De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

قُلِ ادْعُوا الَّذِينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِهِ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا

ḳuli d'ǔ (e)lleƶīne zeǎmtum min dūnihi fe lā yemlikūne keşfe D-Durri ǎnkum ve lā teHvīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2ادْعُواd'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekyalvarın
3الَّذِينَ(e)lleƶīne
4زَعَمْتُمْzeǎmtumز ع مİddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmekiddia ettikleriniz
5مِنْmin
6دُونِهِdūnihiد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındaO'nun altında yer alıp aranızda olan
7فَلَاfe lā(fakat)
8يَمْلِكُونَyemlikūneم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.güçleri yetmez
9كَشْفَkeşfeك ش فÇekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak.gidermeye
10الضُّرِّD-Durriض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmeksıkıntıyı
11عَنْكُمْǎnkumsizden
12وَلَاve lāve
13تَحْوِيلًاteHvīlenح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.değiştirmeye

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Allah'tan başka mabut sandıklarınızı çağırın, onlar, sizden ne bir zararı defedebilirler, ne onu çevirmeye güçleri yeter.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Allahʼtan başka mabut sandıklarınızı çağırın, onlar, sizden ne bir zararı defedebilirler, ne onu çevirmeye güçleri yeter.

Adem Uğur

(Resûlüm!) De ki: "Allah'ı bırakıp da (ilâh olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler."

Ahmed Hulusi

De ki: "O'nun dununda varsandıklarınızı çağırın! Ne sizden sıkıntı kaldırmaya güçleri yeter, ne de halinizi değiştirebilirler. "

Ahmet Tekin

'Allah’ı bırakıp da, yarattıkları içinden tanrı olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarın. Onlar, ne başınıza gelen bir felâketi, bir sıkıntıyı kaldırabilirler, ne ekonomik darboğazdan kurtarabilirler, ne geri çevirebilirler, ne zaman-mekân sapması yaptırarak değiştirebilirler, ne de başkalarına yönlendirebilirler' de.

Ahmet Varol

De ki: 'O'ndan başka (ilah) olduklarını sandıklarınızı çağırın. Onlar ne sizden bir sıkıntıyı giderebilirler ne de onu değiştirebilirler.'

Ali Bulaç

De ki: "O'nun dışında (ilah olarak) öne sürdüklerinizi çağırın, onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler.

Ali Fikri Yavuz

Ey Rasûlüm, müşriklere de ki: “- Allah’dan başka, ilâhlarınız diye inandıklarınızı çağırın, size yardım etsinler. Bu takdirde sizden sıkıntıyı ne kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler...

Ali Rıza Safa

De ki: "O'ndan başka bir de ayrıca yakıştırdıklarınızı da çağırın. Onlar, sıkıntıyı sizden ne giderebilirler ne de çevirebilirler!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarınız! Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilirler ne de değiştirebilirler."

Bekir Sadak

De ki: «Allah'tan baska tanri oldugunu sandiklarinizi cagirin; sizin bir sikintinizi gidermeye ve onu degistirmeye gucleri yetmez.»

Celal Yıldırım

De ki: Allah'tan başka ilâh diye iddia ettiklerinizi çağırın ; (göreceksiniz ki) ne sizden sıkıntıyı giderebilirler, ne de onu değiştirebilirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Allah’ı bırakıp da tanrı olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarın! Ama onlar sizin sıkıntınızı ne kaldırabilir ne de ferahlığa çevirebilirler.”

Diyanet İşleri

De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Allah'tan başka tanrı olduğunu sandıklarınızı çağırın; sizin bir sıkıntınızı gidermeye ve onu değiştirmeye güçleri yetmez.'

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) De ki: Allah'ı bırakıp da (ilâh olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Allah'tan başka, ilâh olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler. Onlar, ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "O'ndan başka ilah sandıklarınızı çağırın; o zaman anlarsınız ki ne başınızdan sıkıntıyı giderebilirler, ne de değiştirebilirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ondan başka zu'mettiklerinize çağırın, anlarsınız ki başınızdan sıkıntıyı ne def'edebilirler ne de tahvil

Erhan Aktaş

De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı çağırın." Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: O'ndan başka, zanda bulunduklarınızı çağırın. Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.

Fizilal-il Kuran

Müşriklere de ki: «Allah dışında ilah olduklarını sandığınız putları imdada çağırınız bakalım. Onlar, başınızdaki belayı ne giderebilirler ve ne de başka birine aktarabilirler.»

Gültekin Onan

De ki: "O'nun dışında (tanrı olarak) öne sürdüklerinizi çağırın, onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler.

Hamdi Döndüren

De ki: “Allah’tan başka tanrı sandıklarınıza yalvarın; onlar sizden, ne sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de onu değiştirebilirler.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Onu (Allahı) bırakıb boş yere (Tanrı diye) söylediklerinizi çağırın. Onlar sizden her hangi bir sıkıntı gideremeyecekleri gibi değişdiremezler de.

Hasib Asutay

(Resulüm! O müşriklere) De ki: O'ndan başka (ilah olduğunu) sandığınız şeylere (15) yalvarın; onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler. (15. İlâh olarak tanıdıkları melek, İsa ve Üzeyr gibi.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'O’ndan başka (ilâh) zannettiklerinize yalvarın; hâlbuki (onlar) ne sizden sıkıntıyı giderebilirler, ne de (onu başka bir tarafa) çevirebilirler.'

İbni Kesir

De ki: O'ndan başka taptıklarınızı çağırın. Sizin bir sıkıntınızı gidermeye de, değiştirmeye de güçleri yetmez.

Mehmet Okuyan

De ki: “O’nun (Allah’ın) peşi sıra (ilah olduğunu) sandıklarınıza yalvarın! (Ne var ki) onlar, sizin darlığınızı gidermeye de (hakkınızdaki hükmü) değiştirmeye de güç yetiremezler.”

Muhammed Esed

De ki: "O'nunla beraber (tanrısal güçlere sahip olduğunu) zannettiğiniz (varlıkları) çağırın bakalım; sizden bir darlığı gidermeye ya da onu (başka bir yere) yansıtmaya güçlerinin olmadığını (göreceksiniz").

Mustafa İslamoğlu

De ki: "O'nun dışında kendilerinde (tanrısal güç) vehmettiğiniz kimseleri çağırsanıza; (düş kırıklığıyla) göreceksiniz ki, sizden hiç bir zararı kaldırmaya ya da onu (yararlı bir şeyle) değiştirmeye güçleri yetmeyecektir."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «O'ndan başka zû'm etmiş olduğunuza dua ediniz. İmdi onlar sizden ne sıkıntıyı açmaya kâdir olurlar, ne de değiştirmeye.»

Ömer Öngüt

De ki: “Allah'tan başka, ilâh sandığınız şeyleri çağırın. Onlar sizden ne bir zararı uzaklaştırabilirler, ne de değiştirmeye güçleri yeter.

Suat Yıldırım

De ki: "İbadetlerde Allah’ın ortakları olduklarını yalan yere iddia ettiğiniz tanrılarınızı çağırın çağırabildiğiniz kadar!Onlar ne sizin sıkıntınızı giderebilir, ne de onu başka yere çevirebilirler!"

Süleyman Ateş

De ki: "O'ndan başka (tanrı olduğunu) sandığınız şeylere yalvarın; onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler.

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Allah ile aranıza girdiğini iddia ettiğiniz kimseleri çağırın bakalım! Onlar sizin sıkıntılarınızı giderme gücüne de onları başka tarafa çevirme gücüne de sahip değildirler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Allah'a ile aranızda olduğunu varsaydıklarınızı çağırın; ne sıkıntınızı gidermeye güçleri yeter ne de sizden uzaklaştırmaya."

Şaban Piriş

De ki: -Allah'tan başka ilah olduğunu iddia ettiğiniz kimselere dua edin bakalım,sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «O'nun dışında (ilah olarak) öne sürdüklerinizi çağırın, onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler. Rablerine (yaklaşmak için) bir vesile arıyorlar. O'nun rahmetini umuyorlar ve azabından korkuyorlar. Şüphesiz senin Rabbinin azabı korkunçtur.

Ümit Şimşek

De ki: Ondan başka tanrı edindiklerinizi çağırın da görün: Sizin bir sıkıntınızı kaldırmaya da, değiştirmeye de onların gücü yetmez.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "O'nun berisinden bel bağladıklarınızı çağırın; onlar, başınızdaki zorluk ve sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Allahdan başqa məbud saydıqlarınızı çağırın. Onlar bəlanı sizdən nə uzaqlaşdırmağa, nə də onu başqasına yönəltməyə qadir deyillər”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″(Allahdan) başqa tanrı güman etdiklərinizi (köməyə) çağırın. Onlar sizi nə möhnətdən qorumağa, nə də onu dəyişməyə (sizdən sovuşdurub başqasına tərəf yönəltməyə) qadir deyillər!″

Almanca (2)

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺRuft doch die an, die ihr neben Ihm wähnt; sie haben keine Macht, weder das Unheil von euch zu nehmen noch es abzuwenden.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺRichtet nur Bittgebete an diejenigen, die ihr (als Götter) anstelle von Ihm ausgewiesen habt! Sie können den Schaden von euch weder wegnehmen, noch ableiten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to the infidels who incorporate with Allah other deities "Ask earnestly or humbly or make a devout supplication to those objects of worship whom you suppose share with Allah His divine nature and you shall realize that they shall utterly fail to respond. They have neither the power to relieve you from what is burdensome and exhaustive to the mind nor the influence to avert it either".

Abdul Haleem

Say, ‘Call upon those you claim to be deities beside God: they have no power to remove or avert any harm from you.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Call on those - besides Him - whom ye fancy: they have neither the power to remove your troubles from you nor to change them."

Abul A'la Maududi

Tell them: "Call upon those whom you fancy to be (your helpers) instead of Him! They have no power to remove any affliction from you, nor can they shift it (to any other)."

Aisha Bewley

Say: ‘Call on those you make claims for apart from Him. They possess no power to remove any harm from you or to change anything.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه و سلم): "Call upon those - besides Him - whom you pretend [to be gods like angels, ‘Îsâ (Jesus), ‘Uzair (Ezra), and others.]. They have neither the power to remove the adversity from you nor even to shift it from you to another person."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Invoke those whom you claim [to be gods] besides Him. They have no power to remove your distress nor to bring about any change [in your state].

Amatul Rahman Omar

Say, `Call upon those whom you assert (to be gods) apart from Him, then (you will realize) they have no power to rid you of affliction nor to avert (it) or transfer it to others. '

Arthur John Arberry

Say: 'Call on those you asserted apart from Him; they have no power to remove affliction from you, or to transfer it.

Bijan Moeinian

Say: "Go ahead; ask anyone beside God (whom you respect the most) for help. They have no power to help you nor can they prevent a disaster.

E. Henry Palmer

Say, 'Call on those whom ye pretend other than God;' but they shall not have the power to remove distress from you, nor to turn it off.

Edip-Layth

Say, "Call on those you have claimed besides Him. For they have no power to remove harm from you or shift it."

George Sale

Say, call upon those whom ye imagine to be gods besides Him; yet they will not be able to free you from harm, or to turn it on others.

Hamid S. Aziz

Say, "Call on those other than Allah whom you assume to be gods. " But they have no power to remove distress from you, nor to change it.

Mahmoud Ghali

Say, "Invoke the ones you asserted apart from Him; yet they possess (no power) for lifting off adversity from you, nor (its) transference. "

Marmaduke Pickthall

Say: Cry unto those (saints and angels) whom ye assume (to be gods) beside Him, yet they have no power to rid you of misfortune nor to change.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Call those whom you imagine to be gods besides Him; yet they have no power to relieve you of any distress or to avert it. "

Muhammad Asad

SAY: "Call upon those [beings] whom you imagine [to be endowed with divine powers] beside Him and [you will find that] they have it not in their power to remove any affliction from you, or to shift it [elsewhere]. "

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Invoke those you claim ˹to be divine˺[1] besides Him—they do not have the power to undo harm from you or transfer it ˹to someone else˺."

Progressive Muslims

Say: "Call on those you have claimed besides Him. For they have no power to remove harm from you or shift it."

Sahih International

Say, "Invoke those you have claimed [as gods] besides Him, for they do not possess the [ability for] removal of adversity from you or [for its] transfer [to someone else]. "

Sam Gerrans

Say thou: “Call to those whom you claim besides Him — they have no power over the removal of affliction from you, or of alteration.”

Shabbir Ahmed

(All these prophets taught that there is only One True God. ) Say, "Call unto those saints, angels, idols, whom you consider gods besides Him. They have no power to rid you of any troubles, nor can they divert them."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Call on those, besides Him— Whomsoever you may pretend: They have neither the power to remove the pain from you nor to change it to another person. "

Taqi Usmani

Say, "Call those whom you assume (to be gods), besides Him, while they have no power to remove distress from you, nor to change it."

The Monotheist Group

Say: "Call on those you have claimed besides Him. For they have no power to remove harm from you or shift it."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺInvoquez ceux que vous prétendez, (être des divinités) en dehors de Lui. Ils ne possèdent ni le moyen de dissiper votre malheur ni de le détourner.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: De haydê gazî wan ên ku ji bilî Xwedê we hizir dikir ku ew îlah in, bikin. Ew ne dikarin belayê ji ser we rakin ne jî dikarin ji ser we biguhêzin (ser hinekî din).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺRoept hen maar aan van wie jullie beweren dat zij naast Hem bestaan. Zij hebben geen macht om van jullie iets schadelijks weg te nemen of te veranderen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Roep hen ter hulp, welke gij u verbeeldt dat goden buiten hem zijn, en gij zult zien, dat zij niet in staat zijn u van het booze te verlossen, of het af te keeren.

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺRoept degenen die jullie naast Allah als god veronderstellen maar aan, zij zijn niet bij machte het kwade van jullie weg te nemen en het te veranderen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Призовите тех, о которых вы утверждали (что они достойны поклонения), кроме Него [Аллаха] (и что они заступятся за вас пред Ним): они не в состоянии отвратить зло от вас [избавить от постигшей беды] или перенести (эту беду) (на других)!»

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺВзывайте с мольбой к тем, кого вы считаете [богом] кроме Него. Ведь не в их власти отвратить от вас беду или перенести [ее на другого]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

SÄG: ʺAnropa dem som ni tror (finnas) vid sidan av Honom, så (skall ni se att) de inte kan befria er från det onda (som tynger er) och inte heller lasta över det på andra.ʺ