(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ لَقَالُوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ

ve lev feteHnā ǎleyhim bāben mine s-semāi fe Zellū fīhi yeǎ'rucūne / le ḳālū innemā sukkirat ebSārunā bel neHnu ḳavmun mesHūrūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levşayet
2فَتَحْنَاfeteHnāف ت حAçmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler.açsak da
3عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
4بَابًاbābenب و بkapı, giriş yeri, tarz/şekilbir kapı
5مِنَmine-ten
6السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
7فَظَلُّواfe Zellūظ ل لKalmak, sürmek, devam etmek, bir şey yapmayı sürdürmek, olmak, dönüşmek, bir şeye dönüşerek büyümek, sebat etmek, bir şey yapmaya devam etti. Gölgelemek, üzerine gölge yapmak. Gölge, gölgelik, barınak. Tente, barınak, kulübe, örtü, gölge veren bulut, koruma, rahatlık ve mutluluk hali.olsalardı
8فِيهِfīhioraya
9يَعْرُجُونَyeǎ'rucūneع ر جTırmanmak, binmek. Topallamak, aksak olmak.çıkacak
1لَقَالُواle ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederlerdi
2اِنَّمَاinnemāherhalde
3سُكِّرَتْsukkiratس ك رSarhoş olmak, kendinden geçmek, mestolmak, şaşırmak, baygın düşmek, tıkanmak, kapanmak, şeker yapmak, şekerlemekdöndürüldü
4اَبْصَارُنَاebSārunāب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgözlerimiz
5بَلْbeldoğrusu
6نَحْنُneHnubiz
7قَوْمٌḳavmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir topluluğuz
8مَسْحُورُونَmesHūrūneس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibüyülenmiş

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara gökten bir kapı açsak da melekler, o kapıdan inip çıksalar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara gökten bir kapı açsak da melekler, o kapıdan inip çıksalar.

Adem Uğur

Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

Ahmed Hulusi

Üzerlerine semadan bir kapı açsak da, onun içinden yükselselerdi. . .

Ahmet Tekin

Onlara gökten bir kapı açsak da orada devamlı yükseliyor olsalardı, diyecek bir şey bulurlardı.

Ahmet Varol

Biz onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarıya çıksalar;

Ali Bulaç

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de,

Ali Fikri Yavuz

(14-15) O müşriklere, gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (gözleriyle göreceklerini görseler), şöyle diyeceklerdi: “- Muhakkak ki gözlerimiz döndürüldü; daha doğrusu, biz büyülenmiş bir topluluğuz.”

Ali Rıza Safa

Onlara, gökten bir kapı açsaydık; oraya yükseliyor olsalardı.

Bayraktar Bayraklı

- Onlara gökten bir kapı açsaydık da oraya çıkmaya koyulsalardı;"şüphesiz ki gözlerimiz döndü; hayır, büyüye uğramış bir topluluk olduk" derlerdi.

Bekir Sadak

(14-15) Onlara gokten bir kapi acsak da, oradan cikmaga koyulsalar: «Gozlerimiz dondu, biz herhalde buyulendik» derler. *

Celal Yıldırım

(14-15) Kendilerine gökten bir kapı açsak, onlar da yukarı yükselip çıksalar yine de diyecekler ki, gözlerimize perde kapanmış, belki de biz büyülenmiş bir milletiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de “Herhalde gözlerimiz perdelendi, hatta bize büyü yapılmış olmalı!” derler.

Diyanet İşleri

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: 'Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik' derler.

Diyanet Vakfi

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de «Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır.» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı: "Herhalde gözlerimiz döndürüldü; belki de biz büyüye tutulmuş bir topluluğuz." diyeceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

(14-15) Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada uruc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz.

Erhan Aktaş

Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökten bir kapı açsak da oradan yükselseler bile.

Fizilal-il Kuran

Eğer onlara bir kapı açsak da göğe çıkmaya koyulsalar.

Gültekin Onan

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de,

Hamdi Döndüren

Eğer onlara gökten bir kapı açsak da oradan göğe çıksalardı:

Hasan Basri Çantay

(14-15) Onlara gökden bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (o zaman da) muhakkak ki: "Gözlerimiz (bir serhoş gözü gibi) döndürülmüşdür. Belki de biz büyülenmişler zümresiyiz" diyeceklerdir.

Hasib Asutay

Onlara gökten bir kapı açsak, oradan yukarı yükselseler de,

Hayrat Neşriyat

(14-15) Eğer onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkacak olsalardı, gerçekten: 'Herhâlde gözlerimiz boyandı; daha doğrusu biz (galibâ) sihirlenmiş kimseler topluluğuyuz!' diyeceklerdi.

İbni Kesir

Onlara gökten bir kapı açsak da çıkmaya koyulsalardı;

Mehmet Okuyan

Onlara gökten bir kapı açsak ve oradan yukarı çıksalar,

Muhammed Esed

Hatta onlara gökten bir kapı açsaydık ve oraya biteviye yükseliyor olsalardı,

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer onların üzerine gökten bir kapı açmış olsaydık ve onlar da oraya yükselebilselerdi,

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer onların üzerine gökten bir kapı açsak da oradan yukarıya çıkacak olsalar,

Ömer Öngüt

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan yukarı çıksalar,

Suat Yıldırım

(14-15) Hatta o kâfirlere gökten bir kapı açsak, onlar da yukarı yükselip çıksalar, yine de "Galiba gözlerimiz bağlandı, belki de büyüye tutulduk!" derler.

Süleyman Ateş

Onlara gökten bir kapı açsak da oraya çıkacak olsalardı:

Süleymaniye Vakfı

Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üzerlerine gökten bir kapı açsak, onlar da oradan yukarı çıksalar,

Şaban Piriş

Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile,

Tefhim-ul Kuran

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak da ordan yukarı yükselseler de,

Ümit Şimşek

Biz onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkacak olsalar,

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlara göydən bir qapı açsaydıq və onlar dayanmadan oraya qalxsaydılar,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər onlara göydən bir qapı açsaq (nərdivan endirsək) və onunla durmadan yuxarı dırmaşsalar (göydə Allahın qüdrətini və əzamətini görsələr) yenə də (inanmayıb):

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Selbst, wenn Wir ihnen ein Himmelstor öffnen würden, durch das sie immer wieder hinaufsteigen könnten, um zu sehen, was es dort gibt,

Almanca — Der Edle Quran

Selbst wenn Wir ihnen ein Tor vom Himmel öffneten und sie dauernd dadurch hinaufstiegen,

Almanca — M. A. Rassoul

Und selbst wenn Wir ihnen ein Tor des Himmels öffneten und sie begännen dadurch hinaufzusteigen

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würden WIR über ihnen ein Tor vom Himmel öffnen, durch das sie im Tageslicht hinaufsteigen könnten,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if We were to open to them a gate in heaven to provide a free passage so as to admit of their continued ascent into the realm,

Abdul Haleem

and even if We opened a gateway into Heaven for them and they rose through it, higher and higher,

Abdullah Yusuf Ali

Even if We opened out to them a gate from heaven, and they were to continue (all day) ascending therein,

Abul A'la Maududi

If We were even to open for them a way to the heavens, and they could continually climb up to it in broad daylight,

Aisha Bewley

Even if We opened up to them a door into heaven, and they spent the day ascending through it,

Al-Hilali & Khan

And even if We opened to them a gate from the heaven and they were to keep on ascending thereto (all the day long)

Ali Quli Qarai

Were We to open for them a gate of the sky, so that they could go on ascending through it,

Amatul Rahman Omar

And if We opened to them a gate of the heaven and they (-the angels) began ascending through it,

Arthur John Arberry

Though We opened to them a gate in heaven, and still they mounted through it,

Bijan Moeinian

Even if I (God) open a gate from the heaven for them in the middle of the day so that they may climb over and see with their own eyes whatever is behind the curtain, they will not believe in what they see!

E. Henry Palmer

But had we opened to them a door of the sky and they had mounted up into it all the while;

Edip-Layth

If We opened for them a gate in the sky and they were to continue ascending to it,

George Sale

If We should open a gate in the heaven above them, and they should ascend thereto all the day long,

Hamid S. Aziz

But had We opened to them a Gate of Heaven and they had continued to ascend through it,

Mahmoud Ghali

And (even) if We opened upon them a gate of the heaven (and) so they linger on winding up through it,

Marmaduke Pickthall

And even if We opened unto them a gate of heaven and they kept mounting through it,

Mohamed Ahmed - Samira

Even if We open a door in the heavens and they ascend through it in broad daylight,

Muhammad Asad

Yet even had We opened to them a gateway to heaven and they had ascended, on and on, up to it,

Mustafa Khattab

And even if We opened for them a gate to heaven, through which they continued to ascend,

Progressive Muslims

And if We opened for them a gate in the heaven and they were to continue ascending to it,

Sahih International

And [even] if We opened to them a gate from the heaven and they continued therein to ascend,

Sam Gerrans

And had We opened above them a gate of the sky and they continued ascending therein

Shabbir Ahmed

And even if We opened to them a Gate into the Heaven, and they kept ascending through it,

Syed Vickar Ahamed

Even if We opened to them a gate from heaven, and they continued to climb in there,

Taqi Usmani

Even if We open a gate in the sky and they keep ascending through it,

The Monotheist Group

Andif We opened for them a gate in the heaven and they were to continue ascending into it

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et même si Nous ouvrions pour eux une porte du ciel, et quʹils pussent y monter,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger em ji wan re ji asîman deriyekî vekin û ew tê re hilkişin jorê jî (dîsa dê bawerî neyînin)…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Al zouden Wij voor hen een poort in de hemel openen waardoor zij steeds maar konden opstijgen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien wij hun de poorten der hemelen zouden ontsluiten, en zij reeds gereed zouden zijn daar binnen te gaan.

Hollandaca — Siregar

En als Wij voor hen een poort van de hemel zouden openen, wardoor zij dan zouden kunnen blijven opstijgen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если бы Мы открыли им [неверующим] врата неба (чтобы они увидели величие владычества Аллаха) и сколько бы они туда ни поднимались,

Rusça — Osmanov

Если бы Мы разверзли для них врата небесные и если бы они поднялись туда,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Även om Vi (lät dem stiga upp) till himlen och Vi där öppnade en port för dem, så att de fick fortsätta sin uppstigning (och se de största tecken),