Al-i İmran Suresi 161. Ayet — Elfaz
Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir.
1وَمَاve māve değildirİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
2كَانَkāneolur şeyMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3لِنَبِيٍّli nebiyyinbir nebi içinHarf-i Cer+İsimن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber
4اَنْenMasdar Harfi
5يَغُلَّyeğullehiyanet etmesiMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelir
6وَمَنْve menve kimİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
7يَغْلُلْyeğlulhıyanet ederseMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelir
8يَأْتِye'tigetirirMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
9بِمَاbimāşeyiHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
10غَلَّğallehıyanet ettiğiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelir
12الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetikıyametMarife (Belirlilik Takısı)+İsimق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâh
13ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
14تُوَفّٰىtuveffātastamam verilirMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibe · Tef'îl Bâbıو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.
17مَاmāne kiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
18كَسَبَتْkesebetkazandıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.
19وَهُمْve humve onlarHaliye Edatı+Zamir
20لَاlāHarf-i Nefi
21يُظْلَمُونَyuZlemūnehiçbir haksızlığa uğratılmazlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak