"Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

اِذْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اُمِّكَ مَا يُوحٰى

iƶ evHaynā ilā ummike mā yūHā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذْhani
2اَوْحَيْنَٓاevHaynāو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyetmiştik
3اِلٰٓىilā
4اُمِّكَummikeا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]annene
5مَاşeyi
6يُوحٰىyūHāو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyedilen

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani vahyedilecek şeyi ilhâm etmiştik anana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani vahyedilecek şeyi ilhâm etmiştik anana.

Adem Uğur

Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:

Ahmed Hulusi

"Hani vahyolunanları annene vahyetmiştik:"

Ahmet Tekin

'Hani bir vakitler annene, vahy ile bildirilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik.'

Ahmet Varol

Hani annene vahyolunanı vahyetmiştik: [1]

Ali Bulaç

"Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyle ki:)"

Ali Fikri Yavuz

Hani bir vakit (Firavun, doğan çocukları öldürüyordu da sen doğduğun zaman annen endişelenmişti. İşte bu sırada) ilham edilen şu ilhamı annene verdik:

Ali Rıza Safa

"Annene, bildirimi bildirdiğimizde!"

Bayraktar Bayraklı

"Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene vahyetmiştik."

Bekir Sadak

(36-39) Allah: «Ey Musa! istedigin sana verildi» dedi, «Zaten sana baska bir defa da iyilikte bulunmus ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmistik: Musa'yi bir sandiga koy da suya birak; su onu kiyiya atar, Bana da, ona da dusman olan biri onu alir. Ey Musa! Gzumun nunde yetisesin diye seni sevimli kildim.»

Celal Yıldırım

(38-39) Hani annene ilham edilecek şeyi ilham etmiştik: Musa'yı bir sandığa yerleştir de suya at, su onu kıyıya bıraksın; hem bana, hem ona düşman biri onu alır. (Ey Musâ!) Gözetimim altında yetiştirilesin diye kendi katımdan senin üzerine sevgimi koydum.

Diyanet İşleri

"Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"

Diyanet İşleri (eski)

(36-39) Allah: 'Ey Musa! İstediğin sana verildi' dedi, 'Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım.'

Diyanet Vakfi

Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hani bir vakit ilham edilmesi gereken (ancak ilham ile bilinebilen) şu ilhamı annene verdik:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani o vakit annene, verilen şu ilhamı vermiştik:

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki anana verilen şu ilhamı verdik

Erhan Aktaş

"Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.

Fizilal-il Kuran

Hani, annene şu mesajımızı vahyetmiştik:

Gültekin Onan

"Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik (şöyle ki:)"

Hamdi Döndüren

“Hani (sen doğduğun zaman) annene vahyedileni vahyetmiştik.”

Hasan Basri Çantay

(37-38-39) "Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey'i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım.

Hasib Asutay

Bir zaman vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:

Hayrat Neşriyat

'O zaman annene ilhâm edilecek olanı ilhâm etmiştik.'

İbni Kesir

Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik.

Mehmet Okuyan

Hani annene vahyedilecek şeyi şöyle vahyetmiştik (bildirmiştik):

Muhammed Esed

hani, annene vahyi, buyruğu şöyle esinlemiştik:

Mustafa İslamoğlu

Hani ilahi mesajı annene şöyle iletmiştik;

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, validene vahyolunacak şeyi vahyetmiştik.

Ömer Öngüt

“Hani annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik. ”

Suat Yıldırım

O vakit annene ilham edip dedik ki:

Süleyman Ateş

"(Sen doğduğun zaman,) Annene vahyedileni vahyetmiştik:"

Süleymaniye Vakfı

Bir gün annene şunları vahyetmiştik:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün annenin gönlüne şunları ilham etmiştik:

Şaban Piriş

Hani annene ilham edilmesi gerekeni ilham etmiştik.

Tefhim-ul Kuran

«Hani, annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik, (şöyleki:)»

Ümit Şimşek

'Hani vahyedilecek şeyi annene şöyle vahyetmiştik:

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, annene vahyedileni şöyle vahyetmiştik:

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O vaxt ki, anana vəhy olunacaq şeyi belə vəhy etdik:

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Anana vəhy olunacaq şeyi vəhy etdiyimiz zaman.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

als Wir deiner Mutter eingaben:

Almanca — Der Edle Quran

als Wir deiner Mutter eingaben, was (als Weisung) eingegeben werden sollte:

Almanca — M. A. Rassoul

als Wir deiner Mutter jene Weisung eingaben

Almanca — Muhammad Zaidan

als WIR deiner Mutter Wahy zuteil werden ließen von dem, was als Wahy erteilt wird:

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"When We inspired a course of action to your mother and actuated her with what she would do to save your life".

Abdul Haleem

We inspired your mother, saying,

Abdullah Yusuf Ali

"Behold! We sent to thy mother, by inspiration, the message:

Abul A'la Maududi

Recall, when We indicated to your mother through inspiration:

Aisha Bewley

when We revealed to your mother:

Al-Hilali & Khan

"When We inspired your mother with that which We inspired.

Ali Quli Qarai

when We revealed to your mother whatever was revealed:

Amatul Rahman Omar

`When We revealed to your mother that, which was an important revelation (saying),

Arthur John Arberry

when We revealed what was revealed unto thy mother:

Bijan Moeinian

"When you were a baby (and Pharaoh of the time was killing all new born Jews, ) I inspired your mother. "

E. Henry Palmer

When we inspired thy mother with what we inspired her,

Edip-Layth

"When We inspired to your mother what was inspired."

George Sale

another time; when we revealed unto thy mother that which was revealed unto her, saying,

Hamid S. Aziz

"And We have already shown favours unto you at another time.

Mahmoud Ghali

As We revealed what was revealed to your mother:

Marmaduke Pickthall

When we inspired in thy mother that which is inspired,

Mohamed Ahmed - Samira

When We told your mother what We relate:

Muhammad Asad

when We inspired thy mother with this inspiration:

Mustafa Khattab

when We inspired your mother with this:

Progressive Muslims

"When We inspired to your mother what was inspired. "

Sahih International

When We inspired to your mother what We inspired,

Sam Gerrans

“When We instructed thy mother with what was instructed:

Shabbir Ahmed

When We inspired your mother with this inspiration.

Syed Vickar Ahamed

"When We sent by inspiration to your mother, the message

Taqi Usmani

when We revealed to your mother what was to be revealed,

The Monotheist Group

"When We inspired to your mother what was inspired."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

lorsque Nous révélâmes à ta mère ce qui fut révélé:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku (tu ji dayika xwe bûyî) Me îlham da dayika te, ya ku me dayê:

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

toen Wij aan jouw moeder openbaarden wat geopenbaard is:

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen wij uwe moeder openbaarden wat haar geboodschapt werd, zeggende:

Hollandaca — Siregar

Toen Wi jouw moeder inspireerden met wat geinspireerd werd.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

когда внушили Мы твоей матери то, что внушается:

Rusça — Osmanov

когда внушили твоей матери откровение:

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

då Vi gav din moder denna ingivelse: