Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
فَغَفَرْنَا لَهُ ذٰلِكَ وَاِنَّ لَهُ عِنْدَنَا لَزُلْفٰى وَحُسْنَ مَاٰبٍ
fe ğafernā lehu ƶālike ve inne lehu ǐndenā le zulfā ve Husne mābin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz de onun bu suçunu örttük ve şüphe yok ki onun, katımızda bir yakınlık derecesi ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve biz de onun bu suçunu örttük ve şüphe yok ki onun, katımızda bir yakınlık derecesi ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.
Adem Uğur
Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır.
Ahmed Hulusi
Bunun üzerine onu, Onun için mağfiret ettik. . . İndimizde Onun için yakınlık ve dönüşün güzeli var.
Ahmet Tekin
Bu davranışından dolayı onu bağışladık. Yanımızda onun bir yakınlığı, bir değeri var. Cennet’te güzel bir makamı var.
Ahmet Varol
Biz de onun bu (hatası)nı bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda bir yakınlığı ve güzel bir varış yeri (veya geleceği) vardır.
Ali Bulaç
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun Bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Ali Fikri Yavuz
Biz de onun bu hatasını bağışladık. Gerçekten onun, bizim katımızda bir yakınlığı ve güzel bir akıbeti (cenneti) vardır.
Ali Rıza Safa
Böylece, Onu bağışladık. Kuşkusuz, katımızda, Onun bir yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Bayraktar Bayraklı
Biz de onu, verdiği bu hükümden dolayı bağışladık. Katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
Bekir Sadak
Boylece onu bagislamistik. Katimizda onun yakinligi ve guzel bir gelecegi vardir.
Celal Yıldırım
Biz de onu bağışladık ve şüphesiz ki onun yanımızda yakınlığı, dönüş ve sonuç güzelliği vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz de onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı, güzel bir geleceği vardır.
Diyanet İşleri
Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Diyanet İşleri (eski)
Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Diyanet Vakfi
Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz de bu hatasını kendisine bağışladık. Gerçekten ona, yanımızda bir yakınlık ve akibet (dönüş) güzelliği vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de onu kendisine mağfiret buyurduk ve hakıkat ona ındimizde kat'i bir yakınlık ve bir akıbet güzelliği vardır
Erhan Aktaş
Böylece onu bundan dolayı bağışladık. Onun yanımızda yüksek konumu ve iyi bir sığınağı vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Böylece onu bundan dolayı bağışladık. Onun yanımızda yüksek konumu ve iyi bir sığınağı vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Böylece onu bundan dolayı bağışladık. Onun yanımızda yüksek konumu ve iyi bir sığınağı vardır.
Fizilal-il Kuran
Böylece onu bağışladık. Yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır.
Gültekin Onan
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri (meab) vardı.
Hamdi Döndüren
Biz de, bundan dolayı onu bağışladık. Çünkü yanımızda, ona bir yakınlık ve güzel bir gelecek vardır.
Hasan Basri Çantay
Biz de onu saalih (bir zat olarak) intihab etdik. Nezdimizde onun muhakkak bir yakınlığı ve bir akıbet güzelliği vardır.
Hasib Asutay
Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine (biz de) ondan bunu (bu zellesini) affettik. Ve şübhesiz ki katımızda onun için elbette bir yakınlık ve güzel bir âkıbet vardır.
İbni Kesir
Bunun üzerine Biz de onu bağışladık. Onun için şüphesiz ki katımızda yüksek bir makam ve güzel bir sonuç vardır.
Mehmet Okuyan
Biz de bu işte onu bağışlamıştık. Şüphesiz ki yanımızda onun için (özel) bir yakınlık ve güzel bir varış yeri vardır.
Muhammed Esed
Biz de bu (günahı)nı bağışladık, (öteki dünyada) o'nu Bizim yakınlığımız ve menzillerin en güzeli beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz de bu (hatasını) bağışladık: elbet onu, Bizim katımıza yakınlık ve güzel bir son beklemektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
(25-26) Artık bunun için O'nu yarlığadık ve şüphe yok ki, O'nun için Bizim katımızda elbette bir yakınlık vardır ve bir akıbet güzelliği vardır. Ey Dâvûd! Şüphe yok ki, Biz seni yeryüzünde halife kıldık. Artık nâs arasında hak ile hükmet ve hevâya tâbi olma, sonra seni Allah'ın yolundan şaşırtır. Muhakkak o kimseler ki, Allah yolundan saparlar, onlar için hesap gününü unutmuş oldukları için bir şiddetli azap vardır.
Ömer Öngüt
Biz de onu bağışladık. Şüphesiz ki onun bizim katımızda yakınlığı ve âkibet güzelliği vardır.
Suat Yıldırım
Onun bu hatasını bağışladık. Muhakkak ki onun Bize yakınlığı ve güzel bir âkıbeti vardır.
Süleyman Ateş
Biz de ondan bunu affettik. Yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Süleymaniye Vakfı
Biz de onun yaptığını bağışladık. Şüphesiz onun için katımızda bir yakınlık ve varılacak güzel bir yer vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz de onun hatasını bağışladık. Katımızda bize daha yakın olma ve mutlu son onun hakkıdır.
Şaban Piriş
İşte böylece biz onu bağışlamıştık. Katımızda onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek hazırlamıştık.
Tefhim-ul Kuran
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Ümit Şimşek
Biz de onu bağışladık. Onun için katımızda bir yakınlık ve güzel bir âkıbet vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de ondan o günahı affettik. Katımızdan onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek var.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz bunu ona bağışladıq. Həqiqətən, o Bizə yaxın olanlardandır və onun üçün gözəl qayıdış yeri hazırlanmışdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz bunu (o biri iddiaçını dinləməyərək onu zülmkar adlandırmasını və ya belə bir səhv zənnə düşməsini) ona bağışladıq. Həqiqətən, o, (qiyamət günü) dərgahımıza yaxın olacaq və onun qayıdıb gələcəyi yer də gözəl olacaqdır (yaxud onu dünyada çoxlu neʼmət, axirətdə isə gözəl sığınacaq – Cənnət gözləyir).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir vergaben ihm dies. Er stand Uns andächtig nahe und wird bei Uns eine schöne Rückkehr finden.
Almanca — Der Edle Quran
Und so vergaben Wir ihm dies. Für ihn wird es fürwahr (den Zutritt in) Unsere Nähe und eine schöne Heimstatt geben.
Almanca — M. A. Rassoul
Darum vergaben Wir ihm dies; und wahrlich, er hatte nahen Zutritt zu Uns und eine herrliche Einkehr (bei Uns)
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann vergaben WIR ihm dieses. Und gewiß, für ihn gibt es bei Uns doch nähere Stellung und schöne Rückkehr.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We forgave him this "fall" and He enjoyed endearment and a high station of dignity and distinction in the company of those in Our realm of heaven and excellent shall be his final place of destination.
Abdul Haleem
We forgave him [his misdeed]. His reward will be nearness to Us, a good place to return to.
Abdullah Yusuf Ali
So We forgave him this (lapse): he enjoyed, indeed, a Near Approach to Us, and a beautiful place of (Final) Return.
Abul A'la Maududi
Thereupon We forgave him his shortcoming and indeed (an exalted position of) nearness awaits him, and an excellent resort.
Aisha Bewley
So We forgave him for that and he has nearness to Us and a good Homecoming.
Al-Hilali & Khan
So We forgave him that, and verily, for him is a near access to Us, and a good place of (final) return (Paradise).
Ali Quli Qarai
So We forgave him that and indeed he has [a station of] nearness with Us and a good destination.
Amatul Rahman Omar
So We gave him that protection (sought for by him from that danger he felt). And verily he enjoyed Our close proximity and an excellent status.
Arthur John Arberry
Accordingly We forgave him that, and he has a near place in Our presence and a fair resort.
Bijan Moeinian
Then I (God) forgave David and he [unlike what they have presented him as an adulterous/ murderer in the existing version of the Bible] is one of the closest to Me and has an excellent place in Paradise.
E. Henry Palmer
and we pardoned him; for, verily, he has a near approach to us and an excellent resort.
Edip-Layth
So We forgave him in this matter. For him with Us is a near position, and a beautiful abode.
George Sale
Wherefore We forgave him this fault; and he shall be admitted to approach near unto us, and shall have an excellent place of abode in paradise.
Hamid S. Aziz
Therefore, We rectified for him this lapse, and most surely he had nearness to Us and an excellent journey's end (return).
Mahmoud Ghali
So We forgave him that, and surely he has in Our Providence proximity indeed and a fair resorting.
Marmaduke Pickthall
So We forgave him that; and lo! he had access to Our presence and a happy journey's end.
Mohamed Ahmed - Samira
So We forgave him. He has surely a high rank with Us and an excellent place of return.
Muhammad Asad
And thereupon We forgave him that [sin]: and, verily, nearness to Us awaits him [in the life to come], and the most beauteous of all goals!
Mustafa Khattab
So We forgave that for him. And he will indeed have ˹a status of˺ closeness to Us and an honourable destination!
Progressive Muslims
So We forgave him in this matter. And for him with Us is a near position, and a beautiful abode.
Sahih International
So We forgave him that; and indeed, for him is nearness to Us and a good place of return.
Sam Gerrans
So We forgave him that; and he has nearness to Us and a good journey’s end.
Shabbir Ahmed
So We absolved his imperfections, and, behold - He remained ever close to Our Laws and his efforts reached a happy destination.
Syed Vickar Ahamed
So, We forgave him (for) this: And he really enjoyed an extreme closeness to Us, and a Beautiful Place of (final) Return.
Taqi Usmani
So we forgave him that (lapse), and surely he has a place of nearness in Our presence, and an excellent resort.
The Monotheist Group
So We forgave him in this matter. And for him with Us is a near position, and a beautiful abode.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous lui pardonnâmes. Il aura une place proche de Nous et un beau refuge.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca em jî lê borîn. Bêguman li cem Me jê re meqamekî bilind û lêvegereke spehî heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij vergaven hem dat; hij staat Ons na en heeft een goede terugkomst.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarom vergaven wij hem zijne fout, en hij zal toegelaten worden om ons te naderen, en hij zal eene uitmuntende verblijfplaats in het paradijs hebben.
Hollandaca — Siregar
Toen vergaven Wij hem dat. En voorwaar, voor hem is er bij Ons zeker (Onze) nabijheid en de beste plaats van terugkeer.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И простили Мы ему [пророку Дауду] это, и поистине для него у Нас – непременно приближенность [сделали его из числа приближенных] и хорошее место возвращения (в День Суда).
Rusça — Osmanov
Мы простили его. Воистину, он близок к Нам, и для него уготовано доброе пристанище.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi förlät honom detta (fel) och Vi har berett honom en hedersam plats i Vår närhet och en lycklig återkomst.