Kaf Suresi 37. Ayet — Elfaz
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
1اِنَّinnemuhakkak kiHarf-i Nasb
2فِيfīvardırHarf-i Cer
3ذٰلِكَƶālikebundaİşaret Zamiri
4لَذِكْرٰىle ƶikrābir öğütLam-ı Te'kid+İsimذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek
5لِمَنْli menkimse içinHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6كَانَkāneolanMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
7لَهُlehuonunHarf-i Cer+Zamir
9اَوْevyahutBağlaç
10اَلْقَىelḳāverenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.
11السَّمْعَs-sem'ǎkulakMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
12وَهُوَve huveve oHaliye Edatı+Zamir