(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ بِاَكْوَابٍ وَاَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَعِينٍ لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَ وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ
yeTūfu ǎleyhim vildānun muḣalledūne / bi ekvābin ve ebārīḳa ve ke'sin min meǐynin / lā yuSaddeǔne ǎnhā ve lā yunzifūne / ve fākihetin mimmā yeteḣayyerūne / ve leHmi Tayrin mimmā yeştehūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kaynağından doldurulmuş şaraplarla dolu taslarla ve ibriklerle ve kadehlerle.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kaynağından doldurulmuş şaraplarla dolu taslarla ve ibriklerle ve kadehlerle.
Adem Uğur
Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Ahmed Hulusi
Kaynağında dolmuş ibrikler, sürahiler ve kaselerle. . .
Ahmet Tekin
Maîn çeşmesinden, meşrubat pınarlarından, ırmaklarından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle dolaşırlar.
Ahmet Varol
(Şarap) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Ali Bulaç
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
Ali Fikri Yavuz
Cennet şarabından dolu sürahiler, ibrikler ve kadehlerle...
Ali Rıza Safa
Tertemiz kaynaklardan doldurulmuş sürahiler, testiler ve kadehlerle.
Bayraktar Bayraklı
- Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
Bekir Sadak
(17-21) Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.
Celal Yıldırım
Kaynaktan (doldurup getirdikleri) küpler, ibrikler ve kadehlerle dönüp dolaşırlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(17-18) Çevrelerinde kaynaktan doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle sonsuza dek hizmet sunacak gençler dolaşır.
Diyanet İşleri
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
Diyanet İşleri (eski)
(17-21) Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Diyanet Vakfi
Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere,
Elmalılı Hamdi Yazır
Kübler ve ibrıklerle me'ıynden bir piyale
Erhan Aktaş
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
Fizilal-il Kuran
Gürül gürül akan bir çeşmeden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Gültekin Onan
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
Hamdi Döndüren
Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle,
Hasan Basri Çantay
"Main" (kaynağın) dan (dolu) büyük kablarla, ibriklerle ve kadehlerle.
Hasib Asutay
Maîn (5) pınarından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle. (5. Main, bitmeyen, tükenmeyen bir kaynaktan akan cennet şarabıdır.)
Hayrat Neşriyat
(17-18) (Aynı yaşları üzere) ölümsüz kılınmış çocuklar (ve genç hizmetçiler),pınardan (akan Cennet şerbetleriyle doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehlerle onların (o sâbikunun) etrâfında dolaşır!
İbni Kesir
Main'den büyük kaplarla, ibrikler ve kadehlerle.
Mehmet Okuyan
Uzun ömürlü gençler, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler ile çevrelerinde dolaşırlar.
Muhammed Esed
tertemiz kaynakların suyundan doldurulmuş kaseler, ibrikler ve fincanlarla,
Mustafa İslamoğlu
tarifsiz güzellikte bir kaynaktan doldurulmuş bir o kadar tarifsiz ibrikler ve kadehlerle sunulan (içecekler);
Ömer Nasuhi Bilmen
(17-18) Onların üzerlerine daima aynı halde kalan genç hizmetçiler dolaşır. Çeşmelerden akan şuruplar ile (dolu) destiler ile ve ibrikler ile ve bardaklar ile.
Ömer Öngüt
Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Suat Yıldırım
(17-18) Etraflarında, cennet şarabından dolu testiler, sürahiler, kadehlerle, ebedîliğe ermiş çocuklar dolaşıp hizmet ederler.
Süleyman Ateş
Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Süleymaniye Vakfı
testiler, ibrikler ve kaynağından doldurulmuş kadehlerle...
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle gelir giderler.
Şaban Piriş
Tertemiz kaynağından doldurulmuş ibrikler, testiler ve fincanlarla...
Tefhim-ul Kuran
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
Ümit Şimşek
Pınarlardan doldurulmuş testiler, ibrikler, kadehlerle.
Yaşar Nuri Öztürk
Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
çeşmə şərabı ilə dolu badələr, bardaqlar və qədəhlərlə –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Cənnət bulağından axan) məin (şərab) dolu piyalələr, kuzələr və qədəhlərlə.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
mit Krügen und Kannen und einem Becher, der an den Quellen des Paradieses gefüllt wird.
Almanca — M. A. Rassoul
mit Bechern und Krü gen aus einer fließenden Quelle.
Almanca — Muhammad Zaidan
mit Bechern, Krügen und Trinkschalen aus (einer) Weinquelle.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Attendants who go round carrying large mouthed deep vessels and goblets to serve a drink issuing from a jet streaming from the springs of heaven.
Abdul Haleem
with glasses, flagons, and cups of a pure drink
Abdullah Yusuf Ali
With goblets, (shining) beakers, and cups (filled) out of clear-flowing fountains:
Abul A'la Maududi
with goblets and ewers and a cup filled with a drink drawn from a running spring,
Aisha Bewley
carrying goblets and decanters and a cup from a flowing spring –
Al-Hilali & Khan
With cups, and jugs, and a glass of flowing wine,
Ali Quli Qarai
with goblets and ewers and a cup of a clear wine,
Amatul Rahman Omar
Carrying goblets and (shining) beakers and cups (full) of pure and clean drink
Arthur John Arberry
with goblets, and ewers, and a cup from a spring
Bijan Moeinian
eternal youths [perhaps those who died young] with nice cups and pitchers filled from….
E. Henry Palmer
with goblets and ewers and a cup of flowing wine;
Edip-Layth
With cups and pitchers, drinks which are pure.
George Sale
with goblets, and beakers, and a cup of flowing wine:
Hamid S. Aziz
With goblets and ewers and a cup filled from a pure fountain;
Mahmoud Ghali
With goblets, and beakers, and a cup from a profuse spring,
Marmaduke Pickthall
With bowls and ewers and a cup from a pure spring
Mohamed Ahmed - Samira
Cups and decanters, beakers full of sparkling wine,
Muhammad Asad
with goblets, and ewers, and cups filled with water from unsullied springs
Mustafa Khattab
with cups, pitchers, and a drink ˹of pure wine˺ from a flowing stream,
Progressive Muslims
With cups, pitchers and drinks which are pure.
Sahih International
With vessels, pitchers and a cup [of wine] from a flowing spring -
Sam Gerrans
With cups, and jugs, and a glass from a running spring,
Shabbir Ahmed
With goblets, glistening beakers, and sparkling drinks.
Syed Vickar Ahamed
With little glasses, (shining) tumblers, and cups (filled) from clear-flowing fountains:
Taqi Usmani
with bowls and jugs and a goblet of pure wine,
The Monotheist Group
With cups, pitchers, and a cup of pure drink.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
avec des coupes, des aiguières et un verre (rempli) dʹune liqueur de source
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ji kaniyan cêr û misîn û kasan dadigirin (û li ber wan digerînin)…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
met bekers en kruiken en een drinkbeker (waarin een drank is) uit een bron,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Met bekers, kroezen en schalen met vloeienden wijn.
Hollandaca — Siregar
Met bokalen en kannen en glazen, gevuld aan een stromende bron.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
с чашами, кувшинами (с напитками) и кубками (райского вина) (текущего) из (неиссякаемого) источника –
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
karaffer och pokaler och en bägare fylld ur en ren källa,