Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَاِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ

ve yesteǎ'cilūneke bi l-ǎƶābi ve len yuḣlife (a)llahu veǎ'dehu ve inne yevmen ǐnde rabbike ke elfi senetin mimmā teǔddūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَسْتَعْجِلُونَكَve yesteǎ'cilūnekeع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.ve senden çabucak istiyorlar
2بِالْعَذَابِbi l-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
3وَلَنْve lenfakat
4يُخْلِفَyuḣlifeخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekcaymaz
5اللّٰهُ(a)llahuAllah
6وَعْدَهُveǎ'dehuو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)sözünden
7وَاِنَّve inneve şüphesiz
8يَوْمًاyevmenي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir gün
9عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
10رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
11كَاَلْفِke elfiا ل فBir şeye bağlı kalmak, sık sık ziyaret etmek, alışkanlıkla başvurmak, bir şeye aşina olmak veya alışmak, sosyal/arkadaşça/dostça olmak, sevmek/onaylamak/dostane olmak, korumak/güvence altına almak, güvenlikten sorumluluğu içeren anlaşma/yükümlülük. Birleştirmek veya bir araya getirmek, birlik/ittifak/anlaşma durumu, birleşme veya arkadaşlığa sebep olmak, toplamak/bağlamak/birleştirmek/birleşmek. Bin olmak. İyi bilinen belirli bir yuvarlak sayı.bin (yıl) gibidir
12سَنَةٍsenetinس ن وYıl, ışık, parlaklık, yükseklik, yücelik, görkemlilikyıl
13مِمَّاmimmā
14تَعُدُّونَteǔddūneع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.sizin saydıklarınızdan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Azâbın, çabucak gelip çatmasını isterler senden ve Allah, vaadinden caymaz kesin olarak ve Rabbinin katında bir gün, sizin sayıp durduğunuz bin yıl gibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Azâbın, çabucak gelip çatmasını isterler senden ve Allah, vaadinden caymaz kesin olarak ve Rabbinin katında bir gün, sizin sayıp durduğunuz bin yıl gibidir.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

Ahmed Hulusi

Senden azabını acele istiyorlar. . . Allah vaadinden asla caymaz! Muhakkak ki Rabbinin indinde bir gün, size göre bin yıl gibidir! (Buradaki işaret insanın geçeceği vefat sonrasındaki yaşam boyutu algılamasınadır Allahu alem. Çünkü 'Rabbinin' denerek, kişinin Esma bileşimi algılamasının getirisi olan bilinç boyutuna {beyninin içindeki - kozasındaki dünyasının zaman anlayışına} atıf yapılmaktadır. İşaret Rabb-ül alemin'e göre değildir. A. H. )

Ahmet Tekin

Onlar, senden, küstahça azâbın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah va’dinden asla dönmez. Rabbinin nezdinde bir gün, sizin hesaplarınızla bin yıl gibidir.

Ahmet Varol

Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Allah sözünden dönmeyecektir. Doğrusu Rabbinin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Ali Bulaç

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm) bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah vadinden caymaz (muhakkak o kâfirlere takdir edilen azab, vaktinde gelecektir). Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

Ali Rıza Safa

Üstelik cezayı, ivedi olarak senden istiyorlar. Oysa Allah, verdiği sözden asla dönmez. Çünkü aslında, Efendinin katında bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Rabbin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Bekir Sadak

Senden, baslarina acele azap getirmeni isitiyorlar. Allah sozunden asla caymayacaktir. Rabbinin katinda bir gun, saydiklarinizdan bin yil gibidir.

Celal Yıldırım

(O sapık inkarcılar) senden acele azâbın gelmesini istiyorlar. And olsun ki Allah verdiği sözden caymaz. Şüphesiz ki Rabbın yanında bir gün, sizin sayıp hesapladığınız bin yıl gibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Bilinmeli ki, rabbinin katındaki bir gün sizin saymakta olduklarınızın bin yılı gibidir.

Diyanet İşleri

Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de senden acele azap istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de senden acele azab istiyorlar, elbette Allah, va'dinde hulf etmez, bununla beraber rabbının ındinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir

Erhan Aktaş

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Fizilal-il Kuran

Onlar senden azabımın bir an önce gerçekleşmesini istiyorlar. Oysa Allah sözünden caymaz ve Rabb'inin katındaki bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Gültekin Onan

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar. Tanrı vaadine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin rabbinin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

Hamdi Döndüren

Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah sözünden asla dönmez. Hiç kuşkusuz Rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Hasan Basri Çantay

Senden (başlarına çatacak) azabı (n) çabucak gelmesini isterler. Allah, tehdidinden asla caymaz. Hakıykat, Rabbinin indinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onlar senden azabı çabuk istiyorlar. Allah sözünden asla caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdindeki bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Senden azâbı acele istiyorlar; hâlbuki Allah, va'dinden aslâ dönmez! Şübhesiz ki Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin sene gibidir.

İbni Kesir

Senden çabucak azabı getirmeni istiyorlar. Allah, asla vaadinden caymaz. Doğrusu Rabbının katında bir gün; saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Mehmet Okuyan

Onlar senden azabı acele istiyorlar. Allah sözünden asla dönmeyecektir. Şüphesiz ki Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin sene gibidir.

Muhammed Esed

Ve bir de (ey Muhammed,) (gelecekse gelsin diyerek) onlar azap konusunda sana meydan okuyorlar: fakat (bilmelidirler ki) Allah vaadinden asla cayacak değildir ve bilin ki, Rabbinin ölçüsüyle bir gün, sizin hesap ettiğiniz bin yıl gibidir.

Mustafa İslamoğlu

Bir de kalkmış, azabın çabuk gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Ama Allah sözünden asla caymaz; ve unutmayın ki, Senin Rabbin katında bir gün sizin hesabınıza göre tut ki bin yıldır;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve senden azabın acele gelmesini isterler. Halbuki, Allah vaadinde asla hulf etmez ve şüphe yok ki, Rabbin indindeki bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.

Ömer Öngüt

Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah sözünden aslâ caymaz. Doğrusu Rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Suat Yıldırım

Onlar senden o tehdit edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler. Telaşa kapılmasınlar, Allah vâdinden asla dönmez. Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.

Süleyman Ateş

Senden azabı çabuk istiyorlar. Allah sözünden caymaz. (Ama herşeyin bir zamanı vardır. O, acele etmez. Zira) Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Süleymaniye Vakfı

Senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah sözünden asla caymaz. Rabbinin /Sahibinin katındaki bir gün sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, sözünden asla caymadığı halde, onlar senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar. Halbuki Rabinin katındaki bir gün sizin sayınızla bin yıl gibidir.

Şaban Piriş

Senden, azabı acele getirmeni istiyorlar. Fakat Allah, verdiği sözden dönmez. Rabbi'nin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

Ümit Şimşek

Senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar; oysa Allah vaadinden dönecek değildir. Ne var ki, Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınızla bin sene gibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar səndən əzabın tez gəlməsini istəyirlər. Allah Öz vədinə əsla xilaf çıxmaz. Rəbbinin yanında olan bir gün sizin saydığınızın min ili kimidir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Onlar səni tələsdirib əzabın tez gəlməsini istəyirlər. Allah Öz vəʼdinə əsla xilaf çıxmaz! Rəbbinin dərgahında bir gün sizin saydığınızın (hesabladığınız vaxtın) min ili kimidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie drängen dich und wollen die qualvolle Strafe schnell erleiden, doch Gott bricht Sein Wort nicht. Ein Tag ist bei Gott wie tausend Jahre nach eurer Zeitrechnung.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie wünschen von dir, die Strafe zu beschleunigen. Allah wird Sein Versprechen nicht brechen. Und gewiß, ein Tag bei deinem Herrn ist wie tausend Jahre nach eurer Berechnung.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie fordern dich auf, die Strafe zu beschleunigen, doch Allah wird nie Sein Versprechen brechen. Wahrlich, ein Tag bei deinem Herrn ist gleich tausend Jahre nach eurer Zeitrechnung.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie fordern von dir Eile mit der Peinigung, und ALLAH wird doch nie Sein Versprechen brechen. Und zweifellos ist ein Yaum bei deinem HERRN wie tausend Jahre von dem, was ihr zählt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they -the infidels- ask you O Muhammad to hasten on the promised retributive punishment. But never shall Allah break His promise nor go back on His word. And a day in your Creator's calendar is as a thousand years of your earthly calendar.

Abdul Haleem

They will challenge you [Prophet] to hasten the punishment. God will not fail in His promise- a Day with your Lord is like a thousand years by your reckoning.

Abdullah Yusuf Ali

Yet they ask thee to hasten on the Punishment! But Allah will not fail in His Promise. Verily a Day in the sight of thy Lord is like a thousand years of your reckoning.

Abul A'la Maududi

They ask you to hasten the punishment. Allah shall most certainly not fail His promise; but a Day with your Lord is as a thousand years of your reckoning.

Aisha Bewley

They ask you to hasten the punishment. Allah will not break His promise. A day with your Lord is equivalent to a thousand years in the way you count.

Al-Hilali & Khan

And they ask you to hasten on the torment! And Allâh fails not His Promise. And verily, a day with your Lord is as a thousand years of what you reckon.

Ali Quli Qarai

They ask you to hasten the punishment, though Allah shall never break His promise. Indeed a day with your Lord is like a thousand years of your reckoning.

Amatul Rahman Omar

And they (- the disbelievers) demand of you to expedite (their) punishment. Allâh will not fail His promise. (Remember however that) one day with your Lord is (sometimes) equal to one thousand years by your counting.

Arthur John Arberry

And they demand of thee to hasten the chastisement! God will not fail His promise; and surely a day with thy Lord is as a thousand years of your counting.

Bijan Moeinian

They challenge you as to when God will punish them. God never reneges His promise. The (calendar of the Lord, however is different from your and a) Day of God is equal to a thousand of your years.

E. Henry Palmer

They will bid thee hasten on the torment, but God will never fail in his promise; for, verily, a day with thy Lord is as a thousand years of what ye number.

Edip-Layth

They seek you to hasten the retribution; and God will not break His promise. A day with your Lord is like one thousand of the years you count.

George Sale

They will urge thee to hasten the threatened punishment; but God will not fail to perform what He hath threatened: And verily one day with thy Lord is as a thousand years, of those which ye compute.

Hamid S. Aziz

Have they not travelled through the land? And have they not heart wherewith to feel (understand), and ears wherewith to hear? For, indeed, it is not their eyes that are blind, but it is the hearts which are within their breasts that grow blind.

Mahmoud Ghali

And they ask you to hasten the torment! And Allah will never fail His promise; and surely a Day in the Reckoning of your Lord is as a thousand years of what you count.

Marmaduke Pickthall

And they will bid thee hasten on the Doom, and Allah faileth not His promise, but lo! a Day with Allah is as a thousand years of what ye reckon.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how they ask you to hasten the punishment; but God does not go back on His promise. Verily a day with your Lord is equal by your reckoning to a thousand years.

Muhammad Asad

And [so, O Muhammad,] they challenge thee to hasten the coming upon them of [God’s] chastisement: but God never fails to fulfill His promise - and, behold, in thy Sustainer’s sight a day is like a thousand years of your reckoning.

Mustafa Khattab

They challenge you ˹O Prophet˺ to hasten the torment. And Allah will never fail in His promise. But a day with your Lord is indeed like a thousand years by your counting.

Progressive Muslims

And they seek you to hasten the retribution; and God will not break His promise. And a day with your Lord is like one thousand of the years you count.

Sahih International

And they urge you to hasten the punishment. But Allah will never fail in His promise. And indeed, a day with your Lord is like a thousand years of those which you count.

Sam Gerrans

And they ask thee to hasten the punishment! But God does not fail in His promise. And a day with thy Lord is as a thousand years of what you count.)

Shabbir Ahmed

And so (O Prophet) they challenge you to hasten the doom, but Allah never fails to fulfill His Promise. A day of your Lord is like a thousand of your years. (32:5), (70:40). (Before your Lord, is the eternal Now. He is Above temporal and spatial bounds).

Syed Vickar Ahamed

And yet they ask you to quicken the punishment! But Allah will not fail in His promise. Surely, a Day in the sight of your Lord is like a thousand years of your calculation.

Taqi Usmani

They ask you to bring the punishment sooner, while Allah will never go back on His promise. In fact, one day with your Lord is like one thousand years according to your calculation.

The Monotheist Group

Andthey seek you to hasten the retribution; and God will not break His promise. And a day with your Lord is like one thousand of the years which you count.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils te demandent de hâter (lʹarrivée) du châtiment. Jamais Allah ne manquera à Sa promesse. Cependant, un jour auprès de ton Seigneur, équivaut à mille ans de ce que vous comptez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ew leza hatina ezab ji te dikin. Xwedê hîç ji peymana xwe venagere. Bêguman rojeke li cem Xwedayê te, beranberî hezar salên ku hûn dijimêrin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij willen van jou dat de bestraffing wordt verhaast. God zal Zijn toezegging zeker nakomen. Maar een dag bij jouw Heer is als duizend jaar volgens jullie berekening.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen bij u er op aandringen, de bedreigde straf te verhaasten; maar God zal niet nalaten te volbrengen waarmede hij heeft bedreigd. Een dag met uwen Heer staat gelijk met duizend jaren uwer berekening.

Hollandaca — Siregar

En zij vragen jou om de bestraffing te bespoedigen, Allah zet zijn belofte nooit breken. En voorwaar, één dag bij jouw Heer is als duizend jaren, zoals jullie berekenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И торопят они [неверующие курайшиты] тебя (о, Пророк) с наказанием [они спрашивают «когда же будет это наказание за неверие?»], но Аллах не меняет Своего обещания [наказание непременно будет], и, поистине, день у твоего Господа [день наказания в Вечной жизни], как тысяча лет из тех, что вы считаете (в этом мире)!

Rusça — Osmanov

Они торопят тебя [, требуя, чтобы настало] наказание, но Аллах не нарушает Своего обещания. Ведь день по счету Господа твоего равен тысяче лет по людскому счету.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de begär (i sitt övermod) att du skall påskynda straffet; men Gud frångår inte Sitt löfte och en dag är för din Herre detsamma som tusen år så som ni räknar.