(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
يَايَحْيَىٰ خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّا وَحَنَانًا مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةً وَكَانَ تَقِيًّا وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا
yā yeHyā ḣuƶi l-kitābe bi ḳuvvetin ve āteynāhu l-Hukme Sabiyyen / ve Hanānen min ledunnā ve zekāten ve kāne teḳiyyen / ve berran bi vālideyhi ve lem yekun cebbāran ǎSiyyen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Katımızdan ona bir kalb yumuşaklığı, bir temizlik ihsân ettik ve o, mabûdundan çekinirdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Katımızdan ona bir kalb yumuşaklığı, bir temizlik ihsân ettik ve o, mabûdundan çekinirdi.
Adem Uğur
Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
Ahmed Hulusi
Ve ledünnümüzden bir ruhani hayat ve bir safiye (zekat) verdik. . . Korunma konusunda çok hassastı!
Ahmet Tekin
Ona yüce katımızdan sevgi ve merhamet, ruh temizliği verdik. O takvâ sahibi, itaatkâr, samimi, günahlardan arınan, azaptan korunan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan biri idi.
Ahmet Varol
Tarafımızdan ona bir gönül yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O sakınan biriydi.
Ali Bulaç
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
Ali Fikri Yavuz
Hem de tarafımızdan bir merhamet ve günahlardan bir pâklik verdik. O çok takvâ sahibi idi.
Ali Rıza Safa
Ayrıca, Bizim katımızdan, sevgi ve arınmışlık da. Çünkü sorumluluk bilincine erişmişti.
Bayraktar Bayraklı
Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.
Bekir Sadak
(12-14) «Ey Yahya! Kitaba kuvvetle saril» deyip daha cocukken ona hikmet, katimizdan kalp yumusakligi ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakinan ve anasina babasina karsi iyi davranan bir kimse idi, bas kaldiran bir zorba degildi.
Celal Yıldırım
(12-13-14) Ey Yahya ! Kitaba bütün gücünle sarıl, dedik. Biz ona henüz çocuk iken hikmet (ilim ve irfan) verdik. Ayrıca kendi katımızdan bir ince kalblilik, yufka yüreklilik ve paklık sunduk. O zaten (günah ve fenalıktan) sakınan, ana - babasına çok iyi davranan idi; o zorba ve isyankâr değildi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ayrıca katımızdan ona şefkat ve ruh temizliği de (verdik). O, kötülükten çok sakınan biriydi.
Diyanet İşleri
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
Diyanet İşleri (eski)
(12-14) 'Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl' deyip daha çocukken ona hikmet, katımızdan kalp yumuşaklığı ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakınan ve anasına babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, baş kaldıran bir zorba değildi.
Diyanet Vakfi
Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve temizlik de (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hem de katımızdan bir merhamet ve (günahlardan) paklık verdik, o çok takva sahibi idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem de katımızdan yumuşak bir kalplilik ve bir temizlik verdik ona. O, çok takva sahibi biri idi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi
Erhan Aktaş
Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat verdik. Ve o, takva sahibi oldu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat verdik. Ve o, takva sahibi oldu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekat verdik. Ve o, takva sahibi oldu.
Fizilal-il Kuran
Yine ona tarafımızdan sevecenlik ve kalp temizliği bağışladık. O kötülüklerden sakınan bir kimse idi.
Gültekin Onan
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.
Hamdi Döndüren
Tarafımızdan ona kalp yumuşaklığı ve arınmışlık da (vermiştik). O, çok sakınan bir kimse idi.
Hasan Basri Çantay
(12-13-14) (Yahyayi ihsan etdik ve ona çocukluğunda:) "Ey Yahya, kitabı kuvvetle tut" (dedik). Henüz sabi iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok müttekıy idi. Anasına, babasına da itaatkardı. Bir serkeş ve aasi değildi.
Hasib Asutay
Katımızdan ona bir kalp yumuşaklığı ve temizlik (verdik). O, çok sakınan bir kimse idi.
Hayrat Neşriyat
Tarafımızdan (ona) bir kalb yumuşaklığı ve (günahlardan) bir temizlik de(verdik). Hem (o,) takvâ sâhibi bir kimse idi.
İbni Kesir
Katımızdan bir kalb yumuşaklığı ile safiyet verdik. O, takva sahibi biri idi.
Mehmet Okuyan
“Ey Yahya! Kitab'a (Tevrat’a) sımsıkı sarıl!” (demiştik) ve henüz küçük çocukken ona muhakeme gücü, katımızdan şefkat ve arınmışlık vermiştik; o da takvâlı (duyarlı) biriydi.
Muhammed Esed
ve katımızdan bir ruh inceliği ve arınmışlık... Öyle ki, Bize karşı o (her zaman) bilinç ve duyarlık içinde idi;
Mustafa İslamoğlu
Ve kendi katımızdan ince ruhlu bir sevecenlik ve kendini geliştirme yeteneği bahşetmiştik; dahası o, sorumluluk sahibi biriydi;
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'na tarafımızdan bir rahmet, bir nezahet (verdik) ve çok muttakî oldu.
Ömer Öngüt
Nezdimizden bir merhamet ve sâfiyet verdik. O çok takvâ sahibi idi.
Suat Yıldırım
(12-14) "Yahya! Kitaba var kuvvetinle sarıl!" dedik ve henüz çocuk iken ona hikmet verdik. Tarafımızdan bir merhamet, arı duru bir gönül de ihsan ettik. O, Allah’ı sayıp günahtan sakınan bir insandı. Anne ve babasına iyi davranan hayırlı bir evlattı, asla zorba ve isyankâr biri değildi.
Süleyman Ateş
Katımızdan bir rahmet (bir acıma duygusu) ve temizlik de (verdik; o günahlardan) korunan oldu.
Süleymaniye Vakfı
Ona katımızdan şefkat duygusu ve temiz huy da verdik. O, yanlışlardan sakınan biriydi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu katımızdan yumuşak huylu ve gelişkin yaptık. O, kendini korurdu.
Şaban Piriş
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
Tefhim-ul Kuran
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik.) O, çok takva sahibi biriydi.
Ümit Şimşek
Tarafımızdan ona bir şefkat ve bir arınmışlık verdik. O da takvâ sahibi bir kul oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik. Korunan biriydi o.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Üstəlik Öz tərəfimizdən bir şəfqət və paklıq da bəxş etdik. O, müttəqi idi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz həm də ona Öz dərgahımızdan bir mərhəmət (yaxud insanlara qarşı şəfqət) və (günahlardan) paklıq bəxş etdik. O, (çox) müttəqi idi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
und gewährten ihm von Uns Sanftmut und Lauterkeit; und er war fromm.
Almanca — Der Edle Quran
und Mitgefühl von Uns aus und Lauterkeit. Er war gottesfürchtig
Almanca — M. A. Rassoul
und ein liebevolles Gemüt von Uns und Reinheit. Und er war fromm
Almanca — Muhammad Zaidan
sowie Mildherzigkeit von Uns und Reinheit. Und er war ein Muttaqi.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We imbued him with compassion and tenderness of the heart and We made piety reign in his heart and he entertained the profound reverence dutiful to Allah.
Abdul Haleem
tenderness from Us, and purity. He was devout,
Abdullah Yusuf Ali
And piety (for all creatures) as from Us, and purity: He was devout,
Abul A'la Maududi
and We also endowed him with tenderness and purity, and he was exceedingly pious
Aisha Bewley
and tenderness and purity from Us – he had taqwa –
Al-Hilali & Khan
And (made him) sympathetic to men as a mercy (or a grant) from Us, and pure from sins [i.e. Yahyâ (John)] and he was righteous,
Ali Quli Qarai
and a compassion and purity from Us. He was Godwary,
Amatul Rahman Omar
And tenderheartedness and purity by Our (special) grace. He was one who carefully guarded against evil.
Arthur John Arberry
and a tenderness from Us, and purity; and he was godfearing,
Bijan Moeinian
I gave him tenderness of heart and saved him from any sin and he responded to these blessings with righteousness.
E. Henry Palmer
and grace from us, and purity; and he was pious
Edip-Layth
He had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.
George Sale
and mercy from us, and purity of life; and he was a devout person,
Hamid S. Aziz
(And it was said to his son) " O John! Hold fast the Book", and We gave him Wisdom even as a boy,
Mahmoud Ghali
And a sympathy from very close to Us, and cleanliness. And he was pious,
Marmaduke Pickthall
And compassion from Our presence, and purity; and he was devout,
Mohamed Ahmed - Samira
And compassion from Us, and goodness. So he was devout,
Muhammad Asad
as well as, by Our grace, [the gift of] compassion and purity; and he was [always] conscious of Us
Mustafa Khattab
as well as purity and compassion from Us. And he was God-fearing,
Progressive Muslims
And he had kindness from Us and purity, and he was ever righteous.
Sahih International
And affection from Us and purity, and he was fearing of Allah
Sam Gerrans
And tenderness from Us, and purity; and he was in prudent fear,
Shabbir Ahmed
We gave him compassion and a spotless character. And he lived an upright life.
Syed Vickar Ahamed
And pity (for all creatures) as from Us, and purity: He was truly pious,
Taqi Usmani
and (blessed him with) love from our own, and purity; and he was God-fearing,
The Monotheist Group
And tenderness from Us, and purity, and he was ever righteous.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ainsi que la tendresse de Notre part et la pureté. Il était pieux,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ji cem xwe henûnî û pakî dayê û ew mirovekî teqwadar bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en mededogen van Onze kant en reinheid. Hij was godvrezend
Hollandaca — Salomo Keyzer
En onze genade en zuiverheid des levens; en hij was een vroom mensch
Hollandaca — Siregar
Als genegenbeid van Onze Zijde en reiniging. En hij vreesde (Allah).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и (также даровали Мы ему) милосердие [сострадание] (к людям) от Нас и чистоту (от грехов). И был он остерегающимся (наказания Аллаха) [таким, который исполнял Его повеления и отстранялся от того, что Он запретил]
Rusça — Osmanov
а также сострадание [к людям] от Нас и чистоту, и был он благочестивым,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och, som Vår särskilda gåva, ett ömt sinne och (viljan till) renhet, och han fruktade Gud