Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلٰى سَمْعِهِ وَقَلْبِهِ وَجَعَلَ عَلٰى بَصَرِهِ غِشَاوَةً فَمَنْ يَهْدِيهِ مِنْ بَعْدِ اللّٰهِ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

e fe raeyte meni tteḣaƶe ilāhehu hevāhu ve eDellehu (a)llahu ǎlā ǐlmin ve ḣateme ǎlā sem'ǐhi ve ḳalbihi ve ceǎle ǎlā beSarihi ğişāveten fe men yehdīhi min beǎ'di (a)llahi e fe lā teƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَرَاَيْتَe fe raeyteر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.gördün mü?
2مَنِmenikimseyi
3اتَّخَذَtteḣaƶeا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekedinen
4اِلٰهَهُilāhehuا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilah
5هَوٰيهُhevāhuه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayallerkeyfini
6وَاَضَلَّهُve eDellehuض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.ve saptırdığı
7اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
8عَلٰىǎlā-ye göre
9عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebir bilgi-
10وَخَتَمَve ḣatemeخ ت مMühürlemek/damgalamak/basmak/işaretlemek, bir şeyden kendini korumak, bir şey üzerinde etki yaratmak, bir şeyin sonuna ulaşmak, bir şeyin üzerini kaplamak, bir şeyden veya birisinden kaçınmak/uzaklaşmak, anlamak, kalbin inanmasını önlemek, umursamazlığı taklit etmekve mühürlediği
11عَلٰىǎlāüzerini
12سَمْعِهِsem'ǐhiس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakkulağının
13وَقَلْبِهِve ḳalbihiق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpve kalbini
14وَجَعَلَve ceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve çektiği
15عَلٰىǎlāüstüne
16بَصَرِهِbeSarihiب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgözünün
17غِشَاوَةًğişāvetenغ ش وaldatmak, kandırmak, gizlemek, hile yapmak, göz boyamak, yanıltmak, saklamakperde
18فَمَنْfe menşimdi kim?
19يَهْدِيهِyehdīhiه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.ona doğru yolu gösterecek
20مِنْmin
21بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
22اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
23اَفَلَاe fe lā
24تَذَكَّرُونَteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekdüşünmüyor musunuz?

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gördün mü dileğini mâbûd edineni ve hâlini bildiği halde Allah tarafından sapıklığa terkedileni ve onun kulağını ve kalbini mühürlemiştir ve gözüne de perde çekmiştir; artık Allah'tan sonra kim doğru yolu gösterebilir ona? Hâlâ mı öğüt ve ibret almazsınız?

Abdulkadir Gölpınarlı

Gördün mü dileğini mâbûd edineni ve hâlini bildiği halde Allah tarafından sapıklığa terkedileni ve onun kulağını ve kalbini mühürlemiştir ve gözüne de perde çekmiştir; artık Allahʼtan sonra kim doğru yolu gösterebilir ona? Hâlâ mı öğüt ve ibret almazsınız?

Adem Uğur

Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?

Ahmed Hulusi

Hevasını tanrı edinen; (bu yüzden) Allah'ın onu bilgisi (kabulü) doğrultusunda saptırdığı, algılaması ve hakikati hissedişini kilitlediği, görüşüne perde koyduğu kimseyi gördün mü? Allah'ın bu uygulamasından sonra onu kim hakikate erdirebilir ki! Hala düşünüp değerlendirmez misiniz?

Ahmet Tekin

Şahsî arzu ve ihtiraslarını, kendisine ilâh haline getireni; hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmeyeceğini bildiği için, Allah’ın hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanıdığı, kulaklarını duyarsız, kalbini, kafasını anlayışsız hale getirdiği, gözlerine perde çektiği, basiretini bağladığı kimseyi görmüyor musun? Allah’ın dışında kim onu doğru yola iletebilir? Hâlâ öğüt almayacak mısınız?

Ahmet Varol

Arzularını kendine ilah edinmiş ve Allah'ın kendisini bir bilgi üzere saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık onu Allah'tan sonra kim doğru yola iletebilir? Yine de düşünmüyor musunuz?

Ali Bulaç

Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), şimdi o kimseyi gördün ya: (Hidayeti bırakıb keyfine taparcasına) zevkini kendisine ilah edinmiş, Allah’da (sapıklığını bildiği) bir ilim üzerine onu şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyib gözüne de bir perde çekmiştir. Artık onu Allah’dan başka kim yola getirir? Hâlâ düşünmez misiniz?

Ali Rıza Safa

Yine de kendi isteklerini tanrı edinen kişiyi görüyor musun? Allah, onu bilerek saptırmış; kulaklarına ve yüreklerine damga vurmuş, gözlerine de perde çekmiştir. Artık, onu, Allah'tan başka, kim doğru yola eriştirebilir? Yine de düşünmüyor musunuz?

Bayraktar Bayraklı

Arzusunu tanrısı edineni; Allah'ın bir bilgiye dayanarak saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde çektiği insanı, hiç düşündün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola iletebilir? O halde, hiç düşünüp ders almaz mısınız?

Bekir Sadak

Heva ve hevesini tanri edinen, bilgisi oldugu halde Allah'in sasirttigi, kulagini ve kalbini muhurledigi, gozunu perdeledigi kimseyi gordun mu? Onu Allah'tan baska kim dogru yola eristirebilir? Ey insanlar! Anlamaz misiniz?

Celal Yıldırım

Kendi hevesini ilâh edinen ; Allah'ın, (durumunu) bildiği için saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği; gözünün üstüne bir perde gerdiği kimseye ne dersin ? Allah'tan sonra kim onu doğru yola çıkarabilir ? Artık iyice düşünmez misiniz ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Arzularını tanrı yerine koyan, Allah’ın -bilgisine rağmen (sapmayı tercih ettiği için)- kendini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi bir tasavvur et! Allah’tan sonra onu kim yola getirecek? Düşünmüyor musunuz?

Diyanet İşleri

Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah'ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

Diyanet İşleri (eski)

Heva ve hevesini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde Allah'ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Ey insanlar! Anlamaz mısınız?

Diyanet Vakfi

Hevâ ve hevesini tanrı edinen ve Allah'ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah'tan başka kim hidâyete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tanrısını hevesi edinen ve Allah'ın durumunu bilerek kendisini şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de perde çektiği kimseye şimdi bir baksana! Artık onu Allah'tan sonra kim yola getirebilir. Hala düşünmez misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya şimdi baksan a o kimseye ki ilahını hevası ittihaz etmiş, Allah da onu bir ılm üzerine şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir, artık onu Allahdan sonra kim yola getirir? Hala da düşünmezmisiniz?

Erhan Aktaş

Hevasını, ilahlaştıran kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hevasını, ilahlaştıran kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hevasını, ilahlaştıran kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir?

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Heva ve hevesini tanrı edinen Allah'ın bir bilgiye dayalı olarak şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünü perdelediği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hala anlamıyor musunuz?

Gültekin Onan

Şimdi sen, kendi hevasını tanrı edinen ve Tanrı'nın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Tanrı'dan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

Hamdi Döndüren

Tutkusunu ilâh edinen ve Allah’ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözüne perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi böyle birini, Allah’tan başka kim doğru yola iletebilir? O halde hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

Hasan Basri Çantay

Şimdi bana haber ver: Hevaa (ve heves) ini Tanrısı edinmiş, kendini, bir ilim üzerine, Allah şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş, gözüne de bir perde germiş bir adama Allahdan başka kim hidayet edebilir? Haala iyi düşünmeyecek misiniz?

Hasib Asutay

(Resulüm!) Heva (ve heve) sini kendine ilâh edinen, Allah'ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık onu Allah'tan başka kim doğru yola iletebilir? Hâlâ düşünmez misiniz?

Hayrat Neşriyat

İşte (nefsinin) arzusunu kendisine ilâh edinen ve Allah’ın (ezelî olan) bir ilim üzere(küfürlerindeki inadları yüzünden) dalâlete attığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üzerine de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Peki onu, Allah’dan sonra kim hidâyete erdirebilir? Hiç ibret almıyor musunuz?

İbni Kesir

Gördün mü, o kimseyi ki; heva ve hevesini kendisine tanrı edinmiş, bilgisi olduğu halde Allah onu şaşırtmış, kulağını, kalbini mühürlemiş ve gözüne perde koymuştur? Allah'tan sonra onu kim hidayete eriştirebilir? Hala düşünmeyecek misiniz?

Mehmet Okuyan

Arzusunu ilahı edineni ve Allah’ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, işitme (duyu)sunu ve kalbini mühürlediği ve gözünün üstüne de perde çektiği kişiyi gördün mü? Şimdi onu, Allah’a rağmen kim doğru yola ulaştırabilir ki! (Gerçeği) hatırlamayacak mısınız?

Muhammed Esed

Kendi arzu ve özlemlerini tanrı edinen ve (bunun üzerine) Allah'ın, (zihninin hidayete kapalı olduğunu) bilerek saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği ve gözlerinin üzerine bir perde çektiği (insan)ı, hiç düşündün mü? Allah(ın onu terk etmesin)den sonra kim ona doğru yolu gösterebilir? O halde, hiç düşünüp ders çıkarmaz mısınız?

Mustafa İslamoğlu

Keyfi kanaatini tanrısı yerine koyan ve Allah'ın kişiyi (kendi tercihine ilişkin) bir bilgiye dayalı olarak saptırdığı, kulaklarını ve kalbini mühürlediği, gözlerinin üzerine de tarifsiz bir perde çektiği malum tipleri gözünde canlandırabilir misin? Artık onu Allah'tan başka kim doğru yolu ulaştırabilir? Hala düşünüp ders almayacak mısınız?

Ömer Nasuhi Bilmen

Gördün mü o kimseyi ki kendi hevâsını kendisine tanrı edinmiş ve onu Allah bir bilgi üzerine şaşırtmış ve kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış ve gözü üzerine bir perde kılmış? Artık ona Allah'tan sonra kim hidâyet edebilir? Hâlâ düşünmez misiniz?

Ömer Öngüt

Nefsinin hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın da dalâleti hak ettiğini bilerek saptırdığı; kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözüne perde çektiği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?

Suat Yıldırım

Baksana kendi heva ve hevesini ilah edinen, ilmi olduğu halde Allah’ın kendisini şaşırtıp, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözlerine de perde çektiği kimsenin haline! Hakkı görmemekte ve azgınlıkta ısrar etmesi sebebiyle Allah’ın şaşırttığı bu kimseyi kim yola getirebilir? Düşünmüyor musunuz?

Süleyman Ateş

Keyfini tanrı edinen ve Allah'ın bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi ona Allah'tan sonra kim doğru yolu gösterecek? Düşünmüyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Bilerek yaptığı için Allah onu sapık saymıştır. (Sanki) onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra artık onu kim doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmaz mısınız?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık saymıştır. Sanki Allah onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız?"

Şaban Piriş

Şu heva ve hevesini ilah edineni gördün mü? Allah onu bir bilgi üzerinde sapıklıkta bırakmıştır. Kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözüne de perde çekmiştir. Allah'tan sonra kim onu doğru yola çıkarabilir? Hiç düşünmüyor musunuz?

Tefhim-ul Kuran

Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağı ve kalbi üzerine mühür vurduğu ve gözü üstüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp düşünmüyor musunuz?

Ümit Şimşek

Gördün mü heveslerini tanrılaştıranı? Allah onu bilgiyle saptırmış, kulağını ve kalbini mühürlemiş, gözlerini de perdelemiştir. Allah'tan sonra artık ona kim yol gösterebilir? Hiç düşünmüyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisinin ilahı olarak kendi duygu ve arzusunu almış kişiyi gördün mü? Allah onu bir ilim üzerine saptırmış, kulağı ve kalbi üzerine mühür basmış, gözünün üstüne de bir perde çekmiştir. Allah'tan sonra ona kim kılavuzluk edecektir. Hala düşünüp ibret almıyor musunuz?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Nəfsinin istəyini ilahiləşdirən şəxsi gördünmü? Allah əzəli elmi sayəsində onu azğınlığa saldı, qulağını və qəlbini möhürlədi, gözünə də pərdə çəkdi. Allahdan başqa kim onu doğru yola yönəldə bilər? Məgər düşünüb anlamırsınız?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Nəfsini özünə tanrı edən və Allahın bilərəkdən (onu hələ yaratmamışdan gələcəkdə kafir olacağını bildiyi üçün) yoldan çıxartdığı, qulağını və qəlbini möhürlədiyi, gözünə də pərdə çəkdiyi kimsəni gördünmü? Allahdan başqa kim onu doğru yola sala bilər?! Məgər düşünüb ibrət almırsınız? (Haqqı bildiyi halda küfr edənin cəzası, haqqı bilmədən, cahilliyi üzündən küfr edənin cəzasından daha ağırdır. Çünki alimlə cahilin məsʼuliyyəti eyni ola bilməz!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Siehst du, wie der eine seine Wünsche zur Gottheit erhebt und so wissentlich irregeht? Gott, Der sein Beharren auf dem Irrtum kennt, läßt ihn weiter irregehen, versiegelt ihm Gehör und Verstand und verschleiert ihm den Blick. Wer würde sie anstatt Gottes rechtleiten? Könnt ihr denn nicht nachdenken?

Almanca — Der Edle Quran

Was meinst du wohl zu jemandem, der sich als seinen Gott seine Neigung genommen hat, den Allah trotz (seines) Wissens hat in die Irre gehen lassen und dem Er das Gehör und das Herz versiegelt und auf dessen Augenlicht eine Hülle gelegt hat? Wer könnte ihn nach Allah rechtleiten? Bedenkt ihr denn nicht?

Almanca — M. A. Rassoul

Hast du den gesehen, der sich seine eigene Neigung zum Gott nimmt und den Allah auf Grund (Seines) Wissens zum Irrenden erklärt, und dem Er Ohren und Herz versiegelt, und auf dessen Augen Er einen Schleier gelegt hat? Wer sollte ihn außer Allah wohl richtig führen? Wollt ihr euch da nicht ermahnen lassen?

Almanca — Muhammad Zaidan

Hast du etwa denjenigen gesehen, der sich seine Neigung als seine Gottheit nahm, und ALLAH ihn mit Wissen abirren ließ und sein Gehör und sein Herz versiegelte und auf seine Augen (Sicht-)Blende machte, wer kann ihn rechtleiten nach ALLAH?! Entsinnt ihr euch nicht?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have you seen O Muhammad the one who is possessed by the idea directing him emotionally to take his personal vanity as his deity and look up to it in adoration, knowing that he is wrongful of action! and on that ground did Allah lead him into error and deny him intellectual hearing and close his heart's ears and veil his mind's eyes and dispose him to denseness of intellect! So conditioned, who then, besides Allah, can guide him to the path of righteousness? Will you people not ponder!

Abdul Haleem

[Prophet], consider the one who has taken his own desire as a god, whom God allows to stray in the face of knowledge, sealing his ears and heart and covering his eyes- who can guide such a person after God [has done this]? Will you [people] not take heed?

Abdullah Yusuf Ali

Then seest thou such a one as takes as his god his own vain desire? Allah has, knowing (him as such), left him astray, and sealed his hearing and his heart (and understanding), and put a cover on his sight. Who, then, will guide him after Allah (has withdrawn Guidance)? Will ye not then receive admonition?

Abul A'la Maududi

Did you ever consider the case of him who took his desire as his god, and then Allah caused him to go astray despite knowledge, and sealed his hearing and his heart, and cast a veil over his sight? Who, after Allah, can direct him to the Right Way? Will you not take heed?

Aisha Bewley

Have you seen him who takes his whims and desires to be his god – whom Allah has misguided knowingly, sealing up his hearing and his heart and placing a blindfold over his eyes? Who then will guide him after Allah? So will you not pay heed?

Al-Hilali & Khan

Have you seen him who takes his own lust (vain desires) as his ilâh (god)? And Allâh knowing (him as such), left him astray, and sealed his hearing and his heart, and put a cover on his sight. Who then will guide him after Allâh? Will you not then remember?

Ali Quli Qarai

Have you seen him who has taken his desire to be his god and whom Allah has led astray knowingly, and set a seal upon his hearing and his heart, and put a blindfold on his sight? So who will guide him after Allah? Will you not then take admonition?

Amatul Rahman Omar

Have you considered the case of him who has taken his own low desires for his god and whom Allâh has forsaken and adjudged as lost on the basis of (His infinite) knowledge, and whose ears and heart He has sealed and whose eyes He has covered with a veil? Who then will guide him after Allâh (has condemned him for his being given to evil ways)? Will you then pay no heed?

Arthur John Arberry

Hast thou seen him who has taken his caprice to be his god, and God has led him astray out of a knowledge, and set a seal upon his hearing and his heart, and laid a covering on his eyes? Who shall guide him after God? What, will you not remember?

Bijan Moeinian

Have you ever noticed a person who has made his whims his God [and has become a slave to his lust] in spite of his knowledge? God [in response] makes his hearing, sight and mind insensitive to the truth. Who can help such a person? Would you not then be mindful?

E. Henry Palmer

Hast thou considered him who takes his lusts for his god, and God leads him astray wittingly, and has set a seal upon his hearing and his heart, and has placed upon his eyesight dimness? who then shall guide him after God? Will they not then mind?

Edip-Layth

Have you seen the one who took his fancy as his god, and God led him astray, despite his knowledge, and He sealed his hearing and his heart, and He made a veil on his eyes? Who then can guide him after God? Will you not remember?

George Sale

What thinkest thou? He who taketh his own lust for his God, and whom God causeth knowingly to err, and whose ears, and whose heart He hath sealed up, and over whose eyes He hath cast a veil; who shall direct him, after God shall have forsaken him? Will ye not therefore be admonished?

Hamid S. Aziz

Have you then considered him who takes his vain desire for his God, and Allah has made him err purposely (or knowingly) and has set a seal upon his ear and his heart (understanding) and put a covering upon his eye. Who can then guide him after Allah? Will you not then be mindful?

Mahmoud Ghali

So have you seen him who has taken to him his prejudice to be his god, and Allah has led him into error in spite of a knowledge, (i. e., although he had (some) knowledge) and has sealed his hearing and his heart, and made an envelopment on his beholding? (i.e., eyesight) Who will then guide him ever after Allah? Will you then not be mindful?

Marmaduke Pickthall

Hast thou seen him who maketh his desire his god, and Allah sendeth him astray purposely, and sealeth up his hearing and his heart, and setteth on his sight a covering? Then who will lead him after Allah (hath condemned him)? Will ye not then heed?

Mohamed Ahmed - Samira

Just think: Who apart from God can show the way to him who deifies his ego into his god, whom God allows to go astray knowingly, and seals his ears and heart, and covers over his eyes with a veil? Why then do you not contemplate?

Muhammad Asad

HAST THOU ever considered [the kind of man] who makes his own desires his deity, and whom God has [thereupon] let go astray, knowing [that his mind is closed to all guidance], and whose hearing and heart He has sealed, and upon whose sight He has placed a veil? Who, then, could guide him after God [has abandoned him]? Will you not, then, bethink your­selves?

Mustafa Khattab

Have you seen ˹O Prophet˺ those who have taken their own desires as their god? ˹And so˺ Allah left them to stray knowingly, sealed their hearing and hearts, and placed a cover on their sight. Who then can guide them after Allah? Will you ˹all˺ not then be mindful?

Progressive Muslims

Have you seen the one who took his ego as his god, and God led him astray, despite his knowledge, and He sealed his hearing and his heart, and He made a veil on his eyes Who then can guide him after God Will you not remember

Sahih International

Have you seen he who has taken as his god his [own] desire, and Allah has sent him astray due to knowledge and has set a seal upon his hearing and his heart and put over his vision a veil? So who will guide him after Allah ? Then will you not be reminded?

Sam Gerrans

Hast thou then considered him who takes as his god his vain desire, and God sent him astray according to knowledge and sealed his hearing and his heart and set over his sight a covering? Then who will guide him after God? Will you then not take heed!

Shabbir Ahmed

Have you ever noted him who makes his desire his god? Consequently Allah lets him go astray despite his knowledge. The Divine Law seals his hearing and heart, and places a veil on his sight. Then who will lead him after he has left Allah? Will you not then take this admonition to heart? (46:26).

Syed Vickar Ahamed

Then do you see such (a person), the one who takes as his god his own foolish desire? Allah has, knowing (him as such), left him astray, and closed off his hearing and his heart (and understanding), and put a cover on his sight. Then, who will guide him after Allah (has taken away the Guidance)? Will you not then receive the warning?

Taqi Usmani

So, have you seen him who has taken his desires as his god, and Allah has let him go astray, despite having knowledge, and has sealed his ear and his heart, and put a cover on his eye? Now who will guide him after Allah? Still, do you not take lesson?

The Monotheist Group

Have you seen the one who took his desire as his god, and God led him astray, despite his knowledge, and He sealed his hearing and his heart, and He made a veil on his eyes? Who then can guide him after God? Will you not remember?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Vois-tu celui qui prend sa passion pour sa propre divinité? Et Allah lʹégare sciemment et scelle son ouïe et son cœur et étend un voile sur sa vue. Qui donc peut le guider après Allah? Ne vous rappelez-vous donc pas?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma te nedît, ew ê ku hewesa xwe ji xwe re kire îlah? Piştî ku zanîn gihaştê Xwedê ew gumrah kir, guh û dilê wî mor kir û perde bi ser çavê wî de anî. Êdî ji Xwedê pê ve kî heye ku wî bîne ser riya rast? Ma hê jî hûn tênagihîjin?!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Heb je gezien naar hem die zijn grillen tot zijn god maakt? God heeft hem bewust tot dwaling gebracht en zijn gehoor en zijn hart verzegeld en over zijn ogen is een sluier. Wie zou hem na God nog de weg kunnen wijzen? Zullen jullie je niet laten vermanen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat denkt gij? Hij, die zijne eigene lust boven God verkiest, en dien God voorbedachtelijk heeft doen dwalen, en wiens ooren en wiens hart hij heeft dichtgezegeld, en over wiens oogen hij een sluier heeft geworpen, wie zal dien richten, nadat God hem aan zijn lot zal hebben overgelaten?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве же ты не видел того, кто взял себе богом свою прихоть [руководствуется своей прихотью в своих делах]? И Аллах ввел его в заблуждение при знании [после того, как до него дошло истинное знание и ясные доводы] и положил печать на его слух [и он не слышит наставления] и сердце [он нисколько не понимает истину], а на его зрение положил покров [завесу] (и он не видит знамений Аллаха). Кто же его наставит на истинный путь [кто сможет сделать это] после Аллаха [после того, как Аллах заблудил его]? Разве вы (о, люди) не внемлете (этим увещаниям) [неужели вы не возьмете пользу от этих наставлений]?

Rusça — Osmanov

Разве ты не видел того, кто избрал своим богом низменное желание; кого Аллах, исходя из Своего знания, сбил с пути, наложил на его уши и сердце печать, а на глаза опустил завесу? Кто же наставит его на прямой путь после того, что сделал с ним Аллах? Неужели же вы (т. е. неверные) не образумитесь?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HUR SER du (Muhammad) på den som gör sina egna passioner till gud? Eftersom Gud vet (att hans sinne är stängt för all vägledning), har Han låtit honom gå vilse och tillslutit hans öron och förseglat hans hjärta och bundit för hans ögon. Vem kan vägleda honom sedan Gud (har övergett honom)? Skall ni inte tänka över detta