Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

اِنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـِٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

inne (e)lleƶīne āmenū ve(e)lleƶīne hādū ve n-neSārā ve S-Sābiīne men āmene bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri ve ǎmile SāliHen fe lehum ecruhum ǐnde rabbihim ve lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīne
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar
4وَالَّذِينَve(e)lleƶīne
5هَادُواhādūه و دYahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe.ve yahudiler
6وَالنَّصَارٰىve n-neSārāن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakve hıristiyanlar
7وَالصَّابِـِٔينَve S-Sābiīneص ب اDinini değiştirmek, (bir birliği) yönetmek, yükselmek (yıldız), dokunmak, yıkamak.ve sabiiler
8مَنْmenkim
9اٰمَنَāmeneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanırsa
10بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
11وَالْيَوْمِve l-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününe
12الْاٰخِرِl-āḣiriا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
13وَعَمِلَve ǎmileع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yaparsa
14صَالِحًاSāliHenص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
15فَلَهُمْfe lehumonlar için vardır
16اَجْرُهُمْecruhumا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karmükafatları
17عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
18رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükrablerinin
19وَلَاve lāve yoktur
20خَوْفٌḣavfunخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorku
21عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
22وَلَاve lāve yoktur
23هُمْhumonlara
24يَحْزَنُونَyeHzenūneح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.hüzün

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki insanlarla Yahûdi olanlardan, Nasrânîlerden, Sâbiîlerden, Allah'a ve son güne inanan ve iyi işler gören kimselere, Rableri katında ecir var. Onlar için ne korku vardır, ne hüzün.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki insanlarla Yahûdi olanlardan, Nasrânîlerden, Sâbiîlerden, Allahʼa ve son güne inanan ve iyi işler gören kimselere, Rableri katında ecir var. Onlar için ne korku vardır, ne hüzün.

Adem Uğur

Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.

Ahmed Hulusi

(Gizli şirk içinde olsalar bile {Yusuf: 106}) iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiiler (yıldızların tanrı olduğuna inanıp onlara tapanlar) arasından; nefslerinin Allah Esma'sından meydana geldiğine ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenler ve bunun gereği kendilerini selamete çıkaran çalışmalara devam edenler, Rablerinin (Esma bileşimlerinin) indinde ecre (bunun getirisi olan kuvvelere) kavuşurlar. Onlar için ne korkulacak bir şey kalır ne de onları üzecek bir olay!

Ahmet Tekin

Hakka ve tevhide yönelik inançları olanlar, sözde iman edenler, yahudiliğin takipçileri, hrıstiyanlar, sâbiîler, inançlarını terkedenler geçmişin kirlerinden arınarak Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve Âhiret gününe hakkıyla imân ederler, gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirirler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlarlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlerlerse elbette Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.

Ahmet Varol

Şüphesiz iman edenlerle, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiilerden kimler Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih ameller (iyi işler) işlerlerse onların ecirleri Allah katındadır. Onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.

Ali Bulaç

Şüphesiz, iman edenler(le) yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Şüphe yok ki, daha önce peygamberlere imân edenler, Mûsa dinini kabul eden Yahûdiler, Hristiyanlar ve her dinden bir şey alıp meleklere tapanlar (var ya), bunlardan her kim, Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve Hazreti Peygamberin şeriatı üzerine salih bir âmel işlerse, elbette bunların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun olacak değillerdir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, inanca çağırılanlar, Yahudiler, Nasraniler ve Sabiilerden, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne kim inanır ve erdemli edimler yaparsa, onların ödülleri, Efendilerinin katındadır. Üstelik onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Bayraktar Bayraklı

Kesinlikle, iman edenlerden, Yahudi olanlardan, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi amelde bulunursa, Rabbleri katında onların ödülü vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar kederlenmeyeceklerdir.

Bekir Sadak

suphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, hiristiyanlar ve sabiilerden Allah'a ve ahiret gunune inanip yararli is yapanlarin ecirleri Rablerinin katindadir. Onlar icin artik korku yoktur. Onlar uzulmeyeceklerdir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki, İmân edenler, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabitlerden kim dosdoğru Allah'a, âhiret gününe inanır ve iyi-yararlı amelde bulunursa, artık onlar için Rableri katında ecirler vardır, onlar üzerinde bir korku da yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz, iman edenler; yahudilerden, hıristiyanlardan ve Sâbiîler’den de Allah’a ve âhiret gününe inanıp sâlih amel işleyenler için rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur; onlar üzüntü de çekmeyecekler.

Diyanet İşleri

Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

Diyanet İşleri (eski)

Şüphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, Hıristiyanlar ve Sabiilerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp yararlı iş yapanların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlar için artık korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz iman edenler; yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden de Allah'a ve ahiret gününe inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve Sabiiler; bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve iyi bir amel işlerse, elbette bunların Rableri yanında mükafatları vardır. Bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphe yok ki iman edenler ve Yehudiler, Nasraniler, Sabiiler bunlardan her kim Allaha ve Ahıret gününe hakikaten iman eder ve salih bir amel işlerse elbette bunların Rableri yanında ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun olacak değillerdir

Erhan Aktaş

İman Edenler, Yahudiler, Nesara ve Sabiin; kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip salihatı yaptı ise ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edenler, Yahudiler, Nasraniler ve Sabiiler; kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edip salihatı yaptı iseödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz İman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edip salihatı yapanların ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Fizilal-il Kuran

Müminler ile yahudi, hıristiyan ve sabiilerden Allah'a ve Ahiret gününe inanıp iyi ameller işleyenler, hiç şüphesiz, Rabbleri katında mükâfatlarını alacaklardır; onlar için korku yoktur; onlar artık hiç üzülmeyeceklerdir.

Gültekin Onan

Kuşkusuz inananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiilerden (kim) Tanrı'ya ve ahiret gününe inanır ve salih amellerde bulunursa, onların ödülleri / karşılıkları (ecir) rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzüntü duymayacaklardır.

Hamdi Döndüren

İman edenlere, Yahudi olanlara, Hristiyanlara ve Sâbiîlere gelince; hiç kuşkusuz, (bunlardan) Allah’a ve ahiret gününe inanıp sâlih amel işleyenler için, Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki (senden evvel peygamberlere) iman edenler (olsun, Musa dinini kabul eden) Yahudiler (olsun), Nasrani (Hiristiyan) ve Sabiiler (olsun) kim (peygamberin şeriatine göre) Allaha ve ahiret gününe inanır, bununla beraber (o şeriatin emri vech ile) saalih (iyi) amel (ve hareket) de bulunursa elbette onların Rableri katında ecirleri (mükafatları) vardır. Hem onlara bir korku da yokdur, onlar mahzun da olacak değillerdir.

Hasib Asutay

Şüphesiz iman edenler; Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiîler (26), (bunlardan) her kim Allah'a ve âhiret gününe iman eder ve salih amel işlerse onlar için Rableri katında ecir (mükâfat) vardır. Onlar için bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de. (26. Sabiîler, ağırlıklı olan görüşe göre Yahudilik ve Hıristiyanlık arasında tevhid inancına dayanan bir dinin mensuplarıdır. Bu âyette söz konusu edilen Yahudi, Hıristiyan ve Sabiîlerden kasıt, dinleri tahrifata uğramadan öncekilerdir.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki (zâhiren) îmân edenler, yahudi olanlar, hristiyanlar ve sâbiîler yok mu, (onlardan) kim Allah’a ve âhiret gününe (hakikaten) îmân edip sâlih bir amel işlerse, artık onların, Rableri katında mükâfâtları vardır; onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.

İbni Kesir

Şüphesiz ki Mü'minler, Yahudiler, Nasrani ve Sabiilerden; kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp, salih amelde bulunursa, elbette onların Rabları katında mükafaatları vardır. Hem onlara bir korku yoktur, mahzun da olacak değildirler.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, hristiyanlar ve sabiiler(den) her kim Allah’a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa, onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecektir de.

Muhammed Esed

Kuşkusuz, (bu ilahi kelama) iman edenler ile Yahudi inancının takipçilerinden, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmış, doğru ve yararlı işler yapmış olanların tümü Rablerinden hak ettikleri mükafatları alacaklardır; ve onlar ne korkacak, ne de üzüleceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphesiz bu kitaba inanan kimselerden, Yahudileşen kimselerden, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden her kim Allah'a ve ahiret gününe inanır, ıslah edici iyilik işlerse, işte onlar için Rableri katında yaptıklarının karşılığı vardır. Onlar gelecekten endişe etmeyecek, geçmişten dolayı da üzüntü duymayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, mü'minler ile Yahudilerden ve Nasârâ ile Sâbii tâifesinden herhangi kimseler Allah Teâlâ'ya, ahiret gününe imân edip sâlih amellerde bulunmuş olurlarsa onlar için Rableri indinde mükâfaatlar vardır. Ve kendilerine asla korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sâbiîlerden Allah'a ve ahiret gününe inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Suat Yıldırım

İman edenler, Yahudiler, Hıristiyanlar, Sabiîler... Her kim Allah’a ve âhiret gününe (gerçekten) iman eder ve amel-i salih işlerse, elbette onların Rab’leri yanında mükafatları vardır. Onlar için herhangi bir korku olmadığı gibi kendilerini üzecek bir şey de yoktur.

Süleyman Ateş

Şüphesiz inananlar; yahudiler, hıristiyanlar ve sabiiler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükafat vardır; onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

İnananlar ile Yahudi, Hristiyan ve Sabiiler var ya! (Onlardan) her kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenir ve iyi işler yaparsa ödülleri Rableri katındadır. Onların üzerinde ne bir korku olur ne de üzülürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Muhammed'e) inananlar ile Yahudi, Hıristiyan ve Sabiiler'den Allah'a ve Ahiret gününe inanan ve iyi işler yapanların ödülleri Sahipleri (Rableri) katındadır. Onların üzerinde korku olmaz, üzüntü de çekmezler.

Şaban Piriş

Şüphesiz İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden kim Allah'a ve ahiret gününe inanır ve doğru olanı yaparsa; onlara Rab'leri yanında mükafatlar vardır. Onlara bir korku da yoktur, üzülmeyeceklerdir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz iman edenler(le) Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiî'ler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder, salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Ve onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Ümit Şimşek

İman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sâbiîlerden kim Allah'a ve âhiret gününe iman eder ve güzel işler yaparsa, onların Rableri katında ödülleri vardır. Ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sabilerden Allah'a ve ahıret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, möminlərin, yəhudi, nəsrani və sabiilərdən Allaha və Axirət gününə iman gətirənlərin və yaxşı iş görənlərin mükafatı öz Rəbbi yanındadır. Onlara heç bir qorxu yoxdur və onlar kədərlənməyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İman gətirənlərdən (müsəlmanlardan), musavi (yəhudi), isəvi (xristian) və sabiilərdən Allaha, axirət gününə (sədaqətlə) inanıb yaxşı iş görənlərin mükafatları Rəbbinin yanındadır. (Qiyamət günü) onların nə bir qorxusu olar, nə də onlar bir qəm-qüssə görərlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Gläubigen, Juden, Christen, Sabäer und diejenigen, die an Gott und den Jüngsten Tag glauben und gute Werke verrichten und sich eines guten Lebenswandels befleißigen, haben ihren Lohn bei ihrem Herrn. Sie brauchen keine Angst zu haben, und sollen nicht traurig sein.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, diejenigen, die glauben, und diejenigen, die dem Judentum angehören, und die Christen und die Säbier - wer immer an Allah und den Jüngsten Tag glaubt und rechtschaffen handelt, - die haben ihren Lohn bei ihrem Herrn, und keine Furcht soll sie überkommen, noch werden sie traurig sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, diejenigen, die glauben, und die Juden, die Christen und die Sabäer, wer an Allah und den Jüngsten Tag glaubt und Gutes tut diese haben ihren Lohn bei ihrem Herrn und sie werden weder Angst haben noch werden sie traurig sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die den Iman bekundet haben , diejenigen, die Juden wurden, die Nazarener und die Sabia , wer (von ihnen) den Iman an ALLAH und den Jüngsten Tag verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan hat, diese haben ihre Belohnung bei ihrem HERRN und weder Angst gibt es um sie, noch werden sie traurig sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, those who are disposed to believe in the Prophets who dated far back into the past, and those who profess Judaism and the Christians, the various sects of the Sabeites or Mendaites and of the Sabians, and those who fall in line with the Prophet Muhammad, whoever believes in Allah, His Oneness, Uniqueness, Sameness, Omnipotence, Omnipresence and Ultimate Authority and acknowledges the truth of Resurrection and Judgment and whose deeds are imprinted with wisdom and piety, shall Heaven reward them all for their homage thereto. No fear nor dread shall fall upon them nor shall they come to grief.

Abdul Haleem

The [Muslim] believers, the Jews, the Christians, and the Sabians- all those who believe in God and the Last Day and do good- will have their rewards with their Lord. No fear for them, nor will they grieve.

Abdullah Yusuf Ali

Those who believe (in the Qur'an), and those who follow the Jewish (scriptures), and the Christians and the Sabians,- any who believe in Allah and the Last Day, and work righteousness, shall have their reward with their Lord; on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

Whether they are the ones who believe (in the Arabian Prophet), or whether they are Jews, Christians or Sabians – all who believe in Allah and the Last Day, and do righteous deeds – their reward is surely secure with their Lord; they need have no fear, nor shall they grieve.

Aisha Bewley

Those with iman, those who are Jews, and the Christians and Sabaeans, all who have iman in Allah and the Last Day and act rightly, will have their reward with their Lord. They will feel no fear and will know no sorrow.

Al-Hilali & Khan

Verily! Those who believe and those who are Jews and Christians, and Sabians,[1] whoever believes in Allâh and the Last Day and does righteous good deeds shall have their reward with their Lord, on them shall be no fear, nor shall they grieve.[2]

Ali Quli Qarai

Indeed the faithful, the Jews, the Christians, and the Sabaeans —those of them who have faith in Allah and the Last Day and act righteously— they shall have their reward near their Lord, and they will have no fear, nor will they grieve.

Amatul Rahman Omar

Surely, those who (profess to) believe (in Islam), and those who follow the Jewish faith, the Christians and the Sabians, whosoever (of these truly) believes in Allâh and the Last Day and acts righteously shall have their reward with their Lord, and shall have nothing to fear, nor shall they grieve.

Arthur John Arberry

Surely they that believe, and those of Jewry, and the Christians, and those Sabaeans, whoso believes in God and the Last Day, and works righteousness -- their wage awaits them with their Lord, and no fear shall be on them; neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

[God’s wrath is sent upon unjust people. ] Rest assured that any Muslim, Jew, Christian or Sabean who believes in God, the Day of Judgment, and does good things will not have fear, grief or sorrow.

E. Henry Palmer

Verily, whether it be of those who believe, or those who are Jews or Christians or Sabaeans, whosoever believe in God and the last day and act aright, they have their reward at their Lords hand, and there is no fear for them, nor shall they grieve.

Edip-Layth

Surely those who acknowledge, and those who are Jewish, and the Nazarenes, and those who follow other religions, any one of them who acknowledge God and the Last day, and promote reforms, they will have their reward with their Lord, with no fear over them, nor will they grieve.

George Sale

Surely those who believe, and those who Judaize, and Christians, and Sabians, whoever believeth in God, and the last day, and doth that which is right, they shall have their reward with their Lord, there shall come no fear on them, neither shall they be grieved.

Hamid S. Aziz

Verily, whether it be of those who believe, or those who are Jews or Christians or Sabaeans, whoever believes in Allah and the Last Day and acts aright, they have their reward with their Lord, and there is no fear for them, nor shall they grieve.

Mahmoud Ghali

Surely (the ones) who have believed and the ones who have Judaized and the Nasara (Christians) and the Sabi'în, (Sabaeans) whoever have believed in Allah and the Last Day and done righteousness, then they will have their reward in the Providence of their Lord, and no fear will be on them, neither will they grieve.

Marmaduke Pickthall

Lo! Those who believe (in that which is revealed unto thee, Muhammad), and those who are Jews, and Christians, and Sabaeans - whoever believeth in Allah and the Last Day and doeth right - surely their reward is with their Lord, and there shall no fear come upon them neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely the believers and the Jews, Nazareans and the Sabians, whoever believes in God and the Last Day, and whosoever does right, shall have his reward with his Lord and will neither have fear nor regret.

Muhammad Asad

VERILY, those who have attained to faith [in this divine writ], as well as those who follow the Jewish faith, and the Christians, and the Sabians -all who believe in God and the Last Day and do righteous deeds-shall have their reward with their Sustainer; and no fear need they have, and neither shall they grieve.

Mustafa Khattab

Indeed, the believers, Jews, Christians, and Sabians[1]—whoever ˹truly˺ believes in Allah and the Last Day and does good will have their reward with their Lord. And there will be no fear for them, nor will they grieve.[2] 

Progressive Muslims

Surely those who believe, and those who are Jewish, and the Nazarenes, and the Sabiens; any one of them who believes in God and the Last Day, and does good work, they will have their reward with their Lord, with no fear over them, nor will they grieve.

Sahih International

Indeed, those who believed and those who were Jews or Christians or Sabeans [before Prophet Muúammad] - those [among them] who believed in Allah and the Last Day and did righteousness - will have their reward with their Lord, and no fear will there be concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

(Those who heed warning, and those who hold to Judaism, and the Christians, and the Sabaeans — whoso believes in God and the Last Day and works righteousness — they have their reward with their Lord, and no fear will be upon them, nor will they grieve.)

Shabbir Ahmed

(That was a glimpse of the past). Behold, those who attain belief in this Divine Writ and call themselves Muslims, and those who are Jews, and Christians and the Agnostics - whoever truly believes in Allah and the Last Day and benefits humanity, surely their reward is with their Lord. For them shall be no fear from without, nor shall grief touch them from within.

Syed Vickar Ahamed

Indeed, those who believe (in the Quran), and those who are Jews, and the Christians and the Sabians,— Any who believe in Allah and the Last Day, and work righteousness, shall have their reward with their Lord; On them there shall be no fear, and they shall not grieve.

Taqi Usmani

Surely, those who believed in Allah, and those who are Jews, and Christians, and Sabians, -whosoever believes in Allah and in the Last Day, and does good deeds - all such people will have their reward with their Lord, and there will be no reason for them to fear, nor shall they grieve.

The Monotheist Group

Surely those who believe; and those who are Jewish, and the Nazarenes, and the Sabians, whoever of them believes in God and the Last Day and does good works; they will have their recompense with their Lord, and there is no fear upon them, nor will they grieve.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, ceux qui ont cru, ceux qui se sont judaïsés, les Nazaréens, et les sabéens, quiconque dʹentre eux a cru en Allah au Jour dernier et accompli de bonnes œuvres, sera récompensé par son Seigneur; il nʹéprouvera aucune crainte et il ne sera jamais affligé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman yên ku bawerî anîne û yên bûne cihû, yên fileh û yên sabiîn, vêca ji wan kî baweriyê bi Xwedê û roja axretê bîne û karê qenc bike, ji bo wan li nik Xwedayê wan xelat heye û li ser wan tirs nîn e û ew xemgîn jî nabin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die geloven, zij die het jodendom aanhangen, de christenen en de Sabiërs die in God en de laatste dag geloven en die deugdelijk handelen, voor hen is hun loon bij hun Heer en zij hebben niets te vrezen noch zullen zij bedroefd zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De geloovigen, het mogen Joden, Christenen en Sabëisten zijn, indien zij slechts aan God en aan den oordeelsdag gelooven en wel doen, zullen door hunnen Heer beloond worden; noch vrees noch droefheid zal over hen komen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die geloven, en degenen die het Jodendom belijden en de Christenen en de Sabiërs; (zij allen) geloven in Allah en in de Laatste Dag, en zij verrichten goede werken: voor hen is hun beloning bij hun Heer en geen vrees zal er over hen zijn noch zullen zij treuren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые уверовали [верующие из общины пророка Мухаммада], и те, которые (до того, как Аллах направил человечеству Своего последнего посланника) придерживались иудейства, и христиане, и сабии [те, которые пребывают в естественной с рождения вере и не следуют какой-либо определенной вере], кто уверует [[После того, как Аллах Всевышний отправил к людям последнего посланника, который является печатью пророков, не будет принята Аллахом ни одна вера и закон, кроме той веры и закона, с которой пришел последний посланник.]] (из них) в Аллаха и в Последний день и будет совершать праведные деяния [совершать только ради Аллаха то, что повелел Аллах Сам непосредственно и через Своего Посланника], – то им (будет) награда их у Господа их, и не будет над ними страха (в День Воскрешения), и не будут они печальны (за то, что миновало их в этой жизни).

Rusça — Osmanov

Воистину, уверовавшим, а также иудеям, христианам и сабеям - всем тем, кто уверовал в Аллаха и в Судный день, кто творил добро, уготовано воздаяние от Аллаха, им нечего страшиться, и не изведают они горя.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE SOM tror (på denna Skrift) och de som bekänner den judiska tron och de kristna och sabierna - ja, (alla) som tror på Gud och den Yttersta dagen och som lever ett rättskaffens liv - skall helt visst få sin fulla lön av sin Herre och de skall inte känna fruktan och ingen sorg skall tynga dem.