Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.

وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْنِي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَرْضٰى

ve kem min melekin fī s-semāvāti lā tuğnī şefāǎtuhum şey'en illā min beǎ'di en ye'ƶene (a)llahu li men yeşā'u ve yerDā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَمْve kemnicesi var ki
2مِنْmin-den
3مَلَكٍmelekinم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.melek(ler)-
4فِي
5السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
6لَا
7تُغْنِيtuğnīغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvettiişe yaramaz
8شَفَاعَتُهُمْşefāǎtuhumش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.onların şefa'ati
9شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir
10اِلَّاillādışında
11مِنْmin
12بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonrası
13اَنْen
14يَأْذَنَye'ƶeneا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretizin vermesinden
15اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
16لِمَنْli menkimseye
17يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
18وَيَرْضٰىve yerDāر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.ve razı olduğu

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve göklerde nice melekler vardır ki Allah, dilediğine ve râzı olduğuna şefâat etmeleri için izin vermedikçe şefâatleri, hiçbir şeye yaramaz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve göklerde nice melekler vardır ki Allah, dilediğine ve râzı olduğuna şefâat etmeleri için izin vermedikçe şefâatleri, hiçbir şeye yaramaz.

Adem Uğur

Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah'ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.

Ahmed Hulusi

Semalarda nice melek vardır ki, Allah'ın dilediği ve razı olduğu için verdiği izin dışında, onların şefaati hiçbir fayda vermez!

Ahmet Tekin

Göklerde nice melekler var! Onların şefaatleri, ancak Allah izin verdikten sonra, Allah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, hoşnut olduğu akıllı ve sorumlu kimseler için fayda sağlar.

Ahmet Varol

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimse için izin vermeden şefaatleri bir yarar sağlamaz.

Ali Bulaç

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.

Ali Fikri Yavuz

Göklerde nice melekler vardır da, Allah dileyib razı olduğuna izin vermeden önce, şefaatleri hiç bir şeye yaramaz.

Ali Rıza Safa

Göklerde nice melekler vardır ki, onların bile ara buluculuğu yarar sağlamaz; Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimse için izin vermesinin dışında.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde nice melek var ki, Allah, kendilerine izin vermedikçe Allah'ın isteği ve rızası dışında kimseye şefaat edemezler.

Bekir Sadak

Allah, diledigine ve hosnut olduguna izin vermedikce, goklerde bulunan nice meleklerin sefaati bir seye yaramaz.

Celal Yıldırım

Göklerde nice melekler vardır ki, şefaatleri hiçbir fayda vermez ; meğer ki Allah'ın dilediğine, razı olduğuna izin verdikten sonra şefaat etmiş olsunlar..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kulları için izin vermedikçe onların bile şefaati hiçbir fayda sağlamaz.

Diyanet İşleri

Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.

Diyanet İşleri (eski)

Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.

Diyanet Vakfi

Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah'ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiçbir işe yaramaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce şefaatleri hiçbir işe yaramaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Göklerde nice Melaike vardır da Allah dileyip razıy olduğuna izin vermezden evvel şefaatleri hiçbir şey'e yaramaz.

Erhan Aktaş

Göklerde nice melekler var ki, Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesi dışında onların şefaatleri hiçbir yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde nice melekler var ki, Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesi dışında onların şefaatleri hiçbir yarar sağlamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde nice melekler var ki, Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesi dışında onların şefaatleri hiçbir yarar sağlamaz.

Fizilal-il Kuran

Göklerde nice melek var ki, Allah'ın dilediklerine ve hoşlandıklarına ilişkin izni olmadıkça, şefaatleri hiçbir yarar sağlamaz.

Gültekin Onan

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Tanrı'nın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.

Hamdi Döndüren

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefâatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah’ın izin vermesi dışında, bir yarar sağlamaz!

Hasan Basri Çantay

Göklerde nice melek vardır ki onların şefaatleri bile hiçbir şey'e yaramaz. Meğer ki (o şefaat) Allahın dileyeceği ve raazi olacağı kimseler için (ve ancak Onun) izin vermesinden sonra ola.

Hasib Asutay

Göklerde nice melek var ki, Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermesi dışında, onların aracılıkları hiçbir işe yaramaz.

Hayrat Neşriyat

Göklerde nice melekler vardır ki, Allah’ın dileyeceği ve râzı olacağı kimseler için izin vermesinden sonra olması müstesnâ, onların şefâatleri de hiçbir fayda vermez.

İbni Kesir

Göklerde nice melek vardır ki; Allah, dileyeceği ve razı olacağı kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiç bir şeye yaramaz.

Mehmet Okuyan

Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri hiçbir işe yaramaz. Ancak Allah’ın dilediği ve razı olduğuna izin vermesinden sonraki durum hariç.

Muhammed Esed

Çünkü, göklerde ne kadar çok melek olsa da, onların şefaati (hiç kimseye) en ufak bir fayda sağlamayacaktır; meğer ki Allah dilediği ve razı olduğu kimse için (şefaat) izni vermiş olsun.

Mustafa İslamoğlu

Her ne kadar göklerdeki melek sayısı çoksa da, Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseler için verdiği şefaat izni olmadıkça, onların şefaati hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve göklerde nice melekler vardır, onların şefaatleri hiçbir fâide vermez, meğer ki, Allah Teâlâ'nın dilediği ve razı olduğu kimse için müsaade verdiğinden sonra olsun.

Ömer Öngüt

Gökyüzünde nice melekler var ki, şefaatleri hiçbir fayda sağlamaz. Meğer ki Allah dilediğine ve râzı olduğuna izin verdikten sonra olsun!

Suat Yıldırım

Nitekim göklerde nice melaike var ki, Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında geçerli olması için izin çıkmadıkça, onların şefaatleri asla fayda vermez.

Süleyman Ateş

Göklerde nice melek var ki onların şefa'ati hiçbir işe yaramaz. Meğer Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseye izin verdikten sonra olsun (ancak o zaman şefa'atin faydası olur).

Süleymaniye Vakfı

Göklerde nice melek var! Onların şefaati ancak, Allah'ın tercih ettiği ve razı olduğu kişi lehine onay vermesinden sonra işe yarar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde çok melek var ama onların şefaati (desteği) işe yaramaz. İşe yaraması için Allah'ın tercih ettiği kişiye, O'nun izni ve rızası ile olması gerekir.

Şaban Piriş

Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaatı hiçbir işe yaramaz.

Tefhim-ul Kuran

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiçbir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.

Ümit Şimşek

Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında izin vermedikçe, onların şefaati hiçbir fayda vermez.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde nice melekler var ki, şefaatler hiçbir işe yaramaz. Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göylərdə neçə-neçə mələklər vardır ki, onların şəfaəti Allahın istədiyi və Özünün razı qaldığı kimsələrdən başqa heç kəsə heç bir fayda verməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göylərdə neçə-neçə mələklər vardır ki, onların şəfaəti heç bir fayda verməz. Ancaq Allah Öz istədiyi və razı olduğu kimsəyə (mələyə, yaxud möʼminə) izin verdikdən sonra (onun şəfaəti fayda verər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wieviele Engel gibt es in den Himmeln, deren Fürsprache nichts nützt, es sei denn, Gott erteilt, wem Er will, das Fürspracherecht zugunsten dessen, der Sein Wohlgefallen hat.

Almanca — Der Edle Quran

Und wie viele Engel gibt es in den Himmeln, deren Fürsprache nichts nützt, außer nachdem Allah es erlaubt hat, wem Er will und wer Sein Wohlgefallen findet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und so mancher Engel ist in den Himmeln, dessen Fürsprache nichts nützen wird, es sei denn, nachdem Allah dem die Erlaubnis (dazu) gegeben hat, dem Er will und der Ihm beliebt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wie viele Engel gibt es in den Himmeln, deren Fürbitte nichts nützt, es sei denn, nachdem ALLAH zustimmt, wem ER will und an dem ER Wohlgefallen hat.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A good many angels in the heaven's realm cannot intercede on behalf of any being nor does their intercession avail any, unless Allah permits, and then, only on behalf of whom He accepts.

Abdul Haleem

There are many angels in heaven whose intercession will be of no use until God gives permission to those He will, whose words He will accept.

Abdullah Yusuf Ali

How many-so-ever be the angels in the heavens, their intercession will avail nothing except after Allah has given leave for whom He pleases and that he is acceptable to Him.

Abul A'la Maududi

Numerous are the angels in the heavens; yet their intercession shall be of no avail, except in regard to those whom He grants the leave of intercession and whose plea He is pleased to accept.

Aisha Bewley

And how many angels there are in the heavens whose intercession is of no benefit at all until Allah has authorised those He wills and is pleased with them!

Al-Hilali & Khan

And there are many angels in the heavens, whose intercession will avail nothing except after Allâh has given leave for whom He wills and is pleased with.

Ali Quli Qarai

How many an angel there is in the heavens whose intercession is of no avail in any way except after Allah grants permission to whomever He wishes and approves of!

Amatul Rahman Omar

Behold! so many an angel is there in the heavens but their intercession can be of no avail except after Allâh has given (them) permission regarding him whom He wills and with whom He is pleased.

Arthur John Arberry

How many an angel there is in the heavens whose intercession avails not anything, save after that God gives leave to whomsoever He wills and is well-pleased.

Bijan Moeinian

No matter how many angles [which are so beloved by God] pray for God’s mercy for a person, their prayer may not be beneficial for that person unless God himself decides to grant it in favor of whoever He wills and is pleased with.

E. Henry Palmer

How many an angel in the heaven!- their intercession avails not at all, save after God has given permission to whomsoever He will and is pleased with!

Edip-Layth

There are many controllers in heaven, who have no power to intercede, except after God gives permission for whom He wishes and is satisfied with him.

George Sale

And how many angels soever there be in the heavens, their intercession shall be of no avail, until after God shall have granted permission unto whom He shall please and shall accept.

Hamid S. Aziz

And how many so ever angels are in the heavens, their intercession does not avail at all except after Allah has given permission to whom He wills and chooses to accept.

Mahmoud Ghali

And how many an Angel (there is) in the heavens whose intercession does not avail anything except even after Allah gives permission to whomever He decides and He is satisfied.

Marmaduke Pickthall

And how many angels are in the heavens whose intercession availeth naught save after Allah giveth leave to whom He chooseth and accepteth.

Mohamed Ahmed - Samira

Many as the angels be in heaven their intercession will not avail in the least without God's permission for whomsoever He please and approve.

Muhammad Asad

For, however many angels there be in the heavens, their intercession can be of no least avail [to anyone] - except after God has given leave [to inter­cede] for whomever He wills and with whom He is well-pleased.

Mustafa Khattab

˹Imagine˺ how many ˹noble˺ angels are in the heavens! ˹Even˺ their intercession would be of no benefit whatsoever, until Allah gives permission to whoever He wills and ˹only for the people He˺ approves.

Progressive Muslims

And there are many Angels in heaven, who have no power to intercede, except after God gives permission for whom He wishes and is satisfied with him.

Sahih International

And how many angels there are in the heavens whose intercession will not avail at all except [only] after Allah has permitted [it] to whom He wills and approves.

Sam Gerrans

And how many an angel is there in the heavens! Their intercession avails nothing save after that God gives leave to whom He wills and is pleased.

Shabbir Ahmed

And how many forces are in the Universe whose company avails not except whom Allah permits. This is so, because such a person works by His Laws and thus obtains His Approval. (Science can only be mastered by understanding the physical laws in Nature).

Syed Vickar Ahamed

And there are many angels in the heavens, their pleading will be of no use except after Allah has given permission for whom He pleases and that he is acceptable to Him.

Taqi Usmani

How many angels there are in the heavens whose intercession cannot benefit (any one) at all, but after Allah allows (it) for whomsoever He wills and pleases.

The Monotheist Group

And there are many an angel in the heavens, whose intercession does not benefit in the least, unless God gives permission for whom He wishes and is pleased with him.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et que dʹAnges dans les cieux dont lʹintercession ne sert à rien, sinon quʹaprès quʹAllah lʹaura permis, en faveur de qui Il veut et quʹIl agrée.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li asîmanan gelek melayîket hene ku mehderiya wan feydeya tu tiştî nade; ji bilî kesê ku Xwedê jê re bivê û jê razî be.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hoeveel engelen er ook in den hemel mogen zijn, hunne tusschenkomst zal niets baten. Tot God verlof zal hebben verleend, aan wien hem zal behagen, en zich zijner zal aannemen.

Hollandaca — Siregar

En hoeveel Engelen zijn er niet in de hemelen wier voorspraak niets baat, behalve nadat Allah toestemming geeft voor wie Hij wil en voor wie Hem behaagt?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сколько ангелов в небесах, (которые являются почтенными рабами Аллаха) заступничество которых ни от чего (вас) не избавит [не будет пользы от их заступничества], если только не после того, как дозволит Аллах (выступить заступниками) тем, кому Он пожелает и соблаговолит [[Аллах Всевышний дозволяет заступаться тем, кто приближен к Нему, за верующих. Как могут заступаться презренные идолы за многобожников?]] [соизволит] (заступничество) (тому, кто нуждается в нем)!

Rusça — Osmanov

И как много на небесах ангелов, заступничество которых ничего не дает, за исключением тех случаев, когда Аллах разрешит [заступиться] тем, кому Он захочет и кем доволен!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Hur talrika änglarna i himlen än är, är deras förböner till ingen nytta, om inte Gud har gett Sitt tillstånd; och Han ger det till förmån för den Han vill och som funnit nåd inför Honom.