Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْزِي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ

ve tteḳū yevmen lā teczī nefsun ǎn nefsin şey'en ve lā yuḳbelu minhā şefāǎtun ve lā yu'ḣaƶu minhā ǎdlun ve lā hum yunSarūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişive sakının
2يَوْمًاyevmenي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünden
3لَا
4تَجْزِيteczīج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezalandırılmaz
5نَفْسٌnefsunن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanhiç kimse
6عَنْǎn-den(günahından)
7نَفْسٍnefsinن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankimse-
8شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şey
9وَلَاve lā
10يُقْبَلُyuḳbeluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkabul edilmez
11مِنْهَاminhākimseden
12شَفَاعَةٌşefāǎtunش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.şefaat da
13وَلَاve lā
14يُؤْخَذُyu'ḣaƶuا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekve alınmaz
15مِنْهَاminhāondan
16عَدْلٌǎdlunع د لAdil ve hakkaniyetli davranmak, eşitlik ve orantıyla hareket etmek, uygun şekilde düzenlemek, göreli büyüklüğe göre ayarlamak, adaleti tesis etmek, eşit tutmak, eşdeğer ödemek, doğru şekilde düzenlemek, düzeltmek, doğru yoldan sapmak, yan çizmek, yoldan çıkmak. adlun - adalet, hakkaniyet, doğruluk, karşılık, fidye, eşdeğer, tazminat, onun yerine.fidye de
17وَلَاve lāve yapılamaz
18هُمْhumonlara
19يُنْصَرُونَyunSarūneن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakhiçbir yardım

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Korkun o günden ki hiç kimse, bir başkasının yerine bir şey ödeyemez o gün; kimsenin kimseye şefaati kabul edilmez, kimseden karşılık da alınmaz, onlara yardım da edilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Korkun o günden ki hiç kimse, bir başkasının yerine bir şey ödeyemez o gün; kimsenin kimseye şefaati kabul edilmez, kimseden karşılık da alınmaz, onlara yardım da edilmez.

Adem Uğur

Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.

Ahmed Hulusi

Kimsenin kimseyi kurtarmak için bir şey ödeyemeyeceği süreçten korunun; (o süreçte) ne (birbirine) şefaat kabul edilir, ne fidye ödenerek biri kurtarılabilir ne de onlara yardım gelir.

Ahmet Tekin

Kimsenin, hiçbir şekilde başkasının yerine sorguya çekilmeyeceği; başkasının başına geleceklerin bir kısmını bile göğüsleyemeyeceği; kâfir olarak ölenler için hiçbir şefaatçinin şefaatinin kabul edilmeyeceği; cezaların fidyeye çevrilmeyeceği, kimselere yardımın da yapılmayacağı bir günden, Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, kendinizi azaptan koruyun.

Ahmet Varol

Hiç kimsenin kimse adına bir şey yapamayacağı, kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve onların (hesaba çekilenlerin) bir yardım göremeyecekleri günden sakının.

Ali Bulaç

Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.

Ali Fikri Yavuz

Bir de öyle bir azâb gününden sakının ve korkun ki, o günde (kıyamette) hiç bir kimse, hiç bir kimse adına bir şey ödeyemez, kimseden şefâat da kabul edilmez; azâbdan kurtulmak için kimseden bedel ve karşılık alınmaz. (Allah’ın azabından kurtulmak hususunda) o kâfirlere yardım da yapılmaz.

Ali Rıza Safa

Ve kimsenin, kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, kimsenin ara buluculuğunun kabul edilmeyeceği, kimseden kurtulmalık alınmayacağı ve onlara yardım da edilmeyeceği günden sakının.

Bayraktar Bayraklı

Hiç kimsenin başkasına fayda veremeyeceği, şefaatin kabul edilmeyeceği, fidye alınmayacağı ve yardım yapılmayacağı bir günden sakınınız.

Bekir Sadak

Kimsenin kimseden faydalanamiyacagi, kimseden bir sefaat kabul edilmeyecegi, kimseden bir fidye alinmayacagi ve yardim gorulmeyecegi gunden korunun.

Celal Yıldırım

Ve hiç bir kimsenin hiçbir kimse için birşey ödeyemiyeceği, hiç kimseden (kâfirler hakkında) şefaat kabul olunmayacağı, hiçbir kimseden kurtuluş akçesi alınmayacağı ve onların yardım olunmayacağı günden korkup sakının.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez; hiç kimseden şefaat kabul olunmaz, hiçbir kimsenin yerine başkası kabul edilmez; onlara asla yardım da yapılmaz.

Diyanet İşleri

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

Diyanet İşleri (eski)

Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.

Diyanet Vakfi

Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve öyle bir günden korunun ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden şefaat da kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve kimsenin kimseden bir şey ödeyemeyeceği, kimseden şefaatin kabul olunmayacağı, kimseden fidyenin alınmayacağı ve kimsenin kurtarılamayacağı bir günden sakının!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öyle bir günden korunun ki kimse kimseden bir şey ödeyemez, kimseden şefaat de kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz, hem onlar kurtarılacak da değillerdir.

Erhan Aktaş

Öyle bir günden korunup sakının ki: Hiç kimse bir başkasına yardım edemez. Kimseden şefaat kabul edilmez. Kimseden fidye de alınmaz. Kimseye yardım da edilmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyle bir günden korunup sakının ki: Hiç kimse bir başkasına yardım edemez. Kimseden şefaat kabul edilmez. Kimseden fideye de alınmaz. Kimseye yardım da edilmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiç kimsenin başkası adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidyenin alınmayacağı ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.

Fizilal-il Kuran

Öyle bir günden korkun ki, o gün hiç kimse başkasının yerine bir şey ödeyemez, hiç kimseden aracılık kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz ve hiç kimse başkalarından yardım görmez.

Gültekin Onan

Kimsenin kimse yerine birşey ödeyemeyeceği, aracılık (şefaat) kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da edilmeyeceği bir günden sakının.

Hamdi Döndüren

Öyle bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası için bir ödemede bulunamaz, kimseden şefâat kabul olunmaz, kimseden fidye de alınmaz; onlara hiçbir yardım da yapılmaz.

Hasan Basri Çantay

Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse namına bir şey ödeyemez. Ondan her hangi bir şefaat kabul olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allahın azabından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez.

Hasib Asutay

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz ve hiç kimseden (Allah'ın izni olmadıkça) şefaat (17) kabul edilmez, kendisinden bir fidye alınmaz ve onlara yardım da edilmez. (17. Şefaat, birinin bağışlanmasına aracılık etmek demektir. Kıyamet gününde başta Peygamberimiz olmak üzere peygamberler ile Allah'ın izin verdiği bazı insanlar ve melekler günahkâr müminlerin affedilmesini Allah'tan dileyeceklerdir.)

Hayrat Neşriyat

Ve öyle bir günden sakının ki, (o gün) kimse, kimse nâmına bir şey ödemez, ondan(Allah’ın izni olmadıkça) bir şefâat de kabûl edilmez, ondan bir fidye de alınmaz ve onlar yardım (da) olunmazlar!

İbni Kesir

Ve öyle bir günden korkun ki; o günde kimse, kimse için bir şey ödeyemez. Şefaat kabul edilmez. Fidye alınmaz ve onlara yardım da edilmez.

Mehmet Okuyan

Öyle bir güne karşı takvâlı (duyarlı) olun ki (o gün) kimse, kimseden hiçbir şey gideremez; onlardan şefaat kabul edilmez; kendilerinden fidye alınmaz; onlara yardım da edilmez.

Muhammed Esed

Ve hiçbir insanın ötekine en ufak bir yararının dokunmayacağı, hiç kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği Gün(ün mutlaka gelip çatacağı) bilinciyle yaşasanıza!

Mustafa İslamoğlu

Hiç kimsenin hiç kimse adına hiçbir şey ödemeyeceği, kimseden şefaatin kabul edilmeyeceği, kurtuluş akçesi alınmayacağı ve hiç kimsenin yardım görmeyeceği günün (dehşetinden) korunun!

Ömer Nasuhi Bilmen

Öyle bir günden korkunuz ki, o günde hiçbir şahıs hiçbir şahıstan dolayı hiçbir şey ödemez. Ve o şahıstan hiçbir şefaat kabul edilmez. Ve ondan hiçbir fidye alınmaz. Ve onlara ne de yardım olunurlar.

Ömer Öngüt

Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaat kabul edilmeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği azap gününden korkup sakının.

Suat Yıldırım

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse başkasının yerine birşey ödeyemez, kimseden şefaat kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz, hem onlara yardım da edilmez.

Süleyman Ateş

Ve öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse, kimsenin cezasını çekmez (borcunu ödemez); kimseden şefaat (aracılık, iltimas) da kabul edilmez; kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım yapılmaz.

Süleymaniye Vakfı

Kimsenin kimseden bir şeyi savamayacağı, kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, kimseden (kurtuluşu için) bir bedel alınmayacağı ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği bir gün konusunda yanlış yapmaktan sakının!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyle bir günden çekinip korunun ki o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmeyecek, kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve kimseye yardım edilmeyecektir.

Şaban Piriş

Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım da görülmeyeceği bir günden kendinizi koruyun.

Tefhim-ul Kuran

Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korkup sakının.

Ümit Şimşek

Bir de öyle bir günden korkun ki, ne kimse bir başkasının cezasını öder, ne kimseden şefaat kabul edilir, ne kimseden fidye alınır, ne de onlar bir yardım görürler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve korkun o günden ki, hiç bir benlik bir başka benliğin herhangi bir şeyi için karşılık ödemez; hiç bir benlikten şefaat kabul edilmez, hiç bir benlikten fidye alınmaz. Ve onlara yardım da edilmez.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qorxun o gündən ki, o vaxt heç kəs heç kəsə fayda verə bilməyəcək, heç kəsdən şəfaət qəbul olunmayacaq, heç kəsdən bir fidyə alınmayacaq və günahkarlara kömək göstərilməyəcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Qorxun o gündən ki, (Allahın izni və köməyi olmayınca) heç kəs heç kəsin karına gələ bilməsin (heç kəs heç kəsə öz əməlindən bir şey verə bilməsin), heç kəsdən şəfaət (bu və ya digər şəxsin günahlarının bağışlanması barəsində xahiş, iltimas) qəbul olunmasın, heç kəsdən (günahlarının təmizlənib əzabdan xilas olması üçün) fidyə (əvəz) alınmasın və onlara (günahkarlara) heç bir kömək göstərilə bilməsin!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Fürchtet den Jüngsten Tag, an dem keine Seele für eine andere eine Schuld tilgen darf und von keiner Seele Fürsprache oder Ersatzleistung angenommen wird! Keiner könnte einem anderen helfen, die Strafe abzuwenden.

Almanca — Der Edle Quran

Und hütet euch vor einem Tag, an dem keine Seele etwas anstelle einer anderen übernehmen kann und von keiner Fürsprache noch Ersatz(leistung) angenommen wird und ihnen keine Hilfe zuteil wird!

Almanca — M. A. Rassoul

Und meidet den Tag, an dem keine Seele für eine andere bürgen kann und von ihr weder Fürsprache noch Lösegeld angenommen wird; und ihnen wird nicht geholfen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sucht Taqwa einem Tag gegenüber, an dem weder eine Seele einer (anderen) Seele etwas nützt, noch von ihr Fürbitte angenommen wird, noch von ihr Ausgleich genommen wird, noch wird ihnen beigestanden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And guard yourselves against the horror, the Day when no soul shall be allowed to pay the debt owed to Allah by another, nor shall humble intercession be accepted from any one on behalf of another, nor shall the equivalent in ransom pay for the expiation of the guilt of another nor shall any tutelary protector, other than Allah, be a very present help in the inevitable trouble"

Abdul Haleem

Guard yourselves against a Day when no soul will stand in place of another, no intercession will be accepted for it, nor any ransom; nor will they be helped.

Abdullah Yusuf Ali

Then guard yourselves against a day when one soul shall not avail another nor shall intercession be accepted for her, nor shall compensation be taken from her, nor shall anyone be helped (from outside).

Abul A'la Maududi

Fear the Day when no one shall avail another, when no intercession will be accepted, when no one will be ransomed, and no criminal will receive any help.

Aisha Bewley

Have fear of a Day when no self will be able to compensate for another in any way. No intercession will be taken from it, no ransom taken from it, and none will be helped.

Al-Hilali & Khan

And fear a Day (of Judgement) when a person shall not avail another, nor will intercession be accepted from him nor will compensation be taken from him nor will they be helped.

Ali Quli Qarai

Beware of the day when no soul shall compensate for another, neither any intercession shall be accepted from it, nor any ransom shall be received from it, nor will they be helped.

Amatul Rahman Omar

And guard yourself against (the agony of) the day when no human being shall avail another in anyway, nor an intercession be accepted on anyone's behalf, nor any compensation be taken from them, nor will they be helped.

Arthur John Arberry

and beware of a day when no soul for another shall give satisfaction, and no intercession shall be accepted from it, nor any counterpoise be taken, neither shall they be helped.

Bijan Moeinian

Beware of the day that no one can be of help to anyone else, no intercession will be accepted, no ransom can be paid for the guilty one nor is any help available.

E. Henry Palmer

Fear the day wherein no soul shall pay any recompense for another soul, nor shall intercession be accepted for it, nor shall compensation be taken from it, nor shall they be helped.

Edip-Layth

Beware of a day where no person can avail another person, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.

George Sale

Dread the day wherein one soul shall not make satisfaction for another soul, neither shall any intercession be accepted from them, nor shall any compensation be received, neither shall they be helped.

Hamid S. Aziz

Fear the day wherein no soul shall pay any recompense for another soul, nor shall intercession be accepted for it, nor shall compensation be taken from it, nor shall they be helped.

Mahmoud Ghali

And protect yourselves against a Day (when) no self will recompense for another self in anything and no intercession will be accepted from it, nor any justice (i. e. compensation) be taken from it, neither will they be vindicated. (Or: granted victory)

Marmaduke Pickthall

And guard yourselves against a day when no soul will in aught avail another, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be received from it, nor will they be helped.

Mohamed Ahmed - Samira

Take heed of the day when no man will be useful to man in the least, when no intercession matter nor ransom avail, nor help reach them.

Muhammad Asad

and remain conscious of [the coming of] a Day when no human being shall in the least avail another, nor shall intercession be accepted from any of them, nor ransom taken from them, and none shall be succoured.

Mustafa Khattab

Guard yourselves against the Day on which no soul will be of help to another. No intercession[1] will be accepted, no ransom taken, and no help will be given.

Progressive Muslims

And beware of a Day where no soul can avail another soul, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.

Sahih International

And fear a Day when no soul will suffice for another soul at all, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be taken from it, nor will they be aided.

Sam Gerrans

And be in prudent fear of a day no soul will avail a soul anything, nor will intercession be accepted from it, nor will compensation be taken from it; nor will they be helped.

Shabbir Ahmed

And beware of the Day when all actions will encounter Absolute Justice (and contrary to your thinking) no person will avail another, and neither intercession, nor any compensation will be accepted. And no one will be helped (except by their own actions).

Syed Vickar Ahamed

Then guard yourself against a Day when one soul shall be of no use to another nor shall intervention be accepted for her, nor shall any compensation be taken from her nor shall anyone be helped (from outside).

Taqi Usmani

and guard yourselves against a day when no one shall stand for anyone in anything, nor shall intercession be accepted on anyone’s behalf, nor shall ransom be taken from him, and neither shall any be given support.

The Monotheist Group

And beware of a Day when no soul can avail another soul, nor will any intercession be accepted from it, nor will any ransom be taken, nor will they have supporters.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et redoutez le jour où nulle âme ne suffira en quoi que ce soit à une autre; où lʹon nʹacceptera dʹelle aucune intercession; et où on ne recevra dʹelle aucune compensation. Et ils ne seront point secourus.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji rojeke wisa bitirsin ku di wê rojê de kes havilê nade kesî, mehderiya (şefaeta) tu kesî nayê qebûlkirin, ji tu kesî fîdye nayê wergirtin û arîkariya wan nayê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En vreest een dag waarop niemand iets van een ander op zich kan nemen, waarop voor hem geen voorspraak aanvaard, noch losprijs aangenomen wordt en waarop zij geen hulp zullen krijgen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Vreest den dag, waarop geene ziel genoegdoening voor eene andere zal kunnen geven, geene smeeking van anderen aangenomen, waarop geen losgeld ontvangen zal worden; waarop niets kan helpen.

Hollandaca — Siregar

En vreest de Dag waarop geen ziel een andere ziel ergens mee kan bijstaan, en er geen voorspraak van haar aanvaard wordt en er geen losprijs van haar aangenomen wordt en zij niet geholpen zullen worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И остерегайтесь Дня [Дня Суда], когда (одна) личность ничем не возместит за (другую) личность [когда ни один, ни в чем не сможет избавить другого], и не будет принято (Аллахом) от нее [одной личности] заступничество (за неверующего), и не будет взят от нее равновес [искупление], и не будет им оказано помощи (в спасении от наказания Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Страшитесь дня, когда ни один человек не примет наказания за другого, когда никому из людей не будет дозволено заступничество [другого], когда человеку нельзя будет откупиться [от совершенных грехов] и грешникам не будет снисхождения.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och frukta den Dag då ingen kan gottgöra vad en annan har brutit, då alla förböner kommer att avvisas och ingen lösen skall tas emot och ingen hjälp skall ges.