Bakara Suresi 150. Ayet — Elfaz
(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.
1وَمِنْve minveİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer
3خَرَجْتَḣaracteçıkarsan (yola)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmak
4فَوَلِّfe velliçevirİsti'nafiye Edatı+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
7الْمَسْجِدِl-mescidiMescid-iMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
8الْحَرَامِl-HarāmiHaram'aMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.
10مَاmāZaid Harf
11كُنْتُمْkuntumolursanızMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
12فَوَلُّواfe vellūçevirinSonuç Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
13وُجُوهَكُمْvucūhekumyüzünüzüİsim+Zamirو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.
15لِئَلَّاli ellādiyeTa'lil (Sebep) Edatı+Masdar Harfi+Harf-i Nefi
16يَكُونَyekūneolmasınMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
17لِلنَّاسِli n-nāsihiç kimseninHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
18عَلَيْكُمْǎleykumaleyhinizdeHarf-i Cer+Zamir
20اِلَّاillābaşkasınınİstisna Edatı
21الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdenİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
22ظَلَمُواZelemūzalim olanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak
23مِنْهُمْminhumonlardanHarf-i Cer+Zamir
24فَلَاfe lāİsti'nafiye Edatı+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
25تَخْشَوْهُمْteḣşevhumonlardan çekinmeyinMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.
26وَاخْشَوْنِيve ḣşevnībenden çekininBağlaç+Emir Fiil+Zamir+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.
27وَلِاُتِمَّve li utimmeve tamamlayayımBağlaç+Ta'lil (Sebep) Edatı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Vahde · İf'âl Bâbıت م مTam/bütün olmak, çiçek açmak, yetişkin, eksiksiz, mükemmel, yerine getirilmiş, başarmak.
28نِعْمَتِيniǎ'metīnimetimiİsim+Zamirن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.
29عَلَيْكُمْǎleykumsizeHarf-i Cer+Zamir
30وَلَعَلَّكُمْve leǎllekumumulur kiİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nasb+Zamir
31تَهْتَدُونَtehtedūnehidayete erersinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.