Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّهِ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَفِي اٰذَانِهِمْ وَقْرًا وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ يَهْتَدُوا اِذًا اَبَدًا

ve men eZlemu mimmen ƶukkira bi āyāti rabbihi fe eǎ'raDe ǎnhā ve nesiye mā ḳaddemet yedāhu innā ceǎlnā ǎlā ḳulūbihim ekinneten en yefḳahūhu ve fī āƶānihim veḳran ve in ted'ǔhum ilā l-hudā fe len yehtedū iƶen ebeden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَنْve menkim olabilir?
2اَظْلَمُeZlemuظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakdaha zalim
3مِمَّنْmimmenkimseden
4ذُكِّرَƶukkiraذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekhatırlatılan
5بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri
6رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
7فَاَعْرَضَfe eǎ'raDeع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.fakat yüz çeviren
8عَنْهَاǎnhāonlardan
9وَنَسِيَve nesiyeن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakve unutandan
10مَاşeyi
11قَدَّمَتْḳaddemetق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.öne sürdüğü
12يَدَاهُyedāhuي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitellerinin
13اِنَّاinnāgerçekten biz
14جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakkoyduk
15عَلٰىǎlāüzerine
16قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulponların kalbleri
17اَكِنَّةًekinnetenك ن نÖrtmek, gizlemek, sır olarak saklamak, görünmez kılmak, saklı, sığınak, örtü/peçeengel olan örtüler
18اَنْen
19يَفْقَهُوهُyefḳahūhuف ق هİlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak.onu anlamalarına
20وَفِيve fīve içine
21اٰذَانِهِمْāƶānihimا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretkulaklarının
22وَقْرًاveḳranو ق رKulakta ağır olmak, sağır olmak, kulakta ağırlık, nazik olmak, merhametli olmak, saygın olmakağırlıklar
23وَاِنْve ineğer
24تَدْعُهُمْted'ǔhumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekonları çağırsan da
25اِلَىilā
26الْهُدٰىl-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola
27فَلَنْfe lenasla
28يَهْتَدُواyehtedūه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola gelmezler
29اِذًاiƶeno halde
30اَبَدًاebedenا ب دKalmak, ikamet etmek, sürekli/kalıcı olarak oturmak, devamlı kılmak, zaman (mutlak anlamda), uzun süre, sonsuz/ebedi/sonsuza dek, sınırsız/bölünemez, kalıcı/daimi, asosyal/yabancı, asla (olumsuz yapıda kullanıldığında)asla

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbinin âyetleriyle kendisine öğütler verildiği halde onlardan yüz çeviren ve elleriyle hazırladığı şeyi unutan kişiden daha zâlim kimdir ki? Gerçekten de biz, onların anlamamaları için gönüllerine perdeler gerdik ve kulaklarını ağırlaştırdık ve onları doğru yola çağırsan da imkân yok doğru yola gelmez onlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbinin âyetleriyle kendisine öğütler verildiği halde onlardan yüz çeviren ve elleriyle hazırladığı şeyi unutan kişiden daha zâlim kimdir ki? Gerçekten de biz, onların anlamamaları için gönüllerine perdeler gerdik ve kulaklarını ağırlaştırdık ve onları doğru yola çağırsan da imkân yok doğru yola gelmez onlar.

Adem Uğur

Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır! Biz onların kalplerine, bunu anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyeceklerdir.

Ahmed Hulusi

Rabbinin delilleri (Rabbani özellikleri) hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çeviren; iki eli ile hazırlayıp önceden gönderdiği şeyleri unutandan daha zalim kim olabilir? Gerçek ki, (inkarları dolayısıyla) hakikati fark edememeleri için, kozalarına hapsettik; kulaklarına da ağırlıklar koyduk! Onları Hakikate davet etsen de, bu haldeyken ebediyen hidayete eremezler!

Ahmet Tekin

Kendisine Rabbinin âyetleri, ilkeleri tebliğ edilerek öğüt verilip uyarılanlardan; âyetlerinin, Kur’ân ilkelerinin sosyal, siyasî ve ahlâkî hayatta uygulanmaması için engelleyici tedbirler alanlardan; bizzat kendi elleriyle işlediği günahları, hakkı, Kur’ân’ı alay konusu yaptığını, bâtılı bayraklaştırdığını unutanlardan daha zâlim kim olabilir? Biz onların kafalarına, kalplerine, Kur’ân’ı anlamalarına engel olacak kılıflar geçirdik, kulaklarını da sağır hale getirdik. Sen onları doğru yola çağırsan da, artık ebediyyen doğru yolu tercih etmeyecekler.

Ahmet Varol

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde onlardan yüz çeviren ve ellerinin önceden işlediğini unutandan daha zalim kim olabilir? Biz, onu anlamamaları için kalplerinin üstüne örtüler kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da bu durumda asla doğru yola gelmezler.

Ali Bulaç

Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.

Ali Fikri Yavuz

Rabbisi âyetleriyle nasihat edilip de, onlardan yüz çeviren ve daha önce yaptığı günahları unutan kimseden daha zalim kim olabilir? Biz, onların kalbleri üzerine, Kur’ân’ı (gerçeği) anlamalarına engel bir takım perdeler çektik ve kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları doğru yola dâvet etsen de, bu halde, ebediyyen hidayete gelmezler.

Ali Rıza Safa

Efendisinin ayetleri hatırlatılmasına karşın, yaptıklarını unutarak onlardan yüz çevirenden, daha aşırı, kim haksızlık yapabilir? Aslında, Onu anlamamaları için, yüreklerine örtü ve kulaklarına ağırlık koyduk. Onları doğru yola çağırsan bile, sonsuza dek doğru yolu asla bulamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatıldığında onlardan yüz çevirip, önceden yaptığı günahtan oluşan amelleri unutandan daha zalim kim vardır? Bu nedenle Biz ayetleri anlamamaları için kalplerine örtüler, duymamaları için kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelmezler.

Bekir Sadak

Rabbinin ayetleri kendisine hatirlatilmisken onlardan yuz ceviren ve onceden yaptiklarini unutan kimseden daha zalim var midir? Kuran'i anlarlar diye kalblerine ortuler, kulaklarina da agirlik koyduk. Sen onlari dogru yola cagirsan da asla dogru yola gelmezler.

Celal Yıldırım

Rabbının âyetleri kendine öğüt yollu hatırlatıldığı halde ondan yüzçevirenden ve ellerinin önce işleyip öne sürdüklerini unutandan daha zâlim kim vardır ? Şüphesiz ki biz onların kalbleri üzerine anlamalarını engelleyecek perdeler gerdik ve kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Onları doğru yola çağırsan, yine de doğru yolu asla bulamazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendisine rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden ve kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır? Biz onların kalplerine, bu uyarıyı algılamalarına engel olan bir örtü koyduk,kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyecekler.

Diyanet İşleri

Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatılmışken onlardan yüz çeviren ve önceden yaptıklarını unutan kimseden daha zalim var mıdır? Kuran'ı anlarlar diye kalblerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da asla doğru yolagelmezler.

Diyanet Vakfi

Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da ona sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zalim kim vardır! Biz onların kalplerine, bunu anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayete eremeyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbinin âyetleriyle nasihat edilip de onlardan yüz çeviren ve daha önce işlediği günahları unutandan daha zalim kim olabilir? Biz onların kalbleri üzerine (Kur'ân'ı) anlamalarına engel olan bir ağırlık, kulaklarına da sağırlık verdik. Ey Muhammed! Sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla hidayete ermezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kimseden daha zalim kim olabilir ki, kendisine Rabbinin ayetleri anlatılmıştır da o, onlardan yüz çevirmiş ve ellerinin önceden yaptığı şeyleri unutmuştur. Çünkü Biz onların kalpleri üzerine onu iyi anlamalarına engel birtakım kabuklar ve kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur; sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla yola gelmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O kimseden daha zalim de kim olabilir ki: Rabbının ayatı ile nasıhat edilmiştir de onlardan yüz çevirmiş ve ellerinin takdim ettiği şeyleri unutmuştur; çünkü biz onların kalbleri üzerine onu iyi anlamalarına mani bir takım kabuklar ve kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur, sen onları doğru yola çağırsan da o halde onlar ebeden yola gelmezler

Erhan Aktaş

Rabb'inin ayetleriyle öğüt verildiği zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha zalim kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inin ayetleriyle öğüt verildiği zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha haksız kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inin ayetleriyle öğüt verildiği zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha haksız kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın ayetleri kendisine hatırlatıldığı halde, onlara sırt çevirenden ve işlediği kötülükleri hiç hatırına getirmeyenden daha zalim kim olabilir? Biz onların kalplerini, Kur'anı anlamalarına engel oluşturacak biçimde perdeledik ve kulaklarını sağırlaştırdık. Bu yüzden sen onları doğru yola çağırsan da doğru yola gelmezler.

Gültekin Onan

Kendisine rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavramalarını (yefkahuhü) engelleyen bir perde (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.

Hamdi Döndüren

Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldığı halde, bunlardan yüz çeviren ve işlediği günahları unutandan daha zâlim kim olabilir? Bu yüzden Biz, onların kalplerine Kur’an’ı anlamamaları için, perdeler ve kulaklarına da bir ağırlık koymuşuzdur. Onları doğru yola çağırsan da, bu durumda asla doğru yola gelmezler.

Hasan Basri Çantay

Kendisine Rabbinin ayetleriyle nasıyhat edilib de onlardan yüz çeviren, iki elinin öne sürdüğünü unutan kişiden daha zaalim kimdir? Biz onların kalbleri üstüne, onu iyice anlamalarına engel, perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da bu halde ebedi hidayete gelmezler.

Hasib Asutay

Kendisine Rabbinin âyetlerini hatırlatıp da ondan yüz çeviren, iki elinin (yapıp) öne sürdüğünü unutandan daha zalim kim olabilir? Biz gerçekten onların kalpleri üzerine onu (Kur'an'ı) anlamalarına engel olan perdeler ve kulaklarına da bir ağırlık koyduk. (16) Onları doğru yola çağırsan da, artık sonsuza kadar asla hidayete gelmezler. (16. Kalplere perde gelmesinin ve kulaklara ağırlık konmasının nedeni, insanın haktan yüz çevirmesindendir.)

Hayrat Neşriyat

Kendisine Rabbisinin âyetleri anlatılıp da onlardan yüz çeviren ve ellerinin takdîm ettiği (günahları)nı unutandan daha zâlim kim olabilir? Şübhesiz ki biz, (küfürleri sebebiyle) kalblerinin üzerine, onu (o Kur’ân’ı) anlamasınlar diye perdeler çekeriz; kulaklarına da bir ağırlık (koyarız)! Onları hidâyete çağırsan da bu hâlde ebedî olarak aslâ hidâyete gelmezler.

İbni Kesir

Kendisine Rabbının ayetleri anlatılıp da, onlardan yüz çeviren ve önceden yaptıklarını unutan kimseden daha zalim kim vardır? Biz, onların kalblerinin üstüne; onu iyice anlamalarına engel olan örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen, onları hidayete çağırsan da; onlar asla hidayete gelmezler.

Mehmet Okuyan

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlara sırt çevirenden, kendi elleriyle yaptıklarını unutanlardan daha zalim kim olabilir ki! Şüphesiz ki onu (Kur’an’ı) anlamaları konusunda biz onların kalplerine perdeler, kulaklarına da (s)ağırlık verdik. Sen onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelmeyeceklerdir.

Muhammed Esed

Rabbinin mesajları kendisine ulaştırıldığı halde, kendi eliyle işlediği bütün (kötü) işleri de unutup, onlara yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Bakın, Biz böylelerinin kalplerine, hakkı kavramalarına engel olan bir örtü ve kulaklarına da bir ağırlık yerleştirmişizdir; dolayısıyla, onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola girecek değillerdir.

Mustafa İslamoğlu

Rabbinin ayetleri kendilerine ulaştırıldığı halde, onu görür görmez kendi işlediği (kötülükleri) de unutarak ondan yüz çeviren kimseden daha zalim biri olabilir mi? Şu kesin ki Biz, bu gibilerin (akleden) kalplerine onu anlamalarını engelleyen bir kapak, kulaklarına ise bir tıkaç yerleştiririz; dolayısıyla, onları doğru yola çağırsan da asla doğru yola gelemezler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Daha zalim kim vardır o kimseden ki, Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldığı halde ondan hemen yüz çevirir ve iki elinin takdim etmiş olduğu şeyi unutmuş olur. Biz onların kalpleri üzerine onu güzelce anlayabilmelerine mani perdeler, kulaklarında da bir ağırlık kılmış olduk ve onları hidâyete dâvet edip dursan, onlar yine o vakit hidâyete ebedîyyen ermezler.

Ömer Öngüt

Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılarak öğüt verilip de ondan yüz çevirenden ve kendi elleriyle yaptığını unutandan daha zâlim kim olabilir? Biz onu (Kur'an'ı) anlamasınlar diye, onların kalplerinin üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da onlar aslâ hidayete gelmezler.

Suat Yıldırım

Rabbinin âyetleriyle öğüt verildiği halde onlara sırtını dönen ve elleriyle işlediği suçlarını unutan kimseden daha zalim kim olabilir?Biz onların kalplerine bunu anlamalarına engel olacak perdeler, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidâyete çağırsan da, artık onlar ebediyyen hidâyete gelemezler.

Süleyman Ateş

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde onlardan yüz çeviren ve ellerinin (yapıp) öne sürdüğü(günahlarını, isyanları)nı unutandan daha zalim kim olabilir? Biz onların kalbleri üzerine, onu anlamalarına engel olan örtüler, kulaklarının içine de ağırlık koymuşuz. Onları doğru yola çağırsan da bu halde asla doğru yola gelmezler (çünkü gerçeğe basiretlerini kapamışlardır).

Süleymaniye Vakfı

Rabbinin ayetleri kendisine anlatılan, (anladıktan) sonra da onlarla arasına mesafe koyan ve daha önce yaptıklarını unutan kişiden daha büyük yanlış yapan kişi kimdir? Kur'an'ı anlamasınlar diye (sanki) kalplerinin üzerinde kat kat örtüler, kulaklarında da tıkaçlar oluşturmuşuz! Onları doğru yola çağırsan bile asla yola gelecek değildirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin ayetleri anlatılırken yan çizen ve elleriyle yaptıklarını unutan kişinin yaptığından daha yanlışını kim yapabilir? Sanki onu anlamasınlar diye kalpleri üzerine örtüler ve kulaklarının içine de bir ağırlık yerleştirmişizdir. Onları yola çağırırsan bu haldeyken asla yola gelmezler.

Şaban Piriş

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, ondan yüz çeviren ve önceden yaptıklarını unutan kimseden daha zalim kim vardır? Biz, onların kalplerine, iyice anlamalarına engel örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğru yol göstericisine çağırsan da; onlar hiç bir zaman doğru yola girmezler.

Tefhim-ul Kuran

Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, onlara sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri) ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, onların kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde (gerdik) kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar.

Ümit Şimşek

Kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatıldığında ondan yüz çeviren ve kendi eliyle işlediklerini unutan kimseden daha zalim kim var? Biz onların kalplerine, Kur'ân'ı anlamalarını önleyen bir örtü geçirir, kulaklarına da bir ağırlık veririz. Artık onları doğru yola çağırsan da asla yollarını bulamazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde, onlardan yüz çeviren ve iki elinin hazırlayıp önden gönderdiği şeyleri unutandan daha zalim kim olabilir? Şu bir gerçek ki, biz onların kalpleri üzerine onu anlamamaları için kabuklar geçirdik, kulakları içine de ağırlıklar koyduk. Onları hidayete çağırsan da bu durumda hidayete asla ulaşamazlar.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Rəbbinin ayələri özünə xatırlandırılarkən onlardan üz döndərən, əvvəlcə (öz əlləri ilə) etdiyi günahları unudan (əvvəlki günahlarından peşman olub tövbə etməyən) adamdan daha zalım kim ola bilər?! (Bu cür adamlar) onu (Qurʼanı) anlamasınlar deyə, Biz onların qəlblərinə pərdə çəkib, qulaqlarına ağırlıq verdik (maneə qoyduq). Sən onları doğru yola dəʼvət etsən belə, onlar əsla haqq yola gəlməzlər (islamı qəbul etməzlər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Niemand ist ungerechter als einer, den man an Gottes Zeichen erinnert und der sich dann davon abwendet und die von ihm begangenen Untaten vergißt. Wir haben ihre Herzen umhüllt, so daß sie (den Koran) nicht verstehen, und ihre Ohren mit Taubheit geschlagen. Selbst wenn du sie zur Rechtleitung einlädst, werden sie nie den rechten Weg finden.

Almanca — Der Edle Quran

Wer ist denn ungerechter als jemand, der mit den Zeichen seines Herrn ermahnt wird und sich dann von ihnen abwendet und vergißt, was seine Hände vorausgeschickt haben. Gewiß, Wir haben auf ihre Herzen Hüllen gelegt, so daß sie ihn nicht verstehen, und in ihre Ohren Schwerhörigkeit; und wenn du sie zur Rechtleitung rufst, dann werden sie sich also niemals rechtleiten lassen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wer ist ungerechter als der, der an die Zeichen seines Herrn gemahnt wurde, sich aber von ihnen abwandte und vergaß, was seine Hände vorausgeschickt hatten? Wahrlich, Wir haben Schleier über ihre Herzen gelegt, so daß sie es nicht begreifen, und Taubheit in ihre Ohren. Und selbst wenn du sie zum rechten Weg rufst, werden sie nie den rechten Weg einschlagen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und keiner begeht mehr Unrecht als derjenige, der an die Ayat seines HERRN erinnert wird, und dann sich von ihnen abwendet und vergißt, was er eigenhändig erworben hat. Gewiß, WIR umhüllten ihre Herzen doch mit Bedeckung, damit sie ihn (den Quran) nicht begreifen, und machten ihre Ohren schwerhörig. Selbst dann, wenn du sie zur Rechtleitung einladen würdest, werden sie nie einer Rechtleitung folgen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And who is more wrongful of actions than he who has been reminded of Allah's evident signs and revelations and shuns them, forgetting what his unclean hands have committed! The fact is We enshrouded their hearts to preclude them from exercising intellectual power or understanding and struck them deaf that nothing that enages the intellect would come to their hearing. These are those whose hearts dare rise defiant against Allah. And if you invite them to accept the spirit of truth guiding into all truth, never shall they acknowledge Providence as their guide.

Abdul Haleem

Who could be more wrong than the person who is reminded of his Lord’s messages and turns his back on them, ignoring what his hands are storing up for him [in the Hereafter]? We have put covers over their hearts, so they cannot understand the Quran, and We put heaviness in their ears: although you call them to guidance [Prophet] they will never accept it.

Abdullah Yusuf Ali

And who doth more wrong than one who is reminded of the Signs of his Lord, but turns away from them, forgetting the (deeds) which his hands have sent forth? Verily We have set veils over their hearts lest they should understand this, and over their ears, deafness, if thou callest them to guidance, even then will they never accept guidance.

Abul A'la Maududi

Who is more wicked than the man who, when he is reminded by the revelations of his Lord, turns away from them and forgets (the consequence of) the deeds wrought by his own hands? We have laid veils over their hearts lest they understand the message of the Qur'an, and We have caused heaviness in their ears. Call them as you may to the Right Path, they will not be ever guided aright.

Aisha Bewley

Who could do greater wrong than someone who is reminded of the Signs of his Lord and then turns away from them, forgetting all that he has done before? We have placed covers on their hearts, preventing them from understanding it, and heaviness in their ears. Though you call them to guidance, they will nonetheless never be guided.

Al-Hilali & Khan

And who does more wrong than he who is reminded of the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of his Lord, but turns away from them, forgetting what (deeds) his hands have sent forth. Truly, We have set veils over their hearts lest they should understand this (the Qur’ân), and in their ears, deafness. And if you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) call them to guidance, even then they will never be guided.

Ali Quli Qarai

Who is a greater wrongdoer than he who is reminded of the signs of his Lord, whereat he disregards them and forgets what his hands have sent ahead? Indeed We have cast veils on their hearts lest they should understand it, and a deafness into their ears; and if you invite them to guidance they will never [let themselves] be guided.

Amatul Rahman Omar

And who is more unjust than he who is reminded of the Messages of his Lord but he turns away from them and forgets what he has forwarded with his own hands (to be stored). In fact We have placed veils upon their hearts which prevent them from understanding it (- the Qur'ân) and in their ears is (created) heaviness (so that they have turned deaf). You call them to the right path as you may they will never follow the right course and accept guidance.

Arthur John Arberry

And who does greater evil than he who, being reminded of the signs of his Lord, turns away from them and forgets what his hands have forwarded? Surely We have laid veils on their hearts lest they understand it, and in their ears heaviness; and though thou callest them to the guidance, yet they will not be guided ever.

Bijan Moeinian

Who is more unjust to his own soul than the one who turns away when to him the Revelations of the Lord is being presented? Such person forgets the evil end to which he has prepared the way with his own hands (deeds. ) Such an attitude creates a shield around such a person’s heart preventing him from further understanding the truth. Therefore, no matter how much you try to guide them, they can never be guided.

E. Henry Palmer

Who is more unjust than he who, being reminded of the signs of his Lord, turns away therefrom, and forgets what his hands have done before? verily, we will place veils upon their hearts lest they should understand, and dullness in their ears! And if thou shouldst call them to the guidance, they will not be guided then for ever.

Edip-Layth

Who is more wicked than one who is reminded of his Lord's signs but he turned away from them, and he forgot what his hands had done. We have made veils upon their hearts from understanding them, and deafness in their ears. If you invite them to the guidance, they will never be guided.

George Sale

And who is more unjust than he who hath been acquainted with the signs of his Lord, and retireth afar off from the same, and forgetteth that which his hands have formerly committed? Verily We have cast veils over their hearts, lest they should understand the Koran, and into their ears thickness of hearing: If thou invite them to the true direction, yet will they not therefore be directed for ever.

Hamid S. Aziz

We sent not prophets save as heralds of glad tidings and as Warners; but those who disbelieve wrangle with vain speech to make void the truth therewith; and they take My revelations and warnings as a jest.

Mahmoud Ghali

And who is more unjust than he who, being reminded of the signs of his Lord, (yet) veers away from them and forgets what his (two) hands have forwarded? Surely We have made lids on their hearts so that they do not comprehend it, and in their ears an obstruction. And in case you call them to guidance, (then), they will never be guided at all.

Marmaduke Pickthall

And who doth greater wrong than he who hath been reminded of the revelations of his Lord, yet turneth away from them and forgetteth what his hands send forward (to the Judgment)? Lo! on their hearts We have placed coverings so that they understand not, and in their ears a deafness. And though thou call them to the guidance, in that case they can never be led aright.

Mohamed Ahmed - Samira

Who is more unjust than he who, on being reminded of his Lord's revelations, turns away from them, and forgets the evil deeds he had committed in the past. Verily We have placed a covering on their hearts so that they do not understand, and a deafness in their ears so that however you may call them to guidance they will never be guided aright.

Muhammad Asad

And who could be more wicked than he to whom his Sustainer's messages are conveyed and who thereupon turns away from them, forgetting all [the evil] that his hands may have wrought? Behold, over their hearts have We laid veils which prevent them from grasping the truth, and into their ears, deafness; and though thou call them onto the right path, they will never allow themselves to be guided.

Mustafa Khattab

And who does more wrong than those who, when reminded of their Lord’s revelations, turn away from them and forget what their own hands have done? We have certainly cast veils over their hearts—leaving them unable to comprehend this ˹Quran˺—and deafness in their ears. And if you ˹O Prophet˺ invite them to ˹true˺ guidance, they will never be ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

And who is more wicked than one who is reminded of his Lord's verses but he turned away from them, and he forgot what his hands had done. We have made veils upon their hearts from understanding them, and a deafness in their ears. And if you invite them to the guidance, they will never be guided.

Sahih International

And who is more unjust than one who is reminded of the verses of his Lord but turns away from them and forgets what his hands have put forth? Indeed, We have placed over their hearts coverings, lest they understand it, and in their ears deafness. And if you invite them to guidance - they will never be guided, then - ever.

Sam Gerrans

And who is more unjust than he who is reminded of the proofs of his Lord, then turns away therefrom and forgets what his hands have sent ahead? We have placed upon their hearts coverings lest they should understand it, and in their ears deafness. And though thou invitest them to the guidance, they will not be guided then ever.

Shabbir Ahmed

And who does greater harm to himself than the one to whom his Lord's Messages are conveyed and he turns away from them, forgetting what he is doing and what wrong he has done before? Our Law makes their hearts and ears impermeable to reason and advice. No matter what you do to guide them, they will not allow themselves to be shown the right way.

Syed Vickar Ahamed

And who does more wrong than one who is reminded of the Signs of his Lord, but turns away from them, forgetting the (actions) that his hands have sent forth? Surely, We have put veils over their hearts in case they should understand this, and over their ears, deafness. If you call them to guidance, even then they will never accept guidance.

Taqi Usmani

Who is more unjust than the one who was reminded through the signs of his Lord, but he turned away from them, and forgot what his own hands sent ahead. Indeed We have put covers on their hearts that bar them from understanding it, and (We have created) deafness in their ears. And if you call them to guidance, even then they will never adopt the right path.

The Monotheist Group

And who is more wicked than he who was reminded of the revelations of his Lord but he turned away from them, and he forgot what his hands had done. We have made veils upon their hearts from understanding it, and a deafness in their ears. And if you invite them to the guidance, they will never be guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quel pire injuste que celui à qui on a rappelé les versets de son Seigneur et qui en détourna le dos en oubliant ce que ses deux mains ont commis? Nous avons placé des voiles sur leurs cœurs, de sorte quʹils ne comprennent pas (le Coran), et mis une lourdeur dans leurs oreilles. Même si tu les appelles vers la bonne voie, jamais ils ne pourront donc se guider.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ji wî kesê ku bi ayetên Xwedayê xwe hatibe hişyarkirin, vêca berê xwe ji wan vegerîne û gunehên ku bi destên xwe kirin ji bîr bike, zalimtir kî heye? Bêguman Me perdeyek daniye ser dilên wan da ku Quranê fehm nekin û Me kerîtiyek xistiye guhên wan (da ku heqiyê nebihîzin). Eger tu gazî wan bikî bal riya rast ve jî ew tu carî rasterê nabin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wie is er zondiger dan hij die met de tekenen van zijn Heer vermaand is en er zich dan van afwendt en vergeet wat zijn handen tevoren deden? Wij hebben over hun harten hoezen gelegd zodat zij het niet begrijpen en in hun oren hardhorendheid. En als jij hen oproept tot de leidraad, dan zullen zij zich toch nooit in de goede richting laten leiden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wie is onrechtvaardiger dan hij, die bekend is gemaakt met de teekens van zijn Heer, maar zich ver daarvan verwijdert en vergeet wat hij vroeger verricht heeft? Waarlijk wij hebben sluiers over hunne harten geworpen, dat zij den Koran niet zouden verstaan, en wij wierpen zwaarte in hunne ooren. Indien gij hen tot de ware richting oproept, zullen zij die nog altijd niet volgen.

Hollandaca — Siregar

En wie is er onrechtvaardiger dan degene die met Verzen van zijn Heer vermaand wordt, maar zich daarvan afwendt en vergeet wat zijn handen gedaan hebben? Voorwaar, Wij hebben over hun harten een versluiering aangebracht, zodat zij het niet begrijpen, en in hun oren doofheid. En indien jij hen tot de Leiding oproept: zij zullen nooit en te nimmer Leiding volgen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И кто же более несправедлив (и грешен) [самый злостный человек], (нежели) чем тот, кому напомнили о знамениях его Господа, и он отвратился от них [аятов] и забыл то [те плохие деяния], что уготовали его руки [что совершил он] (и он не хочет прекратить совершать их). Поистине, Мы положили на их сердца покровы, чтобы они не понимали его [истину, которая есть в Коране], а в уши их – глухоту (чтобы они не постигли его смысл). И если ты их позовешь к (верному) пути [к Вере], то (они не ответят тебе и) никогда они не найдут (верного) пути.

Rusça — Osmanov

Кто же греховнее того, кому сообщили знамения его Господа, а он отверг их и предал забвению свои [грешные] поступки? Воистину, Мы накинули на их сердца покровы и поразили их уши глухотой, чтобы они не постигли его (т. е. Коран). Если даже ты призовешь их ступить на прямой путь, они ни за что не ступят на него.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vem är mer orättfärdig än den som när han påminns om sin Herres budskap vänder ryggen till (i likgiltighet) och glömmer det (onda) han gjort? Vi täcker över dessa (människors) hjärtan så att de ingenting förstår och täpper till deras öron; och hur ofta du än uppmanar dem att följa (Guds) vägledning kommer de aldrig att låta sig vägledas.