Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عِينٌ
ve ǐndehum ḳāSirātu T-Tarfi ǐynun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü hûriler var.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü hûriler var.
Adem Uğur
Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.
Ahmed Hulusi
Yanlarında gözlerini yalnızca onlara dikmiş, göz aydınlığı olanlar vardır.
Ahmet Tekin
Yanlarında süzgün bakışlı, alımlı, hasretlik çekmiş gibi gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş, çılgınca seven, iri gözlü güzeller var.
Ahmet Varol
Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş iri gözlü eşler vardır.
Ali Bulaç
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
Ali Fikri Yavuz
Yanlarında, bakışlarını kocalarına hasretmiş iri gözlü hanımlar var.
Ali Rıza Safa
Yanlarında da yumuşak bakışlı güzel gözlü eşler vardır.
Bayraktar Bayraklı
Yanlarında, gözlerini kendilerinden ayırmayan güzel gözlü eşleri olacaktır.
Bekir Sadak
(48-49) Yanlarinda, ortulu yumurta gibi (bembeyaz), bakislarini da yalniz eslerine cevirmis guzel gozluler vardir.
Celal Yıldırım
Yanlarında bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlü (huriler) bulunur.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(48-49) Yanlarında da eşinden başkasına bakmayan ceylan gözlü, gün görmemiş güzel tenli kadınlar bulunur.
Diyanet İşleri
Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
Diyanet İşleri (eski)
(48-49) Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Diyanet Vakfi
Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yanlarında bakışlarını kendilerinden ayırmayan iri gözlü dilberler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yanlarında iri gözlü nazarlarını hasretmiş nazeninler
Erhan Aktaş
Yanlarında bakışlarını koruyanlar vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yanlarında bakışlarını koruyanlar vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yanlarında da bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlüler vardır.
Fizilal-il Kuran
Yanlarında da bakışlarını yalnız kendisine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
Gültekin Onan
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
Hamdi Döndüren
Yanlarında da yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü eşler olacaktır.
Hasan Basri Çantay
Yanlarında da nazarlarını yalınız zevclerine atfetmiş iri (şahin) gözlü kadınlar vardır,
Hasib Asutay
Yanlarında bakışlarını (kocalarına) tahsis etmiş iri gözlü eşler! (vardır)
Hayrat Neşriyat
Ve yanlarında, (kocalarından) başkasına bakmayan iri gözlü (zevce)ler vardır.
İbni Kesir
Yanlarında el değmemiş ve bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş iri gözlüler vardır.
Mehmet Okuyan
Yanlarında bakışlarını yalnız onlara özel kılmış (güzel) gözlüler vardır.
Muhammed Esed
Ve yanlarında yumuşak bakışlı, güzel gözlü eşler olacak,
Mustafa İslamoğlu
ve yanlarında gözü dışarıda olmayan tatlı bakışlı eşler;
Ömer Nasuhi Bilmen
(47-49) Kendisinde ne bir gâile vardır ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır. Ve onların yanlarında irice gözlü, nazarlarını (kendilerine) tahsis etmiş zevceler de vardır. Sanki onlar, kapalı yumurtalardır.
Ömer Öngüt
Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü huriler vardır.
Suat Yıldırım
(48-49) Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır.
Süleyman Ateş
Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır.
Süleymaniye Vakfı
Yanlarında, gözlerini onların üzerinden ayırmayan iri gözlü hizmetçi kızlar /huriler olur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yanlarında gözlerini onlardan ayırmayan iri gözlü kadın hizmetçiler olur.
Şaban Piriş
Yanlarında da, gözlerini sadece kendisine çevirmiş, güzel gözlü eşler.
Tefhim-ul Kuran
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.
Ümit Şimşek
Yanlarında da bakışlarını kendilerine çevirmiş güzel gözlü eşler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yanlarında, gözlerini onlara dikmiş, iri gözlü dilberler vardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların yanında baxışları öz ərlərinə dikilmiş iri qaragözlü hurilər olacaqdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların yanında gözəl (irigözlü), baxışları (yalnız ərlərinə) dikilmiş zövcələr olacaqdır.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Bei ihnen werden Huris mit züchtig niedergeschlagenem Blick und großen Augen sein.
Almanca — Der Edle Quran
Und bei ihnen sind solche (weiblichen Wesen), die ihre Blicke zurückhalten, mit schönen, großen Augen,
Almanca — M. A. Rassoul
Und bei ihnen werden (Keusche) sein, die züchtig aus großen Augen blicken
Almanca — Muhammad Zaidan
Und bei ihnen sind des Blickes Zurückhaltende mit großen Augen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Companioned with beautiful women of modest gaze and gleaming eyes radiating splendour,
Abdul Haleem
With them will be spouses- modest of gaze and beautiful of eye-
Abdullah Yusuf Ali
And besides them will be chaste women, restraining their glances, with big eyes (of wonder and beauty).
Abul A'la Maududi
Theirs shall be wide-eyed maidens with bashful, restrained glances,
Aisha Bewley
There will be dark-eyed maidens with them, with eyes reserved for them alone,
Al-Hilali & Khan
And beside them will be Qâsirât-at-Tarf [chaste females (wives), restraining their glances (desiring none except their husbands)], with wide and beautiful eyes.[1]
Ali Quli Qarai
and with them will be maidens of restrained glances with big [beautiful] eyes,
Amatul Rahman Omar
And they will have (chaste wives) by their sides, damsels, with restrained and modest looks (and) with large beautiful eyes.
Arthur John Arberry
and with them wide-eyed maidens restraining their glances
Bijan Moeinian
They will be married to the chaste women with shy beautiful eyes.
E. Henry Palmer
and with them damsels, restraining their looks, large eyed;
Edip-Layth
With them are attendants with wide eyes and a splendid look.
George Sale
And near them shall lie the virgins of paradise, refraining their looks from beholding any besides their spouses, having large black eyes,
Hamid S. Aziz
And with them shall be those of modest gaze with large beautiful eyes;
Mahmoud Ghali
And in their presence are wide-eyed (maidens), restraining their glances.
Marmaduke Pickthall
And with them are those of modest gaze, with lovely eyes,
Mohamed Ahmed - Samira
And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Muhammad Asad
And with them will be mates of modest gaze, most beautiful of eye,
Mustafa Khattab
And with them will be maidens of modest gaze and gorgeous eyes,
Progressive Muslims
And with them are attendants with wide eyes and a splendid look.
Sahih International
And with them will be women limiting [their] glances, with large, [beautiful] eyes,
Sam Gerrans
And with them maidens of modest-eyed gaze,
Shabbir Ahmed
And in their company will be mates of modest gaze, endowed with vision.
Syed Vickar Ahamed
And beside them will be noble (and pure) women, holding back their looks, with big eyes (filled wonder and beauty).
Taqi Usmani
and by their side there will be females restricting their gazes (to their husbands), having pretty big eyes,
The Monotheist Group
And with them are those with a modest gaze, with lovely eyes.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Ils auront auprès dʹeux des belles aux grands yeux, au regard chaste,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li cem wan, jinên çavrind û mezin hene ku tenê li wan (mêrên xwe) dinêrin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En bij hen zijn gezellinnen met afgewende blikken en met grote ogen,
Hollandaca — Salomo Keyzer
En nabij hen zullen de maagden van het paradijs liggen, hare blikken, behalve van hunne bruidegommen, van ieder een afwendende, hebbende groote, zwarte oogen,
Hollandaca — Siregar
En bij hen zijn schonen met ingetogen blikken, met mooie ogen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И у них (в Раю) будут берегущие свои взоры [гурии, которые не смотрят ни на кого, кроме своих мужей], с большими и красивыми глазами,
Rusça — Osmanov
Рядом с ними - [гурии], потупившие взоры, большеглазые,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och hos dem skall vara följeslagerskor med fagra ögon och blygt sänkt blick,