(Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.

قَالَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لِي وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِي بَشَرٌ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ اِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

ḳālet rabbi ennā yekūnu lī veledun ve lem yemsesnī beşerun ḳāle ke ƶāliki (a)llahu yeḣluḳu mā yeşā'u iƶā ḳaDā emran fe innemā yeḳūlu lehu kun fe yekūnu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَتْḳāletق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اَنّٰىennāا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.nasıl
4يَكُونُyekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolur
5لِيbenim
6وَلَدٌveledunو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekçocuğum
7وَلَمْve lem
8يَمْسَسْنِيyemsesnīم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.bana dokunmamışken
9بَشَرٌbeşerunب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşbir beşer
10قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
11كَذٰلِكِke ƶālikiböyledir
12اللّٰهُ(a)llahuAllah
13يَخْلُقُyeḣluḳuخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yaratır
14مَاşeyi
15يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
16اِذَاiƶāzaman
17قَضٰٓىḳaDāق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakistediği
18اَمْرًاemranا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbir şey(in olmasını)
19فَاِنَّمَاfe innemāsadece
20يَقُولُyeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder
21لَهُlehuona
22كُنْkunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin'ol'
23فَيَكُونُfe yekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvino da oluverir

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Meryem, yâ Rabbi demişti, benim nasıl çocuğum olabilir? Bana hiçbir insan dokunmadı. Allah, öyledir ama demişti, dilediğini yapar Allah ve bir işin olmasını diledi mi hemencecik ol der ona ve o oluverir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Meryem, yâ Rabbi demişti, benim nasıl çocuğum olabilir? Bana hiçbir insan dokunmadı. Allah, öyledir ama demişti, dilediğini yapar Allah ve bir işin olmasını diledi mi hemencecik ol der ona ve o oluverir.

Adem Uğur

Meryem: Rabbim! dedi, bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince ona sadece "Ol!" der; o da oluverir.

Ahmed Hulusi

(Meryem) sordu: "Rabbim, bana bir erkek dokunmadığı halde benim nasıl bir çocuğum olur?". . . Buyurdu ki: "İşte öylece!. . Allah dilediğini yaratır! O bir işin olmasına hükmederse, sadece 'OL' der ve o iş oluşur. "

Ahmet Tekin

Meryem: 'Rabbim, Bana bir insan eli değmediği halde nasıl benim oğlum olur?' demişti. Allah da: 'Allah, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olanı, sende Îsâ’yı yarattığı gibi işte böyle yaratır. İlâhî bir planı icraya karar verdiği zaman da, ona sadece 'ol’ der. O da oluverir.' buyurmuştu.

Ahmet Varol

(Meryem) 'Ey Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?' dedi. (Allah) 'Allah, işte böyle dilediğini yaratır. Bir şeye hükmettiği zaman ona 'ol' der, o da oluverir' dedi.

Ali Bulaç

"Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol" der, o da hemen oluverir."

Ali Fikri Yavuz

Meryem: “- Ey Rabbim, bana bir insan dokunmamışken nerden benim bir çocuğum olabilir?” dedi. Allah şöyle buyurdu: “- Doğrudur, sana bir kimse dokunmamıştır, fakat Allahü Tealâ dilediğini yaratır ve O, bir şeyi murad edince ona sadece “ol” der, o hemen oluverir.”

Ali Rıza Safa

"Efendim! Benim, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi; "Hiçbir insanoğlunun eli bana değmedi!" Dedi ki: "Öyledir; Allah, dilediğini yaratır. Bir şeyi dilediğinde, ona, yalnızca ‘Ol!' der; hemen olur!"

Bayraktar Bayraklı

Meryem, "Ey Rabbim!" dedi, "Bana hiçbir erkek eli değmediği halde nasıl çocuk sahibi olabilirim?" Melek cevap verdi: "İşte öyle, Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını istediğinde sadece 'ol' der ve o şey hemen oluşmaya başlar."

Bekir Sadak

Meryem: «Rabbim! Bana bir insan dokunmamisken nasil cocugum olabilir?» demisti. Melekler soyle dediler: «Allah diledigini boylece yaratir. Bir isin olmasini dilerse ona ol der ve olur".

Celal Yıldırım

(Bunun üzerine) Meryem dedi ki: «Ey Rabbim ! bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir ?!» Ona denildi ki: Öyle ama, Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece «Ol!» der, o da oluverir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dedi ki: “Rabbim! Bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur?” Allah buyurdu: “İşte öyle, Allah dilediğini yaratır, bir işin olmasını istedi mi ona sadece ‘ol!’ der, o da oluverir.”

Diyanet İşleri

(Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Meryem: 'Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?' demişti. Melekler şöyle dediler: 'Allah dilediğini böylece yaratır. Bir işin olmasını dilerse ona ol der ve olur'.

Diyanet Vakfi

Meryem: Rabbim! dedi, bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince ona sadece «Ol!» der; o da oluverir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Meryem): «Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?» dedi. Allah: «Öyle ama, Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece 'ol!' der, o da hemen oluverir.» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Meryem: "Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah: "Öyle, Allah ne dilerse yaratır, O, birşeyi dilediğinde, yalnızca ona "Ol" der, o da hemen oluverir." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yarabbi! dedi: bir çocuk nerden olabilir benim için? Ki bana bir beşer dokunmadı, buyurdu ki: Öyle, Allah neyi dilerse yaratır, o bir emri murad edince sade ona ol der o oluverir.

Erhan Aktaş

Rabb'im! Bana hiçbir beşer dokunmamışken, benim nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. Allah: "Öyle de olsa, Allah neyi dilerse onu yaratır." dedi. "O, bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona sadece "Ol!" der, o da oluverir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'im! Bana hiçbir beşer dokunmamışken, benim nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. Allah: "Öyle de olsa, Allah neyi dilerse onu yaratır." dedi. O, bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona sadece "ol" der, o da oluverir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'im! "Bana hiçbir insan dokunmamışken, benim nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. Allah: "Öyle de olsa, Allah neyi dilerse onu yaratır." dedi. O, bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona sadece "ol" der, o da oluverir.

Fizilal-il Kuran

Meryem 'Ey Rabbim, bana hiçbir insan dokunmamışken nasıl olur da çocuğum olabilir?' dedi. De ki: 'İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır. O bir şeyin olmasına karar verince ona sadece «ol» der o da hemen oluverir.'

Gültekin Onan

"Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Tanrı neyi dilerse yaratır. Bir buyruğun olmasına karar verirse, yanlızca ona "Ol" der, o da hemen oluverir.

Hamdi Döndüren

Meryem dedi ki: “Ey Rabbim! Bana bir insan dokunmamış iken, nasıl bir çocuğum olabilir?” Allah dedi: “Bu böyledir; çünkü Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını isteyince, ona sadece “Ol!” der, o da oluverir.”

Hasan Basri Çantay

(Meryem) dedi ki: "Hey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olabilir?". (Allah) dedi "öyle, (Fakat) Allah ne dilerse yaratır. Bir işe hükmedince ona ancak ol der, o da oluverir".

Hasib Asutay

(Meryem) dedi ki: 'Rabbim bana hiçbir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?' (Allah) 'Bu böyledir' dedi. Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince, ona sadece 'Ol' der, o da (hemen) oluverir.

Hayrat Neşriyat

(Meryem:) 'Rabbim! Bana bir insan dokunmadığı hâlde benim için bir çocuk nasıl olur?' dedi. (Rabbi de:) 'Böyledir! Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmettiğinde, artık ona sâdece 'Ol!’ der, (o da) hemen oluverir' buyurdu.

İbni Kesir

Meryem dedi ki: Rabbım; bana bir beşer dokunmamışken, benim nasıl çocuğum olabilir? Melekler de: Allah, dilediğini öylece yaratır ve bir şeyin olmasını dilerse, ona; ol, der de oluverir, dediler.

Mehmet Okuyan

(Meryem) “Rabbim! Bana hiçbir insan dokunmamışken nasıl (bir) çocuğum olabilir ki?” demiş, (melekler ise) şöyle demişlerdi: “Öyle, (ama) Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece ‘Ol!’ der, o da hemen olmaya başlar.”

Muhammed Esed

Meryem, "Ey Rabbim!" dedi, "Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl oğul sahibi olabilirim?" (Melek) cevap verdi: "İşte öyle! Allah dilediğini yaratır; bir şeyin olmasını istediğinde sadece 'Ol!' der ve o (şey hemen) oluverir.

Mustafa İslamoğlu

(Meryem) "Rabbim!" dedi, "bana hiç bir insan dokunmadığı halde benim nasıl çocuğum olabilir?" (Melek) dedi ki: "İşte böyledir Allah; dilediğini yapar! Bir işi dilediği zaman ona sadece "Ol!" der, o da hemen oluş sürecine girer.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Bana çocuk nereden olabilir! Halbuki bana bir beşer dokunmamıştır.» Buyurdu ki, «Öyledir. Allah Teâlâ neyi dilerse yaratır. Bir şeyi murad edince ona sadece 'Ol!' der, o da hemen oluverir.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: “Ey Rabbim! Bana bir insan eli değmediği halde benim nasıl çocuğum olabilir?” Allah: “Öyle de olsa, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince ona 'Ol!' der, o da oluverir. ” dedi.

Suat Yıldırım

Meryem: "Ya Rabbî, bana hiçbir erkek eli değmediği halde nasıl olur da çocuğum olabilir?" deyince, Allah şöyle buyurdu: "Öyle de olsa, Allah dilediğini yaratır. Zira O, bir şeyin var olmasına hüküm verince sadece "ol" der, o da derhal oluverir."

Süleyman Ateş

Dedi ki: "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" "Allah, böylece dilediğini yaratır, dedi, bir şey(in olmasını) istedi mi ona 'ol' der, o da oluverir."

Süleymaniye Vakfı

Meryem, "Rabbim! Bana bir insan eli değmediği halde benim nasıl çocuğum olabilir!" dedi. (Onunla konuşan melek) şöyle dedi: "Evet, öyle! Ama Allah gerek gördüğü şeyi yaratır. Bir işe karar verdi mi sadece 'Ol!' der, o şey oluşur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Meryem, "Sahibim! Benim nasıl çocuğum olur? Bana erkek eli değmedi ki!" dedi. "Olacak!" dedi. Allah tercih ettiği şeyi yaratır. Bir işe karar verdi mi sadece "Ol" der ve o şey oluşur."

Şaban Piriş

Meryem, şöyle dedi: -Rabbim bana bir beşer dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir? Melekler: (şöyle cevap verdiler) -İşte böyle, Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasını dilediği zaman ona "ol" der ve olur.

Tefhim-ul Kuran

«Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bana bir çocuk olabilir?» dedi. Öyle (idi cevap) . (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona «ol» der, o da hemen oluverir.»

Ümit Şimşek

Meryem, 'Yâ Rabbi, bana beşer eli değmemişken benim nasıl çocuğum olabilir ki?' dedi. Allah buyurdu ki: 'Öyle de olsa, Allah dilediğini yaratır. O bir iş için hükmünü verdiğinde, ona 'Ol' der; o da oluverir.'

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem dedi ki: "Rabbim, çocuğum nasıl olur benim? Bana hiçbir insan dokunmadı ki!" Allah cevap verdi: "Allah dilediğini işte böyle yaratır. Bir iş ve oluşa karar verdiğinde sadece ona "Ol!" der; ve o hemen oluverir."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Məryəm dedi: “Ey Rəbbim! Mənə bir insan toxunmadığı bir halda necə övladım ola bilər?” Allah dedi: “Allah beləcə istədiyini yaradır. O, bir işin olmasını istədikdə ona ancaq “Ol!”– deyir, o da olur”.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprach: ʺHerr, wie soll ich einen Sohn gebären, da mich kein Mann berührt hat?ʺ Darauf hörte sie sagen: ʺSo ist Gott. Er schafft, was Er will. Wenn Er etwas beschließt, sagt er nur: ʹEs sei!ʹ und es ist.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagte: ʺMein Herr, wie sollte ich ein Kind haben, wo mich (doch) kein menschliches Wesen berührt hat?ʺ Er (, der Engel,) sagte: ʺSo (wird es sein); Allah erschafft, was Er will. Wenn Er eine Angelegenheit bestimmt, so sagt Er zu ihr nur: ,Sei! und so ist sie.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagte: ʺMein Herr, soll mir ein Sohn (geboren) werden, wo mich doch kein Mann berührte?ʺ Er sprach: ʺAllah schafft ebenso, was Er will; wenn Er etwas beschlossen hat, spricht Er nur zu ihm: ʺSei!ʺ und es ist.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Maryam asked : "How shall I have a son, O Allah, my Creator, when no man has touched me? She was told: "Thus does Allah create what He will; when He decrees a thing He only says ‘Be’ and it is".

Abdul Haleem

She said, ‘My Lord, how can I have a son when no man has touched me?’ [The angel] said, ‘This is how God creates what He will: when He has ordained something, He only says, "Be", and it is.

Abdullah Yusuf Ali

She said: "O my Lord! How shall I have a son when no man hath touched me?" He said: "Even so: Allah createth what He willeth: When He hath decreed a plan, He but saith to it, 'Be,' and it is!

Abul A'la Maududi

She said: 'O my Lord! How shall I have a son when no man has ever touched me?' The angel answered: Thus shall it be. Allah creates whatever He wills. When He decides something, He merely says: "Be" and it is.

Aisha Bewley

she said, ‘My Lord! How can I have a son when no man has ever touched me?’ He said, ‘It will be so. ’ Allah creates whatever He wills. When He decides on something, He just says to it, ‘Be!’ and it is.

Al-Hilali & Khan

She said: "O my Lord! How shall I have a son when no man has touched me." He said: "So (it will be) for Allâh creates what He wills. When He has decreed something, He says to it only: "Be!" - and it is.

Ali Quli Qarai

She said, ‘My Lord, how shall I have a child seeing that no human has ever touched me?’ He said, ‘So it is that Allah creates whatever He wishes. When He decides on a matter He just says to it ‘‘Be!’’ and it is.

Amatul Rahman Omar

She said, `My Lord! how can I and whence shall I have a child while no man has yet touched me (in conjugal relationship)?' (The Lord) said, `Such are the ways of Allâh, He creates what He will. When He decrees a thing He simply commands it, "Be" and it comes to be.'

Arthur John Arberry

'Lord, ' said Mary, 'how shall I have a son seeing no mortal has touched me?' 'Even so,' God said, God creates what He will. When He decrees a thing He does but say to it "Be," and it is.

Bijan Moeinian

Mary said: "O Lord, how is it possible for me to have a child while none has touched me?" The Lord replied: “That is the way God creates. When He wants to create something, He simply says “be” and there it is created.”

E. Henry Palmer

She said, 'Lord! how can I have a son, when man has not yet touched me?' He said, 'Thus God creates what He pleaseth. When He decrees a matter He only says BE and it is;

Edip-Layth

She said, "My Lord, how can I have a son when no human has touched me?" He said, "It is thus that God creates what He wills, when He decrees a command, He merely says to it 'Be,' and it becomes."

George Sale

She answered, Lord, how shall I have a son, since a man hath not touched me? The Angel said, so God createth that which he pleaseth: When he decreeth a thing, he only saith unto it, be, and it is:

Hamid S. Aziz

She said, "Lord! How can I have a son, when man has not yet touched me?" He said, "Thus Allah creates what He pleases. When He decrees a matter He only says: BE! And it is;

Mahmoud Ghali

She said, "Lord! However will I have a child, and no mortal has touched me?" He said, "Thus Allah creates whatever He decides. When He has decreed a Command, then He only says to it, ‘Be!' so it is!."

Marmaduke Pickthall

She said: My Lord! How can I have a child when no mortal hath touched me? He said: So (it will be). Allah createth what He will. If He decreeth a thing, He saith unto it only: Be! and it is.

Mohamed Ahmed - Samira

She said: "How can I have a son, O Lord, when no man has touched me?" He said: "That is how God creates what He wills. When He decrees a thing, He says 'Be', and it is.

Muhammad Asad

Said she: "O my Sustainer! How can I have a son when no man has ever touched me?" [The angel] answered: "Thus it is: God creates what He wills when He wills a thing to be, He but says unto it, 'Be' - and it is.

Mustafa Khattab

Mary wondered, "My Lord! How can I have a child when no man has ever touched me?" An angel replied, “So will it be. Allah creates what He wills. When He decrees a matter, He simply tells it, ‘Be!’ And it is!

Progressive Muslims

She said: "My Lord, how can I have a son when no human has touched me" He said: "It is thus that God creates what He wills, when He decrees a command, He merely says to it "Be", and it is. "

Sahih International

She said, "My Lord, how will I have a child when no man has touched me?" [The angel] said, "Such is Allah ; He creates what He wills. When He decrees a matter, He only says to it, 'Be,' and it is.

Sam Gerrans

She said: “My Lord: how will I have a son when no mortal has touched me?” He said: “Thus is God; he creates what He wills; when He decrees a matter, He but says to it: ‘Be thou,’ and it is.

Shabbir Ahmed

Mary exclaimed! "O My Lord, How shall I have a son when no man has touched me?" He said, "Just as Allah creates everyone according to His Laws (3:40). When Allah decrees a matter, it starts happening." (In the repressive society Mary had to keep her wedding confidential in the family).

Syed Vickar Ahamed

She said: "O my Lord! How shall I have a son when no man has touched me?" He said: "Even so: Allah creates what He wills: When He has decreed a Plan, He only says to it, ‘Be’. And it is!

Taqi Usmani

She said: "O my Lord, how shall I have a son while no human has ever touched me?" Said He: “That is how Allah creates what He wills. When He decides a matter, He simply says to it ‘Be’, and it comes to be.

The Monotheist Group

She said: "My Lord, how can I have a son when no human being has been with me?" He said: "It is thus that God creates what He wills, when He decrees a command, He merely says to it 'Be,' and it is."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Elle dit: ʺSeigneur! Comment aurais-je un enfant, alors quʹaucun homme ne mʹa touchée?ʺ - ʺCʹest ainsi!ʺ dit-Il. Allah crée ce quʹIl veut. Quand Il décide dʹune chose, Il lui dit seulement: ʺSoisʺ et elle est aussitôt.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Meryemê got: Xwedayê min! Dê çawa zarok ji min re çêbe digel ku tu kesî dest jî nedaye min? Xwedê jê re got: Wisan e, tiştê Xwedê bivê diafirîne. Dema hukim li karekî bike bi tenê jê re dibêje “Çêbe!” ew jî çêdibe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zei: ʺMijn Heer, hoe zou ik een kind krijgen, terwijl geen mens mij aangeraakt heeftʺ Hij zei: ʺZo is het. God schept wat Hij wil. Wanneer Hij iets beslist, dan zegt Hij er slechts tegen: ʹWees!? en het is.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

O Heer! antwoordde Maria: Hoe zal ik een zoon baren, terwijl geen man mij heeft aangeraakt!ʺ De engel antwoordde: God doet wat en hoe hij wil; en heeft hij eene zaak besloten, dan zegt hij slechts: Wees, en het is.

Hollandaca — Siregar

Zij zei: ʺO mijn Heer, hoe kan ik een kind krijgen terwijl geen man mij heeft aangeraakt?ʺ Hij (Allah) zei: ʺZo is het: Allah schept wat Hij wil, als Hij over een zaak bepaalt, dan zegt Hij er slechts tegen: ʹWeesʹ, en het is.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказала она [Марьям]: «Господи! Как может быть у меня мальчик, ведь меня не касался мужчина (так как я не замужем и не блудница)?» Сказал он [ангел Джибриль] (ей): «Так [как произошло с тобой] Аллах создает, что желает. Когда Он (желает) совершить (какое-нибудь) дело [чтобы произошло какое-либо событие], то Он только скажет ему (единожды): «Будь!» – и оно (сразу же) бывает [происходит].

Rusça — Osmanov

Она сказала: ʺГосподи! Как может быть у меня ребенок, - ведь не касался меня ни один мужчинаʺ. Сказал [ангел]: ʺИменно так! Аллах создает то, что пожелает. Когда Он решит, чтобы какое-либо дело [свершилось], то Он только скажет: ʺСвершись!ʺ - и оно свершается.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Maria sade: ”Herre! Hur skulle jag kunna få en son, då ingen man har rört mig?” (Ängeln) sade: ”Så (skall det bli); Gud skapar vad Han vill. Om Han vill att något skall vara, säger Han endast till det: ʹVar!ʹ - och det är.