Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

وَمَثَلُ الَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْبِيتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

ve meṧelu (e)lleƶīne yunfiḳūne emvālehumu btiğā'e merDāti (a)llahi ve teṧbīten min enfusihim ke meṧeli cennetin bi rabvetin eSābehā vābilun fe ātet ukulehā Diǎ'feyni fe in lem yuSibhā vābilun fe Tallun ve(a)llahu bimā teǎ'melūne beSīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَثَلُve meṧeluم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.durumu da
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
3يُنْفِقُونَyunfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.infak eden
4اَمْوَالَهُمُemvālehumuم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mallarını
5ابْتِغَاءَbtiğā'eب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakkazanmak
6مَرْضَاتِmerDātiر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.rızasını
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
8وَتَثْبِيتًاve teṧbītenث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.ve kökleştirmek için
9مِنْmin
10اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendilerindekini (imanı)
11كَمَثَلِke meṧeliم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.benzer
12جَنَّةٍcennetinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkbir bahçeye
13بِرَبْوَةٍbi rabvetinر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.tepe üzerinde bulunan
14اَصَابَهَاeSābehāص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.değince
15وَابِلٌvābilunو ب لDökmek, büyük damlalar halinde yağmak, şevkle takip etmek.bol yağmur
16فَاٰتَتْfe ātetا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekveren
17اُكُلَهَاukulehāا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyeceklerürününü
18ضِعْفَيْنِDiǎ'feyniض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.iki kat
19فَاِنْfe ineğer
20لَمْlem
21يُصِبْهَاyuSibhāص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.değmese bile
22وَابِلٌvābilunو ب لDökmek, büyük damlalar halinde yağmak, şevkle takip etmek.yağmur
23فَطَلٌّfe Tallunط ل لçiy, hafif nem, duşçisinti olur
24وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
25بِمَاbimāşeyleri
26تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız
27بَصِيرٌbeSīrunب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörmektedir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mallarını, Tanrı rızasını kazanmak ve özlerindekini yerli bir hale getirip kendilerine mâl etmek için verenlerse bir tepedeki bahçeye benzerler; bol-bol yağan yağmur, o bahçenin meyvelerini iki misline çıkarır. Hattâ bu çeşit yağmur yağmasa bile mutlaka bir çisentiye kavuşur orası ve Allah, bütün yaptıklarınızı görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mallarını, Tanrı rızasını kazanmak ve özlerindekini yerli bir hale getirip kendilerine mâl etmek için verenlerse bir tepedeki bahçeye benzerler; bol-bol yağan yağmur, o bahçenin meyvelerini iki misline çıkarır. Hattâ bu çeşit yağmur yağmasa bile mutlaka bir çisentiye kavuşur orası ve Allah, bütün yaptıklarınızı görür.

Adem Uğur

Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir). Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Ahmed Hulusi

Allah rızasını isteyerek veya enfüslerindeki bir tespitten dolayı (Esma bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile) mallarını infak edenlerin misaline gelince. . . Kendisine şiddetli bir yağmur isabet edip, yemişlerini iki kat vermiş tepedeki bir bahçeye benzer. Ona böyle bol yağmur yerine çiseleyen bir yağmur dahi yeterlidir. Allah yaptıklarınıza Basıyr'dir.

Ahmet Tekin

Mallarını, Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla, karşılık beklemeden, gönüllü harcayanların, bunu vicdanlarına, gönüllerine yerleştirerek, kendilerine görev haline getirip cânı gönülden yapanların, birbirlerini cesurca, akıllıca, Allah yolunda harcama yapmaya teşvik edenlerin durumu, tepedeki verimli bir bahçeye benzer. Üzerine bol yağmur yağınca iki kat ürün verir. Bol yağmur yağmadığı zaman da, serpintisi, çiği, çisentisi eksik olmaz. Allah işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.

Ahmet Varol

Mallarını, Allah'ın rızasını kazanma arzusuyla ve gönüllerindeki inancı kökleştirmek için harcayanların örneği ise bir tepe üstünde bulunan ve üzerine sert bir yağmur yağdığında iki kat ürün veren bahçeye benzer. Yağmur yağmasa bile hafif bir çisinti düşer. Allah işlediklerinizi görmektedir.

Ali Bulaç

Yalnızca Allah'ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştirip güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi (vardır). Allah, yaptıklarınızı görendir.

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın rızâsını istemek ve kendilerindeki imânı kökleştirip kuvvetlendirmek için mallarını harcıyanların hâli de, bir tepe üzerinde bulunan bir bahçenin haline benzer. Ona bol yağmur düşmüş de meyvalarını iki kat vermiştir. Ona bol bir yağmur düşmezse yine kendisinde bir çisinti ve nem bulunmakla ürününü verir. Allah, her ne yaparsanız hepsini hakkıyla görücüdür.

Ali Rıza Safa

Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için ve bunu benliklerinde güçlendirerek, yardımlaşmak amacıyla mallarını paylaşanların durumu, verimli bir tepe üzerindeki bahçe gibidir. Güçlü bir yağmur aldığında, iki kat ürün verir. Güçlü bir yağmur almasa da çiseleme bile yeterlidir. Çünkü Allah, yaptıklarınızı Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Mallarını Allah'ın rızasını kazanmak ve kalben tatmin olmakiçin hayır yolunda harcayanların durumu, yüksek bir yerdeki bir bahçe gibidir: Bir yağmur yağar, bu sayede ürün iki misli artar;yağmur olmadığı zaman da oraya çise düşer de yine ürün verir. Allah yaptığınız her şeyi görür.

Bekir Sadak

Allah'in rizasini kazanmak ve kalblerini saglamlastirmak icin mallarini sarfedenlerin durumu, yuksekce bir tepede bulunan, bol yagmur aldiginda yemislerini iki kat veren, bol yagmur yagmasa bile cisentisi dusen bir bahcenin durumu gibidir. Allah islediklerinizi gorur.

Celal Yıldırım

Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek ve kendilerini (imân ve İslâm, hürriyet ve bağımsızlık vadisinde) kökleştirip sağlam bir düzeye eriştirmek için mallarını harcayanların misâli, yüksekçe bir arazideki güzel bahçeye benzer ki, ona bol bol yağmur dokunmuş da yemişlerini iki kat vermiştir. Ona bol bol yağmur dokunmasa bile bir çisenti (dokunmak yeter). Allah işleye geldiklerinizi görüp bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mallarını Allah rızasını dileyerek ve içlerinden gelerek harcayanların misali ise tatlı bir yamaçta bulunan, üzerine bolca yağmur yağan, bu sebeple ürününü iki misli veren bir bahçedir; şayet sağanak yağmazsa incecik yağar. Allah yapıp ettiklerinizi görmektedir.

Diyanet İşleri

Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi düşen bir bahçenin durumu gibidir. Allah işlediklerinizi görür.

Diyanet Vakfi

Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir). Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın hoşnutluğunu aramak ve kendilerini veya bir kısmını Allah yolunda pay sahibi kılmak için mallarını harcayanların durumu ise bir tepenin üstünde bulunan, üzerine kuvvetli bir sağnağın yağıp meyvelerini iki kat artırdığı bir bahçenin durumuna benzer. Bir sağnak yağmazsa, ona mutlaka bir çisinti düşer. Allah, yaptıklarınızı gözetliyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın rızasını aramak ve kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda paydar kılmak için mallarını infak edenlerin meseli ise bir tepedeki güzel bir bağçenin haline benzer ki kuvvetli bir sağanak düşmüş de ona yemişlerini iki kat vermiştir, bir sağanak düşmezse ona mutlak bir çisenti vardır, Allah amellerinizi gözetiyor

Erhan Aktaş

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Fizilal-il Kuran

Buna karşılık mallarını Allah'ın rızasını elde etmek ve gönüllerindeki imanı pekiştirmek için harcayanların durumu da yüksekçe bir tepedeki bol yağmur alarak ürünlerini iki kat olarak veren ve bol yağmur görmediğinde de mutlaka çisinti gören verimli bir bahçe gibidir. Hiç kuşkusuz ne yaparsanız Allah onu bilir.

Gültekin Onan

Yalnızca Tanrı'nın rızasını istemek ve nefslerinde olanı kökleştirip güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi (vardır). Tanrı yaptıklarınız görendir.

Hamdi Döndüren

Allah’ın rızasını kazanmak ve içlerindeki (inancı) sağlamlaştırmak için mallarını harcayanların durumu, bir tepe üzerinde bulunan, kuvvetli yağmur aldığında ürününü iki kat veren, kuvvetli yağmur almadığında da aldığı az yağmurla bile (ürün veren) bir bahçenin durumuna benzer. Allah yapmakta olduklarınızı çok iyi görendir.

Hasan Basri Çantay

Allahın rızasını istemek ve ruhlarında olan (iman) ı kökleşdirib takviye etmek için mallarını harcayanların hali de bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir bağçenin haline benzer ki ona bir yağmur isaabet etmiş de meyvelerini iki kat vermişdir, ona bol bir yağmur düşmese de (hiç olmazsa onda) bir çisinti (bulunur) Allah, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyle görücüdür.

Hasib Asutay

Allah'ın rızasını kazanmak ve kendilerini sağlamlaştırmak için mallarını harcayanların durumu da tepe üzerinde bulunan bir bahçeye benzer ki, bol yağmur değince iki kat ürün verir. Ona bol yağmur değmese de bir çisinti (yeter). Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Hayrat Neşriyat

Hem Allah’ın rızâsını arzulayarak ve (İslâm’ı) gönüllerinden tasdîk ederek mallarını sarf etmekte olanların (az veya çok, yaptıkları iyiliklerin) misâli, yüksek bir yerde bulunan güzel bir bahçenin hâli gibidir ki, ona bolca yağmur isâbet etmiş de meyvesini iki misli vermiştir! Fakat ona çokça yağmur isâbet etmese de, bir çisinti var (ki o bile yeter)! Çünki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

İbni Kesir

Allah'ın rızasını kazanmak ve kalblerindekini sağlamlaştırmak için mallarını infak edenlerin hali, bir tepedeki güzel bir bahçenin haline benzer. Kuvvetli bir sağanak düşünce; yemişlerini iki kat verir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisenti bulunur ve Allah işlediklerinizi görür.

Mehmet Okuyan

Allah’ın rızasını kazanmak ve nefislerini güçlendirmek için mallarını infak edenlerin (verenlerin) durumu, bir tepedeki bahçeye benzer ki üzerine sağanak yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Sağanak yağmur yağmasa bile bir çise (ile de ürün verir). Allah yaptıklarınızı görendir.

Muhammed Esed

Servetlerini Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak harcayanların durumu (ise), verimli topraklar üzerindeki bahçe gibidir: Bir sağanak vurur, bu sayede ürün iki misli artar; sağanak olmadığı zaman da hafif yağmur (düşer oraya). Ve Allah yaptığınız her şeyi görür.

Mustafa İslamoğlu

Geçici servetlerini Allah rızasını elde etmek ve kişiliklerini güçlendirmek için harcayanların durumu da verimli bir bahçe gibidir: bir sağanak yağar, bu sayede ürünü iki kat biter. Tut ki sağanak yağmadı, çiselese dahi yeter. Neticede Allah yaptığınız her şeyi görür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve mallarını rızayı ilâhiyi taleb ve nefislerini tesbit için infakta bulunanların meseli ise bir bahçenin meseli gibidir ki, ona çokça yağmur yağar da meyvelerini iki kat olarak yetiştirir. Ona çokça yağmur değil de çiy isabet etse (yine kifâyet eder). Ve Allah Teâlâ yapacağınız şeyleri görücüdür.

Ömer Öngüt

Allah'ın rızâsını kazanmak ve içlerindekini kökleştirmek (kalplerini sağlamlaştırmak) için mallarını infak edip sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan güzel bir bahçeye benzer. Üzerine bol bol yağmur yağdığında, meyvelerini iki kat verir. Bol yağmur yağmasa bile, hafif bir yağmur, az bir çisinti de yetişir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

Suat Yıldırım

Allah’ın rızasını kollamak ve ruhlarındaki imanı kökleştirmek için mallarını harcayanların durumu ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin haline benzer. Bir bahçe ki ona bol yağmur yağar, meyvelerini iki kat verir. Bol yağmur düşmese de hafif bir yağmur, bir çisinti de yetişir. Allah ne yaparsanız hepsini görür.

Süleyman Ateş

Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki(ima)nı kökleştirmek için mallarını harcayanların durumu da tepe üzerinde bulunan bir bahçeye benzer ki, bol yağmur değince ürününü iki kat verdi. Yağmur değmeseydi bile çisinti olurdu. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın rızasını kazanmak ve kendi duruşlarını sağlamlaştırmak için mallarını harcayanların durumu, yüksek yere kurulu bir bahçenin durumu gibidir. Oraya bol yağmur yağarsa iki kat ürün verir. Yağmur yağmasa bile (ürün vermeye yetecek kadar) çiğ düşer. Allah yaptığınız her şeyi daima görür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın rızasını kazanmak ve kendilerini sağlama almak için mallarını harcayanlar, yüksekçe yere kurulu olup bol yağmur alan ve iki kat ürün veren bir bahçenin sahibi gibidirler. Yağmur yağmasa bile bir çisenti olur. Yaptığınız her şeyi gören Allah'tır.

Şaban Piriş

Mallarını, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerinde olan (imanı) sağlamlaştırmak için harcayanların durumu ise, yüksekçe bir tepede bulunan, oraya sağanak yağmur isabet edince meyvelerini iki misli veren bir bahçeye benzer. Sağanak yağmur olmasa da orada bir çisinti vardır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Tefhim-ul Kuran

Yalnızca Allah'ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştirip güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki ona sağnak yağmur isabet etmese de bir çisintisi (vardır) . Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.

Ümit Şimşek

Allah'ın rızasını kazanmak ve gönüllerindeki imanı iyice sağlamlaştırmak için mallarını harcayanların durumu ise, bir tepe üzerine kurulu bir bahçeye benzer ki, yağmur yağdığında meyvesini iki kat verir. Hattâ, yağmur yağmasa bile az bir çiseleme yine yeter. Allah ise sizin yaptıklarınızı görmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve öz benliklerindekini kökleştirmek için infakta bulunanlara gelince, onların durumu kendisine bol yağmur isabet edip de ürününü iki kat veren bir bahçenin durumuna benzer. Böyle bir bahçeye bol yağmur düşmese de bir çisenti, bir nem bile yetişir. Allah, yapmakta olduklarınızı tam bir biçimde görmektedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mallarını Allahın razılığını qazanmaq və nəfslərini möhkəmləndirmək üçün xərcləyənlərin məsəli təpə üzərindəki bağın məsəlinə bənzəyir ki, ona şiddətli yağış düşdükdən sonra o öz bəhrəsini iki qat verər. Hərgah ona şiddətli yağış düşməzsə, narın yağış da bəs edər. Allah sizin nə etdiklərinizi görür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mallarını Allahın razılığını qazanmaq və nəfslərini (imanlarını) sabitqədəm etmək yolunda sərf edənlər uca təpənin üstündə olan bir bağa bənzərlər ki, ora düşən bol yağış onun meyvələrini ikiqat artırar. Əgər bol yağış yağmasa, az bir şəbnəm (şeh də ona kifayət edər). Həqiqətən, Allah nə etdiyinizi (bütün əməllərinizi) görəndir!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Das Gleichnis jener aber, die ihren Besitz im Trachten nach Allahs Zufriedenheit und aus ihrer Gewißheit ausgeben, ist das eines Gartens auf einer Anhöhe, den ein heftiger Regenguß trifft, und da bringt er seinen Ernteertrag zweifach (hervor). Und wenn ihn kein heftiger Regenguß trifft, so doch Sprühregen. Und was ihr tut, sieht Allah wohl.

Almanca — M. A. Rassoul

Das Gleichnis jener aber, die ihr Gut ausgeben im Trachten nach Allahs Wohlgefallen und zur Stärkung ihrer Seele, ist das Gleichnis eines Gartens auf einem Hügel: es trifft ihn ein Platzregen, und da bringt er seine Früchte zweifach (hervor) Und wenn ihn kein Platzregen trifft, so doch Tau. Und Allah durchschaut euer Tun.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und das Gleichnis derjenigen, die ihr Vermögen strebend nach ALLAHsWohlgefallen und zur Festigung ihrer Seelen ausgeben, ähnelt einer Dschanna auf einem Hügel, auf die Wolkenbruch niederfiel, dann sie ihre Früchte zweifach trug. Und selbst wenn kein Wolkenbruch sie trifft, dann Sprühregen. Und ALLAH ist dessen, was ihr tut, allsehend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The example of those who spend their wealth in divine service acting upon inspiration and stronger volition than their own, is comparable to an orchard at a high elevation with rich subsoil. The orchard is exposed to torrential rain effecting a yield double its normal produce. And in the absence of torrential rain it catches the moisture of the early morning and the light showers drifting down the valley. And Allah is Alimun of all you do.

Abdul Haleem

But those who spend their wealth in order to gain God’s approval, and as an affirmation of their own faith, are like a garden on a hill: heavy rain falls and it produces double its normal yield; even if no heavy rain falls, it will still be watered by the dew. God sees all that you do.

Abdullah Yusuf Ali

And the likeness of those who spend their substance, seeking to please Allah and to strengthen their souls, is as a garden, high and fertile: heavy rain falls on it but makes it yield a double increase of harvest, and if it receives not Heavy rain, light moisture sufficeth it. Allah seeth well whatever ye do.

Abul A'la Maududi

The example of those who spend their wealth single-mindedly to please Allah is that of a garden on a high ground. If a heavy rain smites it, it brings forth its fruits twofold, and if there is no heavy rain, even a light shower suffices it. Allah sees all that you do.

Aisha Bewley

The metaphor of those who spend their wealth, desiring the pleasure of Allah and firmness for themselves, is that of a garden on a hillside. When heavy rain falls on it, it doubles its produce; and if heavy rain does not fall, there is dew. Allah sees what you do.

Al-Hilali & Khan

And the likeness of those who spend their wealth seeking Allâh’s Pleasure while they in their ownselves are sure and certain that Allâh will reward them (for their spending in His Cause), is the likeness of a garden on a height; heavy rain falls on it and it doubles its yield of harvest. And if it does not receive heavy rain, light rain suffices it. And Allâh is All-Seer (knows well) of what you do.

Ali Quli Qarai

The parable of those who spend their wealth seeking Allah’s pleasure and to confirm themselves, is that of a garden on a hillside: the downpour strikes it, whereupon it brings forth its fruit twofold; and if it is not a downpour that strikes it, then a shower, and Allah sees best what you do.

Amatul Rahman Omar

But the case of (charity on the part of) those who spend their wealth seeking the good pleasure of Allâh and for their own consolidation and with firm faith, is like the case of a garden situated on a highly fertile land. It is hit by heavy rain so it yields its fruit manifold; but even if heavy rain does not hit it then a mere drizzle (is sufficient) for it. And Allâh sees well what you do.

Arthur John Arberry

But the likeness of those who expend their wealth, seeking God's good pleasure, and to confirm themselves, is as the likeness of a garden upon a hill; a torrent smites it and it yields its produce twofold; if no torrent smites it, yet dew; and God sees the things you do.

Bijan Moeinian

Those who spend on charity to sincerely please the Lord are like gardens on a high and fertile land. If heavy rains falls upon such land, it will increase its production (instead of ruining it.) Even if it does not rain heavily, light moisture suffice to keep it growing. Know that God sees what you are doing.

E. Henry Palmer

But the likeness of those who expend their wealth craving the goodwill of God, and as an insurance for their souls, is as the likeness of a garden on a hill. A heavy shower falls on it, and it brings forth its eatables twofold; and if no heavy shower falls on it, the dew does; and God on what ye do doth look.

Edip-Layth

The example of those who spend their money seeking God's grace, and to save themselves, is like the example of a garden on a high ground which is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop! If no heavy rain comes, then light rain is enough. God is Seer over all you do.

George Sale

And the likeness of those who lay out their substance from a desire to please God, and for an establishment for their souls, is as a garden on a hill, on which a violent rain falleth, and it bringeth forth its fruits twofold; and if a violent rain falleth not on it, yet the dew falleth thereon: And God seeth that which ye do.

Hamid S. Aziz

But the likeness of those who expend their wealth craving the goodwill of Allah, and to strengthen their souls, are as the likeness of a fertile garden on a hill. A heavy shower falls on it, and it brings forth its yield twofold; and if no heavy shower falls on it, the dew does; Allah is Seer of all you do.

Mahmoud Ghali

And the likeness of the ones who expend their riches, seeking gracious satisfaction of Allah and confirming themselves, is as the likeness of a garden upon a mound; a shower hits it, so it brings forth its crop twofold; yet in case no shower hits it, then a drizzle; and Allah is Ever-Beholding of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

And the likeness of those who spend their wealth in search of Allah's pleasure, and for the strengthening of their souls, is as the likeness of a garden on a height. The rainstorm smiteth it and it bringeth forth its fruit twofold. And if the rainstorm smite it not, then the shower. Allah is Seer of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

But the semblance of those who expend their wealth to please God with firm and resolute hearts, is like a garden on a height on which the rain falls and it yields its fruits twice as much; and even if the rain does not fall the dew will suffice. For God sees all that you do.

Muhammad Asad

And the parable of those who spend their possessions out of a longing to please God, and out of their own inner certainty, is that of a garden on high, fertile ground: a rainstorm smites it, and thereupon it brings forth its fruit twofold; and if no rainstorm smites it, soft rain [falls upon it]. And God sees all that you do.

Mustafa Khattab

And the example of those who donate their wealth, seeking Allah’s pleasure and believing the reward is certain,[1] is that of a garden on a fertile hill: when heavy rain falls, it yields up twice its normal produce. If no heavy rain falls, a drizzle is sufficient. And Allah is All-Seeing of what you do.

Progressive Muslims

And the example of those who spend their money seeking God's grace, and to save their souls, is like the example of a garden on a high ground which is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop! And if no heavy rain comes, then light rain is enough. And God is Seer over all you do.

Sahih International

And the example of those who spend their wealth seeking means to the approval of Allah and assuring [reward for] themselves is like a garden on high ground which is hit by a downpour - so it yields its fruits in double. And [even] if it is not hit by a downpour, then a drizzle [is sufficient]. And Allah, of what you do, is Seeing.

Sam Gerrans

And the likeness of those who spend their wealth seeking the pleasure of God and as a confirmation of their souls, is as the likeness of a garden on high ground: a downpour fell upon it, and it yielded double fruit; and if a downpour falls not upon it, then fine rain; and God sees what you do.

Shabbir Ahmed

On the other hand, there are people who keep their wealth open for the society in sincere submission to Allah, not for show off, and not for putting anyone under obligation. They have joined hands with Allah in Purpose and have strengthened their "Self" (13:33). They have achieved self-actualization and made themselves truly worthy of immortality (20:76). Remember, that a "Self" that has not been developed by giving to community in wealth or labor, merely survives ((14:17), (43:77), (69:27)). Immortality is not a spontaneous gift from Allah; men and women are candidates for it (91:9-10). Such people are creating the Paradise of their own making that is ever-blooming; rain or shine. This glad tiding is relayed to you from Allah. Who can be a better Watcher and Guarantor of explaining the intricacies of your psyche and actions than the One Who created you?

Syed Vickar Ahamed

And the likeness of those who spend what they own seeking to please Allah and to strengthen their souls, is that of a garden, high and fertile: Heavy rain falls on it but make it produce a double increase of harvest, and if it does not receive heavy rain, even light moisture will be enough for it. And Allah All Seeing (Baseer) of all that you do.

Taqi Usmani

The example of those who spend their wealth to seek the pleasure of Allah and to make firm (their faith) from (the depths of) their souls is like a garden on a foothill on which came a heavy rain, and it yielded its produce twofold. Even if a heavy rain does not come to it, a light drizzle is enough, and Allah is watchful of what you do.

The Monotheist Group

And the example of those who spend their money seeking the grace of God, and to save their souls, is like the example of a garden that is on a high ground and is subjected to a heavy rain, and because of that it produces double its crop. And if no heavy rain comes, then it still gives enough. And God is Seer of what you do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux qui dépensent leurs biens cherchant lʹagrément dʹAllah, et bien rassurés (de Sa récompense), ils ressemblent à un jardin sur une colline. Quʹune averse lʹatteigne, il double ses fruits; à défaut dʹune averse qui lʹatteint, cʹest la rosée. Et Allah voit parfaitement ce que vous faites.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Rewşa yên ku malên xwe ji bo rizaya Xwedê û ji riza dilê xwe didin, wekî rewşa bostanekî ye ku li serê girekî be, baraneke gur lê bibare û ew berê (fêkiyê) xwe du qat bide. Eger baraneke pir lê neyê jî xunavek lê were têrê dike. Xwedê bi karên ku hûn dikin bîner e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die hun bezittingen als bijdrage geven in hun streven naar Gods tevredenheid en om hun zielen te sterken, lijken bijvoorbeeld op een tuin op een heuvel. Dan treft hem een stortregen en hij brengt het dubbele aan voedsel op. En als hem geen stortregen treft dan wel dauw. En God doorziet wel wat jullie doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij echter die aalmoezen geven om God te behagen en tot heil hunner zielen, gelijken eenen tuin, die op eenen heuvel ligt waarop een sterke regen valt, en die zijne vruchten tweevoudig voortbrengt; en indien er geen regen op valt, wordt hij toch door den dauw bevochtigd, God ziet wat gij doet.

Hollandaca — Siregar

En de gelijkenis van degenen die van hun eigendommen besteden omwille van het welbehagen van Allah en de versterking van hun ziel, is als met een tuin op een hoge en vruchtbare plaats waar zware regen op valt en (die) dan dubbel vrucht draagt. En als er geen zware regen valt, dan is lichte dauw (voldoende). En Allah is Alziende ever wat jullie doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А те, которые расходуют свои средства, стремясь к благоволению Аллаха [желая получить довольство Аллаха] и по укреплению от своих душ [имея твердую убежденность в правдивости обещания Аллаха], подобны саду на холме: его постиг ливень, и он принес свои плоды вдвойне. А если не постиг его [сад] ливень, то (саду достаточен и) моросящий дождь. (Таким же образом, Аллах принимает и умножает и большие и малые расходования тех, которые тратят свои средства только ради Его довольства.) И Аллах видит то, что вы делаете!

Rusça — Osmanov

Те, которые тратят свое имущество, ради обретения благоволения Аллаха и ради того, чтобы укрепить свои души [в вере], подобны саду на холме: если его оросит ливень, он приносит плоды вдвойне. Если же его не оросит ливень, то окропит хотя бы моросящий дождь. Аллах видит то, что вы вершите.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de som ger av vad de äger för att vinna Guds välbehag och för att stärka sin själ kan liknas vid en trädgård, anlagd på en kulle, som om ett slagregn drabbar den ger dubbel skörd och om den undgår slagregn (får glädjas åt) milt duggregn. Gud ser vad ni gör.