Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَا وَاِلَيَّ الْمَصِيرُ

ve keeyyin min ḳaryetin emleytu lehā ve hiye Zālimetun ṧumme eḣaƶtuhā ve ileyye l-meSīru

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve nice şehir var ki halkı zâlim olduğundan mühlet verdik onlara da sonra helâk ediverdim ve dönüp gelecekleri yer de benim tapımdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve nice şehir var ki halkı zâlim olduğundan mühlet verdik onlara da sonra helâk ediverdim ve dönüp gelecekleri yer de benim tapımdır.

Adem Uğur

Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

Ahmed Hulusi

Zalim oldukları için, kendilerine mühlet verdiğim nice şehir vardı. . . Hepsini yakaladım. . . Dönüş sadece banadır!

Ahmet Tekin

Baskı zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engellerlerken, kendilerine mühlet verdiğim nice memleketi, sonunda cezalandırdım. Sonuçta hepiniz benim huzuruma gelip bir daha hesap vereceksiniz.

Ahmet Varol

Nice kentlere zalim oldukları halde süre tanıdım sonra yakalayıverdim. Dönüş ancak banadır.

Ali Bulaç

Nice ülkeler vardır ki, (halkı) zulmediyorken Ben ona bir süre tanıdım, sonra yakalayıverdim; dönüş yalnızca banadır.

Ali Fikri Yavuz

Zulmedib dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket halkı vardı ki, ben onları azabımla yakalayıvermiştim. Sonunda muhakkak dönüş banadır.

Ali Rıza Safa

Haksızlık yapmalarına karşın süre verdiğim, sonra da onları yakaladığım nice kentler vardır. Çünkü dönüş, Bana olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Zulmedip dururlarken, kendilerine süre tanıdığım nice ülkeler vardır. Sonunda onları yakalayıp yok ettim. Dönüş yalnız banadır.

Bekir Sadak

Nice kasabalara, haksiz olduklari halde, mehil vermistim; sonunda onlari yakalayiverdim. Donus ancak Bana'dir. *

Celal Yıldırım

Nice kasabalar zâlim oldukları halde onlara mühlet vermişizdir; sonra (sırası ve vakti gelince) onları yakalayıverdim. Dönüş ise ancak banadır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nice belde var ki, ahalisi zulme dalmış olduğu halde onlara biraz süre verdim, sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

Diyanet İşleri

Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.

Diyanet İşleri (eski)

Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır.

Diyanet Vakfi

Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket halkı vardı ki, sonunda onları yakalayıvermiştim. Dönüş ancak banadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket (halkı) vardı ki, Ben onu tutmuş alıvermişimdir. Bütün dönüş (ler) sonunda Banadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Zulm etmektelerken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket vardı ki ben onu tutmuş alıvermiştim, bütün inkılab nihayet banadır

Erhan Aktaş

Zulmedip duran nice kentler vardı ki onlara süre vermiştim. Sonra onları yakaladım. Ve dönüş Bana'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Zulmedip duran nice kentler vardı ki onlara süre vermiştim. Sonra onları yakaladım. Ve dönüş Bana'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zulmedip duran nice kentler vardı ki onlara süre vermiştim. Sonra onları yakaladım. Ve dönüş Bana'dır.

Fizilal-il Kuran

Halkı zalim olan nice kente önce mühlet tanıdım, sonra yakasına yapıştım. Sonunda bana dönülecektir.

Gültekin Onan

Nice ülkeler vardır ki, (halkı) zulmediyorken ben ona bir süre tanıdım, sonra yakalayıverdim; dönüş yalnızca banadır.

Hamdi Döndüren

Nice kentler vardı ki, halkı zulmedip dururken onlara süre tanıdım. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

Hasan Basri Çantay

(Halkı sizin gibi) zulümde devam edib dururken kendisine mühlet verdiğim nice memleket vardır ki ben onları nihayet (azabımla) yakalayıverdim. Dönüş ancak banadır.

Hasib Asutay

Nice ülkeler vardır ki (halkı) zulmederken onlara süre verdim, sonra onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

Hayrat Neşriyat

Hem o (halkı) zâlim olan nice şehirler vardır ki onlara mühlet verdim, sonra onları(azâbımla) yakaladım! Dönüş ise, ancak banadır!

İbni Kesir

Nice kasabalar var ki; zalim oldukları halde onlara mühlet vermiştim. Sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş yalnız Banadır.

Mehmet Okuyan

Nice şehir (halkı) vardı ki haksızlık edip dururlarken onlara süre vermiş, sonunda onları yakalamış (cezalandırmış)tım. Dönüş sadece banadır.

Muhammed Esed

Ve onmaz zulüm ve haksızlıklara dalıp gitmiş nice toplumlara bir süre için fırsat vermiştim! Ama günü gelince onları kıskıvrak yakalayıverdim: çünkü bütün yolculukların sonu Banadır!

Mustafa İslamoğlu

ve Ben, zulme gömülüp gitmiş nice toplumlara (önce) süre tanımış, sonra enselemişimdir: nihayet dönüş Banadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve nice belde vardır ki, o zalim olduğu halde ona mühlet verdim. Sonra da onu yakaladım. Ve bütün dönüş de Bana'dır.

Ömer Öngüt

Nice memleket var ki, zulümlerine devam ederlerken mühlet verdim, sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır.

Suat Yıldırım

Zulümde aşırı giden nice memleket vardı ki Ben onlara önce mühlet verip sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim! Herkesin dönüşü ancak Banadır.

Süleyman Ateş

Nice kent var ki zulmederken ona biraz süre vermişim, sonra onu yakalamışımdır. Sonunda dönüş ancak banadır.

Süleymaniye Vakfı

Yanlışlar içinde oldukları halde nice kente süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Dönüp varılacak yer benim huzurumdur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlışlar içinde oldukları halde nice kentlere, önce süre tanıdım sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Dönüş banadır.

Şaban Piriş

Nice ülkeler vardır ki, zalim olmalarına rağmen ben, onlara süre tanıdım. Sonra da onları aldım. Dönüş banadır.

Tefhim-ul Kuran

Nice ülkeler vardır ki, (halkı) zulmediyorken ben ona bir süre tanıdım, sonra yakalayıverdim; dönüş yalnızca banadır.

Ümit Şimşek

Nice zalim beldeler vardı ki, Ben onlara süre tanıdım, sonra da yakalayıverdim. Sonunda herkesin dönüşü Banadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Nice kent/medeniyet var ki, zulme saptığı halde, ona süre tanıdım. Ama sonra kendisini yakalayıverdim. Dönüş yalnız banadır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Neçə-neçə şəhərlərə, əhalisi zülm edərkən möhlət verdim, sonra onları əzabla yaxaladım. Dönüş də ancaq Mənədir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Neçə-neçə məmləkətə (məmləkət əhlinə) zülm etdikləri (kafir olduqları) halda möhlət verdim, sonra onları (əzabla) yaxaladım. Axır dönüş ancaq Mənədir! (Onlar, nəhayət, Mənim hüzuruma gələcək, qazandıqları günaha görə əbədi əzaba düçar olacaqlar).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Vielen ungerechten Stadtgemeinschaften habe ich Aufschub gewährt, dann aber habe Ich sie vernichtend bestraft. Zu Mir allein werden sie am Ende zurückgebracht werden.

Almanca — Der Edle Quran

Und wie vielen Städten, die Unrecht taten, gewährte Ich Aufschub! Hierauf ergriff Ich sie, und zu Mir ist der Ausgang.

Almanca — M. A. Rassoul

Und manch einer Stadt gewährte Ich Aufschub, obgleich sie voll des Frevels war. Zuletzt aber erfaßte Ich sie, und zu Mir ist die Heimkehr.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wie manch eine Ortschaft, der ICH noch längere Zeit gewährte, während (ihre Bewohner) unrecht- 2 begehend waren, dann beseitigte ICH sie, und zu Mir ist dasWerden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And how many towns of wrongful inhabitants did I grant respite then I cast them down from a position of prosperity and power and brought them to ruin and to Me shall in the end be the destination.

Abdul Haleem

To many a town steeped in wrongdoing I gave more time and then struck them down: they all return to Me in the end.

Abdullah Yusuf Ali

And to how many populations did I give respite, which were given to wrong-doing? in the end I punished them. To me is the destination (of all).

Abul A'la Maududi

How many towns did I respite at first though they were steeped in iniquity, and then I seized them! To Me are all destined to return.

Aisha Bewley

How many wrongdoing cities I allowed time to and then I seized them. I am their final destination!

Al-Hilali & Khan

And many a township did I give respite while it was given to wrong-doing. Then (in the end) I seized it (with punishment). And to Me is the (final) return (of all).

Ali Quli Qarai

To how many a town did I give respite while it was wrongdoing! Then I seized it, and toward Me is the destination.

Amatul Rahman Omar

And so many (people of) townships were given to wicked ways but I respited them long. Then I took them to task and to Me alone shall be the return (of all of them).

Arthur John Arberry

How many a city I have respited in its evildoing; then I seized it, and to Me was the homecoming.

Bijan Moeinian

I gave ample time to any a community in the past before punishing them in account of their wickedness. To God is everyone’s destiny.

E. Henry Palmer

And to how many a city have I given full range while it yet did wrong! then I seized on it, and unto me was the return.

Edip-Layth

Many a town I have given it respite while it was doing wrong, then I seized it! To Me is the destiny.

George Sale

Unto how many cities have I granted respite, though they were wicked? Yet afterwards I chastised them: And unto Me shall they come to be judged, at the last day.

Hamid S. Aziz

They will bid you to hasten on the torment, but Allah will never fail in his promise; for, verily, a day with your Lord is as a thousand years of what you number.

Mahmoud Ghali

And (similarly) many a town I have reprieved, (while) it was unjust; thereafter I took it (away), and to Me is the Destiny.

Marmaduke Pickthall

And how many a township did I suffer long though it was sinful! Then I grasped it. Unto Me is the return.

Mohamed Ahmed - Samira

To how many habitations did We give respite, though given to wickedness, and then seized them. To Me they had to come back in the end.

Muhammad Asad

And to how many a community that was im­mersed in evildoing have I given rein for a while! But then I took it to task: for with Me is all journeys’ end!

Mustafa Khattab

Many are the societies whose end We delayed while they did wrong, then seized them. And to Me is the final return.

Progressive Muslims

And many a town I have given it respite while it was doing wrong, then I seized it! And to Me is the destiny.

Sahih International

And for how many a city did I prolong enjoyment while it was committing wrong. Then I seized it, and to Me is the [final] destination.

Sam Gerrans

And how many a city did I grant respite when it was doing wrong! — then I seized it; and to Me is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

("As you sow, so shall you reap", is a rock-solid Law, as evidenced by the history of the rise and fall of nations. ) How many communities have gone before whom I gave respite although they were transgressors, but then My Law of Requital seized them. For with Me is the end of all journeys.

Syed Vickar Ahamed

And to how many populations did I (Allah) give relief, those who were used to doing wrong? In the end I (Allah) punished them. To Me is the destination (of all).

Taqi Usmani

And how many towns were there to whom I allowed respite, while they were wrongdoers, then I seized them. And to Me is the final return.

The Monotheist Group

Andmany a town I have given it respite while it was doing wrong, then I seized it! And to Me is the destiny.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Pir welatên ku (xelkê wan) zilm dikirin min muhlet da wan, paşê min ew (bi ezab) helak kirin û veger her bi bal min ve ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hoeveel steden heb Ik al niet uitstel gegeven, hoewel zij onrecht pleegden. Toen heb Ik haar gegrepen. En tot Mij is de bestemming.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Aan hoevele steden gaf ik niet uitstel? maar zij waren goddeloos. Doch daarna kastijdde ik haar; en tot mij zullen zij komen, om op den laatsten dag geoordeeld te worden.

Hollandaca — Siregar

En hoeveel steden heb ik geen uitstel gegeven, terwijl zij onrecht pleegden, waarna Ik hen bestrafte. En tot Mij is de terugkeer.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

И как было много поселений, [жителям] которых я дал отсрочку, хотя они и были неправедны! Потом же я наказал их, и ко Мне они вернутся.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och hur många städer, vars (invånare) ständigt begick orätt har Jag inte beviljat en frist; men (när fristen hade löpt ut) lät Jag Min vrede drabba dem. Jag är färdens mål!