(Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.

يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

yeğfir lekum ƶunūbekum ve yudḣilkum cennātin tecrī min teHtihā l-enhāru ve mesākine Tayyibeten fī cennāti ǎdnin ƶālike l-fevzu l-ǎZīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَغْفِرْyeğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışlasın
2لَكُمْlekumsizin
3ذُنُوبَكُمْƶunūbekumذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmaksuçlarınızı
4وَيُدْخِلْكُمْve yudḣilkumد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakve sizi koysun
5جَنَّاتٍcennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetlere
6تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akan
7مِنْmin
8تَحْتِهَاteHtihāت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.altlarından
9الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
10وَمَسَاكِنَve mesākineس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmekve konutlara
11طَيِّبَةًTayyibetenط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.güzel
12فِيiçinde
13جَنَّاتِcennātiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkbahçeler
14عَدْنٍǎdninعدنdurulmağa değer
15ذٰلِكَƶālikeişte budur
16الْفَوْزُl-fevzuف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.başarı
17الْعَظِيمُl-ǎZīmuع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Suçlarınızı örter ve sizi, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere ve ebedî Adn cennetlerinde tertemiz evlere sokar; bu, pek büyük bir kurtuluş, kutluluk ve murâda eriştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Suçlarınızı örter ve sizi, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere ve ebedî Adn cennetlerinde tertemiz evlere sokar; bu, pek büyük bir kurtuluş, kutluluk ve murâda eriştir.

Adem Uğur

İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Ahmed Hulusi

(Bu takdirde) benlikten kaynaklanan suçlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki temiz meskenlere dahil eder. . . İşte bu aziym bir kurtuluştur!

Ahmet Tekin

Allah da sizin günahlarınızı bağışlar. Sizi, altından ırmaklar akan Cennet konaklarına, Adn Cennetlerindeki güzel köşklere koyar. İşte bu büyük mutluluktur.

Ahmet Varol

(Allah) günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerinde hoş konutlara sokar. İşte büyük kurtuluş budur.

Ali Bulaç

O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

Ali Fikri Yavuz

(Bunu yaptığınız takdirde) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi (ağaç ve köşkleri) altından ırmaklar akar cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel ve hoş saraylara koyar. İşte bu, en büyük kurtuluştur.

Ali Rıza Safa

Suçlarınızı bağışlayacak ve altlarından ırmaklar akan cennetlere ve nimet cennetlerindeki güzel konutlara sizi yerleştirecektir. En büyük başarı, işte budur.

Bayraktar Bayraklı

Eğer böyle yaparsanız, Allah sizin günahlarınızı affeder, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte, en büyük kurtuluş budur.

Bekir Sadak

Boyle yaparsaniz, Allah gunahlarinizi size bagislar, sizi, iclerinden irmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hos yerlere koyar. Buyuk kurtulus budur.

Celal Yıldırım

Bu durumda Allah günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan Cennetlere, Adn Cennetleri'ndeki tertemiz, gönül açıcı konaklara koyar. İşte bu büyük bir kurtuluştur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetleri içindeki güzel köşklere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Diyanet İşleri

(Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri (eski)

Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur.

Diyanet Vakfi

İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Günahlarınızı bağışlar ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Günahlarınızı mağfiret buyurur ve sizi altından ırmaklar akar Cennetlere ve Adn Cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar, işte büyük kurtuluş "fevzi azim" odur

Erhan Aktaş

Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetler'inde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Fizilal-il Kuran

Böyle yaparsanız Allah günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından akan cennetlere Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Gültekin Onan

O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

Hamdi Döndüren

(Böyle yaparsanız) O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetlerindeki çok güzel konutlara koyar. İşte büyük başarı budur!

Hasan Basri Çantay

(Böyle yaparsanız O, sizin günahlarınızı yarlığar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adin cennetlerindeki çok güzel saraylara sokar. İşte bu, en büyük kurtuluş (seadet) dir.

Hasib Asutay

(Böyle yaparsanız) sizin günâhlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Hayrat Neşriyat

(Böyle yaparsanız, O) günahlarınızı size bağışlar ve sizi, altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş, budur!

İbni Kesir

O; sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel yerlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Mehmet Okuyan

O, günahlarınızı bağışlar; sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, durmaya değer cennetlerdeki güzel meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.

Muhammed Esed

(Eğer böyle yaparsanız,) Allah günahlarınızı bağışlayacak ve sizi (öteki dünyada) içinden ırmaklar akan bahçelere ve bu sonsuz mutluluk bahçelerindeki güzel köşklere koyacaktır. Bu büyük bir mazhariyettir!

Mustafa İslamoğlu

(Böyle yaparsanız) O sizin günahlarınızı bağışlayacak ve sizi zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyacaktır; kalıcı güzelliğin merkezi olan cennetlerdeki tarifsiz huzur köşklerine: işte muhteşem final budur!

Ömer Nasuhi Bilmen

Sizin için günahlarınızı yarlığar ve sizi altından ırmaklar akar cennetlere ve Adn cennetlerinde tertemiz konaklara girdirir. Bu ise en büyük bir kurtuluştur.

Ömer Öngüt

Böyle yaparsanız Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Suat Yıldırım

Böyle yaparsanız sizin günahlarınızı affeder ve içinden ırmaklar akan cennetlere ve özellikle Adn cennetlerinde çok güzel saraylara yerleştirir. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur.

Süleyman Ateş

(Böyle yapınız ki Allah) sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve durulmağa değer bahçeler içinde güzel konutlara koysun. İşte büyük başarı budur.

Süleymaniye Vakfı

(Bunları yaparsanız) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi Adn cennetlerinde, içlerinden ırmaklar akan bahçelere ve güzel konaklara yerleştirir. İşte bu, büyük bir başarıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlara karşılık Allah, günahlarınızı bağışlayacak ve sizi içinden ırmaklar akan bahçelere, güzel konaklara yerleştirecektir. Büyük başarı işte budur.

Şaban Piriş

O, sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

Tefhim-ul Kuran

O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.

Ümit Şimşek

O zaman Allah sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki çok güzel meskenlere yerleştirir. İşte asıl büyük bahtiyarlık budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Günahlarınızı affeder ve sizi, altından nehirler akan bahçelere, sürekli cennetlerdeki temiz, bereketli barınaklara yerleştirir. İşte bu en büyük başarıdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu təqdirdə O sizin günahlarınızı bağışlayar və sizi ağacları altından çaylar axan Cənnət bağlarına və Ədn bağlarındakı gözəl məskənlərə daxil edər. Bu, böyük müvəffəqiyyətdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Əgər belə etsəniz) O sizin günahlarınızı bağışlayar və sizi (ağacları) altından çaylar axan cənnətlərə və Ədn cənnətlərindəki gözəl saraylara daxil edər. Bu, böyük qurtuluşdur (uğurdur)!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

dann wird Er euch eure Sünden vergeben und euch eingehen lassen in Gärten, durcheilt von Bächen, und in angenehme Wohnungen in den Gärten Edens. Das ist der großartige Erfolg.

Almanca — M. A. Rassoul

Er wird euch eure Sünden vergeben und euch in Gärten führen, durch die Bäche fließen, und in gute Wohnungen in den Gärten von Eden. Das ist die große Glückseligkeit.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER vergibt euch eure Verfehlungen und läßt euch in Dschannat eintreten, die von Flüssen durchflossen sind, sowie in schöne Wohnstätten in ʹAdn-Dschannat. Dies ist der gewaltige Gewinn.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He forgives you your iniquities and admits you to gardens of surpassing beauty beneath which rivers flow and welcomes you into stately homes in the beatitude of heaven- the Gardens of Eden. This is indeed a glorious triumph.

Abdul Haleem

and He will forgive your sins, admit you into Gardens graced with flowing streams, into pleasant dwellings in the Gardens of Eternity. That is the supreme triumph.

Abdullah Yusuf Ali

He will forgive you your sins, and admit you to Gardens beneath which Rivers flow, and to beautiful mansions in Gardens of Eternity: that is indeed the Supreme Achievement.

Abul A'la Maududi

He will forgive you your sins and will admit you to Gardens beneath which rivers flow. He will lodge you in excellent mansions in the Gardens of eternity. That is the supreme triumph.

Aisha Bewley

He will forgive you your wrong actions and admit you into Gardens with rivers flowing under them, and fine dwellings in the Gardens of Eden. That is the Great Victory.

Al-Hilali & Khan

(If you do so) He will forgive you your sins, and admit you into Gardens under which rivers flow, and pleasant dwellings in ‘Adn (Eden) Paradise; that is indeed the great success.

Ali Quli Qarai

He shall forgive you your sins and admit you into gardens with streams running in them, and into good dwellings in the Gardens of Eden. That is the great success.

Amatul Rahman Omar

He will protect you against the evil consequences of your sins and admit you into Gardens served with running streams and (into) delightful and pure dwelling places (lying) in the Gardens of Eternity. This is the (way to) supreme achievement.

Arthur John Arberry

He will forgive you your sins and admit you into gardens underneath which rivers flow, and to dwelling-places goodly in Gardens of Eden; that is the mighty triumph;

Bijan Moeinian

If you do so, God will forgive your sins and will enter you into the gardens of paradise where the rivers flow and dwell you in the most peaceful houses there. This is indeed the biggest achievement of mankind.

E. Henry Palmer

He will pardon you your sins, and bring you into gardens beneath which rivers flow, and goodly dwellings in gardens of Eden;- that is the mighty bliss!

Edip-Layth

He will then forgive your sins, and admit you into paradises with rivers flowing beneath, and beautiful mansions in the gardens of Eden. This is the greatest triumph.

George Sale

He will forgive you your sins, and will introduce you into gardens through which rivers flow, and agreeable habitations in gardens of perpetual abode. This will be great felicity.

Hamid S. Aziz

He will forgive you your faults and cause you to enter into Gardens, beneath which rivers flow, and goodly Mansions in Gardens of Eternity; that is the supreme achievement (or triumph);

Mahmoud Ghali

He will forgive you your guilty (deeds) and cause you to enter Gardens from beneath which rivers run and goodly dwellings in the Gardens of Adn; (Eden) that is the magnificent triumph.

Marmaduke Pickthall

He will forgive you your sins and bring you into Gardens underneath which rivers flow, and pleasant dwellings in Gardens of Eden. That is the supreme triumph.

Mohamed Ahmed - Samira

He will forgive you your sins and admit you to gardens with rivers flowing by, and excellent mansions in the garden of Eden. This will be a great fulfilment.

Muhammad Asad

[If you do so, ] He will forgive you your sins, and [in the life to come] will admit you into gardens through which running waters flow, and into goodly mansions in [those] gardens of perpetual bliss: that [will be] the triumph supreme!

Mustafa Khattab

He will forgive your sins, and admit you into Gardens under which rivers flow, and ˹house you in˺ splendid homes in the Gardens of Eternity. That is the ultimate triumph.

Progressive Muslims

He will then forgive your sins, and admit you into paradises with rivers flowing beneath, and beautiful mansions in the gardens of Eden. This is the greatest triumph.

Sahih International

He will forgive for you your sins and admit you to gardens beneath which rivers flow and pleasant dwellings in gardens of perpetual residence. That is the great attainment.

Sam Gerrans

(He will forgive you your transgressions, and make you enter gardens beneath which rivers flow, and goodly dwellings in gardens of perpetual abode. That is the Great Achievement.)

Shabbir Ahmed

He will guard you from trailing behind in humanity, and admit you into Gardens beneath which rivers flow, and into beautiful mansions in the Gardens of Eden, (Gardens of Eternal Bliss). That is the Supreme Triumph.

Syed Vickar Ahamed

(If you do that), He will forgive you (for) your sins, and admit you to Gardens beneath which rivers flow, and to beautiful palaces in Eden (the Paradise) of eternity: That is indeed the highest Achievement.

Taqi Usmani

(If you do this,) He will forgive your sins, and will admit you to gardens beneath which rivers flow, and to pleasant dwellings in gardens of eternity. That is the great achievement.

The Monotheist Group

He will then forgive your sins, and admit you into estates with rivers flowing beneath them, and beautiful mansions in gardens of delight. This is the great triumph.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il vous pardonnera vos péchés et vous fera entrer dans des Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux, et dans des demeures agréables dans les jardins dʹEden. Voilà lʹénorme succès

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Eger hûn vê bikin) Xwedê dê li gunehên we bibore û we bixe bihiştên ku di binê wan de çem diherikin û di cenetên Ednê de (dê we bixe) xaniyên pak û rind. Ha ev, serfiraziya mezin e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zal jullie je zonden vergeven en jullie in tuinen laten binnengaan waar de rivieren onderdoor stromen en in goede woningen in de tuinen van ʹAdn. Dat is de geweldige triomf!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zal uwe zonden vergeven, en zal u in tuinen leiden met rivieren doorsneden, en in aangename woningen, gelegen in tuinen van eeuwig verblijf. Dit zal eene groote gelukzaligheid wezen.

Hollandaca — Siregar

Hij vergeeft jullie zonden en doet jullie Tuinen (het Paradijs) binnengaan waar de rivieren onder door stromen. En (Hij schenkt) een goede woonplaats in de Tuin van ʹAdn. Dat is de geweldige overwinning.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Если вы сделаете это, тогда) Он простит вам (о, верующие) ваши грехи и введет вас в сады (Рая), (где) текут под ними [под деревьями и дворцами] реки, и (введет Он вас) в жилища благие (которые находятся) в садах вечности. Это [спасение от Ада и вхождение в Рай] – великое преуспеяние!

Rusça — Osmanov

Он простит вам ваши грехи и введет в сады с ручьями текучими, поселит в прекрасных жилищах в садах вечности. Это и есть великое преуспеяние!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(I gengäld) skall Han förlåta era synder och föra er till lustgårdar, vattnade av bäckar, och de bästa boningar i (detta) Edens paradis; detta är den stora, den lysande segern.