ت ح ت (TḪT)
T-h-t
تَحْتَ (alt] kelimesi, فَوْقَ (üst] kelimesinin karşılığıdır. Allah buyurur ki: َلأَكَلُوا مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ Başları üzerinden ve ayakları altından kaynaklanan nimetler yerlerdi (5/Mâide 66); جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا اْلأَنْهَارُ altlarından çeşitli ırmaklar akan cennetler (22/Hac 23); تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمُ اْلأَنْهَارُ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ ُ Naîm cennetlerinde altlarından nehirler akar (10/Yûnus 9); فَنَادَاهَا مِنْ تَحْتِهَا Bu arada, ayakları altından ona şöyle seslendi (19/Meryem 24); يَوْمَ يَغْشَاهُمُ الْعَذَابُ مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ O gün azap, tepelerinden inerek ve ayakları altından çıkarak onları sarar (29/Ankebût 55).
تَحْتَ kelimesi, birbirinden ayrı olan şeylerin altı için kullanılır. أسْفَلُ kelimesi ise, birbirine bitişik olan şeylerin altı için kullanılır. Denir ki: اَلْمَالُ تَحْتُهُ، وَأسْفَلُهُ أغْلَظُ مِنْ أعْلاَهُ Malın altı ve dip tarafı, üstünden daha sertirr.
Hadis de şöyle denmiştir: لاَ تَقُومُ السََّاعَةُ حَتَّى يَظْهَرَ التُّحُوتُ Tuhût ortaya çıkmadan kıyamet kopmaz; yani: İnsanların ayaktakımı baş olmayıncaya kadar. Bunun Yüce Allah tarafından: وَإِذَا اْلأَرْضُ مُدَّتْ وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ Yer uzatılarak dümdüz yapıldığı; içindekileri dışarı atıp boşaldığı zaman (84/İnşikak 3-4) âyetinde ifâde edilen şeye işaret olduğu da söylenmiştir.