← Meal sayfasına dön

Bakara Suresi 229. Ayet — Elfaz

Tefsirler

(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helal olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

5اَوْevya daBağlaç
8وَلَاve lāİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
10لَكُمْlekumsizeHarf-i Cer+Zamir
11اَنْenMasdar Harfi
13مِمَّاmimmāşeylerdenHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
16اِلَّٓاillābaşkaİstisna Edatı
17اَنْeneğerMasdar Harfi
19اَلَّاellāMasdar Harfi+Harf-i Nefi
22اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
23فَاِنْfe ineğerİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
25اَلَّاellāMasdar Harfi+Harf-i Nefi
28اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
29فَلَاfe lāyokturSonuç Edatı+Harf-i Nefi
30جُنَاحَcunāHabir günahİsimج ن حYan, eğilmek, meyletmek, bükülmek, çömelmek.
31عَلَيْهِمَاǎleyhimāikisine deHarf-i Cer+Zamir
32فِيمَاfīmā(kadının ayrılmak için verdiği)Harf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
34بِهِbihihakkındaHarf-i Cer+Zamir
35تِلْكَtilkeişte bunlarİşaret Zamiri
37اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
38فَلَاfe lāİsti'nafiye Edatı+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
39تَعْتَدُوهَاteǎ'tedūhāsakın bunları aşmayınMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek
40وَمَنْve menve kim(ler)İsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
41يَتَعَدَّyeteǎddeaşarsaMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek
43اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
44فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişteSonuç Edatı+İşaret Zamiri
45هُمُhumuonlarZamir
46الظَّالِمُونَZ-ZālimūnezalimlerdirMarife (Belirlilik Takısı)+İsimظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak