O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.

اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا اَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

l-yevme neḣtimu ǎlā efvāhihim ve tukellimunā eydīhim ve teşhedu erculuhum bimā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلْيَوْمَl-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecio gün
2نَخْتِمُneḣtimuخ ت مMühürlemek/damgalamak/basmak/işaretlemek, bir şeyden kendini korumak, bir şey üzerinde etki yaratmak, bir şeyin sonuna ulaşmak, bir şeyin üzerini kaplamak, bir şeyden veya birisinden kaçınmak/uzaklaşmak, anlamak, kalbin inanmasını önlemek, umursamazlığı taklit etmekmühürleriz
3عَلٰٓىǎlāüzerini
4اَفْوَاهِهِمْefvāhihimف و هBir harfi veya kelimeyi telaffuz etmek, bir söylem. famun/fumun (çoğul: afwah) - ağız.ağızları
5وَتُكَلِّمُنَاve tukellimunāك ل مKonuşmak, ifade etmek.ve bize söyler
6اَيْدِيهِمْeydīhimي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitelleri
7وَتَشْهَدُve teşheduش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve şahidlik eder
8اَرْجُلُهُمْerculuhumر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.ayakları
9بِمَاbimāneler
10كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinidiyseler
11يَكْسِبُونَyeksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün, ağızlarını mühürleriz ve ne kazandılarsa elleri, söyler bize ve tanıklık eder ayakları.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün, ağızlarını mühürleriz ve ne kazandılarsa elleri, söyler bize ve tanıklık eder ayakları.

Adem Uğur

O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.

Ahmed Hulusi

O süreçte ağızlarını mühürleriz; yaptıkları hakkında elleri konuşur ve ayakları şahitlik eder bize.

Ahmet Tekin

Bugün onların konuşmamalarına mani oluruz. Yaptıkları kötülükleri, işledikleri günahları bize elleri söyler, ayakları da şâhitlik eder.

Ahmet Varol

Bugün ağızlarını mühürleriz ve kazanmakta olduklarını elleri bize söyler, ayakları da şahitlik eder.

Ali Bulaç

Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.

Ali Fikri Yavuz

Bugün onların ağızlarını mühürleriz de elleri, ne yapıyor idiyseler bize söyler ve ayakları şahidlik eder.

Ali Rıza Safa

O gün, ağızlarına damga vururuz. Elleri konuşacak; ayakları da yaptıklarına tanıklık edecektir.

Bayraktar Bayraklı

O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.

Bekir Sadak

Iste o gun agizlarini muhurleriz, Bizimle elleri konusur, ayaklari da yaptiklarina sahidlik eder.

Celal Yıldırım

Bugün onların (o inkarcı azgınların, sapık döneklerin) ağızlarını mühürleriz. Neler işleyip elde ettiklerini (ortaya dökmek için) bizimle (onların ağzı değil) elleri konuşur, ayakları da şâhidlikte bulunur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O gün onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da tanıklık eder.

Diyanet İşleri

O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.

Diyanet İşleri (eski)

İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.

Diyanet Vakfi

O gün onların ağızlarını mühürleriz; yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bugün ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayaklar şahitlik eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu gün ağızlarını mühürleriz de bize elleri söyler ve ayakları şehadet eyler: neler kesbediyorlardı

Erhan Aktaş

Bugün onların ağızlarını kapatırız. Bize elleri konuşur, ayakları da kazandıkları şeylere tanıklık eder.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bugün onların ağızlarını kapatırız. Bize elleri konuşur, ayakları da kazandıkları şeylere tanıklık eder.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bugün onların ağızlarını kapatırız. Bize elleri konuşur, ayakları da kazandıkları şeylere tanıklık eder.

Fizilal-il Kuran

O gün ağızlarını mühürleriz, elleri bize söyler ayakları yaptıklarına şahitlik eder.

Gültekin Onan

Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.

Hamdi Döndüren

O gün onların ağızlarını mühürleriz. Yaptıklarını bize elleri söyler, ayakları da tanıklık eder.

Hasan Basri Çantay

O gün ağızlarının üstüne mühür basarız. Ne irtikab ediyor idiyseler bize elleri söyler, ayakları (ve diğer uzuvları) da şahidlik eder.

Hasib Asutay

O gün onların ağızlarını mühürleriz (16); yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder. (16. Bir şey demeye muktedir olamazlar.)

Hayrat Neşriyat

O gün onların ağızlarını mühürleriz de bize elleri söyler ve neler kazanıyor idiyseler ayakları şâhidlik eder!

İbni Kesir

Bugün, onların ağızlarını mühürleriz. Bizimle elleri konuşur ve yapmakta oldukları şeye ayakları şehadet eder.

Mehmet Okuyan

Bugün onların ağızlarını mühürleyeceğiz; kazandıkları (yaptıkları) hakkında bize elleri konuşacak ve ayakları da şahitlik edecektir.

Muhammed Esed

O gün ağızlarına mühür vuracağız, fakat elleri dile gelecek ve ayakları (hayatta iken) yapmış oldukları her şeye tanıklık edecektir.

Mustafa İslamoğlu

O gün ağızlarına mühür vururuz; ve Bize onların elleri konuşur, ayakları yaptıklarına şahitlik eder.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bugün onların ağızları üzerine mühür basarız ve bize elleri söyler ve neler kazanır olduklarına dair ayakları şehâdette bulunur.

Ömer Öngüt

O gün ağızlarının üstüne mühür basarız. Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şâhitlik eder.

Suat Yıldırım

Bugün mühür vuracağız ağızlarına, elleri Bize söyler, ayakları şahitlik eder, kendi yaptıklarına.

Süleyman Ateş

O gün ağızlarını mühürleriz, elleri bize söyler, ayakları yaptıklarına şahidlik eder.

Süleymaniye Vakfı

O gün onların ağızlarını mühürleriz, neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bugün ağızlarına mühür basarız; bize elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahitlik eder.

Şaban Piriş

Bugün, onların ağızlarını mühürleyeceğiz, bizimle elleri konuşacak. Ayakları da yaptıklarına şahitlik edecektir.

Tefhim-ul Kuran

Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazanmakta olduklarını da elleri bize söylemekte, ayakları da şahitlik etmektedir.

Ümit Şimşek

O gün onların ağızlarını mühürleriz de elleri Bize konuşur, ayakları şahitlik eder işledikleri günahlara.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün, ağızlarını mühürleyeceğiz. Bize elleri konuşacak, ayakları da kazanmış olduklarına tanıklık edecek.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu gün onların ağızlarına möhür vurarıq. Qazandıqları günahlar barəsində onların əlləri Bizimlə danışar, ayaqları da şəhadət verər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu gün (Allaha and olsun ki, biz müşrik, kafir deyildik – dediklərinə görə) onların ağızlarını möhürləyirik. Etdikləri əməllər (qazandıqları günahlar) barəsində onların əlləri Bizimlə danışar, ayaqları isə şəhadət verər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

An diesem Tag versiegeln Wir ihnen den Mund, aber ihre Hände sprechen zu Uns, und ihre Füße sagen über die Taten aus, die sie begangen haben.

Almanca — Der Edle Quran

Heute versiegeln Wir ihnen ihre Münder. Ihre Hände werden zu Uns sprechen und ihre Füße Zeugnis ablegen über das, was sie erworben haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Heute versiegeln WIR ihnen ihre Münder, und zu Uns sprechen dann ihre Hände, auch ihre Beine legen Zeugnis ab für das, was sie zu erwerben pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In this Day –of Judgement*– We will seal their lips and endow their hands with voice and together with their feet shall evidence all they had done or left undone

Abdul Haleem

On that Day We shall seal up their mouths, but their hands will speak to Us, and their feet bear witness to everything they have done.

Abdullah Yusuf Ali

That Day shall We set a seal on their mouths. But their hands will speak to us, and their feet bear witness, to all that they did.

Abul A'la Maududi

Today We shall put a seal on their mouths, and their hands will speak to Us and their feet shall bear witness to what they had been doing.

Aisha Bewley

Today We seal up their mouths and their hands speak to us, and their feet bear witness to what they have earned.

Al-Hilali & Khan

This Day, We shall seal up their mouths, and their hands will speak to Us, and their legs will bear witness to what they used to earn. (It is said that one’s left thigh will be the first to bear the witness). [Tafsir At-Tabarî,]

Ali Quli Qarai

Today We shall seal their mouths, and their hands shall speak to Us, and their feet shall bear witness concerning what they used to earn. ’

Amatul Rahman Omar

On that day We shall seal the mouths of these (disbelievers). Their hands will speak to Us (about the actions they wrought), and their feet shall bear witness to all their (sinful) doings.

Arthur John Arberry

Today We set a seal on their mouths, and their hands speak to Us, and their feet bear witness as to what they have been earning.

Bijan Moeinian

On that Day, I will seal their mouth and let their hands and feet testify for their wrongdoings [in today’s terminology, they will silently watch the video of their actions. ]

E. Henry Palmer

On that day we will seat their mouths, and their hands shall speak to us, and their feet shall bear witness of what they earned.

Edip-Layth

Today, We shall seal their mouths, and their hands will speak to Us, and their feet will bear witness to everything they had done.

George Sale

On this day We will seal up their mouths, that they shall not open them in their own defence; and their hands shall speak unto Us, and their feet shall bear witness of that which they have committed.

Hamid S. Aziz

On that Day We will set a seal upon their mouths, and their hands shall speak to Us, and their feet shall bear witness of what they earned.

Mahmoud Ghali

Today We seal up their mouths, and their hands speak to Us, and their legs testify to what they have been earning.

Marmaduke Pickthall

This day We seal up their mouths, and their hands speak out to Us and their feet bear witness as to what they used to earn.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall seal their lips that day; and their hands will speak, their feet testify to what they had done.

Muhammad Asad

On that Day We shall set a seal on their mouths but their hands will speak unto Us, and their feet will bear witness to whatever they have earned [in life].

Mustafa Khattab

On this Day We will seal their mouths, their hands will speak to Us, and their feet will testify to what they used to commit.

Progressive Muslims

Today, We shall seal their mouths, and their hands will speak to Us, and their feet will bear witness to everything they had done.

Sahih International

That Day, We will seal over their mouths, and their hands will speak to Us, and their feet will testify about what they used to earn.

Sam Gerrans

This day, will We seal their mouths, and their hands will speak to Us, and their feet will bear witness as to what they earned.

Shabbir Ahmed

This Day We seal their mouths, but their hands speak unto Us, and their feet bear witness to what they earned.

Syed Vickar Ahamed

This Day, We shall set a seal on the mouths. And their hands will speak to Us, and their legs will bear witness to all that they did.

Taqi Usmani

Today We will set a seal on their mouths, and their hands will speak to Us, and their legs will bear witness about what they used to do.

The Monotheist Group

Today, We shall cease their mouths, and their hands will speak to Us, and their feet will bear witness to everything they had done.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce jour-là, Nous scellerons leurs bouches, tandis que leurs mains Nous parleront et que leurs jambes témoigneront de ce quʹils avaient accompli.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Îro em ê devên wan mor bikin û destên wan dê bi me re biaxivin û lingên wan dê şadehiyê li ser wan bidin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Vandaag verzegelen Wij hun monden, maar hun handen spreken tot Ons en hun voeten getuigen van wat zij begaan hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op dien dag zullen wij hunne monden dichtzegelen, opdat zij die niet te hunner eigen verdediging kunnen openen, en hunne handen zullen tot ons spreken, en hunne voeten zullen getuigenis afleggen van hetgeen zij hebben bedreven.

Hollandaca — Siregar

Op die Dag plaatsen Wij een zegel op hun monden, en hun handen zullen tot Ons spreken en hun voeten zullen getuigen over wat zij plachten te verrichten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сегодня [в День Суда] наложим Мы печать на уста их [многобожников] (и они ничего не смогут даже произнести), и будут говорить Нам их руки (о том, что ими брал человек) и будут свидетельствовать их ноги (о том, к чему на них стремился человек), что [какие грехи] они приобрели.

Rusça — Osmanov

В тот день Мы запечатаем их уста. О том же, что они вершили, будут говорить их руки и свидетельствовать их ноги.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den Dagen skall Vi försegla deras läppar, men deras händer skall tala till Oss och deras fötter skall vittna om deras handlingar.