İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.

يَسْـَٔلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

yeseluke n-nāsu ǎni s-sāǎti ḳul innemā ǐlmuhā ǐnde (a)llahi ve mā yudrīke leǎlle s-sāǎte tekūnu ḳarīben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَسْـَٔلُكَyeselukeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksana soruyorlar
2النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
3عَنِǎni
4السَّاعَةِs-sāǎtiس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmaksa'atten
5قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
6اِنَّمَاinnemāşüphesiz
7عِلْمُهَاǐlmuhāع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameonun bilgisi
8عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanındadır
9اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
10وَمَاve māve ne?
11يُدْرِيكَyudrīkeد ر يBeceri ile bilmek, öğrenmek.bilirsin
12لَعَلَّleǎllebelki
13السَّاعَةَs-sāǎteس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmaksa'at
14تَكُونُtekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolur
15قَرِيبًاḳarībenق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yakın

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnsanlar, kıyâmeti sorarlar sana; de ki: Onun bilgisi, ancak Tanrı katında ve ne bilirsin, belki de kıyâmet, pek yakında kopacak.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnsanlar, kıyâmeti sorarlar sana; de ki: Onun bilgisi, ancak Tanrı katında ve ne bilirsin, belki de kıyâmet, pek yakında kopacak.

Adem Uğur

İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.

Ahmed Hulusi

İnsanlar sana o saatten (ölüm) sorarlar. . . De ki: "Onun ilmi ancak Allah indindedir". . . Sana bildiren nedir, belki o saat yakındır!

Ahmet Tekin

İnsanlar sana, Kıyametin kopacağı ânı soruyorlar. Onlara: 'Onunla ilgili bilgi Allah katındadır' de. 'Kıyametin kopacağı an ile ilgili bizden başka seni, bilgilendiren mi var? Belki de Kıyametin vakti yakındır.'

Ahmet Varol

İnsanlar sana kıyametten soruyorlar. De ki: 'Onun ilmi ancak Allah katındadır.' Ne bilirsin; belki de kıyamet yakın olabilir.

Ali Bulaç

İnsanlar, sana kıyamet saatini sorarlar; de ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın katındadır." Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakın da olabilir.

Ali Fikri Yavuz

İnsanlar, sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Onun ilmi ancak Allah’ın katındadır. Olur ki kıyamet, yakında vuku bulur.

Ali Rıza Safa

İnsanlar, sana, evrenlerin sonu hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Onun bilgisi, ancak Allah'ın katındadır!" Ne biliyorsun; belki de evrenlerin sonu yakındır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de zamanı çok yakındır."

Bekir Sadak

Insanlar senden kiyametin zamanini soruyorlar; de ki: «Onun bilgisi ancak Allah katindadir; ne bilirsin, belki de zamani yakindir.»

Celal Yıldırım

İnsanlar, sana Kıyâmet'in kopuş saatinden soruyorlar. De ki: Ona ait bilgi ancak Allah'ın yanındadır. Ne bilirsin, belki de onun kopuş saati yakın olabilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanlar senden kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. “Bunun bilgisi yalnızca Allah katındadır” de. Nereden bileceksin, belki de kıyamet yakında olacak.

Diyanet İşleri

İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: 'Onun bilgisi ancak Allah katındadır; ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.'

Diyanet Vakfi

İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: «Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O insanlar, sana kıyamet saatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir ve ne bilirsin belki de o kıyamet yakında olur."

Elmalılı Hamdi Yazır

O nas sana saatten soruyor, de ki: onun ılmi Allahın nezdindedir ve ne bilirsin belki o saat yakında olur

Erhan Aktaş

İnsanlar sana Sa'at'ten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır." Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlar sana Sa'at'ten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır. Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlar sana Sa'at'ten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır. Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: «Onun bilgisi Allah katındadır, ne bilirsin, belki de zaman yakındır.»

Gültekin Onan

İnsanlar, sana kıyamet saatini sorarlar, de ki: "Onun bilgisi yalnızca Tanrı'nın katındadır." Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakın da olabilir.

Hamdi Döndüren

İnsanlar sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki kıyametin zamanı çok yakındır!”

Hasan Basri Çantay

İnsanlar sana o saati (n ne zaman kopacağını) sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allahın nezdindedir. Ne bilirsin, belki de o saat yakın (bir zamanda) olacakdır".

Hasib Asutay

İnsanlar (30) sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında olabilir. (30. Mekke müşrikleri.)

Hayrat Neşriyat

İnsanlar sana kıyâmet(in vaktin)den soruyor. De ki: 'Onun ilmi ancak Allah katındadır. Ne bilirsin, belki o kıyâmet yakın olabilir!'

İbni Kesir

İnsanlar sana kıyametten sorarlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de o saat yakında oluverir.

Mehmet Okuyan

İnsanlar sana o (Son) Saat’ten soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır.” Sana bildirecek olan ne olabilir ki belki de o (Son) Saat yakın olacak.

Muhammed Esed

İnsanlar sana Son Saat hakkında soracaklar. De ki: "Onun bilgisi Allah katındadır; senin bütün bildiğin ise, Son Saat'in yakın olduğudur!"

Mustafa İslamoğlu

İnsanlar sana Son Saat hakkında soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Sana kim bildirebilir ki: Son Saat belki yakındır, (belki de uzak)?

Ömer Nasuhi Bilmen

Nâs, sana Kıyametten sorarlar. De ki: «Ona ait bilgi, Allah indindedir.» Sana (onu) ne şey bildirir? Umulur ki, Kıyamet yakınlaşmış olacaktır.

Ömer Öngüt

Resulüm! İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi Allah'ın katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır. ”

Suat Yıldırım

İnsanlar senden kıyamet saatini sorarlar. De ki: "Ona dair bilgi Allah’ın nezdindedir." Ne bilirsin belki de o saat yakındır!

Süleyman Ateş

İnsanlar sana O sa'atten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Allah'ın yanındadır." Ne bilirsin belki o sa'at yakın olur?

Süleymaniye Vakfı

İnsanlar sana o saati /mezardan kalkış saatini soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır." Sana kim bildirebilir ki! Belki de o saat yakında gerçekleşir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana kıyametin saatini soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır; nerden bileceksin belki de kıyamet saati yakındır."

Şaban Piriş

İnsanlar senden kıyamet vaktini soruyorlar. De ki: -Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin belki vakti çok yakındır?

Tefhim-ul Kuran

İnsanlar, sana kıyamet saatini sorarlar; de ki: «Onun bilgisi yalnızca Allah'ın katındadır.» Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakın da olabilir.

Ümit Şimşek

İnsanlar sana kıyameti soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de onun vakti çok yaklaşmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlar sana kıyametin saatinden soruyorlar. De ki: "Ona ilişkin bilgi Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de o saat yakındır!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Camaat sənə o Saat barədə sual verir. De: “Onu yalnız Allah bilir!” Nə bilirsən, bəlkə də, o Saat lap yaxınlaşmışdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Camaat (Məkkə əhli) səndən o saat (qiyamətin nə vaxt qopacağı) barədə soruşar. (Ya Peyğəmbər!) De: ″Onu ancaq Allah bilər!″ Nə bilirsən, bəlkə də, o saat (qiyamət) yaxındır).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Leute fragen dich nach der Stunde des Jüngsten Gerichts. Sprich: ʺDas Wissen darum ist bei Gott allein.ʺ Wer weiß, vielleicht kommt die Stunde bald.

Almanca — Der Edle Quran

Die Menschen fragen dich nach der Stunde. Sag: Das Wissen darüber ist nur bei Allah. Was läßt dich wissen? Vielleicht ist die Stunde nahe.

Almanca — M. A. Rassoul

Die Menschen befragen dich über die Stunde. Sprich: ʺDas Wissen um sie ist allein bei Allahʺ, und wie kannst du (das) wissen? Vielleicht ist die Stunde nahe.

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Menschen fragen dich nach der Stunde. Sag: ʺDas Wissen von ihr ist nur bei ALLAH.ʺ Und was läßt dich wissen, vielleicht liegt die Stunde nahe.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

People call upon you O Muhammad for information relative to the point of time at which the predetermined Eventful Hour of Judgement takes place! Say to them: it is only Allah and Him alone Who knows when! "You never know the Final Hour may well be quite soon".

Abdul Haleem

People ask you about the Hour. Say, ‘God alone has knowledge of it.’ How could you [Prophet] know? The Hour may well be near.

Abdullah Yusuf Ali

Men ask thee concerning the Hour: Say, "The knowledge thereof is with Allah (alone)": and what will make thee understand?- perchance the Hour is nigh!

Abul A'la Maududi

People ask you concerning the Hour (of Resurrection). Say: "Allah alone has knowledge of it. What do you know? Perhaps the Hour is nigh."

Aisha Bewley

People will ask you about the Last Hour. Say: ‘Only Allah has knowledge of it. What will make you understand? It may be that the Last Hour is very near.’

Al-Hilali & Khan

People ask you concerning the Hour, say: "The knowledge of it is with Allâh only. What do you know? It may be that the Hour is near!"

Ali Quli Qarai

The people question you concerning the Hour. Say, ‘Its knowledge is only with Allah.’ What do you know, maybe the Hour is near.

Amatul Rahman Omar

People ask you about this (promised) Hour (When the such people will be treated like that). Say, `Allâh alone has the knowledge of it. And what shall make you know that the Hour may be near at hand.

Arthur John Arberry

The people will question thee concerning the Hour. Say: 'The knowledge of it is only with God; what shall make thee know? Haply the Hour is nigh.'

Bijan Moeinian

People will ask you about the end of the world. Let them know that only God knows about it. As far as people are concerned, they should be prepared as though it will take place within a few moment.

E. Henry Palmer

The folk will ask thee about the Hour; say, 'The knowledge thereof is only with God, and what is to make thee perceive that the Hour is haply nigh?'

Edip-Layth

The people ask you regarding the moment. Say, "Its knowledge is with God. For all that you know the moment may be near!"

George Sale

Men will ask thee concerning the approach of the last hour: Answer, verily the knowledge thereof is with God alone; and he will not inform thee: Peradventure the hour is nigh at hand.

Hamid S. Aziz

(Such has been) the course of Allah with respect to those who have gone before; and you shall not find any change in the course of Allah.

Mahmoud Ghali

Mankind will ask you about the Hour. Say, "Surely the knowledge of it is only in the Providence of Allah; and what makes you realize that possibly the Hour would be near?"

Marmaduke Pickthall

Men ask thee of the Hour. Say: The knowledge of it is with Allah only. What can convey (the knowledge) unto thee? It may be that the Hour is nigh.

Mohamed Ahmed - Samira

People ask you about the Hour (of the great change). Say: "Only God has knowledge of it. Who knows? The Hour may be close at hand."

Muhammad Asad

PEOPLE will ask thee about the Last Hour. Say: "Knowledge thereof rests with God alone; yet for all thou knowest, the Last Hour may well be near!"

Mustafa Khattab

People ask you ˹O Prophet˺ about the Hour. Say, "That knowledge is only with Allah. You never know, perhaps the Hour is near."

Progressive Muslims

The people ask you regarding the Hour. Say: "Its knowledge is with God. And for all that you know the Hour may be near!"

Sahih International

People ask you concerning the Hour. Say, " Knowledge of it is only with Allah. And what may make you perceive? Perhaps the Hour is near."

Sam Gerrans

The people ask thee concerning the Hour. Say thou: “The knowledge thereof is but with God.” And what can make thee know that the Hour might be nigh?

Shabbir Ahmed

People ask you about the Hour. Say, "The knowledge of the Hour is with Allah alone. Yet for your purposes, the Hour may be near."

Syed Vickar Ahamed

People ask you about the (final) Hour: Say: "Its knowledge is with Allah (Alone):" And what will make you understand? Just in case the Hour is near!

Taqi Usmani

People ask you about the Hour (i.e. the Day of Judgment). Say," Its knowledge is only with Allah.” And what can let you know? May be, the Hour is near.

The Monotheist Group

The people ask you regarding the Hour. Say: "Its knowledge is with God. And for all that you know the Hour may be near!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les gens tʹinterrogent au sujet de lʹHeure. Dis: ʺSa connaissance est exclusive à Allahʺ. Quʹen sais-tu? Il se peut que lʹHeure soit proche.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Însan pirsa qiyametê ji te dikin, ka kengê ye? Bibêje: Zanîna wê bes li cem Xwedê ye. Ma tu çi dizanî, dibe ku qiyamet nêzîk be jî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De mensen vragen jou naar het uur. Zeg: ʺDe kennis daarover is slechts bij God. Hoe zul jij het te weten komen? Misschien dat het uur dichtbij is.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De menschen zullen u ondervragen nopens de nadering van het laatste uur; antwoord: Waarlijk, de kennis daarvan is alleen met God, en hij zal u niet onderrichten; misschien is het uur nabij.

Hollandaca — Siregar

De mensen vragen jou over het Uur. Zeg: ʺVoorwaar, kennis daarover berust slechts bij Allah.ʺ En hoe kan jij dat weten? Misschien is het Uur al nabij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Спрашивают тебя люди (о, Пророк) о Часе [о том, когда наступит День Суда] (не веря в его наступление). Скажи (им): «Знание о нем (только) у Аллаха», – и откуда тебе знать, – может быть, – Час уже близок [до момента наступления Дня Суда осталось немного].

Rusça — Osmanov

Люди спрашивают тебя о [Судном] часе. Отвечай: ʺЭто ведомо только Аллахуʺ. Ведь что можешь ты знать? Быть может, [Судный] час совсем близок.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

MAN frågar dig om den Yttersta stunden. Säg: ʺIngen utom Gud har kunskap om denna (Stund).ʺ Och hur skall du kunna veta om inte den Yttersta stunden är nära!