"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."
اَنِ اقْذِفِيهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِفِيهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِي وَعَدُوٌّ لَهُ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْنِي
eni ḳƶifīhi fī t-tābūti fe ḳƶifīhi fī l-yemmi fe l yulḳihi l-yemmu bi s-sāHili ye'ḣuƶhu ǎduvvun lī ve ǎduvvun lehu ve elḳaytu ǎleyke meHabbeten minnī ve li tuSneǎ ǎlā ǎynī
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sandığa koy onu da nehre bırak, nehir onu kıyıya bırakır, benim düşmanım ve senin düşmanın, alır onu demiştim ve himâyem altında yetişmen için sana karşı bir sevgi de vermiştim ona.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sandığa koy onu da nehre bırak, nehir onu kıyıya bırakır, benim düşmanım ve senin düşmanın, alır onu demiştim ve himâyem altında yetişmen için sana karşı bir sevgi de vermiştim ona.
Adem Uğur
Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.
Ahmed Hulusi
"Onu (Musa'yı) sandığa koy. . . Sandığı da ırmağa bırak. . . Irmak Onu sahile kavuştursun ki, benim de Onun da düşmanı (olan) Onu alsın! Senin üzerine, Benden bir muhabbet bıraktım. . . Gözümün önünde yetiştirilmen için. "
Ahmet Tekin
'Mûsâ’yı sandığa koy, sandığı ırmağa, Nil’e bırak. Irmak onu sahile atsın, onu hem bana düşman, hem ona düşman biri alsın, istedik. Sana karşı insanların gönlüne bir sevgi yerleştirdim. Gözetimim, hima-yem altında büyütülmeni, eğitilmeni, yetiştirilmeni murad ettim.'
Ahmet Varol
'Onu sandığa koyup suya bırak, su onu sahile bıraksın. Benim de düşmanım onun da düşmanı olan kişi (Firavun) onu alacaktır.' Gözümün önünde yetiştirilmen için tarafımdan sana bir sevgi bıraktım. [2]
Ali Bulaç
"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim."
Ali Fikri Yavuz
Onu (çocuğu - Mûsa’yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu, hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın. Bir de mürakabem altında yetiştirilmen için üzerine tarafımdan bir sevgi bırakmıştım (ya Mûsa!).
Ali Rıza Safa
"Onu sandığa koy ve ırmağa bırak. Irmak, Onu kıyıya çıkaracak; Benim düşmanım ve onun da düşmanı olan, Onu alsın. Gözümün önünde yetiştirilmen için, senin üzerine sevgimi bıraktım!"
Bayraktar Bayraklı
Musa'yı sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine tarafımdan bir sevgi attım.
Bekir Sadak
(36-39) Allah: «Ey Musa! istedigin sana verildi» dedi, «Zaten sana baska bir defa da iyilikte bulunmus ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmistik: Musa'yi bir sandiga koy da suya birak; su onu kiyiya atar, Bana da, ona da dusman olan biri onu alir. Ey Musa! Gzumun nunde yetisesin diye seni sevimli kildim.»
Celal Yıldırım
(38-39) Hani annene ilham edilecek şeyi ilham etmiştik: Musa'yı bir sandığa yerleştir de suya at, su onu kıyıya bıraksın; hem bana, hem ona düşman biri onu alır. (Ey Musâ!) Gözetimim altında yetiştirilesin diye kendi katımdan senin üzerine sevgimi koydum.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onu sandığa koy ve ırmağa bırak; böylece ırmak onu kıyıya çıkarsın ve benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Mûsâ!) Senin üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki (sevilesin), nezâretim altında büyütülüp yetiştirilesin.
Diyanet İşleri
"Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."
Diyanet İşleri (eski)
(36-39) Allah: 'Ey Musa! İstediğin sana verildi' dedi, 'Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.'
Diyanet Vakfi
Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Onu (Musa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın.» Bir de benim gözetimim altında yetiştirilmen için, üzerine katımdan bir sevgi bırakmıştım. (Ey Musa!)
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu sandığın içine koy, denize bırak, deniz de onu sahile bıraksın, onu hem Bana düşman, hem ona düşman biri alsın! Ve senin üzerine, gözetimim altında yetiştirilesin diye, katımdan bir sevgi koydum.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu tabut içine koy da deryaya bırak, derya da onu sahile, bıraksın, onu hem bana düşman hem ona düşman biri alsın ve üzerine benden bir sevgi koydum ki hem nezaretim altında yetiştirilesin
Erhan Aktaş
"Onu sandığa koy da suya bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Onu sandığa koy da suya bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu sandığa koy da suya bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın. Ve korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım.
Fizilal-il Kuran
Musa'yı bir sandukaya koy ve nehre at; nehir onu sahile atsın da oradan onu benim ve kendisinin ortak düşmanımız alsın. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevgimin kanatları altına aldım.
Gültekin Onan
"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim."
Hamdi Döndüren
“Musa’yı sandığın içine koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır. (Ey Musa!), gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine kendimden bir sevgi koydum.”
Hasan Basri Çantay
(37-38-39) "Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.
Hasib Asutay
'Onu (Musa'yı) sandığa koy, sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın.' Gözümün önünde yetiştirilmen için sana kendimden bir sevgi verdim. (8) (8. Musa (a.s.)'nın annesi Firavun'un, diğer erkek çocukları gibi oğlunu da öldürmesinden korkuyordu. Ayet-i kerimede ilham edildiği gibi oğlunu bir sandığa koyarak Nil'e bıraktı. Nil onu sahile Firavun'un bahçesinin kenarına attı. Hanımı Asiye ile birlikte bahçesinde oturan Firavun sandığı sudan çıkardı, içindeki çocuğu görünce şaşırdı. Çocuğa derin bir sevgi besledi.)
Hayrat Neşriyat
' 'Onu sandığa koy, sonra kendisini denize (Nîl’e) bırak! Böylece deniz onu sâhile çıkarsın; bana da düşman, ona da düşman olan biri onu alsın!’ diye (ilhâm etmiştik). (Hem sevilesin) ve müşâhedem altında yetiştirilesin diye sana tarafımdan bir sevimlilik de verdim.'
İbni Kesir
Onu bir sandığa koy da suya bırak. Su onu kıyıya atar. Bana da, ona da düşman olan birisi onu alır. Gözümün önünde yetişesin diye, senin üzerine katımdan bir sevgi koydum.
Mehmet Okuyan
“Onu (Musa’yı) sandığa koy ve onu nehre bırak! Nehir onu kıyıya bıraksın; benim de onun da düşmanı olan biri onu alsın!” Sana tarafımdan bir sevgi vermiştim; böylece gözetimimde yetiştirilesin diye (böyle yapmıştık).
Muhammed Esed
O'nu bir sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak; ırmak o'nu kıyıya çıkaracaktır; Bana düşman olan biri ve o'na ilerde düşman olacak olan biri o'nu oradan alıp evlat edinecektir. Ve (böylece daha o çağda) Kendi katımdan kutlu bir sevgiyle seni kuşattım ki, gözümün önünde yetişip olgunlaşasın.
Mustafa İslamoğlu
"Onu sandığa koy, ardından da o sandığı suyun akıntısına bırak; akıntı onu kıyıya ulaştıracaktır; Bana düşman olan ve ona da düşman olacak olan biri ona sahip çıkacaktır."İşte Ben, seni daha (o zamandan) katımdan bir muhabbetle kuşatmıştım ki, gözlemimiz altında yetiştirilesin diye.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şöyle ki: «Onu tabut içine bırak, sonra onu denize at. Hemen deniz de onu sahile bıraksın da onu bana da düşman ve ona da düşman olan alıversin. Ve üzerine tarafımdan bir muhabbet bıraktım ki, hem de nezaretim önünde yetiştirilesin.»
Ömer Öngüt
“Onu bir sandığa koy, sonra suya bırak. Su onu kıyıya atar. Benim de düşmanım, onun da düşmanı olan birisi onu alır. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevgili kıldım. ”
Suat Yıldırım
"Onu bir sandığa yerleştirip denize bırak! Deniz onu sahile atsın. Bana da ona da düşman olan biri onu alsın!" Ve "Ey Mûsâ! nezaretim altında yetiştirilmen için sana karşı insanların gönüllerinde tarafımdan bir sevgi bıraktım!"
Süleyman Ateş
"Onu sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır." "Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine benden bir sevgi koydum (görenler senin üzerine koyduğum bu sevgiden ötürü sana meftun oldular)."
Süleymaniye Vakfı
"Musa'yı şu sandığa koy da suya /Nil nehrine bırak, nehir onu kıyıya atsın, benim ve onun düşmanı olan biri onu alsın." Seni sevimli bir çocuk kıldım ki gözümün önünde yetiştirilesin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Musa'yı sandığa koy, suya bırak da sular onu kıyıya atsın, benim de onun da düşmanı olan biri onu alsın" demiştik. Üzerine de katımızdan bir sevgi koymuştuk ki gözümüzün önünde yetişesin"
Şaban Piriş
-Musa'yı bir sandığa koy ve nehre bırak! Nehir onu kıyıya çıkarır. Onu, benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kılmıştım.
Tefhim-ul Kuran
«Onu sandığın içine koy, onu suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, kendimden sana bir sevgi yönelttim.»
Ümit Şimşek
' 'Onu sandığa koy, sandığı deryaya bırak; derya onu sahile atsın, Bana ve ona düşman olan kişi de onu oradan alsın.' Bir de sana, Benim gözetimim altında yetiştirilmen için, tarafımdan bir sevimlilik vermiştim.
Yaşar Nuri Öztürk
"Onu tabuta koyup ırmağa bırak! Irmak onu sahile götürsün ki, benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
“Onu bir sandığa qoyub çaya burax ki, çay onu sahilə atsın və həm Mənim düşmənim, həm də onun düşməni olan birisi onu götürsün”. Gözlərim önündə boya-başa çatdırılasan deyə, Öz tərəfimdən sənə qarşı qullarım arasında məhəbbət oyatdım.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O zaman ki, Mən anana buyurmuşdum:) ″(Musanı) bir sandığa qoyub çaya (Nilə) at. Qoy çay onu sahilə çıxartsın və Mənə də, ona düşmən olan birisi (Firʼon) onu (sudan tapıb) götürsün″. (Ya Musa!) Gözümün qabağında boya-başa çatdırılasan deyə, Öz tərəfimdən (insanların ürəklərində) sənə bir sevgi yaratdım. (Mərhəmət nəzərim heç vaxt üstündən əskik olmadı. Elə etdim ki, Firʼon özü, arvadı Asiyə və ətrafındakıların hamısı səni sevdi).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
ʹLege ihn einfach in einen Kasten, und wirf ihn in den Fluß, der ihn ans Ufer treiben wird! Dort wird ihn jemand aufnehmen, der sein und Mein Feind ist.ʹ Ich habe dir meine Liebe erwiesen und dich unter Meinen Augen heranwachsen lassen.
Almanca — Der Edle Quran
Wirf ihn in den Kasten und wirf ihn ins Wasserʹ, und das Wasser soll ihn ans Ufer setzen, so daß ihn ein Feind von Mir und ein Feind von ihm aufnimmt. Und Ich habe auf dich Liebe von Mir gelegt - und damit du vor Meinem Auge aufgezogen würdest.
Almanca — M. A. Rassoul
Lege ihn in einen Kasten und wirf ihn in den Fluß, dann wird der Fluß ihn ans Ufer spülen, so daß ein Feind von Mir und ihm ihn aufnehmen wird.ʺ Und Ich habe auf dich Liebe von Mir gelegt; damit du unter Meinem Auge aufgezogen wurdest.
Almanca — Muhammad Zaidan
ʺLege ihn in die Holzkiste, dann wirf sie in den Fluß, dann wird der Fluß sie ans Ufer spülen, dann nimmt ihn ein Feind von Mir und ein Feind von ihm.ʺ Und ICH machte dich beliebt und damit du unter Meiner Aufsicht erzogen wirst.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Put the child in the chest", We said, "and throw the chest into the river, the waves will drive the chest to the bank and there shall he be picked up by a common enemy of Mine and of his". And I endowed you with the prerogative of amiability and I had an eye upon you so that you grow and develop under My observation.
Abdul Haleem
"Put your child into the chest, then place him in the river. Let the river wash him on to its bank, and he will be taken in by an enemy of Mine and his." I showered you with My love and planned that you should be reared under My watchful eye.
Abdullah Yusuf Ali
"'Throw (the child) into the chest, and throw (the chest) into the river: the river will cast him up on the bank, and he will be taken up by one who is an enemy to Me and an enemy to him': But I cast (the garment of) love over thee from Me: and (this) in order that thou mayest be reared under Mine eye.
Abul A'la Maududi
'Put the baby into a chest and then throw him in the river. The river will throw him up on the shore, and then an enemy of Mine and an enemy of his will take him.' And I spread My love over you in order that you might be reared in My sight.
Aisha Bewley
"Place him into the box and throw it into the sea and the sea will wash it up on the shore, where an enemy of Mine and his will pick it up. " I showered you with love from Me so that you would be brought up under My supervision.
Al-Hilali & Khan
"Saying: ‘Put him (the child) into the Tabût (a box or a case or a chest) and put it into the river (Nile); then the river shall cast it up on the bank, and there, an enemy of Mine and an enemy of his shall take him.’ And I endued you with love from Me, in order that you may be brought up under My Eye.
Ali Quli Qarai
"Put him in the casket, and cast it into the river. Then the river will cast it on the bank, and he shall be picked up by an enemy of Mine and an enemy of his." And I cast upon you a love from Me, and that you might be reared under My eyes.
Amatul Rahman Omar
"Place him (- Moses) in the chest and put it into the river. The river will cast it on to the bank and the person who is My enemy as well as his will pick him up." And I endowed you with My love with the result that you were brought up before My eyes and under My protection.
Arthur John Arberry
"Cast him into the ark, and cast him into the river, and let the river throw him up on the shore. An enemy of Mine and his shall take him." And I loaded on thee love from Me, and to be formed in My sight,
Bijan Moeinian
"I told your mother: “put baby Moses in a box and let the river carry him to our mutual enemy (Pharaoh. )" I made you a lovely child and brought you up under My personal supervision.”
E. Henry Palmer
"Hurl him into the ark, and hurl him into the sea; and the sea shall cast him on the shore, and an enemy of mine and of his shall take him;" - for on thee have I cast my love, that thou mayest be formed under my eye.
Edip-Layth
"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. I placed upon you a love from Me and that you shall be raised under My eye."
George Sale
put him into the ark, and cast him into the river, and the river shall throw him on the shore; and my enemy and his enemy shall take him and bring him up; and I bestow on thee love from me, that thou mightest be bred up under my eye.
Hamid S. Aziz
"When We inspired your mother with the message,
Mahmoud Ghali
(Saying), "Hurl him in the coffer, then hurl it in the main; so let the main cast it on the shore. An enemy of Mine and his will take him." And I cast on you belovedness from Me, and to be worked out under My Eye (i.e., to be chosen for my Revelation).
Marmaduke Pickthall
Saying: Throw him into the ark, and throw it into the river, then the river shall throw it on to the bank, and there an enemy to Me and an enemy to him shall take him. And I endued thee with love from Me that thou mightest be trained according to My will,
Mohamed Ahmed - Samira
'Put him in a wooden box and cast it in the river. The river will cast it on the bank. An enemy of Ours, and his, will retrieve it.' We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.
Muhammad Asad
Place him in a chest and throw it into the river, and thereupon the river will cast him ashore, [and] one who is an enemy unto Me and an enemy unto him will adopt him. "And [thus early] I spread Mine Own love over thee -and [this] in order that thou might be formed under Mine eye.
Mustafa Khattab
‘Put him into a chest, then put it into the river. The river will wash it ashore, and he will be taken by ˹Pharaoh,˺ an enemy of Mine and his.’ And I endeared you with love from Me ˹O Moses˺[1] so that you would be brought up under My ˹watchful˺ Eye.
Progressive Muslims
"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. And I placed upon you a love from Me and that you shall be raised under My eye."
Sahih International
[Saying], 'Cast him into the chest and cast it into the river, and the river will throw it onto the bank; there will take him an enemy to Me and an enemy to him. ' And I bestowed upon you love from Me that you would be brought up under My eye.
Sam Gerrans
“‘Hurl thou him into the chest, and hurl thou it into the water; the water will cast him upon the shore. An enemy to Me and an enemy to him will take him.’ And I cast upon thee love from Me, and that thou be wrought under My eye
Shabbir Ahmed
Saying, "Place him (the baby Moses) in a box, and cast the box into the river. The river will cast it on to the bank, and it will be picked up by the one who considers Me and him (Moses) as his enemy. O Moses! I prepared you for this day with love, and reared you before My Sight.
Syed Vickar Ahamed
" ‘Put [the child, (baby Musa)] in the chest, and put (the chest) into the river: The river will put him up on the bank, and there he will be taken up by one who is an enemy to Me and is an enemy to him’: And I placed love over you (O Musa,) from Me: And (this way) you may be brought up under My eye.
Taqi Usmani
that is, ‘Put him (the baby) in the chest, then cast it into the river, then let the river throw it by the shore, and it will be picked up by one who is enemy to Me and enemy to him.’ And I had cast love on you from Myself (so that you might be favourite of all), and that you might be brought up under My eye.
The Monotheist Group
"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. And I placed upon you a love from Me. And that you shall be raised under My eye."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ʺMets-le dans le coffret, puis jette celui-ci dans les flots pour quʹensuite le fleuve le lance sur la rive; un ennemi à Moi et à lui le prendraʺ. Et Jʹai répandu sur toi une affection de Ma part, afin que tu sois élevé sous Mon œil.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Mûsa bixe sindoqê, piştre bavêje deryayê ku derya jî wî bavêje keviya xwe, vêca neyarê min û neyarê wî, wî bigire. Min ji cem xwe hezkirinek avête ser te (da ku ji te hez bikin) û da ku tu di bin çavdêriya min de perwerde bibî.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
ʹWerp hem in de kist en werp hem in de zee, dan zal de zee hem op de kust werpen, zodat een vijand van Mij en een vijand van hem hem zal opnemen.? En Ik heb over jou liefde van Mij uitgestort en jij moest onder Mijn ogen grootgebracht worden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Leg uwen zoon in eene kist en werp hem in zee, en de rivier zal hem op het strand werpen, en mijn vijand en zijn vijand zal hem opnemen en opvoeden. En ik schonk u van mijne liefde, opdat gij onder mijne oogen zoudt opgevoed worden.
Hollandaca — Siregar
(Wij zeiden haar:) ʹLeg hem in de kist en werp hem in de zee, zodat de zee hem op de kust zal werpen; een vijand van Mij en een vijand van hem zal hem opnemen.ʹ En ik heb Mijn liefde over jou uitgestort opdat jij onder Mijn toezicht grootgebracht werd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
«Положи его [своего сына] в сундук и пусти его по течению (реки Нил), и пусть течение выбросит его [сундук] на берег; возьмет его [твоего сына] враг Мой и враг его». И Я [Аллах] одарил тебя (о, Муса) Своей любовью, (так, что тебя любили люди) и чтобы тебя взрастили перед Моими глазами.
Rusça — Osmanov
Положи его (т. е. сына) в ковчег и пусти ковчег по реке, а она выбросит его на берег. Его подберет Мой враг и его враг. Я осенил тебя, [Муса], Своим расположением, чтобы тебя взрастили под Моим присмотром.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ʹLägg honom i en kista och sätt ut den i floden; floden skall föra (kistan) till stranden och en som är Min fiende och hans fiende skall (finna honom och) ta sig an honom.ʹ Och Jag omgav dig med Min kärlek och du växte upp under Mina ögon..