Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِهِ وَالْاَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِهِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

ve mā ḳaderū (a)llahe Haḳḳa ḳadrihi ve l-erDu cemīǎn ḳabDetuhu yevme l-ḳiyāmeti ve s-semāvātu meTviyyātun bi yemīnihi subHānehu ve teǎālā ǎmmā yuşrikūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2قَدَرُواḳaderūق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmıştakdir edemediler
3اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
4حَقَّHaḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgereği gibi
5قَدْرِهِḳadrihiق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışO'nun kadrini
6وَالْاَرْضُve l-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yer
7جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.tamamen
8قَبْضَتُهُḳabDetuhuق ب ضEl ile dokunarak/hissederek almak, kapatmak, kavramak, tutmak, yakalamak, bir araya toplamak/çekmek/birleştirmek, sahiplenmek, kuşlarla ilgili olarak kanatlarını toplamak, uçuşta/tempoda hızlı olmak.O'nun avucu içindedir
9يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
10الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
11وَالسَّمٰوَاتُve s-semāvātuس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)ve gökler
12مَطْوِيَّاتٌmeTviyyātunط و يRulo yapmak, katlamak.dürülmüştür
13بِيَمِينِهِbi yemīnihiي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.sağ elinde
14سُبْحَانَهُsubHānehuس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmekO münezzehtir
15وَتَعَالٰىve teǎālāع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakve yücedir
16عَمَّاǎmmā-ndan
17يُشْرِكُونَyuşrikūneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.onların ortak koştukları-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ı, gereği gibi ululamadılar ve yeryüzü, kıyâmet gününde, tamâmıyla kudret avucundadır onun ve gökler de, kudretiyle dürülmüştür; münezzehtir ve yücedir o, şirk koşanların şirk koştukları şeylerden.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼı, gereği gibi ululamadılar ve yeryüzü, kıyâmet gününde, tamâmıyla kudret avucundadır onun ve gökler de, kudretiyle dürülmüştür; münezzehtir ve yücedir o, şirk koşanların şirk koştukları şeylerden.

Adem Uğur

Onlar Allah'ı hakkıyla tanıyıp bilemediler. Kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun tasarrufundadır. Gökler O'nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, müşriklerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.

Ahmed Hulusi

Allah'ı hakkıyla değerlendiremediler! Kıyamet sürecinde arz bütünüyle O'nun kabzasındadır (avucunun içindedir); semalar O'nun sağ eliyle dürülmüşlerdir. . . O, onların şirk koştuklarından münezzehtir, Ali'dir.

Ahmet Tekin

Onlar, Allah’ın, yüceliğini, kudretini, kadrini, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah’ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. Kıyamet günü bütün yerküre O’nun tasarrufundadır. Gökler O’nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında ortak koşanların kendisine koştukları ortaklardan münezzehtir, yüceler yücesidir.

Ahmet Varol

Onlar Allah'ı gereği gibi bilemediler. Oysa kıyamet günü yer tamamen O'nun avucundadır ve gökler sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.

Ali Bulaç

Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O'nun avucu (kabzası)ndadır; gökler de sağ eliyle dürülüp bükülmüştür. O, şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir.

Ali Fikri Yavuz

O kâfirler, Allah’ı gerektiği gibi takdir edemediler (büyüklüğünü anlıyamadılar). Halbuki kıyamet günü, yer küresi tamamen O’nun tasarrufundadır. Gökler de, kudret elinde dürülmüşlerdir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

Ali Rıza Safa

Oysa Allah'ın değerini gereği gibi ölçümleyemediler. Yeniden Yaratılış Günü'nde, tüm yeryüzü O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortaklar koştuklarından ayrıktır ve Yüceler Yücesidir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Allah'ı gerektiği şekilde takdir edemediler. Kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun tasarrufundadır. Gökler O'nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. Allah, onların ortak koşmalarından uzak ve yücedir.

Bekir Sadak

Onlar Allah'i geregi gibi degerlendiremediler. Butun yeryuzu, kiyamet gunu O'nun avucundadir; gokler O'nun kudretiyle durulmus olacaktir. O, putperestlerin ortak kosmalarindan yuce ve munezzehtir.

Celal Yıldırım

Onlar, Allah'ı (O'nun kudret ve yüceliğini, denge ve düzenini) hakkıyle takdir edemediler. Oysa yeryüzü Kıyamet günü O'nun kudret avucundadır. Gökler de O'nun (kudretini temsîl eden) sağ elinde katlanmış olacak. O, (inkarcı nankörlerin) ortak koştuklarından yücedir, münezzehtir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar Allah’ı gereği gibi takdir edip tanımadılar. Kıyamet gününde bütün dünya O’nun avucundadır; gökler de O’nun kudret elinde dürülüp bükülmüştür. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan uzaktır ve yücedir.

Diyanet İşleri

Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Bütün yeryüzü, kıyamet günü O'nun avucundadır; gökler O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O, putperestlerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.

Diyanet Vakfi

Onlar Allah'ı hakkıyla tanıyıp bilemediler. Kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun tasarrufundadır. Gökler O'nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, müşriklerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü O'nun avucundadır. Gökler de kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yüksektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, Allah'ı gerektiği gibi takdir edemediler. Oysa bütün yeryüzü kıyamet gününde O'nun tasarrufunda olacak, gökler de O'nun kudretiyle katlanmış olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yücedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahı hakkıyle takdir edemediler, halbuki bütün Arz Kıyamet günü onun bir kabzası gökler de yeminine dürülmüşlerdir, çok münezzeh ve çok yüksektir o sübhan onların şirkinden

Erhan Aktaş

Allah'ı hakkıyla takdir etmediler. Yeryüzü, kıyamet günü tamamıyla O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ı hakkıyla takdir etmediler. Yeryüzü, Kıyamet Günü tamamıyla O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ı hakkıyla takdir etmediler. Yeryüzü, Kıyamet Günü tamamıyla O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

Fizilal-il Kuran

Onlar, Allah'ı gereği gibi bilemediler. Oysa kıyamet günü yeryüzü, bütünü ile O'nun avucu içindedir. Gökler de O'nun sağ elinde dürülmüştür. O, müşriklerin ortak koşmalarından uzak ve yücedir.

Gültekin Onan

Onlar Tanrı'nın gerçek gücünü ölçemediler / değerlendiremediler veya Tanrı'nın gücünü gerçekten / gerektiği gibi değerlendiremediler (bence ilki). Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O'nun avucu (kabzası)ndadır; gökler de sağ eliyle dürülüp bükülmüştür. O, şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir.

Hamdi Döndüren

Onlar, Allah’ı gereği gibi anlayamadılar. Oysa kıyamet günü yer, tam olarak O’nun avucunda, gökler de sağ elinde dürülmüştür. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir!

Hasan Basri Çantay

(Müşrikler) Allahı hak (ve layık) olduğu vech ile takdir etmediler. Halbuki kıyamet günü (küre-i) arz topdan (ancak) Onun kabzasıdır. Gökler de Onun sağ eliyle (toplanıp) dürülmüşlerdir (dürüleceklerdir). O, müşriklerin (kendisine) katmakda oldukları ortaklardan münezzehdir, çok yücedir.

Hasib Asutay

Ve (onlar) Allah'ı gereği gibi takdir edemediler. Oysa kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun avucunda (tasarrufunda)dır. Gökler de sağ eliyle (kudretiyle) dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (o kullar) Allah’ı şânının hakkıyla takdîr edemediler (tanıyamadılar, lâyıkıyla kulluk edemediler). Fakat kıyâmet günü, yer tamâmen O’nun avucunda (mülkü ve tasarrufunda)dır; gökler de O’nun sağ eliyle (kudretiyle) dürülmüşlerdir. O, (onların) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek münezzeh ve pek yücedir.

İbni Kesir

Onlar Allah'ı şanına yaraşır şekilde takdir edemediler. Halbuki kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüştür. O; koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir.

Mehmet Okuyan

(İnkârcılar) Allah’ı gerektiği gibi tanımadılar. Kıyamet günü bütün yer, O’nun yetkisindedir. Gökler de O’nun sağ eliyle (kudretiyle) dürülmüş (olacaktır). O, onların ortak koştuklarından yücedir ve uzaktır.

Muhammed Esed

Onlar, (O'ndan başkasına kulluk edenler,) Allah hakkında doğru bir anlayışa sahip değiller; çünkü bütün yeryüzü, Kıyamet Günü O'nun için avuç içi kadar bir şey olacaktır, gökler de O'nun sağ elinde dürülmüş hale gelecek. O kudret ve egemenliğinde sınırsızdır ve onların ortak koştukları her şeyin kat kat üstündedir!

Mustafa İslamoğlu

Nitekim onlar Allah'ı hakkıyla takdir edemediler; oysa ki bütün yeryüzü Kıyamet Günü O'nun tasarrufundadır; gökler ise O'nun kudret eliyle dürülmüştür: Yüceler yücesi olan O, onların şirk koştukları her şeyin ötesinde aşkın bir varlıktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve (müşrikler) Allah'ı hakk-ı azâmeti veçhile takdir edemediler. Ve kıyamet günü yeryüzü toptan O'nun bir kabzasındadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüşlerdir. O şerik koştukları şeylerden münezzehtir ve mütealîdir.

Ömer Öngüt

Onlar Allah'ı lâyıkıyla takdir edip bilemediler. Yer kıyamet günü O'nun avucundadır. Gökler ise sağ eliyle dürülmüştür. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yüce ve münezzehtir.

Suat Yıldırım

Ama onlar, Allah’ın kudret ve azametini hakkıyla takdir edemediler, O’na lâyık tazimi göstermediler. Halbuki bütün bir dünya kıyamet günü O’nun avucunda, gökler âlemi de bükülmüş olarak elinin içindedir. Böyle bir azamet ve hâkimiyet sahibi olan Allah, onların uydurdukları ortaklardan yücedir, münezzehtir.

Süleyman Ateş

Allah'ı gereği gibi bilemediler. Halbuki kıyamet günü yer, tamamen O'nun avucu içindedir, gökler de sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a hak ettiği ölçüde değer vermediler. Kıyamet /mezardan kalkış günü yeryüzü bütünüyle onun avucundadır, gökler ise onun eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların şirk koştuklarından uzak ve yücedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ı gereği gibi değerlendirmediler. Oysaki (mezardan) kalkış günü yeryüzü, O'nun avucunun içinde olacak, gökler ise O'nun gücüyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak saydıklarından uzak ve yücedir.

Şaban Piriş

Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Yer tamamen onun avucundadır, kıyamet günü gökler de sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, koştukları şirklerden uzak ve çok yücedir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet günü yer, bütünüyle O'nun avucu (kabzası)ndadır, gökler de sağ eliyle dürülüp bükülmüştür. O, onların şirk koşmakta olduklarından münezzeh ve yücedir.

Ümit Şimşek

Onlar Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet gününde bütün yeryüzü Onun avucunda, gökler ise dürülmüş halde elindedir. O her kusurdan münezzeh, onların ortak koştukları şeylerden de yücedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Oysaki kıyamet günü, yeryüzü tamamen O'nun avucudur/avucundadır; gökler de O'nun sağ elinde/kudretinde dürülmüş haldedir. Şanı yücedir O'nun; arınmıştır onların ortak koştuklarından.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Allahı layiqincə qiymətləndirmədilər. Halbuki Qiyamət günü yer bütünlüklə Onun Ovcunda olacaq, göylər isə Onun Əli ilə büküləcəkdir. O, pakdır, müqəddəsdir və onların Ona qoşduqları şəriklərdən ucadır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklər) Allahı lazımınca qiymətləndirmədilər (uca tutmadılar). Halbuki qiyamət günü yer bütünlüklə Onun ovcunun içində olacaq, göylər isə Onun sağ əli ilə büküləcəkdir (yerin də, göyün də hökmü ancaq Allahın əlindədir, bütün kainat Allahın qüdrətinə tabedir). (Allah müşriklərin Ona) aid etdikləri sifətlərdən tamamilə uzaq və ucadır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie haben Gott nicht gebührend erkannt, verstanden und gewürdigt. Die ganze Erde wird Er am Jüngsten Tag umfassen, als läge sie in Seiner geballten Faust; desgleichen die Himmel, als hätte Er sie in Seiner Rechten zusammengefaltet. Erhaben und hoch ist Er über allem, was sie Ihm beigesellen.

Almanca — Der Edle Quran

Sie haben Allah nicht eingeschätzt, wie es Ihm gebührtʹ, wo die ganze Erde am Tag der Auferstehung in Seiner Hand gehalten wird und (auch) die Himmel in Seiner Rechten zusammengefaltet sein werden. Preis sei Ihm! Erhaben ist Er über das, was sie (Ihm) beigesellen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie haben Allah nicht richtig nach Seinem Wert eingeschätzt. Und am Tage der Auferstehung wird die ganze Erde in Seinem Griff sein, und die Himmel werden in Seiner Rechten zusammengerollt sein. Preis (sei) Ihm! Hoch Erhaben ist Er über das, was sie anbeten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie erwiesen ALLAH nicht die Ehrung, die Ihm gebührt. Und die Erde insgesamt ist wie eine Handvoll Ihm gegenüber am Tag der Auferstehung. Und die Himmel sind zusammengerollt mit Seiner Allmacht. Gepriesen-erhaben ist ER und immer höher über das, was sie an Schirk betreiben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they* have not credited Allah with the attributes asserted as His own and they fail to ponder His marvels crediting His Omnipotence. which they shall realize in Day of Judgement. The earth with all its contents shall be under His command and His control as though it were an object firmly grasped with the fist and the heavens folded in His right hand. Praise be to Him and extolled are His glorious attributes. He is infinitely beyond all those they incorporate with Him.

Abdul Haleem

These people have no grasp of God’s true measure. On the Day of Resurrection, the whole earth will be in His grip. The heavens will be rolled up in His right hand- Glory be to Him! He is far above the partners they ascribe to Him!-

Abdullah Yusuf Ali

No just estimate have they made of Allah, such as is due to Him: On the Day of Judgment the whole of the earth will be but His handful, and the heavens will be rolled up in His right hand: Glory to Him! High is He above the Partners they attribute to Him!

Abul A'la Maududi

They did not recognise the true worth of Allah. (Such is Allah's power that) on the Day of Resurrection the whole earth will be in His grasp, and the heavens shall be folded up in His Right Hand. Glory be to Him! Exalted be He from all that they associate with Him.

Aisha Bewley

They do not measure Allah with His true measure. The whole earth will be a mere handful for Him on the Day of Rising, the heavens folded up in His right hand. Glory be to Him! He is exalted above the partners they ascribe!

Al-Hilali & Khan

They made not a just estimate of Allâh such as is due to Him. And on the Day of Resurrection the whole of the earth will be grasped by His Hand[1] and the heavens will be rolled up in His Right Hand.Glorified be He, and High be He above all that they associate as partners with Him!

Ali Quli Qarai

They do not regard Allah with the regard due to Him, yet the entire earth will be in His fist on the Day of Resurrection, and the heavens, scrolled, in His right hand. Immaculate is He and exalted above [having] any partners that they ascribe [to Him].

Amatul Rahman Omar

They have not yet appreciated (the attributes of) Allâh with the importance and appreciation that He deserves. The earth altogether shall be in His grip of power on the Day of Resurrection, and the heavens shall be rolled up in His All-Powerful hand (and will so lie at His absolute disposal). Holy is He. (He is) far above and beyond the things these (polytheists) associate (with Him).

Arthur John Arberry

They measure not God with His true measure. The earth altogether shall be His handful on the Day of Resurrection, and the heavens shall be rolled up in His right hand. Glory be to Him! High be He exalted above that they associate!

Bijan Moeinian

They have never honored God the way that He should be honored. God is so Great that on the Day of resurrection the earth will be in His grasp. In fact all universes [with their billions of galaxies] are [as a figure of speech] folded in his right hand. Glorified be God; it is beyond God’s dignity to have a partner.

E. Henry Palmer

And they do not value God at His true value; while the earth all of it is but a handful for Him on the resurrection day, and the heavens shall be rolled up in His right hand! Celebrated be His praise! and exalted be He above what they associate with Him!

Edip-Layth

They have not given God His true worth; and the whole earth is within His fist on the day of resurrection, and the heavens will be folded in His right hand. Be He glorified; He is much too high above what they set up.

George Sale

But they make not a due estimation of God: Since the whole earth shall be but his handful, on the day of resurrection; and the heavens shall be rolled together in his right hand. Praise be unto Him! And far be He exalted above the idols which they associate with Him!

Hamid S. Aziz

And they have not honoured Allah with the honour that is due to Him; and the whole earth shall be in His grip on the Day of Resurrection and the heavens rolled up in His right hand; Glorified is He, and High Exalted above all that they ascribe as partners (unto Him).

Mahmoud Ghali

And in no way did they estimate Allah His true estimate; and the earth all together will be His grasp on the Day of the Resurrection, and the heavens will be folded in His Right Hand. All Extolment be to Him, and Supremely Exalted be He above whatever they associate (with Him)!

Marmaduke Pickthall

And they esteem not Allah as He hath the right to be esteemed, when the whole earth is His handful on the Day of Resurrection, and the heavens are rolled in His right hand. Glorified is He and High Exalted from all that they ascribe as partner (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

They do not esteem God as is rightly due to Him. The whole earth would be a fistful of His on the Day of Resurrection, and the heavens would be rolled up in His right hand. Too immaculate is He and too high for what they associate with Him!

Muhammad Asad

And no true understanding of God have they [who worship aught beside Him], inasmuch as the whole of the earth will be as a [mere] handful to Him on Resurrection Day, and the heavens will be rolled up in His right hand: limitless is He in His glory, and sublimely exalted above anything to which they may ascribe a share in His divinity!

Mustafa Khattab

They have not shown Allah His proper reverence—when on the Day of Judgment the ˹whole˺ earth will be in His Grip, and the heavens will be rolled up in His Right Hand. Glorified and Exalted is He above what they associate ˹with Him˺!

Progressive Muslims

And they have not given God His true worth; and the whole Earth is within His fist on the Day of Resurrection, and the heavens will be folded in His right hand. Be He glorified; He is much too high above what they set up.

Sahih International

They have not appraised Allah with true appraisal, while the earth entirely will be [within] His grip on the Day of Resurrection, and the heavens will be folded in His right hand. Exalted is He and high above what they associate with Him.

Sam Gerrans

And they measured God not with the measure due Him. And the earth altogether will be His handful on the Day of Resurrection, and the heavens will be folded up in His right hand. Glory be to Him! And exalted is He above that to which they ascribe a partnership!

Shabbir Ahmed

And they (mankind) do not esteem Allah as He has the right to be esteemed. When mankind stand at their feet, His Law will be held Supreme in the human society as it is in the Universe. (As an allegory) on the Resurrection Day the entire earth will be as a mere handful to Him, and the heavens will be rolled up in His Right Hand. Glorious is He, Sublimely Exalted Above all that they associate with Him. (6:92), (21:20-23), (22:75), (43:84).

Syed Vickar Ahamed

They have not made just estimate of Allah, like that which is due to Him: And on the Day of Judgment the whole of the earth will be held firmly by His hand, and the heavens will be rolled up in His right hand: Glory to Him! And He is high above the partners that they make up for Him!

Taqi Usmani

They did not hold Allah in His true esteem. The whole earth will be in a single grip of His hand on the Day of Doom, and the heavens (will be) rolled up on his right hand. Pure is He, far too higher than what they associate with Him.

The Monotheist Group

And they have not given God His true worth; and the whole earth is within His fist on the Day of Resurrection, and the heavens will be folded in His right hand. Be He glorified and exalted above what they set up.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils nʹont pas estimé Allah comme Il devrait lʹêtre alors quʹau Jour de la Résurrection, Il fera de la terre entière une poignée, et les cieux seront pliés dans Sa (main) droite. Gloire à Lui! Il est au-dessus de ce quʹils Lui associent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan qedrê Xwedê bi awayekî ku layîqî Wî be û babetî mezinahiya Wî be negirt. Hal ev e ku roja qiyametê erd tev di teserûfatiya Wî de ye. Asîman jî di destê Wî yê rastê de li hev pêçandî ye. Xwedê ji tiştên ku ji Wî re dikin şerîk pak û bilind e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij hebben God niet op Zijn juiste waarde geschat. De gehele aarde zal namelijk op de opstandingsdag in Zijn greep zijn en de hemelen zullen zijn samengevouwen in Zijn rechterhand. Hij zij geprezen, verheven als Hij is boven wat zij aan Hem als metgezellen toevoegen.

Hollandaca — Siregar

En zij achten Hem niet met de achting die Hem toekomt, terwijl Hij de gehele aarde in zijn greep heeft op de Dag van de Opstanding en de hemelen in Zijn Rechterhand opgerold zullen zijn. Heilig is Hij en Verheven boven wat zij toekennen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не почтили они [многобожники] Аллаха должным образом (приравняв Ему свои измышленные божества), а (ведь Его величие таково), (что) вся земля (будет) (всего лишь) пригоршней (в Его руке) в День Воскресения, и небеса (будут) скручены Его десницей [правой рукой]. Преславен Он и превыше того, что они [многобожники] придают Ему в сотоварищи [пречист, чтобы иметь равных Себе]!

Rusça — Osmanov

Они не воздали Аллаху должным образом, а вся земля в День воскресения пребудет в Его власти, и свернет десница Его [свиток] небес. Пречист Он и превыше того, чтобы признавали [иных] равными Ему.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De underskattar sannerligen Gud (som jämför Honom med bilder huggna i sten)! På Uppståndelsens dag skall jorden vara (som) en nypa (grus) för Honom och himlarna skall ligga hoprullade i Hans högra hand. Nej, stor är Han i Sin härlighet, höjd högt över allt vad (människor) sätter vid Hans sida!