Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِينٌ

ve ǐndehum ḳāSirātu T-Tarfi ǐynun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَعِنْدَهُمْve ǐndehumع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.ve yanlarında (vardır)
2قَاصِرَاتُḳāSirātuق ص رKısalmak, az veya hiç güce sahip olmamak, cimri olmak, yetersiz kalmak, bir şeye ulaşamamak, terk etmek/vazgeçmek/kaçınmak/vazgeçmek/son vermek, uzunluğundan almak, kırpmak/itmek, kısıtlanmış/sınırlandırılmış/sınırlı, belirli sınırlar veya limitler içinde tutmak, kısıtlamak/alıkoymak, engellemek/önlemek, kendini toplamak veya bir araya getirmek, itaatkar, günün son kısmı. kasr (çoğul. kusur) - geniş ve ferah ev, kale, saray.kendilerini hapsetmiş
3الطَّرْفِT-Tarfiط ر فDüşmanın hattının uç noktasına saldırmak, bir şey seçmek, uç nokta, kenar, yan/bitişik/dış kısım, taraf, sınır, son, yeni edinilen, yakınlık, kenar bölgelerbakışlarıyla
4عِينٌǐynunع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.iri gözlü (eşler)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü hûriler var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü hûriler var.

Adem Uğur

Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

Ahmed Hulusi

Yanlarında gözlerini yalnızca onlara dikmiş, göz aydınlığı olanlar vardır.

Ahmet Tekin

Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü güzeller var.

Ahmet Varol

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş iri gözlü eşler vardır.

Ali Bulaç

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

Ali Fikri Yavuz

Yanlarında, bakışlarını kocalarına hasretmiş iri gözlü hanımlar var.

Ali Rıza Safa

Yanlarında da yumuşak bakışlı güzel gözlü eşler vardır.

Bayraktar Bayraklı

Yanlarında, gözlerini kendilerinden ayırmayan güzel gözlü eşleri olacaktır.

Bekir Sadak

(48-49) Yanlarinda, ortulu yumurta gibi (bembeyaz), bakislarini da yalniz eslerine cevirmis guzel gozluler vardir.

Celal Yıldırım

Yanlarında bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlü (huriler) bulunur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(48-49) Yanlarında da eşinden başkasına bakmayan ceylan gözlü, gün görmemiş güzel tenli kadınlar bulunur.

Diyanet İşleri

Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Diyanet İşleri (eski)

(48-49) Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

Diyanet Vakfi

Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yanlarında iri gözlü nazarlarını hasretmiş nazeninler

Erhan Aktaş

Yanlarında bakışlarını koruyanlar vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yanlarında bakışlarını koruyanlar vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yanlarında da bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlüler vardır.

Fizilal-il Kuran

Yanlarında da bakışlarını yalnız kendisine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Gültekin Onan

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

Hamdi Döndüren

Yanlarında da yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü eşler olacaktır.

Hasan Basri Çantay

Yanlarında da nazarlarını yalınız zevclerine atfetmiş iri (şahin) gözlü kadınlar vardır,

Hasib Asutay

Yanlarında bakışlarını (kocalarına) tahsis etmiş iri gözlü eşler! (vardır)

Hayrat Neşriyat

Ve yanlarında, (kocalarından) başkasına bakmayan iri gözlü (zevce)ler vardır.

İbni Kesir

Yanlarında el değmemiş ve bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlüler vardır.

Mehmet Okuyan

Yanlarında bakışlarını yalnız onlara özel kılmış (güzel) gözlüler vardır.

Muhammed Esed

Ve yanlarında yumuşak bakışlı, güzel gözlü eşler olacak,

Mustafa İslamoğlu

ve yanlarında gözü dışarıda olmayan tatlı bakışlı eşler;

Ömer Nasuhi Bilmen

(47-49) Kendisinde ne bir gâile vardır ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır. Ve onların yanlarında irice gözlü, nazarlarını (kendilerine) tahsis etmiş zevceler de vardır. Sanki onlar, kapalı yumurtalardır.

Ömer Öngüt

Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü huriler vardır.

Suat Yıldırım

(48-49) Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır.

Süleyman Ateş

Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.

Süleymaniye Vakfı

Yanlarında, gözlerini onların üzerinden ayırmayan iri gözlü hizmetçi kızlar /huriler olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlarında gözlerini onlardan ayırmayan iri gözlü kadın hizmetçiler olur.

Şaban Piriş

Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.

Tefhim-ul Kuran

Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.

Ümit Şimşek

Yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş güzel gözlü eşler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların yanında baxışları öz ərlərinə dikilmiş iri qaragözlü hurilər olacaqdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların yanında gözəl (irigözlü), baxışları (yalnız ərlərinə) dikilmiş zövcələr olacaqdır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bei ihnen werden Huris mit züchtig niedergeschlagenem Blick und großen Augen sein.

Almanca — Der Edle Quran

Und bei ihnen sind solche (weiblichen Wesen), die ihre Blicke zurückhalten, mit schönen, großen Augen,

Almanca — M. A. Rassoul

Und bei ihnen werden (Keusche) sein, die züchtig aus großen Augen blicken

Almanca — Muhammad Zaidan

Und bei ihnen sind des Blickes Zurückhaltende mit großen Augen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Companioned with beautiful women of modest gaze and gleaming eyes radiating splendour,

Abdul Haleem

With them will be spouses- modest of gaze and beautiful of eye-

Abdullah Yusuf Ali

And besides them will be chaste women, restraining their glances, with big eyes (of wonder and beauty).

Abul A'la Maududi

Theirs shall be wide-eyed maidens with bashful, restrained glances,

Aisha Bewley

There will be dark-eyed maidens with them, with eyes reserved for them alone,

Al-Hilali & Khan

And beside them will be Qâsirât-at-Tarf [chaste females (wives), restraining their glances (desiring none except their husbands)], with wide and beautiful eyes.[1]

Ali Quli Qarai

and with them will be maidens of restrained glances with big [beautiful] eyes,

Amatul Rahman Omar

And they will have (chaste wives) by their sides, damsels, with restrained and modest looks (and) with large beautiful eyes.

Arthur John Arberry

and with them wide-eyed maidens restraining their glances

Bijan Moeinian

They will be married to the chaste women with shy beautiful eyes.

E. Henry Palmer

and with them damsels, restraining their looks, large eyed;

Edip-Layth

With them are attendants with wide eyes and a splendid look.

George Sale

And near them shall lie the virgins of paradise, refraining their looks from beholding any besides their spouses, having large black eyes,

Hamid S. Aziz

And with them shall be those of modest gaze with large beautiful eyes;

Mahmoud Ghali

And in their presence are wide-eyed (maidens), restraining their glances.

Marmaduke Pickthall

And with them are those of modest gaze, with lovely eyes,

Mohamed Ahmed - Samira

And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,

Muhammad Asad

And with them will be mates of modest gaze, most beautiful of eye,

Mustafa Khattab

And with them will be maidens of modest gaze and gorgeous eyes,

Progressive Muslims

And with them are attendants with wide eyes and a splendid look.

Sahih International

And with them will be women limiting [their] glances, with large, [beautiful] eyes,

Sam Gerrans

And with them maidens of modest-eyed gaze,

Shabbir Ahmed

And in their company will be mates of modest gaze, endowed with vision.

Syed Vickar Ahamed

And beside them will be noble (and pure) women, holding back their looks, with big eyes (filled wonder and beauty).

Taqi Usmani

and by their side there will be females restricting their gazes (to their husbands), having pretty big eyes,

The Monotheist Group

And with them are those with a modest gaze, with lovely eyes.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Ils auront auprès dʹeux des belles aux grands yeux, au regard chaste,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li cem wan, jinên çavrind û mezin hene ku tenê li wan (mêrên xwe) dinêrin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En bij hen zijn gezellinnen met afgewende blikken en met grote ogen,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En nabij hen zullen de maagden van het paradijs liggen, hare blikken, behalve van hunne bruidegommen, van ieder een afwendende, hebbende groote, zwarte oogen,

Hollandaca — Siregar

En bij hen zijn schonen met ingetogen blikken, met mooie ogen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И у них (в Раю) будут берегущие свои взоры [гурии, которые не смотрят ни на кого, кроме своих мужей], с большими и красивыми глазами,

Rusça — Osmanov

Рядом с ними - [гурии], потупившие взоры, большеглазые,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och hos dem skall vara följeslagerskor med fagra ögon och blygt sänkt blick,