Al-i İmran Suresi 160. Ayet — Elfaz
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.
1اِنْineğerŞart Edatı
2يَنْصُرْكُمُyenSurkumusize yardım ederseMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak
3اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
4فَلَاfe lāartık yokturSonuç Edatı+Harf-i Nefi
6لَكُمْlekumsiziHarf-i Cer+Zamir
7وَاِنْve inve eğerBağlaç+Şart Edatı
8يَخْذُلْكُمْyeḣƶulkumsizi yüz üstü bırakırsaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibخ ذ لBirine yardım etmekten/destek olmaktan kaçınmak, birinden geri durmak, birini terk etmek/bırakmak/terk etmek, birine yardım etmekte/desteklemekte başarısız olmak, biriyle birlikte gitmekten kaçınmak, birinin başkasına yardım etmesini engellemek/önlemek.
9فَمَنْfe menkimdirSonuç Edatı+Soru Eki
10ذَاƶāİşaret Zamiri
11الَّذِيelleƶīkimseİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
12يَنْصُرُكُمْyenSurukumsize yardım edebilecekMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak
13مِنْminHarf-i Cer
14بَعْدِهِbeǎ'dihiO'ndan sonraİsim+Zamirب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme
15وَعَلَىve ǎlāİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer
16اللّٰهِ(a)llahive Allah'aLafza-i Celal
17فَلْيَتَوَكَّلِfe l yetevekkelidayansınlarİsti'nafiye Edatı+Emir Lamı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.
18الْمُؤْمِنُونَl-mu'minūneMü'minlerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman