O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nuh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, O'nun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

قَالَ سَاٰوِٓي اِلٰى جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاءِ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ

ḳāle s(e) āvī ilā cebelin yeǎ'Simunī mine l-māi ḳāle lā ǎāSime l-yevme min emri (a)llahi illā men raHime ve Hāle beynehumā l-mevcu fe kāne mine l-muğraḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(O) dedi ki
2سَاٰوِٓيs(e) āvīا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.sığınacağım
3اِلٰىilā
4جَبَلٍcebelinج ب لDağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmakbir dağa
5يَعْصِمُنِيyeǎ'Simunīع ص مKorumak/savunmak/muhafaza etmek/sakınmak/kurtarmak, birini kötülükten güvende tutmak, engellemek/önlemek, sıkıca tutmak, resmi olarak sığınmak. İsmatun - savunma, vesayet, önleme, koruma, muhafaza, günahtan muafiyet, erdem, iffet.o beni korur
6مِنَmine-dan
7الْمَاءِl-māiم و هsu, yağmursu-
8قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
9لَاyoktur
10عَاصِمَǎāSimeع ص مKorumak/savunmak/muhafaza etmek/sakınmak/kurtarmak, birini kötülükten güvende tutmak, engellemek/önlemek, sıkıca tutmak, resmi olarak sığınmak. İsmatun - savunma, vesayet, önleme, koruma, muhafaza, günahtan muafiyet, erdem, iffet.kurtulacak
11الْيَوْمَl-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibugün
12مِنْmin-nden
13اَمْرِemriا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemri-
14اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
15اِلَّاillādışında
16مَنْmenkimselerin
17رَحِمَraHimeر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.merhanet ettiği
18وَحَالَve Hāleح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.bu sırada girdi
19بَيْنَهُمَاbeynehumāب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarına
20الْمَوْجُl-mevcuم و جKarmaşa içinde olmak, tedirgin olmak, kargaşalı olmak, çatışmak veya çarpışmak, karmaşık ve rahatsız bir durumda olmak, şaşkın veya hayret içinde olmak, ileri geri hareket etmek, yandan yana hareket etmek.bir dalga
21فَكَانَfe kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve o da oldu
22مِنَmine-dan
23الْمُغْرَقِينَl-muğraḳīneغ ر قBattı, boğuldu, aşağı doğru inip kayboldu, ihtiyacı kalmadı, yayı sonuna kadar çekti, geçti/geride bıraktı, meşgul etti, sıkıntılarla bunalmış adam, tek yudum, süslendi, zorunlu, aniden/şiddetli bir şekilde, birine yaklaşmakboğulanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O, dağda bir yere sığınırım ben dedi. Nûh, bugün dedi Allah'ın acıdığı kişilerden başka onun emrinden kurtulacak yok ve derken aralarına bir dalgadır giriverdi ve o da boğulanlara katıldı.

Abdulkadir Gölpınarlı

O, dağda bir yere sığınırım ben dedi. Nûh, bugün dedi Allahʼın acıdığı kişilerden başka onun emrinden kurtulacak yok ve derken aralarına bir dalgadır giriverdi ve o da boğulanlara katıldı.

Adem Uğur

Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): "Bugün Allah'ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur" dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Ahmed Hulusi

(Oğlu) dedi ki: "Beni sudan koruyan bir dağa sığınacağım". . . (Nuh) dedi ki: "Bugün, rahmet ettiği kimse müstesna, Allah hükmünden koruyucu yoktur". . . İkisi arasına giren dalga ile o da boğulanlardan oldu.

Ahmet Tekin

Oğlu: 'Beni suda boğulmaktan koruyacak bir dağa çıkacağım, oraya sığınacağım' dedi. Nuh: 'Bugün, Allah’ın icra planından, azâbından, Allah’ın rahmeti ve merhametiyle muamele ettiği kimseler korunur' dedi. Aralarına dalgalar girdi. Böylece o da boğulanlardan oldu.

Ahmet Varol

O: 'Bir dağa sığınacağım. O beni sudan korur' dedi. (Nuh): 'Bugün kendilerine rahmet ettiklerinin dışında Allah'ın emrinden kurtulacak yoktur' dedi. Bu sırada aralarına bir dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.

Ali Bulaç

(Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur." Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Ali Fikri Yavuz

O, (babasına) dedi ki: “- Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım.” Babası şöyle dedi: “- Bugün Allah’ın emrinden koruyacak yoktur. Meğer ki, Allah iman nasip etmekle rahmet buyursun.” Nihayet, ikisinin arasına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.

Ali Rıza Safa

"Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım!" dedi. Dedi ki: "Bugün, Allah'ın buyruğundan, O'nun merhamet ettiklerinden başka kurtulacak yoktur!" Ve aralarına dalga girince, o da boğulanlar arasında kaldı.

Bayraktar Bayraklı

Oğlu,"Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır" deyince, Nuh,"Bugün acıdıkları dışında, Allah'ın buyruğundan kurtarabilecek bir şey yoktur" dedi. Aralarına dalga girdi ve oğlu da boğulanlara karıştı.

Bekir Sadak

Oglu: «Daga siginirim, beni sudan kurtarir» deyince, Nuh: «Bugun Allah'in buyrugundan O'nun acidiklari disinda kurtulacak yoktur» dedi. Aralarina dalga girdi, oglu da bogulanlara karisti.

Celal Yıldırım

O, «ben az sonra bir dağa sığınırım, o beni sudan korur» dedi. Nûh ona: «Bugün Allah'ın emrinden koruyacak (hiçbir güc ve yardımcı) yoktur; ancak O'nun merhamet ettiği müstesna,» derken aralarına dal ga(lar) girdi ve o da boğulanlardan (biri) oldu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Oğlu, “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” diye cevap verdi. Nûh dedi ki: “Bugün Allah’ın hükmünden ancak O’nun esirgedikleri kurtulacaktır” derken aralarına dalga giriverdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Diyanet İşleri

O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nuh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, O'nun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

Diyanet İşleri (eski)

Oğlu: 'Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır' deyince, Nuh: 'Bugün Allah'ın buyruğundan O'nun acıdıkları dışında kurtulacak yoktur' dedi. Aralarına dalga girdi, oğlu da boğulanlara karıştı.

Diyanet Vakfi

Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): «Bugün Allah'ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur» dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O, dedi ki; «Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım». Nuh da «Bu gün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur.» dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O: "Ben, beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım." dedi. Nuh: "Bugün Allah'ın emrinden koruyacak yok; meğer ki O rahmet ede!" dedi, derken dalga aralarına giriverdi ve o da boğulanlardan oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

O, ben: beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım dedi, bu gün, dedi: Allahın emrinden koruyacak yoktur, meğer ki o rahmet buyıra derken, dalga aralarına giriverdi, o da boğulanlardan oldu

Erhan Aktaş

O: "Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır." deyince; "Bugün Allah'ın rahmetine erişenden başkasını, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur." dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O: "Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır." deyince; "Bugün Allah'ın rahmetine erişenden başkasını, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur." dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O: "Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır." deyince; "Bugün Allah'ın rahmetine erişenden başkasını, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur." dedi. Aralarına dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.

Fizilal-il Kuran

Oğlu «Beni sulardan koruyacak bir dağa sığınacağım» dedi. Nuh, ona «Bugün Allah'ın emrinden kurtaracak hiçbir güç yoktur, sadece O'nun esirgedikleri kurtulabilir» dedi. Tam bu sırada aralarına bir dalga girdi de Nuh'un oğlu boğulanların arasına katıldı.

Gültekin Onan

(Oğlu) Dedi ki: "Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bu gün Tanrı'nın buyruğundan esirgeyen (Tanrı)dan başka bir koruyucu yoktur. Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Hamdi Döndüren

Oğlu ise, “Ben kendimi sulardan koruyacak olan bir dağa sığınacağım.” dedi. Nuh, “Bugün, Allah’ın buyruğundan, O’nun esirgedikleri dışında kurtulacak hiç kimse yoktur!” dedi. Derken aralarına dalgalar girdi ve böylece o da boğulanlardan oldu.

Hasan Basri Çantay

O, dedi ki: "Bir dağa sığınırım, o beni sudan korur". (Nuh da şöyle) dedi: "Bu gün Allahın emrinden, esirgeyen kendinden başka, hiç bir koruyucu yokdur", ikisinin arasına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.

Hasib Asutay

Oğlu: 'Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım' dedi. (Nuh:) 'Bugün, Allah'ın esirgediği kimse dışında, O'nun buyruğuna karşı (seni tufandan koruyacak) hiçbir koruyucu yoktur ' dedi. Aralarına dalga girdi. O da boğulanlardan oldu.

Hayrat Neşriyat

(Oğlu yine de îmân etmekten kaçınarak:) 'Beni sudan muhâfaza edecek bir dağa sığınacağım' dedi. (Nûh:) 'Bugün (Allah’ın) merhamet ettiği kimse müstesnâ, Allah’ın emrinden (azâbından) koruyucu kimse yoktur!' dedi. Ve aralarına dalga girdi de (artık o)boğulanlardan oldu.

İbni Kesir

O: Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır, deyince; Nuh: Bu gün Allah'ın rahmetine erişenden başkası için Allah'ın buyruğundan kurtuluş yoktur, dedi. Ve aralarına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.

Mehmet Okuyan

(Oğlu) “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım.” demişti. (Nuh) “Bugün Allah’ın (azap) emrinden, merhamet edenden (Allah'tan) başka koruyacak kimse yoktur.” demişti. (Ardından) aralarına dalga girmiş ve (oğlu) boğulanlardan olmuştu.

Muhammed Esed

(Fakat oğlu:) "Ben, beni sulara karşı koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi.(Nuh:) "Bugün, (Allah'ın) acımasını, esirgemesini hak etmiş olanların dışında, kimse için Allah'ın hükmünden kurtuluş yoktur!" Ve tam o anda aralarında bir dalga yükseldi ve (oğul) boğulup gidenlerin arasına karıştı.

Mustafa İslamoğlu

(Oğlu,) "Ben bir dağa kaçıp sığınacağım; o beni sulardan korur" dedi. (Nuh) "Bugün Allah'ın belasından, O'nun rahmet ettikleri hariç, kimse için kaçıp kurtulma ümidi yok!" diye seslendi. Derken, aralarına dalga giriverdi... Artık o da boğulanlardan biriydi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ben bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.» (Nûh da) Dedi ki: «Bugün Allah'ın emrinden koruyacak yoktur, O'nun rahmet ettiği müstesna.» Ve ikisinin arasına dalga giriverdi de o boğulanlardan oldu.

Ömer Öngüt

Oğlu: “Dağa sığınırım, beni sudan kurtarır. ” dedi. Nuh: “Bugün Allah'ın emrinden, O'nun merhamet ettikleri dışında kurtulacak yoktur. ” dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Suat Yıldırım

O: "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınırım!" dedi. Nuh ise: "Bugün Allah’ın helâk emrinden koruyacak hiçbir kuvvet yoktur. Ancak O’nun merhamet ettiği kurtulur!" der demez, birden aralarına dalga girdi, ve oğlu boğulanlardan oldu.

Süleyman Ateş

(Oğlu): "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım," dedi. (Nuh): "Bugün, Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur, ancak O'nun acıdığı (kurtulur)." dedi. Ve aralarına dalga girdi, o da boğulanlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı

Dedi ki: "Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım." Nuh dedi ki: "Bugün -Allah'ın ikramda bulunduğu kişiler hariç- herhangi birini, onun emrinden (tufandan) koruyacak yoktur." Derken aralarına bir dalga girdi ve o da boğulanlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dedi ki "Bir dağa sığınacağım, beni sudan kurtarır." Nuh dedi ki "Bugün Allah'ın emrinden koruyacak hiçbir şey yoktur, O'nun ikram ettikleri başka." Aralarına bir dalga girdi ve o da boğulanlara karışıp gitti.

Şaban Piriş

Oğlu: -Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım dedi. Nuh: -Bugün, Allah'ın kendisine acıdığından başkasının tutunacağı bir yer yoktur, derken aralarına bir dalga girdi de o da boğulanlardan oldu.

Tefhim-ul Kuran

(Oğlu) Dedi ki: «Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur.» Dedi ki: «Bugün Allah'ın emrinden, esirgeyen olan (Allah) dan başka bir koruyucu yoktur.» Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.

Ümit Şimşek

O ise 'Bir dağa sığınırım, o beni sudan korur' diye cevap verdi. Nuh dedi ki: 'Bugün Allah'ın merhamet ettiklerinden başkasını Onun emrinden hiç kimse kurtaramaz.' Derken aralarına dalga girdi, o da boğulup gitti.

Yaşar Nuri Öztürk

Oğlu cevap verdi: "Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur." Nuh dedi: "Allah'ın merhamet ettiği dışında bugün hiç kimse için Allah'ın kararından kurtaracak yoktur." Ve ikisi arasına dalga girdi de o, boğulanlar arasına katıldı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Məni sudan qoruyacaq bir dağa sığınacağam!” Nuh dedi: “Bu gün, Allahın rəhm etdiklərindən başqa heç kəs Onun əmrindən qoruna bilməz!” Sonda dalğa onları bir-birindən ayırdı və o, suda boğulanlardan oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Oğlu ona) belə cavab verdi: ″Mən bir dağa sığınaram, o da məni sudan qoruyar″. Nuh dedi: ″Allahın rəhm etdiklərindən başqa, bu gün heç kəs (insanları) Onun əzabından qoruya bilməz!″ Nəhayət, dalğa ata ilə oğulun arasına girib onları bir-birindən ayırdı və o da suda boğulanlardan oldu.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er erwiderte: ʺIch werde mich auf einen Berg begeben, der mich vor dem Wasser schützen wird.ʺ Noah sprach: ʺNiemand ist heute geschützt vor Gottes Verfügung, ausgenommen die, denen Er Seine Barmherzigkeit angedeihen läßt.ʺ Die Wellen trennten sie voneinander, und er gehörte zu denen, die ertranken.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺIch werde auf einem Berg Zuflucht suchen, der mich vor dem Wasser schützt.ʺ Er sagte: ʺEs gibt heute nichts, das vor dem Befehl Allahs schützen könnte, außer für den, dessen Er Sich erbarmt.ʺ Die Wogen trennten sie beide, und so gehörte er zu denjenigen, die ertränkt wurden.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺIch will mich sogleich auf einen Berg begeben, der mich vor dem Wasser retten wird.ʺ Er sagte: ʺEs gibt heute keinen Retter vor Allahs Befehl - (Rettung) gibt es nur für jene, derer Er Sich erbarmt.ʺ Und die Woge brach zwischen den beiden herein, (und) so war er unter denen, die ertranken.

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺIch werde einen Berg aufsuchen, der mich vor dem Wasser schützt.ʺ Er sagte: ʺHeute gibt es 1 keinen Schützenden vor ALLAHs Bestimmung außer für diejenigen, denen ER Gnade erwies.ʺ Die Wogen trennten sie jedoch, so war er von den Ertrunkenen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I will have recourse" said the son, "to a mountain for shelter. It shall protect me from the overflowing water". "My son",said Nuh, "today and under the circumstances neither a mountain nor anything else shall serve as an expedient availing you against Allah's command except him to whom Allah extends His mercy". There, the abundant flow of water, rising in billows, intervened between them, and the son was among those destined to drown.

Abdul Haleem

But he replied, ‘I will seek refuge on a mountain to save me from the water.’ Noah said, ‘Today there is no refuge from God’s command, except for those on whom He has mercy.’ The waves cut them off from each other and he was among the drowned.

Abdullah Yusuf Ali

The son replied: "I will betake myself to some mountain: it will save me from the water." Noah said: "This day nothing can save, from the command of Allah, any but those on whom He hath mercy! "And the waves came between them, and the son was among those overwhelmed in the Flood.

Abul A'la Maududi

The son replied: 'I will go to a mountain for refuge and it will save me from the water.' Noah said: 'None can save anyone today from the command of Allah except those on whom He may have mercy.' Thereupon a wave swept in between the two and he was drowned.

Aisha Bewley

He said, ‘I will take refuge on a mountain; It will protect me from the flood. ’ He said, ‘There is no protection from Allah’s command today except for those He has mercy on.’ The waves surged in between them and he was among the drowned.

Al-Hilali & Khan

(The son) replied: "I will betake myself to some mountain; it will save me from the water." Nûh (Noah) said: "This day there is no saviour[1] from the Decree of Allâh except him on whom He has mercy." And waves came in between them, so he (the son) was among the drowned.

Ali Quli Qarai

He said, ‘I shall take refuge on a mountain; it will protect me from the flood. ’ He said, ‘There is none today who can protect from Allah’s edict, except someone upon whom He has mercy.’ Then the waves came between them, and he was among those who were drowned.

Amatul Rahman Omar

He said, `I shall betake myself to a mountain for refuge which will protect me from this water. ' (Noah) said, `There is no protection (for anyone) this day, from the decree of Allâh (about this punishment), but he (will be safe) on whom He has mercy.' And (lo!) a wave separated the two so he (- Noah's son) was among the drowned.

Arthur John Arberry

He said, 'I will take refuge in a mountain, that shall defend me from the water. ' Said he, 'Today there is no defender from God's command but for him on whom He has mercy.' And the waves came between them, and he was among the drowned.

Bijan Moeinian

His son replied: "Do not worry about me, I will climb up the [highest] mountain to find in safety from the water. " Noah said: “Today, nothing can protect anyone from the Lord’s judgment. Only those will be saved who deserve His Mercy. Then a big wave separated the father from the son and the latter drowned.”

E. Henry Palmer

Said he, 'I will betake me to a mountain that shall save me from the water. ' Said he, 'There is none to save today from the command of God, except for him on whom He may have mercy.' And the wave came between them, and he was amongst the drowned.

Edip-Layth

He said, "I will take refuge to the mountain which will save me from the water." He said, "There is no savior from God's decree except to whom He grants mercy." The wave came between them, so he was one of those who drowned.

George Sale

He answered, I will get on a mountain, which will secure me from the water. Noah replied, there is no security this day from the decree of God, except for him on whom He shall have mercy. And a wave passed between them, and he became one of those who were drowned.

Hamid S. Aziz

And it sailed with them amid waves like mountains; and Noah cried to his son who had gone aside (stood aloof or separated himself), "O my boy! Ride with us and be not with the disbelievers. "

Mahmoud Ghali

He said, "I will soon have my abode to a mountain that will safeguard me from the water. " Said he, "Today there is no safeguard from the Command of Allah except for him on whom He has mercy." And the waves interposed between them; so he was (among) the drowned.

Marmaduke Pickthall

He said: I shall betake me to some mountain that will save me from the water. (Noah) said: This day there is none that saveth from the commandment of Allah save him on whom He hath had mercy. And the wave came in between them, so he was among the drowned.

Mohamed Ahmed - Samira

"I shall go up a mountain, " he said, "which will keep me from the water. " "There is no getting away," said Noah, "from the decree of God today, except for those on whom be His mercy." And a wave came between them, and he was among those who were drowned.

Muhammad Asad

[But the son] answered: "I shall betake myself to a mountain that will protect me from the waters. " Said [Noah]: "Today there is no protection [for anyone] from God's judgment, save [for] those who have earned [His] mercy!" And a wave rose up between them, and [the son] was among those who were drowned.

Mustafa Khattab

He replied, "I will take refuge on a mountain, which will protect me from the water." Noah cried, “Today no one is protected from Allah’s decree except those to whom He shows mercy!” And the waves came between them, and his son was among the drowned.

Progressive Muslims

He said: "I will take refuge to the mountain which will save me from the water. " He said: "There is no saviour from God's decree except to whom He grants mercy." And the wave came between them, so he was one of those who drowned.

Sahih International

[But] he said, "I will take refuge on a mountain to protect me from the water. " [Noah] said, "There is no protector today from the decree of Allah, except for whom He gives mercy." And the waves came between them, and he was among the drowned.

Sam Gerrans

Said he: “I will take shelter in a mountain that will protect me from the water.” He said: “There is no protector this day from the command of God save for him upon whom He has mercy.” And the waves came between them; and he was among the drowned.

Shabbir Ahmed

He said. "I will cling to a hill-top to protect me from the water." Noah said, "Nothing can protect anyone today from God's Command except for those who have earned His Grace." (The only security that day in the valley was for those who had believed in Noah, followed his advice and thus attained God's Mercy). A towering wave came between them and his son was among those who drowned.

Syed Vickar Ahamed

The son replied: "I will take myself to some Mountain: It will save me from the water. " Nuh (Noah) said: "This day nothing can save from the Order of Allah, except those on whom He has Mercy!" — And the waves came between them, so (the son) was among those drowned in the Flood.

Taqi Usmani

He said, "I shall take shelter on a mountain which will save me from the water." He said, “There is no saver today from the command of Allah, except the one to whom He shows mercy.” And the waves rose high between the two, and he was among those who were drowned.

The Monotheist Group

He said: "I will take refuge to the mountain which will protect me from the water." He said: "There is no protection from the decree of God except for those He has granted mercy." And the wave came between them, so he was one of those who drowned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il répondit: ʺJe vais me réfugier vers un mont qui me protègera de lʹeauʺ. Et Noé lui dit: ʺIl nʹy a aujourdʹhui aucun protecteur contre lʹordre dʹAllah. (Tous périront) sauf celui à qui Il fait miséricordeʺ. Et les vagues sʹinterposèrent entre les deux, et le fils fut alors du nombre des noyés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Kurê wî gotê: Ez ê hilkişim serê çiyayekî ku ew min ji avê (tofanê) biparêze. (Nûh jê re) Got: Îro, ji bilî mirovê ku Xwedê lê hatibe rehmê li hemberî fermana Xwedê tu parêzkarek nîn e. Pêl kete navbera wan, vêca ew jî bû ji yên binavbûyî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺIk zal wel een onderkomen op een berg vinden die mij tegen het water zal beschermen.ʺ Hij zei: ʺTegen Gods beschikking is er vandaag geen beschermer behalve voor hen met wie Hij erbarmen heeft.ʺ En de golven kwamen tussen hen beiden in en zo werd hij een van de verdronkenen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij antwoordde: Ik wil op een berg gaan, die mij voor het water zal behoeden. Noach antwooordde: Heden is er geene zekerheid voor Gods besluit, uitgenomen voor hem, voor wien hij genade zal hebben. En eene golf ging tusschen hen door, en hij was een van hen die verdronken.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺIk zal een schuilplaats zoeken in de bergen die mij tegen het water zal beschernen.ʺ Hij (Nôeh) zei: ʺOp deze dag is er geen bescherming tegen het bevel van AlIah, behalve voor wie Hij begenadigt.ʺ En de golven scheidden hen en bij behoorde tot de verdronkenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал (сын пророка Нуха): «Я обрету убежище на горе, которая защитит меня от воды». (Пророк Нух) сказал: «Нет защитника сегодня от повеления Аллаха, кроме как только тем, кого Он помиловал (поэтому уверуй и садись в ковчег)». И разделила их волна, и оказался он [сын Нуха] среди потопленных.

Rusça — Osmanov

[Сын] ответил: ʺЯ поднимусь на какую-нибудь гору, которая спасет меня от водыʺ. [Нух] сказал: ʺСегодня никто не спасет [никого] от предопределения Аллаха, за исключением тех, над кем Он смилостивитсяʺ. И при этих словах разъединила их волна, и сын утонул.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Men sonen) svarade: ʺJag skall ta min tillflykt till ett berg där jag har skydd mot vattnet.ʺ (Noa) sade: ʺI dag finns inget skydd mot Guds beslut utom för den som Han förbarmar Sig över.ʺ Och vågorna reste sig som en mur mellan dem och (sonen) dränktes med de övriga.