfeǎlūف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumonlar yaptıkları
3فَاحِشَةًfāHişetenف ح شAşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş.bir kötülük
4قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
5وَجَدْنَاvecednāو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulduk
6عَلَيْهَاǎleyhābu (yolda)
7اٰبَٓاءَنَاābā'enāا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarımızı
8وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
9اَمَرَنَاemeranāا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbize emretti
10بِهَاbihābunu
11قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede
12اِنَّinnemuhakkak
13اللّٰهَ(a)llaheAllah
14لَا
15يَأْمُرُye'muruا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemretmez
16بِالْفَحْشَاءِbi l-feHşā'iف ح شAşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş.kötülüğü
17اَتَقُولُونَe teḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelemi söylüyorsunuz?
18عَلَىǎlākarşı
19اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
20مَاşeyleri
21لَا
22تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmediğiniz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, kötü bir iş yapınca babalarımız da derler, bu işi yaparlardı, öyle bulduk onları ve Allah emretti bunu bize. De ki: Allah kesin olarak kötülüğü emretmez. Allah'a, bilmediğiniz şeyi mi isnâd ediyorsunuz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, kötü bir iş yapınca babalarımız da derler, bu işi yaparlardı, öyle bulduk onları ve Allah emretti bunu bize. De ki: Allah kesin olarak kötülüğü emretmez. Allahʼa, bilmediğiniz şeyi mi isnâd ediyorsunuz?

Adem Uğur

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Ahmed Hulusi

Ne zaman fahişet (şirk veya hakikati inkara yol açan bir fiil veya düşünce) ortaya koysalar: "Babalarımızı da bu hal üzere bulduk ve Allah bunu emretti bize" dediler. . . De ki: "Kesinlikle Allah fahşayı (ihtiva edenleri) emretmez! Bilgisine sahip olmadığınız şeyleri Allah'a mı atfediyorsunuz?"

Ahmet Tekin

Onlar gayrı meşrû ilişkiler içinde yaşarlarken; 'Babalarımızı bu yolda, bu hayatı yaşarken gördük. Allah bize böyle bir düzeni yaşamamızı emretti.' derler. Sen de: 'Allah, meşrû olmayan, aklın mantığın kabul etmeyeceği bir düzeni yaşamayı, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı emretmez, Allah adına, bilemeyeceğiniz şeyleri ne cesaretle söylüyorsunuz ?' de.

Ahmet Varol

Onlar bir hayasızlık yaptıklarında: 'Biz babalarımızı bu işler üzere bulduk, Allah da bize böyle emretti' derler. De ki: 'Allah kesinlikle hayasızlığı emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?'

Ali Bulaç

Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"

Ali Fikri Yavuz

Bir edebsizlik (şirk üzre ve çıplak olarak Beytullah’ı tavaf) ettikleri zaman: “-Atalarımızı böyle bulduk; bize, bunu Allah emretti” derler. Sen de ki, “- Allah edebsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atarsınız?”

Ali Rıza Safa

Sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunduklarında, şöyle derler: "Atalarımızı böyle yaparken bulduk. Allah da bize böyle buyruk verdi!" De ki: "Kuşkusuz, Allah, sağtöreye uygun olmayan edimlerde bulunmanızı buyruk vermez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

Onlar bir kötülük işlediklerinde, "Babalarımızı bu kötülük üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Bekir Sadak

Onlar bir fenalik yaptiklari zaman, «Babalarimizi bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti» derler. De ki: «Allah fenaligi emretmez. Bilmediginiz seyi Allah'a karsi mi soyluyorsunuz?»

Celal Yıldırım

Onlar (o Şeytan'ın dostu ve yandaşları) bir terbiyesizlikte bulunduklarında, «babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretmiştir» dediler. De ki: Allah, edepsizlik ve terbiyesizlikle emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı (iftirada bulunup) söylüyorsunuz?!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman “Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Diyanet İşleri

Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

Diyanet İşleri (eski)

Onlar bir fenalık yaptıkları zaman, 'Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: 'Allah fenalığı emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?'

Diyanet Vakfi

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: «Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti» derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: «Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti.» derler. De ki: «Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar bir edepsizlik yaptıkları zaman da: "Atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti." derler. De ki: "Allah, edepsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?

Erhan Aktaş

Onlar bir fuhuş yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar bir fuhuş yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar bir fuhuş yaptıkları zaman, "Atalarımızdan böyle gördük ve Allah da böyle emretti." derler. De ki: "Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?"

Fizilal-il Kuran

Onlar bir kötülük işlediklerinde 'Biz atalarımızdan böyle gördük, böyle yapmamızı emreden Allah'dır' derler. Onlara de ki; Allah kötülük işlemeyi emretmez. Allah adına bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?

Gültekin Onan

Onlar 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Tanrı bunu bize böyle buyurdu / bunu bize Tanrı buyurdu" derler. De ki: "Kuşkusuz Tanrı 'çirkin hayasızlıkları' buyurmaz. Tanrı'ya karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?"

Hamdi Döndüren

Onlar, ne zaman bir hayasızlık yapsalar, “Babalarımızı bu işi yapar bulduk, Allah da bize bunu emretmiştir!” derler. De ki: “Allah asla hayasızlığı emretmez. Siz bilmediğiniz bir şeyi, Allah’ın üzerine (atarak) mı söylersiniz?”

Hasan Basri Çantay

Onlar (o iman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman "Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi" dediler. (Onlara) söyle: "Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz"?

Hasib Asutay

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: 'Babalarımızı bunun üzerine bulduk. Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: Şüphesiz Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Hayrat Neşriyat

Hem (o müşrikler) çirkin bir iş yaptıkları zaman: '(Biz) babalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: 'Şübhesiz Allah, çirkin işleri emretmez! Allah’a karşı (aslâ) bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?'

İbni Kesir

Onlar; bir hayasızlık yaptıkları zaman: Biz atalarımızı da onun üzerinde bulduk. Allah da bize onu emretti, dediler. De ki: Allah; hiçbir zaman hayasızlığı emretmez. Siz, bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?

Mehmet Okuyan

Onlar bir çirkinlik yaptıkları zaman “Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti.” derler. De ki: “Allah çirkinliği emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Muhammed Esed

Ve (bunun içindir ki) ne zaman utanç verici bir iş işleseler, "biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize" derler hemen. De ki: "Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allaha yakıştırıyorsunuz?"

Mustafa İslamoğlu

Ve ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) "Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki bunu bize Allah emretmiştir" derler. De ki: "Şu kesin: Allah çirkin bir şeyi emretmez. Yoksa siz, hiç bilmediğiniz bir şeyi Allah'a mı yakıştırıyorsunuz?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar bir yaramazlık yaptıkları zaman, «Biz babalarımızı da bunun üzerinde bulduk, ve Allah bununla bize emretmiştir,» derler. De ki: «Şüphe yok Allah Teâlâ fahiş şeyler ile emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah Teâlâ'ya karşı söyler misiniz?»

Ömer Öngüt

Onlar bir hayâsızlık yaptıkları zaman: “Biz atalarımızı da bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti. ” derler. De ki: “Allah hiçbir zaman hayâsızlığı emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?”

Suat Yıldırım

Onlar çirkin bir iş yaptıklarında: "Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti." derler. De ki: "Allah Teâlâ kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah’ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O’na iftira ederek Allah’a mı mal ediyorsunuz?"

Süleyman Ateş

Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Onlar, çirkin bir iş yaptıkları zaman "Atalarımızı bu işi yaparken bulduk, bunu bize Allah emretmiştir." derler. De ki: "Allah çirkin davranışlar yapılmasını emretmez. Bilgisizce söylediklerinizi Allah'a mı mal ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir edepsizlik yaptılar mı "Atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir." derler. De ki "Allah çirkin davranışları emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Şaban Piriş

Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman: -Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki: -Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a mı atıyorsunuz?

Tefhim-ul Kuran

Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: «Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah da bunu bize emretti» derler. De ki: «Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?»

Ümit Şimşek

Onlar çirkin bir iş yaptıklarında, 'Atalarımızdan gördük; bunu bize Allah emretti' derler. De ki: Allah hiçbir zaman çirkin şeyler emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar yaramaz əməl etdikləri zaman: “Atalarımızı belə gördük. Allah da bizə bunu əmr etmişdir”– deyirlər. De: “Allah yaramaz əməlləri əmr etməz. Yoxsa Allaha qarşı bilmədiyinizi danışırsınız?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Şeytanla dost olanlar) ədəbsizlik (bütpərəstlik adəti üzrə Kəʼbəni çılpaq təvaf) etdikləri zaman: ″Atalarımızı belə gördük. Bunu bizə Allah əmr etmişdir″,- deyirlər. (Ya Peyğəmbərim!) De: ″Allah ədəbsizlik (yaramaz işlər) əmr etməz. Allaha qarşı bilmədiyiniz şeyimi deyirsiniz?″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Ungläubigen eine abscheuliche Tat begehen, sagen sie: ʺWir fanden es so bei unseren Vätern. Gott hat es uns auch befohlen. ʺ Sprich: ʺGott befiehlt nicht, abscheuliche Taten zu begehen. Wie könnt ihr Gott etwas zuschreiben, worüber ihr nichts wißt?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn sie eine Abscheulichkeit begehen, sagen sie: ʺWir haben unsere Väter darin (vorgefunden, und Allah hat es uns geboten.ʺ Sag: Allah gebietet nicht Schändliches. Wollt ihr (denn) über Allah sagen, was ihr nicht wißt?

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn sie eine Schandtat begehen, sagen sie: ʺWir fanden unsere Väter dabei, und Allah hat sie uns befohlen.ʺ Sprich: ʺWahrlich, Allah befiehlt keine Schandtaten. Wollt ihr denn von Allah reden, was ihr nicht wisset?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn sie eine Abscheulichkeit getan haben, sagten sie: ʺWir fanden unsere Ahnen diese praktizieren und ALLAH gebot sie uns.ʺ Sag: ʺGewiß, ALLAH gebietet keine Abscheulichkeit!ʺ Wollt ihr von ALLAH etwas behaupten, was ihr nicht wisst?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when the Pagans commit themselves to an evil line of conduct* they claim this has been the system on which their fathers were bent, and they insolently allege that Allah has enjoined this set of correlated principles belonging to their belief. Say to them O Muhammad: "Allah does not enjoin immorality nor ordain what is evil or impure, viscious or dissolute; do you people relate to Allah a world you see in a grain of sand or a heaven in a wild flower and from ignorance your comfort flows! "

Abdul Haleem

Yet when [these people] do something disgraceful, they say, ‘We found our forefathers doing this,’ and, ‘God has commanded us to do this.’ Say [Prophet], ‘God does not command disgraceful deeds. How can you say about God things that you do not know [to be true]?’

Abdullah Yusuf Ali

When they do aught that is shameful, they say: "We found our fathers doing so"; and "Allah commanded us thus": Say: "Nay, Allah never commands what is shameful: do ye say of Allah what ye know not?"

Abul A'la Maududi

And when such people commit an indecent act they say: 'We found our fathers doing that, and Allah has enjoined it on us. Say: 'Surely Allah never enjoins any indecency. Do you say things regarding Allah that you do not know?'

Aisha Bewley

Whenever they commit an indecent act, they say, ‘We found our fathers doing it and Allah commanded us to do it too. ’ Say: ‘Allah does not command indecency. Do you say things about Allah you do not know?’

Al-Hilali & Khan

And when they commit a Fâhishah (evil deed, going round the Ka‘bah in naked state, and every kind of unlawful sexual intercourse), they say: "We found our fathers doing it, and Allâh has commanded it on us." Say: "Nay, Allâh never commands Fâhishah. Do you say of Allâh what you know not?"

Ali Quli Qarai

When they commit an indecency, they say, ‘We found our fathers practising it, and Allah has enjoined it upon us. ’ Say, ‘Indeed Allah does not enjoin indecencies. Do you attribute to Allah what you do not know?’

Amatul Rahman Omar

And when they (- the disbelievers) commit an act of indecency, they say, `We found our forefathers (practising) on it, and it is Allâh Who has enjoined it upon us. ' Say, `Surely, Allâh never enjoins indecencies. Do you attribute to Allâh what you do not know (that it is from Him).'

Arthur John Arberry

And whenever they commit an indecency they say, 'We found our fathers practising it, and God has commanded us to do it. ' Say: 'God does not command indecency; what, do you say concerning God such things as you know not?'

Bijan Moeinian

When the latter commit an indecency, they say: "We found our forefathers doing the same thing; therefore, what we do is the will of God!" Say to them: "God never commands indecencies. " You do not know what you are talking about and [worse than that] you attribute [these nonsense] to the Lord.

E. Henry Palmer

and when they commit an abomination they say, 'We found our fathers at this, and God bade us do it. ' Say, 'God bids you not to do abomination; do ye say against God that which ye do not know?'

Edip-Layth

When they commit evil acts, they say, "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say, "God does not order evil! Do you say about God what you do not know?"

George Sale

And when they commit a filthy action, they say, we found our fathers practising the same; and God hath commanded us to do it. Say, verily God commandeth not filthy actions. Do ye speak concerning God that which ye know not?

Hamid S. Aziz

And when they commit an abomination (shameful things) they say, "We found our fathers at this, and Allah bade us do it. " Say, " Nay, Allah bids you not to do abominations (shameful things); do you say against Allah that which you know not?"

Mahmoud Ghali

And when they perform an obscenity, they say, "We found our fathers (performing) it, and Allah has commanded us to (perform) it. " Say, "Surely Allah does not command obscenity; do you say against Allah that which you do not know?"

Marmaduke Pickthall

And when they do some lewdness they say: We found our fathers doing it and Allah hath enjoined it on us. Say: Allah, verily, enjoineth not lewdness. Tell ye concerning Allah that which ye know not?

Mohamed Ahmed - Samira

Who say when they commit shameful acts: "Our ancestors used to do so, and God has enjoined us to do the same. " Say to them: "God never enjoins a conduct that is shameful. You impute such lies to God as you do not know."

Muhammad Asad

and [so, ] whenever they commit a shameful deed, they are wont to say, "We found our forefathers doing it," and, "God has enjoined it upon us. " Say: "Behold, never does God enjoin deeds of abomination. Would you attribute unto God something of which you have no knowledge?"

Mustafa Khattab

Whenever they commit a shameful deed,[1] they say, "We found our forefathers doing it and Allah has commanded us to do it." Say, “No! Allah never commands what is shameful. How can you attribute to Allah what you do not know?”

Progressive Muslims

And if they commit evil acts, they Say: "We found our fathers doing such, and God ordered us to it. " Say: "God does not order evil! Do you say about God what you do not know"

Sahih International

And when they commit an immorality, they say, "We found our fathers doing it, and Allah has ordered us to do it. " Say, "Indeed, Allah does not order immorality. Do you say about Allah that which you do not know?"

Sam Gerrans

And when they commit sexual immorality, they say: “We found our fathers doing it,” and: “God enjoined it upon us.” Say thou: “God enjoins not sexual immorality; do you ascribe to God what you know not?”

Shabbir Ahmed

(As an example) when people commit an indecency they say, "We found our forefathers doing it and Allah has enjoined it upon us. " (Made it natural for us). Say (O Prophet), "Allah never enjoins indecency. Do you attribute to Allah of which you have no knowledge?"

Syed Vickar Ahamed

And when they do a little that is shameful, they say: "We found our fathers doing the same;" And, "Allah commands us like this (or that):" Say: "No! Allah never commands what is shameful: Do you speak about Allah what you do not know?"

Taqi Usmani

When they do a shameful act, they say, "We have found our fathers doing it, and Allah has ordered us to do so." Say, “Allah never orders anything shameful. Do you say about Allah what you do not know?”

The Monotheist Group

And if they commit immorality, they say: "We found our fathers doing such, and God ordered us to it." Say: "God does not order immorality! Do you say about God what you do not know?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et quand ceux-ci commettent une turpitude, ils disent: ʺCʹest une coutume léguée par nos ancêtres et prescrite par Allah.ʺ Dis: ʺ(Non,) Allah ne commande point la turpitude. Direz-vous contre Allah ce que vous ne savez pas?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ew (muşrik) neqenciyekê bikin, dibêjin: “Me bav û kalên xwe li ser vê riyê dîtine û Xwedê jî pê ferman li me kiriye”. (Resûlê min!) “Bibêje: Bêguman Xwedê bi neqenciyê ferman nake. Ma hûn li ser (navê) Xwedê tiştê ku hûn nizanin, dibêjin”?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer zij iets gruwelijks doen zeggen zij: ʺWij hebben bevonden dat onze vaderen er zich aan hielden en God heeft het ons bevolen.ʺ Zeg: ʺGod beveelt geen gruwelijkheid. Zeggen jullie over God soms iets wat jullie niet weten?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als zij eene zondige daad hebben bedreven, zeggen zij: Wij hebben het door onze vaderen zien verrichten; God heeft het bevolen. Zeg hun; God beveelt geene schandelijke daden; zegt gij van God wat gij niet weet?

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij een gruweldaad bedrijven, dan zeggen zij: ʺWij troffen dit bij onze vaderen aan en Allah heeft ons dit bevolen.ʺ Zeg (O Moehammad): ʺVoorwaar, Allah beveelt geen gruweldaden, zeggen jullie dat over Allah wat jullie niet weten?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда они [неверующие] совершают какую-нибудь мерзость [поклонение идолам, голым обходя вокруг Каабы, убивая родившихся девочек,...], то говорят: «Мы нашли в таком положении наших отцов [они так делали], и Аллах приказал нам это». Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, Аллах не приказывает (рабам Своим) (совершать) мерзости [грехи и непристойное]! Неужели вы (о, многобожники) станете говорить на Аллаха то, чего вы не знаете?»

Rusça — Osmanov

Когда же они совершают какой-либо мерзкий поступок, они оправдываются так: ʺИ наши отцы поступали так же, и Аллах велел нам [поступать] именно такʺ. А ты [, Мухаммад,] отвечай: ʺВоистину, Аллах не велит совершать поступков мерзких. Неужели вы станете возводить на Аллаха то, о чем не ведаете?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och när de begår skamlösa handlingar, säger de: ʺSå gjorde våra fäder och Gud har (själv) påbjudit det.ʺ Säg: ʺNej, Gud påbjuder inte skamlösa handlingar. Påstår ni om Gud sådant som ni inte kan veta?ʺ