Mü'minun Suresi 100. Ayet — Elfaz
(99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, "Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım" der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
1لَعَلِّيleǎllīböylelikleHarf-i Nasb+Zamir
2اَعْمَلُeǎ'meluyapayımMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahdeع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat
3صَالِحًاSāliHenyararlı bir işİsimص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.
4فِيمَاfīmāyerde (dünyada)Harf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5تَرَكْتُteraktuterk ettiğimMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Vahdeت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak.
6كَلَّاkellāhayırRed Harfi
7اِنَّهَاinnehāşüphesiz buHarf-i Nasb+Zamir
9هُوَhuveoZamir
10قَائِلُهَاḳāiluhāonun söylediğiİsim+Zamirق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
11وَمِنْve minveBağlaç+Harf-i Cer
13بَرْزَخٌberzeḣunbir berzahİsim
14اِلٰىilākadarHarf-i Cer
16يُبْعَثُونَyub'ǎṧūnediriltilecekleriMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek