"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
اَوْ يُلْقٰٓى اِلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا
ev yulḳā ileyhi kenzun ev tekūnu lehu cennetun ye'kulu minhā ve ḳāle Z-Zālimūne in tettebiǔne illā raculen mesHūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yahut ona bir defîne verilmeliydi, yahut da bir bahçesi olmalıydı da orada biten şeyleri yemeliydi ve zâlimler, siz dediler, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yahut ona bir defîne verilmeliydi, yahut da bir bahçesi olmalıydı da orada biten şeyleri yemeliydi ve zâlimler, siz dediler, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.
Adem Uğur
Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip (meşakkatsizce geçimini sağlayacağı) bir bahçesi olmalıydı. (Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler.
Ahmed Hulusi
"Yahut O'na bir hazine verilmesi ya da yiyeceği özel bir bahçesi olması. . . " Zalimler (birbirlerine) şöyle konuştular: "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!"
Ahmet Tekin
'Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip kolaylıkla geçimini sağlayacağı bir bahçesi olmalıydı.' dediler. Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen ve İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimler: 'Siz, kesinlikle büyülenerek aklı etki altına alınmış bir adama uymaktasınız' dediler.
Ahmet Varol
Yahut kendisine bir hazine atılmalı veya içinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?' Zalimler: 'Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' dediler.
Ali Bulaç
"Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?" Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz."
Ali Fikri Yavuz
Yahud O’na (gökten) bir hazine bırakılıverse (de onu harcasa, geçim derdinde olmasa), yahud güzel bir bahçesi olsa da ondan yese ya!” Hem o zalimler, müminlere dediler ki: “- Siz, ancak büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz.”
Ali Rıza Safa
Veya "Ona, bir gömü verilseydi?" veya "İçinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı?" Haksızlık yapanlar, bir de şöyle dediler: "Yalnızca, büyülenmiş bir adamı izliyorsunuz!"
Bayraktar Bayraklı
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya meyvelerinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Bu zalimler, "Sizler sırf büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Bekir Sadak
(7-8) soyle dediler: «Bu ne bicim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya beslenecegi bir bahce olsaydi ya!» Bu zalimler, inananlara: «Siz sadece buyulenmis bir adama uyuyorsunuz» dediler.
Celal Yıldırım
«Veya Ona bir hazine sunulsa, ya da kendisine ait bir Cennet olsa da ondan yese ya..» Bu zâlimler, (Muhammed'e inananlara): «Siz olsa olsa, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz !» dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Veya ona bir hazine verilmeliydi ya da zahmetsizce yiyip içtiği bir bahçesi olmalıydı.” Bu zalimler (inananlara), “Siz sadece kendisine büyü yapılmış bir adamın peşinden gidiyorsunuz” dediler.
Diyanet İşleri
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
(7-8) Şöyle dediler: 'Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!' Bu zalimler, inananlara: 'Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz' dediler.
Diyanet Vakfi
Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya içinden yeyip (meşakkatsizce geçimini sağlayacağı) bir bahçesi olmalıydı. (Ayrıca) o zalimler (müminlere): Siz, ancak büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız! dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!» Bu zalimler, inananlara «Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Veya ona bir hazine bırakılsa ya da onun güzel bir bahçesi olsa da ondan yese ya!" dediler. Yine o zalimler: "Siz, yalnız büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Veya ona bir hazine bırakılıverse, yahud güzel bir bağçesi olsa da ondan yese ya! hem o zalimler "siz, sırf büyülenmiş bir adama tabi' oluyorsunuz" dediler
Erhan Aktaş
"Veya ona bir hazine verilseydi veya kendisinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Bu zalimler: "Siz yalnızca büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Veya ona bir hazine verilseydi veya kendisinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Bu zalimler: "Siz yalnızca büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Veya ona bir hazine verilseydi veya kendisinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Bu zalimler: "Siz yalnızca büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz." dediler.
Fizilal-il Kuran
Ya da kendisine bir hazine verilseydi veya ürünleri ile beslenebileceği bir bahçesi olsaydı. Bu zalimler, müminlere «Sizler, büyülenmiş, akli dengesi bozuk bir adamın peşinden gidiyorsunuz» dediler.
Gültekin Onan
"Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?" Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş birisine (erkeğe) uyuyorsunuz."
Hamdi Döndüren
Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya kendisinin, ürününden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?” Yine o zâlimler şöyle dediler: “Siz, ancak büyülenmiş bir adama uymaktasınız!”
Hasan Basri Çantay
"Yahud ona (gökden) bir hazine atılmalı, yahud onun, (meyvelerinden) yiyeceği bir bostanı bulunmalı değil miydi"? O zaalimler (kafirler, mü'minlere) dedi ki: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına tabi' olmuyorsunuz"!
Hasib Asutay
Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ondan yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?'' (3) Ve o zalimler (müminlere), 'Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!' dediler. (3. Yani nafakası gökten indirilseydi de geçim talebiyle çarşılara gidip gelmeseydi.)
Hayrat Neşriyat
'Yâhut kendisine bir hazîne bırakılmalı, ya da ondan yiyeceği bir bahçesi olmalı(değil miydi?)' Ayrıca o zâlimler (mü’minlere): '(Siz,) ancak sihirlenmiş bir adama tâbi' oluyorsunuz' dedi.
İbni Kesir
Yahut kendisine bir hazine verilmeli veya besleneceği bir bahçe olmalı değil miydi? O zalimler dediler ki: Siz, büyülenmiş bir adamdan başkasına tabi olmuyorsunuz.
Mehmet Okuyan
Veya kendisine bir hazine verilmeli ya da beslenebileceği bir bahçesi olmalı (değil miydi)?” (Ayrıca) o zalimler “Siz sadece büyülenmiş bir adama uymaktasınız!” dediler.
Muhammed Esed
Yahut kendisine (Allah tarafından) bir hazine verilseydi, yahut (zahmetsiz) yiyip içtiği (tılsımlı) bir bahçesi olsaydı ya!" Ve bu zalimler (birbirlerine): "Eğer (Muhammed'e) uyacak olsaydınız, büyülenmiş bir adamdan başkasına (uymuş, olmazdınız)!" diyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Ya da kendisine (gökten) bir hazine bırakılsaydı, veya ondan yiyip içerek (safa sürdüğü) kendisine ait bir cenneti olsaydı?" dediler.Bir de kalkıp o zalimler; "Eğer (ona) uymuş olsaydınız, sihirlenmiş bir adamdan başkasına uymamış olacaktınız" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Yahut O'na bir hazine indirilmeli veya O'nun için bir bostan olmalı değil mi idi ki, ondan yiyiverse idi.» Ve zalimler dedi ki: «Siz başka değil, bir büyülenmiş adama tâbi oluyorsunuz.»
Ömer Öngüt
“Yahut kendisine bir hazine atılmalı veya meyvelerinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?” O zâlimler: “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz. ” dediler.
Suat Yıldırım
"Yahut kendine bir hazine verilse, yahut kendisinin içinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı!" Hasılı o zalimler: "Doğrusu siz, sadece büyülenmiş bir adamın peşine düşmüşsünüz." dediler.
Süleyman Ateş
"Yahut üstüne bir hazine atılmalı, yahut kendisinin ürününden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil mi?" Ve zalimler: "Siz başka değil, sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Veya ona bir hazine verilseydi yahut ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı!" O zalimler /yanlışlar içinde olanlar şunu da dediler: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ya da ona bir hazine indirilseydi yahut yiyeceğini sağlayacağı bir bahçesi olsaydı ya?" O zalimler şunu da dediler: "Sizin yaptığınız sadece, büyüye kapılmış bir kişinin peşinden gitmektir."
Şaban Piriş
Veya kendisine bir hazine verilseydi, veya bir bahçesi olsaydı da oradan yeseydi .. Zalimler "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediler.
Tefhim-ul Kuran
«Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya ondan yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?» Zulmedenler dedi ki: «Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uymaktasınız.»
Ümit Şimşek
'Veya ona bir hazine verilseydi. Yahut bir bahçesi olsaydı da oradan yiyip içseydi.' Bir de o zalimler 'Siz büyülenmiş bir adamın peşinden gidiyorsunuz' dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Yahut ona bir hazine gönderilmeli, yahut ürününden yediği bir bahçesi olmalı değil miydi?" O zalimler şunu da söylediler: "Sizler büyülenmiş bir adamdan başkasının ardı sıra gitmiyorsunuz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Niyə ona bir xəzinə verilmədi? Niyə meyvəsindən yeyib dolanmasından ötrü bir bağı olmadı?” Zalımlar: “Siz ancaq sehrlənmiş bir adamın ardınca gedirsiniz”– dedilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Yaxud ona (ruzi qazanmaqdan ötrü bazarları dolaşmasın deyə göydən) bir xəzinə endirməli və ya ondan (onun meyvəsindən) yeyib dolanmaq üçün bir bağı olmalı deyildimi?″ Zalımlar (müşriklər möʼminlərə) dedilər: ″Siz ancaq ovsunlanmış (buna görə də ağlını itirmiş) bir adama tabe olursunuz!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Oder: ʺWarum wird ihm kein Schatz geschickt?ʺ Oder: ʺWarum wird ihm kein Garten geschenkt, so daß er davon essen könnte?ʺ Und die Ungerechten sagen: ʺIhr folgt nur einem verhexten Mann.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Oder würde doch zu ihm ein Schatz herabgeworfen, oder hätte er doch einen Garten, von dem er essen könnte!ʺ Und die Ungerechten sagen: ʺIhr folgt ja nur ei nem Mann, der einem Zauber verfallen ist.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Oder (warum ist) ihm kein Schatz herabgeworfen oder kein Garten gegeben worden, wovon er essen könnte?ʺ Und die Ungerechten sagen: ʺlhr folgt nur einem Mann, der einem Zauber zum Opfer gefallen ist.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Oder würde ihm doch ein Schatz heruntergeworfen! Oder wäre für ihn doch eine Dschanna, von der er essen würde!ʺ Und die Unrecht-Begehenden sagten: ʺIhr folgt doch nur einem verzauberten Mann.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Or a treasure were sent down to him from heaven or an orchard put in his possession to use as a source of food. This is besides the allegation of the wrongful who say to those who think alike: "You simply follow a man who has witchcraft on his lips and you foolishly hang on to them."
Abdul Haleem
Why has he not been given treasure or a garden to supply his food?’ and the evildoers say, ‘The man you follow is simply under a spell.’
Abdullah Yusuf Ali
"Or (Why) has not a treasure been bestowed on him, or why has he (not) a garden for enjoyment?" The wicked say: "Ye follow none other than a man bewitched."
Abul A'la Maududi
Why was a treasure not bestowed upon him, or a garden whereof he might obtain his sustenance?" The evil-doers say: "You are simply following a bewitched man."
Aisha Bewley
Why has treasure not been showered down on him? Why does he not have a garden to give him food?’ The wrongdoers say, ‘You are merely following a man who is bewitched. ’
Al-Hilali & Khan
"Or (why) has not a treasure been granted to him, or why has he not a garden whereof he may eat?" And the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) say: "You follow none but a man bewitched."
Ali Quli Qarai
Or, ‘[Why is not] a treasure thrown to him, or [why does] he [not] have a garden from which he may eat?’ And the wrongdoers say, ‘You are just following a bewitched man. ’
Amatul Rahman Omar
`Or a treasure should have been sent to him or there should have been a garden from which he might eat. ' Not only that, these unjust people say, `You follow none but a (mere) man who is given food.'
Arthur John Arberry
Or why is not a treasure thrown to him, or why has he not a Garden to eat of?' The evildoers say, 'You are only following a man bewitched!'
Bijan Moeinian
Or, "How come God has not sent him a treasure from the Heaven or an earthly garden to provide his needs?" The unbelievers than arrive to the conclusion that: “You are following the one who is a cast spelled over. ”
E. Henry Palmer
Or there be thrown to him a treasury or he have a garden to eat therefrom. ... !' and the unjust say, 'Ye only follow an infatuated man.'
Edip-Layth
"Or that a treasure is given to him, or that he has a paradise that he eats from." The wicked said, "You are but following a man bewitched!"
George Sale
or unless a treasure be cast down unto him; or he have a garden, of the fruit whereof he may eat; we will not believe. The ungodly also say, ye follow no other than a man who is distracted.
Hamid S. Aziz
And they say, "What ails this messenger that he eats food and walks in the markets? Why is not an angel sent down unto him, to be a Warner with him. ...
Mahmoud Ghali
Or (had there been) a hoarding (i. e., a treasure) cast down to him, or (had) there been to him a garden to eat of?" And the unjust (people) have said, "Decidedly you are only closely following a man bewitched!"
Marmaduke Pickthall
Or (why is not) treasure thrown down unto him, or why hath he not a paradise from whence to eat? And the evil-doers say: Ye are but following a man bewitched.
Mohamed Ahmed - Samira
Or a treasure should have been given to him, or he should have had an orchard from which he could eat. " And these wicked people say: "You only follow a man ensorcelled."
Muhammad Asad
Or: "[Why has not] a treasure been granted to him [by God]?" Or: “He should [at least] have a [bountiful] garden, so that he could eat thereof [without effort]!” And so these evildoers say [unto one another], “If you were to follow [Muhammad, you would follow] but a man bewitched!”
Mustafa Khattab
or a treasure had been cast down to him, or he had had a garden from which he may eat!" And the wrongdoers say ˹to the believers˺, "You are only following a bewitched man.”
Progressive Muslims
"Or that a treasure is given to him, or that he has a paradise that he eats from. " And the wicked said: "You are but following a man bewitched!"
Sahih International
Or [why is not] a treasure presented to him [from heaven], or does he [not] have a garden from which he eats?" And the wrongdoers say, "You follow not but a man affected by magic. "
Sam Gerrans
“Or a treasure were but sent to him! Or there were for him but a garden from which he ate!” And the wrongdoers say: “You follow only a man taken by sorcery.”
Shabbir Ahmed
"Or why has not a treasure been bestowed on him, or why has he not a garden for enjoyment?" The wicked say, "You are but following a man bewitched!"
Syed Vickar Ahamed
"Or (why) has a treasure not been granted to him, or why has he (not) a garden for enjoyment?" The wicked say: "You follow no one other than a man under spell. "
Taqi Usmani
Or a treasure should have been thrown down to him, or he should have a garden to eat from it?" And the transgressors said (to the believers,) "You are following none but a bewitched man.”
The Monotheist Group
"Or that a treasure is given to him, or that he has a paradise that he eats from." And the wicked said: "You are but following a man bewitched!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ou que ne lui a-t-on lancé un trésor? Ou que nʹa-t-il un jardin à lui, dont il pourrait manger (les fruits)?ʺ Les injustes disent: ʺVous ne suivez quʹun homme ensorceléʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Yan ji bo wî (ji esmên) gencîneyek hatibûya xwarê, yan jî jê re baxçeyek hebûya ku jê bixwara (da ku ferqeke wî ji me hebûya). Wan zaliman (ji bawermendan re) got: Bes we daye pey zilamekî sêrlêbûyî!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Of als er hem maar een schat toegeworpen was of als hij maar een tuin had gehad waarvan hij kon eten!ʺ En de onrechtplegers zeggen: ʺJullie volgen slechts een man die betoverd is.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Of tot hem een schat worde nedergezonden, of hij een tuin bezitte, van welks vruchten hij mag eten, zullen wij niet gelooven. De goddeloozen zeggen ook: Gij volgt slechts een betooverd man.
Hollandaca — Siregar
Of is hem geen schat geschonken of heeft hij geen tuin, waar hij van kan eten?ʺ En de onrechtvaardigen zeiden: ʺJullie volgen slechts een bezeten man.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Или было бы брошено ему [Мухаммаду] (с неба) какое-нибудь сокровище [богатство], или оказался бы у него (большой) сад, с которого бы он ел (плоды)!» И говорят (эти) злодеи [неверующие]: «Ведь вы (о, верующие) следуете только за околдованным человеком (колдовство которого затмило его разум)!»
Rusça — Osmanov
[Почему Аллах] не ниспошлет ему сокровище? Почему у него нет сада, плоды которого он вкушал бы?ʺ И грешники добавляют: ʺВы следуете всего лишь за околдованным человекомʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Eller (de säger:) ʺHan hade (verkligen) kunnat få en skatt eller (varför inte) en trädgård varifrån han kunde ha hämtat sin föda?ʺ Och de orättfärdiga säger (till de troende): ʺDen som ni följer är bara en man som står under (inflytande av) trolldom.ʺ