Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ اَوْ اَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ

inne fī ƶālike le ƶikrā li men kāne lehu ḳalbun ev elḳā s-sem'ǎ ve huve şehīdun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinnemuhakkak ki
2فِيvardır
3ذٰلِكَƶālikebunda
4لَذِكْرٰىle ƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir öğüt
5لِمَنْli menkimse için
6كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
7لَهُlehuonun
8قَلْبٌḳalbunق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalbi
9اَوْevyahut
10اَلْقَىelḳāل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.veren
11السَّمْعَs-sem'ǎس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakkulak
12وَهُوَve huveve o
13شَهِيدٌşehīdunش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahid olarak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki bunda, gönlü olana, yahut görerek kulak verene ibret ve öğüt var elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki bunda, gönlü olana, yahut görerek kulak verene ibret ve öğüt var elbet.

Adem Uğur

Şüphesiz ki bunda aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

Ahmed Hulusi

Şüphesiz ki bu hatırlatıcı, şuur sahibi yahut uyanık olarak dinleyen kimse içindir!

Ahmet Tekin

Bu sûrede, hakkı idrak edebilecek aklı ve gönlü olan, dikkatli bir şekilde kulak veren kimse için öğütler vardır.

Ahmet Varol

Şüphesiz bunda kalbi olan yahut kendini vererek kulak asan kimse için bir öğüt vardır.

Ali Bulaç

Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki bu sûrede anılanlarda, aklı olan, yahud kendisi huzurlu bir kalb içinde olduğu halde (nasihatlere) kulak veren kimse için, bir ihtar; (bir ibret dersi) vardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, işte bunda, yürekleri açık olanlar veya tanık olarak kulak verenler için kesinlikle bir öğüt vardır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki bunda, aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

Bekir Sadak

Dogrusu bunda, kalbi olana veya hazir bulunup kulak verene ders vardir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki bunda kalbi olana veya hazır bulunduğu halde kulak verip dinleyene hatırlatma ve öğüt vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Aklı olan veya şuurlu olarak söze kulak veren kimse için bunda büyük ibret vardır.

Diyanet İşleri

Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz ki bunda aklı olan veya hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz ki bunda kalbi olan ve hazır bulunup kulak veren kimse için elbette bir öğüt vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve şuurla kulak tutan kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ki bu söylenende kalbi olan yahud şuhud halinde kulak tutan kimse için uyandıracak bir ıhtar vardır

Erhan Aktaş

Kuşkusuz bunda kalbi olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz bunda kalbi olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz bunda kalbi olan ve can kulağıyla dinleyen ve tanık olan kimseler için kesinlikle alınacak öğüt vardır.

Fizilal-il Kuran

Doğrusu bunda, kalbi olana veya şahid olarak kulak veren kimse için bir öğüt vardır.

Gültekin Onan

Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.

Hamdi Döndüren

Gerçekten bunda, kalbi olan veya hazır bulunup da kulak veren kimseler için bir öğüt vardır!

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki bunda aklı olan, yahud, kendisi huzuur (-ı kalb) içinde olarak, kulak veren kimseler için elbette bir öğüd (ve haatıra) vardır.

Hasib Asutay

Şüphesiz bunda kalbi olan veya hazır bulunup kulak veren (12) kimse için bir öğüt vardır. (12. Öğüt kabul eden.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki bunda, kalbi olan veya (fikren) hazır bulunup kulak veren kimseler için gerçekten bir ibret vardır.

İbni Kesir

Muhakkak ki bunda; kalbi olan veya hazır bulunup da kulak veren kimseler için elbette bir öğüt vardır.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bunda (akıl eden) bir kalbi olan, yani görerek ona kulak verenler için gerçeği hatırlatan (dersler) vardır.

Muhammed Esed

Bunda şüphesiz kalpleri açık olanlar, (yani) uyanık bir zihinle kulak verenler için bir uyarı vardır;

Mustafa İslamoğlu

Elbet bunda, (akleden) bir kalbe sahip olanlar için ibretlik bir uyarı vardır; veya pür dikkat bir şahit olarak kulak verenler için...

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, bunda elbette bir öğüt vardır, kendisi için bir kalb olan veya kendisi şahid olarak kulak veren kimse için.

Ömer Öngüt

Doğrusu bunda kalbi olan, yahut kendisi huzur içinde olduğu halde kulak veren kimse için bir öğüt vardır.

Suat Yıldırım

Elbette bunda, içinde bir kalb taşıyan veya zihnini derleyip toplayarak can kulağıyla dinleyen kimseler için alacak bir ders vardır.

Süleyman Ateş

Muhakkak ki bunda, kalbi olan, yahut şahid olarak (zihnini toplayarak dikkatle) kulak veren kimse için bir öğüt vardır.

Süleymaniye Vakfı

Bunda, (Allah'a yönelmiş) bir kalbe sahip olan veya şahit olarak (anlayıp kavrayarak gerçeklere) kulak veren kişi için doğru bilgiler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunda, kalp sahibi olan veya gidip (oraları bizzat) görerek anlatılanları dinleyen birinin aklından çıkmayacak bilgiler vardır.

Şaban Piriş

Şüphesiz bunda, kalbi olana veya kulak verene ve şahit olana bir ibret vardır.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt (zikir) vardır.

Ümit Şimşek

İşte bunda kalbi olan veya görerek kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, bunda, kalbi olan yahut tam bir tanık olarak kulak veren için mutlak bir öğüt vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, bunda həssas qəlbi olan, hazır durub diqqətlə qulaq asan kimsə üçün ibrət vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, bunda qəlb (ağıl) sahibi, yaxud (moizə edildiyi zaman bütün varlığı ilə) hazır olub (ona cani-dildən) qulaq asan kimsə üçün öyüd-nəsihət vardır!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Darin ist eine Ermahnung für jeden, der Verstand besitzt oder mit Bedacht der Rechtleitung zuhört.

Almanca — M. A. Rassoul

Hierin liegt wahrlich eine Ermahnung für den, der ein Herz hat oder zuhört und bei der Sache ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, darin ist doch eine Ermahnung für denjenigen, für den es einen Verstand gab oder der zuhörte, während er Zeuge war.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, there is what is commendable in this narrative and worthy of acceptance and regard for him whose heart has been touched with the Divine hand and has opened his heart's ears and his mind's eyes and has witnessed the ground for belief tending to prove the conclusion.

Abdul Haleem

There truly is a reminder in this for whoever has a heart, whoever listens attentively.

Abdullah Yusuf Ali

Verily in this is a Message for any that has a heart and understanding or who gives ear and earnestly witnesses (the truth).

Abul A'la Maududi

Verily there is a lesson in this for everyone who has a (sound) heart and who listens with an attentive mind.

Aisha Bewley

There is a reminder in that for anyone who has a heart, or who listens well, having seen the evidence.

Al-Hilali & Khan

Verily, therein is indeed a reminder for him who has a heart or gives ear while he is heedful.

Ali Quli Qarai

There is indeed an admonition in that for one who has a heart, or gives ear, being attentive.

Amatul Rahman Omar

All this contains a lesson for every such person as has (an understanding) heart, or gives ear (while) his mind is attentive.

Arthur John Arberry

Surely in that there is a reminder to him who has a heart, or will give ear with a present mind.

Bijan Moeinian

Indeed there is a lesson in this for the one who is conscious and have an ears which carefully listens.

E. Henry Palmer

Verily, in that is a reminder to whomsoever has a heart, or, gives ear, and is a witness thereto.

Edip-Layth

In this is a reminder for whoever has a heart, or cares to listen while he is heedful.

George Sale

Verily herein is an admonition unto him who hath a heart to understand, or giveth ear, and is present with an attentive mind.

Hamid S. Aziz

Most surely there is a reminder in this for him who has a heart or he gives ear and is a witness (or understands intelligently).

Mahmoud Ghali

Surely in that there is indeed a Reminding to him who has a heart, or is eager (Literally: cast "his" hearing) on hearing, and is a constantly present witness (to the Truth).

Marmaduke Pickthall

Lo! therein verily is a reminder for him who hath a heart, or giveth ear with full intelligence.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely there is a reminder in this for whosoever has a heart (to feel), or takes heed.

Muhammad Asad

In this, behold, there is indeed a reminder for everyone whose heart is wide-awake -that is, [every­one who] lends ear with a conscious mind -

Mustafa Khattab

Surely in this is a reminder for whoever has a ˹mindful˺ heart and lends an attentive ear.

Progressive Muslims

In that is a reminder for whoever has a heart, or cares to listen while he is heedful.

Sahih International

Indeed in that is a reminder for whoever has a heart or who listens while he is present [in mind].

Sam Gerrans

In that is a reminder for him who has a heart or gives ear with a conscious mind.

Shabbir Ahmed

Therein, behold, is a reminder for him who has a heart, that is, listens with a presence of mind. ((50:21). 'Aw' = Or = That is = So that = As it is = And so).

Syed Vickar Ahamed

Surely in this there is a Reminder and a Message for anyone who has a heart and understanding or who gives ear and truly sees (the truth).

Taqi Usmani

Indeed, there is a lesson in all this for him who has a heart and gives ear (to the truth) attentively.

The Monotheist Group

In that is a reminder for whoever has a heart, or cares to listen while he is heedful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il y a bien là un rappel pour quiconque a un cœur, prête lʹoreille tout en étant témoin.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman di vê de, ji bo her kesê ku jê re dilekî bîner hebe yan jî guhveçîn be şîret û bîranîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Daarin is een vermaning voor wie een hart heeft of wie scherp luistert als hij er getuige van is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, hierin is eene vermaning voor hem, die een hart heeft om te begrijpen, of zijn oor leent, en met een aandachtig gemoed aanwezig is.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, daarin is zeker een vermaning voor wie verstand heeft of wie luistert terwijl hij een getuige is.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, в этом [в наказании прежних народов гибелью] – напоминание тому, у кого есть разум или кто преклонил слух [прислушивается к тому, что ему говорят] и (в это время) он (сам) присутствует (разумом) [внимает речь]!

Rusça — Osmanov

Воистину, в сказанном - наставление тому, у кого есть сердце, кто слушает и кто способен понять.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

I detta ligger förvisso en påminnelse till den som har ett öppet sinne och som lyssnar uppmärksamt.