Mü'minun Suresi 101. Ayet — Elfaz
Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.
1فَاِذَاfe iƶāzamanİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
3فِيfīHarf-i Cer
4الصُّورِS-SūriSur'aMarife (Belirlilik Takısı)+İsimص و رşekillendirmek, biçimlendirmek, tasarlamak, işaretlemek, resmetmek, süslemek, hazırlamak, yapmak
5فَلَاfe lāartık yokturİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
6اَنْسَابَensābesoylarİsimن س بBir kişinin soyağacını vermek veya sormak, soy sopunu öğrenmek, akrabalık, ilişki.
7بَيْنَهُمْbeynehumaralarındaMekan Zarfı+Zamirب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
8يَوْمَئِذٍyevmeiƶino günZaman Zarfı
9وَلَاve lāveBağlaç+Harf-i Nefi
10يَتَسَاءَلُونَyetesā'elūnesormazlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tefâ'ul Bâbıس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek