و ب ل (WBL) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Dökmek, büyük damlalar halinde yağmak, şevkle takip etmek.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (8)

Bu kök Kur'an boyunca 8 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

وَبَالَ4 kez

Maide 5:95وَبَالَvebālevebalini

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّدًا فَجَزَاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاكِينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَامًا لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِهِ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُ وَاللّٰهُ عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā teḳtulū S-Sayde ve entum Hurumun ve men ḳatelehu minkum muteǎmmiden fe cezā'un miṧlu mā ḳatele mine n-neǎmi yeHkumu bihi ƶevā ǎdlin minkum hedyen bāliğa l-keǎ'beti ev keffāratun Taǎāmu mesākīne ev ǎdlu ƶālike Siyāmen li yeƶūḳa vebāle emrihi ǎfā (a)llahu ǎmmā selefe ve men ǎāde fe yenteḳimu (a)llahu minhu ve(a)llahu ǎzīzun ƶū ntiḳāmin

Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Haşr 59:15وَبَالَvebālevebalini

كَمَثَلِ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَرِيبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

ke meṧeli (e)lleƶīne min ḳablihim ḳarīben ƶāḳū vebāle emrihim ve lehum ǎƶābun elīmun

Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.

Teğabun 64:5وَبَالَvebālevebalini

اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

e lem ye'tikum nebeu (e)lleƶīne keferū min ḳablu fe ƶāḳū vebāle emrihim ve lehum ǎƶābun elīmun

Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

Talak 65:9وَبَالَvebālevebalini

فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا

fe ƶāḳat vebāle emrihā ve kāne ǎāḳibetu emrihā ḣusran

Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

وَابِلٌ3 kez

Bakara 2:264وَابِلٌvābilunbir sağnak (yağmur)

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰى كَالَّذِي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًا لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُوا وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā tubTilū Sadeḳātikum bi l-menni ve l-'eƶā ke elleƶī yunfiḳu mālehu riā'e n-nāsi ve lā yu'minu bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri fe meṧeluhu ke meṧeli Safvānin ǎleyhi turābun fe eSābehu vābilun fe terakehu Salden lā yeḳdirūne ǎlā şey'in mimmā kesebū ve(a)llahu lā yehdī l-ḳavme l-kāfirīne

Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Bakara 2:265وَابِلٌvābilunbol yağmur

وَمَثَلُ الَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْبِيتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

ve meṧelu (e)lleƶīne yunfiḳūne emvālehumu btiğā'e merDāti (a)llahi ve teṧbīten min enfusihim ke meṧeli cennetin bi rabvetin eSābehā vābilun fe ātet ukulehā Diǎ'feyni fe in lem yuSibhā vābilun fe Tallun ve(a)llahu bimā teǎ'melūne beSīrun

Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Bakara 2:265وَابِلٌvābilunyağmur

وَمَثَلُ الَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْبِيتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

ve meṧelu (e)lleƶīne yunfiḳūne emvālehumu btiğā'e merDāti (a)llahi ve teṧbīten min enfusihim ke meṧeli cennetin bi rabvetin eSābehā vābilun fe ātet ukulehā Diǎ'feyni fe in lem yuSibhā vābilun fe Tallun ve(a)llahu bimā teǎ'melūne beSīrun

Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

وَبِيلًا1 kez

Müzzemmil 73:16وَبِيلًاvebīlenağır

فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَبِيلًا

fe ǎSā fir'ǎvnu r-rasūle fe eḣaƶnāhu eḣƶen vebīlen

Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.