(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ الْعُيُونِ لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِهِ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْدِيهِمْ اَفَلَا يَشْكُرُونَ

ve ceǎlnā fīhā cennātin min neḣīlin ve eǎ'nābin ve feccernā fīhā mine l-ǔyūni / li ye'kulū min ṧemerihi ve mā ǎmilethu eydīhim e fe lā yeşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَعَلْنَاve ceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve yarattık
2فِيهَاfīhāorada
3جَنَّاتٍcennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkbahçeleri
4مِنْmin
5نَخِيلٍneḣīlinن خ لElemek, aşağı göndermek, kar yağmak, çiselemek, bulutlanmak, seçmek, en iyisini seçip almak. Nakhal lahuu alnasiihaten - içten/samimi tavsiye vermek.hurma
6وَاَعْنَابٍve eǎ'nābinع ن بÜzüm üretmek, üzüm.ve üzüm
7وَفَجَّرْنَاve feccernāف ج رUzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yerve akıttık
8فِيهَاfīhāorada
9مِنَmine-den
10الْعُيُونِl-ǔyūniع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.çeşmeler-
1لِيَأْكُلُواli ye'kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryemeleri için
2مِنْmin-nden
3ثَمَرِهِṧemerihiث م رMeyve vermek, verimli olmak, zenginleşmek, artmak veya çoğalmak, bir şeyden daha fazla kazanmak. Meyve, servet, mal mülk, kâr, gelir.onun ürünü-
4وَمَاve māve
5عَمِلَتْهُǎmilethuع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatemeğinden
6اَيْدِيهِمْeydīhimي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitellerinin
7اَفَلَاe fe lā
8يَشْكُرُونَyeşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.hala şükretmiyorlar mı?

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yesinler diye kendi elleriyle meydana getirdikleri o meyveleri, hâlâ mı şükretmezler?

Abdulkadir Gölpınarlı

Yesinler diye kendi elleriyle meydana getirdikleri o meyveleri, hâlâ mı şükretmezler?

Adem Uğur

Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi?

Ahmed Hulusi

Onun getirisinden ve ellerinin ürettiklerinden yesinler diye. . . Hala şükretmezler mi?

Ahmet Tekin

Bunu, onların meyvalarından ve elleriyle yetiştirdiklerinden yesinler diye yaptık. Hâlâ lütfun kıymetini bilmeyecekler, şükretmeyecekler mi?

Ahmet Varol

O'nun ürünlerinden ve kendi ellerinin yetiştirdiklerinden. Hâlâ şükretmezler mi?

Ali Bulaç

Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?

Ali Fikri Yavuz

(Bu sayılanlardan her birinin) mahsûlünden ve kendi ellerinin yetiştirdiklerinden yesinler diye... Hâlâ şükretmiyecekler mi?

Ali Rıza Safa

Hem onların ürünlerinden hem de elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Yine de şükretmeyecekler mi?

Bayraktar Bayraklı

- Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?

Bekir Sadak

Onun ve elleriyle yaptiklarinin urunlerini yesinler; sukretmezler mi?

Celal Yıldırım

Ki onun meyvelerinden ve ellerinin işleyip ortaya çıkardığı ürünlerden yesinler. Artık şükretmezler mi?.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onun ürünlerinden ve kendi elleriyle ürettiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?

Diyanet İşleri

(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

Diyanet İşleri (eski)

Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?

Diyanet Vakfi

Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ürününden ve kendi elleriyle elde ettikleri mamüllerinden yesinler diye; hala şükretmeyecekler mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

Yesinler diye mahsulünden ve kendi ellerinin ma'mulatından, hala şükretmiyecekler mi?

Erhan Aktaş

Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onun ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hala şükretmeyecekler mi?

Fizilal-il Kuran

Ki, onun ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?

Gültekin Onan

Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?

Hamdi Döndüren

Bunu, herbirinin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler diye yaptık. Hâlâ şükretmeyecekler mi?

Hasan Basri Çantay

(Allahın yaratdığı) mahsulden ve kendi ellerinin yapdıklarından yemeleri için. Haala şükretmeyecekler mi?

Hasib Asutay

(Bunu) onun ürününden ve kendi ellerinin yaptıklarından yesinler (diye yaptık). Hâlâ şükretmiyorlar mı?

Hayrat Neşriyat

Tâ ki onun mahsûlünden yesinler! Hâlbuki onu (o mahsulü) elleri yapmamıştır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?

İbni Kesir

Ki, ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmezler mi?

Mehmet Okuyan

Yeryüzünde hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık; ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye oralarda birçok (su) kaynağı fışkırttık. (Hâlâ) şükretmeyecekler mi?

Muhammed Esed

ki onları meydana getiren kendileri olmadığı halde meyvelerini yiyebilsinler. Buna rağmen hala şükretmeyecekler mi?

Mustafa İslamoğlu

ki onunla yetişenlerin ve elleriyle ektiklerinin ürünlerinden yiyebilsinler. Hala şükretmeyeceksiniz, öyle mi?

Ömer Nasuhi Bilmen

Tâ ki, onun mahsulünden ve kendi ellerinin mamülatından yiyiversinler. Hâlâ şükretmeyecekler midir?

Ömer Öngüt

Onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâlâ şükretmiyorlar mı?

Suat Yıldırım

Ta ki onun meyvelerinden yesinler, O meyveleri onlar yapmadılar, hâlâ şükretmez mi onlar?

Süleyman Ateş

Ki o(suyun, yahut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?

Süleymaniye Vakfı

Bunu yaptık ki hem çıkardığımız üründen hem de elleriyle yaptıklarından yesinler. Bunlar şükretmeyecek /görevlerini yerine getirmeyecekler mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu yapmamız, hem ürününden hem de elleriyle yaptıklarından yemeleri içindir. Teşekkür etmeyecekler mi?

Şaban Piriş

Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hala şükretmiyorlar mı?

Tefhim-ul Kuran

Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?

Ümit Şimşek

Hem onun ürününden, hem de elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Ki onun ürününden ve ellerinin yapıp ettiğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

onların meyvələrindən və öz əlləri ilə becərdiklərindən yesinlər. Bəs onlar şükür etməyəcəklərmi?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların meyvələrindən və öz əlləri ilə becərdiklərindən (yaxud becərmədiklərindən) yesinlər. Hələ də şükür etməzlər?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

damit sie von den Früchten essen, die sie nicht mit eigenen Händen hervorgebracht haben. Wollen sie nicht Gott dafür danken?

Almanca — Der Edle Quran

damit sie von seinen Früchten essen (können). Nicht ihre Hände haben sie geschaffen. Wollen sie denn nicht dankbar sein?

Almanca — M. A. Rassoul

damit sie von ihren Früchten essen; und ihre Hände schufen sie nicht. Wollen sie da nicht dankbar sein?

Almanca — Muhammad Zaidan

damit sie von deren Früchten essen. Und doch nicht eigenhändig machten sie es. Erweisen sie sich nicht dankbar?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

So that they eat of their flowers when they come to be fruits and grow ripe. It Is all replete with choice of all delights. And none of these natural products was nor will it be of their own making or their handiwork All natural objects, animal, vegetable and mineral are Allah’s handiwork. And so, will they not impel themselves with the feeling of gratitude!

Abdul Haleem

so that they could eat its fruit. It was not their own hands that made all this. How can they not give thanks?

Abdullah Yusuf Ali

That they may enjoy the fruits of this (artistry): It was not their hands that made this: will they not then give thanks?

Abul A'la Maududi

that they might eat of its fruits. It was not their hands that made them. Will they not, then, give thanks?

Aisha Bewley

so they may eat its fruits – they did not do it themselves. So will they not be thankful?

Al-Hilali & Khan

So that they may eat of the fruit thereof - and their hands made it not. Will they not, then, give thanks?

Ali Quli Qarai

so that they may eat of its fruit and what their hands have cultivated. Will they not then give thanks?

Amatul Rahman Omar

So that they may enjoy its fruit and (enjoy) that which their hands have worked for. Will they then render (Us) no thanks (and follow Our guidance)?

Arthur John Arberry

that they might eat of its fruits and their hands' labour. What, will they not be thankful?

Bijan Moeinian

It is not the fruit of their own labor that they eat [no matter how hard one tries, the dead land will produce nothing]; How ungrateful they are [to eat what God has produced for them and then deny it!]

E. Henry Palmer

that they may eat from the fruit thereof, and of what their hands have made; will they not then give thanks?

Edip-Layth

So that they may eat from its fruits, and what they manufacture with their own hands. Would they be thankful?

George Sale

That they may eat of the fruits thereof, and of the labour of their hands. Will they not therefore give thanks?

Hamid S. Aziz

And We make therein orchards of palms and grapevines and We make springs to flow forth in it, that they may eat of the fruit thereof, and their hands did not make it; will they not then be grateful?

Mahmoud Ghali

That they may eat of their produce and what their hands have made. Will they not, then, thank (Us)?

Marmaduke Pickthall

That they may eat of the fruit thereof, and their hands made it not. Will they not, then, give thanks?

Mohamed Ahmed - Samira

So that they may eat of its fruit; yet it was not done by their hands. Then why do they not acknowledge thanks?

Muhammad Asad

so that they may eat of the fruit thereof, though it was not their hands that made it. Will they not, then, be grateful?

Mustafa Khattab

so that they may eat from its fruit, which they had no hand in making. Will they not then give thanks?

Progressive Muslims

So that they may eat from its fruits, and what they manufacture with their own hands. Would they be thankful

Sahih International

That they may eat of His fruit. And their hands have not produced it, so will they not be grateful?

Sam Gerrans

That they might eat of its fruit. And their hands made it not. Will they then not be grateful!

Shabbir Ahmed

That they may enjoy the fruit thereof - And! Their hands made this not. Will they not then be grateful in word and action?

Syed Vickar Ahamed

That they may eat the fruits of this (gift from Allah) it was not their hands that made this (possible): Then will they not give thanks?

Taqi Usmani

so that they may eat fruits thereof, while it was not made by their hands. Would they not then offer gratitude?

The Monotheist Group

So that they may eat from its fruits, and what they manufacture with their own hands. Would they be thankful?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

afin quʹils mangent de Ses fruits et de ce que leurs mains ont produit. Ne seront-ils pas reconnaissants?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

opdat zij van de vruchten daarvan en van wat hun handen maken kunnen eten. Zullen zij dan geen dank betuigen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Opdat zij van hunne vruchten en van den arbeid hunner handen zouden mogen eten. Zullen zij daarvoor niet dankbaar wezen?

Hollandaca — Siregar

Opdat zij van haar vruchten eten en van wat hun handen hebben verricht. Zijn zij dan niet dankbaar?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(и все это) чтобы ели они [рабы Мои] плоды их [садов] и то, что сделали их руки [приготовленное ими самими]. Разве же они не будут благодарными (Аллаху) (за все эти неисчислимые блага)?

Rusça — Osmanov

чтобы они вкушали плоды и то, что произведено их руками. Разве нет у них за то благодарности?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

av vars frukt de äter efter att bidragit med (sina) händers arbete. Skall de då inte tacka (Honom)