Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ

keennehunne beyDun meknūnun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sanki kuş tüyleriyle örtülmüş yumurtalar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sanki kuş tüyleriyle örtülmüş yumurtalar.

Adem Uğur

Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

Ahmed Hulusi

Sanki onlar (kendileri için) korunmuş yumurtalar (kuvvelerini açığa çıkarmada yardımcı objeler) gibidir.

Ahmet Tekin

Onlar gün yüzü görmemiş, el sürülmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

Ahmet Varol

Onlar adeta örtülü yumurtalar gibidirler.

Ali Bulaç

Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).

Ali Fikri Yavuz

Sanki onlar (tüylerle örtülü kalıb toz toprak değmiyen) berrak yumurtalar gibidirler.

Ali Rıza Safa

Korunmuş yumurtalar gibilerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

Bekir Sadak

(48-49) Yanlarinda, ortulu yumurta gibi (bembeyaz), bakislarini da yalniz eslerine cevirmis guzel gozluler vardir.

Celal Yıldırım

Sanki onlar(ın her biri) saklı bir yumurta (gibi pürüzsüz).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(48-49) Yanlarında da eşinden başkasına bakmayan ceylan gözlü, gün görmemiş güzel tenli kadınlar bulunur.

Diyanet İşleri

Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

Diyanet İşleri (eski)

(48-49) Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

Diyanet Vakfi

Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurtalar gibidirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sanki saklı yumurtalar

Erhan Aktaş

Onlar, iyi korunmuş yumurta gibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, iyi korunmuş yumurta gibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, iyi korunmuş yumurta gibidir.

Fizilal-il Kuran

Saklı yumurtalar gibi bembeyaz eşler.

Gültekin Onan

Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).

Hamdi Döndüren

Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler!

Hasan Basri Çantay

ki bunlar (kuş tüyleriyle) örtülüb saklanmış yumurtalar gibidir.

Hasib Asutay

Sanki onlar (toz kondurulmamış) saklı yumurtalar gibidirler.

Hayrat Neşriyat

Sanki onlar (örtülüp saklanmış) toz toprak görmemiş (latîf bir rengi olan) yumurta gibidirler.

İbni Kesir

Sanki onlar, saklı bir yumurta gibidirler.

Mehmet Okuyan

Onlar saklı yumurta gibi bembeyazdır.

Muhammed Esed

gizlenmiş (deve kuşu) yumurtaları gibi (kusursuz) eşler.

Mustafa İslamoğlu

sanki kumda gizlenmiş deve kuşu yumurtaları gibi kusursuz...

Ömer Nasuhi Bilmen

(47-49) Kendisinde ne bir gâile vardır ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır. Ve onların yanlarında irice gözlü, nazarlarını (kendilerine) tahsis etmiş zevceler de vardır. Sanki onlar, kapalı yumurtalardır.

Ömer Öngüt

Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.

Suat Yıldırım

(48-49) Yanlarında, kocalarından başkasının yüzüne bakmayan, yumuşak bakışlı, güzel gözlü, gün yüzü görmemiş yumurtanın pembe beyaz renginde eşleri de olacaktır.

Süleyman Ateş

Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, sanki saklı yumurtalar gibidirler (pırıl pırıl bembeyaz tenli).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O hizmetçiler günyüzüne çıkmamış yumurtalar gibidirler.

Şaban Piriş

Sanki onlar, saklı bir yumurta...

Tefhim-ul Kuran

Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).

Ümit Şimşek

Saklı inciler gibi.

Yaşar Nuri Öztürk

Korunmuş yumurtalar gibidir onlar.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Özü də qorunub saxlanılmış yumurta kimi hurilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als ob sie wohlbehütete Straußeneier wären.

Almanca — Der Edle Quran

als ob sie wohlverwahrte Eier wären.

Almanca — M. A. Rassoul

als ob sie verborgene Perlen wären.

Almanca — Muhammad Zaidan

als wären sie im Nest aufbewahrte Eier.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Beauties who look as though they were clear pure white eggs affording keen pleasure to the eye, guarded under the shadow of a gracious wing.

Abdul Haleem

like protected eggs.

Abdullah Yusuf Ali

As if they were (delicate) eggs closely guarded.

Abul A'la Maududi

so delicate as the hidden peel under an egg's shell.

Aisha Bewley

just like closely guarded pearls.

Al-Hilali & Khan

(Delicate and pure) as if they were (hidden) eggs (well) preserved.

Ali Quli Qarai

as if they were hidden ostrich eggs.

Amatul Rahman Omar

Just as though they were eggs carefully guarded (- of pure and unsoiled character).

Arthur John Arberry

as if they were hidden pearls.

Bijan Moeinian

As delicate as an egg under its shell.

E. Henry Palmer

as though they were a sheltered egg;

Edip-Layth

They are like fragile eggs.

George Sale

and resembling the eggs of an ostrich covered with feathers from the dust.

Hamid S. Aziz

As if they were delicate eggs carefully protected.

Mahmoud Ghali

As if they were white nestled (jewels).

Marmaduke Pickthall

(Pure) as they were hidden eggs (of the ostrich).

Mohamed Ahmed - Samira

Like sheltered eggs in a nest.

Muhammad Asad

[as free of faults] as if they were hidden [ostrich] eggs.

Mustafa Khattab

as if they were pristine pearls.[1] 

Progressive Muslims

They are like fragile eggs.

Sahih International

As if they were [delicate] eggs, well-protected.

Sam Gerrans

As if they were eggs closely guarded.

Shabbir Ahmed

Faultless like the hidden ostrich eggs (of unblemished character).

Syed Vickar Ahamed

As if they were (delicate) eggs closely guarded (from evil).

Taqi Usmani

as if they were eggs hidden (under feathers, protected from pollution).

The Monotheist Group

They are like fragile eggs.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

semblables au blanc bien préservé de lʹœuf.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her wekî ku ew, hêkên veşartîne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

alsof zij goed bewaarde eieren zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gelijkende op de eieren van een struisvogel, zorgvol met vederen bedekt.

Hollandaca — Siregar

Als waren zij welbewaarde eieren.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

и (по своей белизне и нетронутости) они подобны охраняемым (наседкой) яйцам.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(sköna och orörda) som (strutsens i sanden) gömda ägg.