Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma!

فَاِنْ كُنْتَ فِي شَكٍّ مِمَّا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذِينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَ لَقَدْ جَاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ

fe in kunte fī şekkin mimmā enzelnā ileyke fe seli (e)lleƶīne yeḳra'ūne l-kitābe min ḳablike le ḳad cā'eke l-Haḳḳu min rabbike fe lā tekūnenne mine l-mumterīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِنْfe ineğer
2كُنْتَkunteك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinisen
3فِيiçinde
4شَكٍّşekkinش ك كşüphelenmekkuşku
5مِمَّاmimmāşeyden
6اَنْزَلْنَٓاenzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdiğimiz
7اِلَيْكَileykesana
8فَسْـَٔلِfe seliس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeko halde sor
9الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
10يَقْرَؤُ۫نَyeḳra'ūneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneokuyan(lara)
11الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetkitap
12مِنْmin
13قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önce
14لَقَدْle ḳadandolsun ki
15جَاءَكَcā'ekeج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksana geldi
16الْحَقُّl-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek
17مِنْmin
18رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinden
19فَلَاfe lāsakın
20تَكُونَنَّtekūnenneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolma
21مِنَmine-den
22الْمُمْتَرِينَl-mumterīneم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.şüpheye düşenler-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sana indirdiğimiz şeyde şüpheye düşersen (imkân yok ya), senden önce kitap okuyanlara sor. Andolsun ki gerçek, Rabbinden gelmiştir sana, artık şüphelenenlerden olma.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sana indirdiğimiz şeyde şüpheye düşersen (imkân yok ya), senden önce kitap okuyanlara sor. Andolsun ki gerçek, Rabbinden gelmiştir sana, artık şüphelenenlerden olma.

Adem Uğur

(Resülüm!) Eğer sana indirdiğimizden (bu anlattığımız olaylardan) kuşkuda isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, Rabbinden sana hak gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma!

Ahmed Hulusi

Eğer sana inzal ettiğimizden şüphen varsa (ey insanoğlu), senden önce alemlerdeki işaretlerimizi "OKU"yanlara sor! Andolsun ki, sana Rabbinden gerçek gelmiştir. . . O halde sakın kuşku duyanlardan olma!

Ahmet Tekin

Eğer sana indirdiğimizden Kur’ân’dan şüphen varsa, senden önce, kitabı, Tevrat’ı, İncil’i okuyan insaf sahiplerine sor. Andolsun ki, toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmen için hak kitap Kur’ân sana Rabbinden geldi. Sakın, şüphe edenlerden olma.

Ahmet Varol

Eğer sana indirdiğimizden kuşkuda isen senden önce kitap okuyanlara sor. Andolsun ki, gerçek sana Rabbinden geldi, sakın şüpheye düşenlerden olma.

Ali Bulaç

Sana indirdiğimizden eğer kuşkudaysan, senden önce kitabı okuyanlara sor. Andolsun, Rabbinden sana gerçek gelmiştir, şu halde kuşkuya kapılanlardan olma.

Ali Fikri Yavuz

Ey Rasûlüm, eğer sana indirdiğimiz kıssa ve haberlerden bilfarz şüphe edecek olursan, senden evvel kitap (Tevrat) okuyanlara sor; (o kitabda da bu haberler vardır). Yemin olsun ki, onlar hak ve doğru olarak Rabbin tarafından sana geldi. O halde sakın şüphe edenlerden olma.

Ali Rıza Safa

Sana indirdiğimizden kuşkun varsa, senden önce Kitap'ı okuyanlara sor. Gerçek şu ki, Efendinden, sana gerçek gelmiştir. Artık, sakın kuşkuya düşenler arasında olma.

Bayraktar Bayraklı

Sana indirdiğimizden şüphede isen, senden önce kitap okuyanlara sor! Andolsun, sana Rabbinden gerçek geldi. Sakın şüphelenenlerden olma!

Bekir Sadak

Sana indirdigimizden suphede isen, senden once indirdigimiz Kitap'lari okuyanlara sor. And olsun ki, sana Rabbinden gercek gelmistir, sakin suphelenenlerden olma.

Celal Yıldırım

Sana indirdiğimiz şeylerde şüpheye düştüğünü (farzedelim) o takdirde senden önce kitap okuyanlardan sor. And olsun ki Rabbinden sana hak (bir kitab) gelmiştir, sakın şüphe edenlerden olma.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şayet sana indirdiklerimizden şüphen varsa, senden önce kitabı okuyanlara sor. Rabbinden sana gelen, gerçeğin ta kendisidir, sakın şüphelenenlerden olma!

Diyanet İşleri

Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma!

Diyanet İşleri (eski)

Sana indirdiğimizden şüphede isen, senden önce indirdiğimiz Kitap'ları okuyanlara sor. And olsun ki, sana Rabbinden gerçek gelmiştir, sakın şüphelenenlerden olma.

Diyanet Vakfi

(Resülüm!) Eğer sana indirdiğimizden (bu anlattığımız olaylardan) kuşkuda isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, Rabbinden sana hak gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sana indirdiklerimizde herhangi bir şüpheye düşersen, senden önce kitap okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. Sakın şüphe edenlerden olma!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi şu sana indirdiğimiz şeylerde faraza şüphe edecek olursan, senden önce kitap okuyanlara sor! Andolsun ki, sana Rabbinden gerçek geldi, sakın şüphe edenlerden olma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi şu sana indirdiğimiz şeylerde bilfarz şekkedecek olursan senden evvel kitab okuyanlara sor, kasem olsun ki sana rabbından hak geldi,

Erhan Aktaş

Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen hakikattir. Sakın kuşku duyanlardan olma.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen hakikattir. Sakın kuşku duyanlardan olma.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce kitap okuyanlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen gerçektir. Sakın şüphe edenlerden olma.

Fizilal-il Kuran

Eğer sana indirdiğimiz bilgilerden kuşku duyuyorsan, senden önceki kutsal kitap okurlarına sor. Sana Rabbinden kesinlikle gerçek geldi, sakın kuşkulananlardan olma.

Gültekin Onan

Sana indirdiğimizden eğer kuşkudaysan senden önce kitabı okuyanlara sor. Andolsun, rabbinden sana gerçek gelmiştir, şu halde kuşkuya kapılanlardan olma.

Hamdi Döndüren

Eğer sana indirdiğimizden kuşku duyuyorsan, senden önce kitabı okuyanlara sor. Andolsun ki sana Rabbinden gerçek gelmiştir.

Hasan Basri Çantay

Eğer sana indirdiğimiz (kıssaların her hangi birin) den (bilfarz) şübhede isen senden evvel kitab okuyanlara sor. Andolsun ki hak sana Rabbinden gelmişdir. O halde sakın şübhecilerden olma.

Hasib Asutay

Eğer sana indirdiğimizden kuşkuda isen, senden önce kitabı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. (33) Andolsun ki Rabbinden sana hak gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma! (33. Muhatap Peygamber Efendimiz ve Müslümanların her ferdidir.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Artık sana indirdiğimiz şeylerde (bu anlattığımız kıssalarda)şübhede isen, o hâlde senden önce Kitâb’ı (Tevrât’ı) okuyanlara sor! And olsun ki sana Rabbinden hak gelmiştir; öyle ise sakın şübhe edenlerden olma!

İbni Kesir

Sana indirdiklerimizden şüphe ediyorsan; senden önce indirdiğimiz kitabları okuyanlara sor. Andolsun ki; sana Rabbından hak gelmiştir. Sakın şüpheye düşenlerden olma.

Mehmet Okuyan

Sana indirdiğimizden şüphedeysen, senden önce Kitab'ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor! Şüphesiz ki Rabbinden sana gerçek (bilgi) gelmiştir. Sakın şüphelenenlerden olma!

Muhammed Esed

Bütün bunlardan sonra, (ey insanoğlu!), sana indirdiğimiz şey(in doğruluğun)dan hala şüphede isen, önceki çağlarda vahyedilmiş metin(leri) okuyan kimselere sor: (O zaman anlayacaksın ki) Rabbinden sana gelen haktır. O halde, artık şüphecilerden olma.

Mustafa İslamoğlu

Bütün bunların ardından (ey bu hitabın muhatabı), sana indirdiğimiz mesajın gerçekliğini daha önce indirilen kitapları okuyanlar da biliyor; şüphen varsa sor onlara! Doğrusu, Rabbinden sana hakikatın ta kendisi gelmiştir: Artık asla kuşku duyanlardan olma!

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer sen, sana indirmiş olduğumuz şeylerden şüphede olmuş isen senden evvel kitap okumakta olanlardan sor. Andolsun ki, sana hak, Rabbinden gelmiştir. Artık şüphe edenlerden olma.

Ömer Öngüt

Resulüm! Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce kitap okuyanlara sor! Andolsun ki hak sana Rabbinden gelmiştir. Sakın şüphe edenlerden olma!

Suat Yıldırım

(94-95) Eğer, faraza, sana indirdiğimiz hususlardan herhangi birinde şüphe edersen, senden önce kitap okuyanlara sor. Celalim hakkı için, sana Rabbin tarafından gerçek gelmiştir, bunda en ufak bir tereddüdün olmasın! Sakın Allah’ın âyetlerini yalan sayanlardan olma, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Süleyman Ateş

Eğer sen, sana indirdiğimizden kuşkuda isen, senden önce Kitabı okuyanlara sor. Andolsun, sana Rabbinden hak geldi, sakın kuşkulananlardan olma!

Süleymaniye Vakfı

Sana indirdiklerimiz konusunda ikilemde kaldıysan senden önceki kitapları okuyanlara sor. Rabbinden sana da aynı gerçek gelmiştir. Sakın tereddüt edenlerden olma.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana indirdiklerimizden dolayı ikilem içerisindeysen, senden önce indirilmiş kitapları okuyup anlayanlara sor. Rabbinden sana da aynı gerçek gelmiştir. Sakın kararsız kalanlardan olma.

Şaban Piriş

Şayet sana indirdiğimizden şüphede isen; senden önce indirdiğimiz kitapları okuyanlara sor. Andolsun ki sana Rabbinden hak gelmiştir. Sakın şüphelenenlerden olma!

Tefhim-ul Kuran

Sana indirdiğimizden eğer kuşkudaysan, senden önce kitabı okuyanlara sor. Andolsun, Rabbinden sana gerçek gelmiştir, şu halde kuşkuya kapılanlardan olma.

Ümit Şimşek

Sana indirdiğimizden şüpheye düşecek olursan, senden önce kitap okuyanlardan sor. And olsun ki Rabbinden sana hakkın tâ kendisi geldi; onun için, şüphe edenlerden olma.

Yaşar Nuri Öztürk

Şayet sen, sana indirdiğimizden kuşkulanmakta isen, senden önce Kitap'ı okuyanlara sor. Yemin olsun, hak sana Rabbinden gelmiştir. O halde, sakın kuşkulananlardan olma!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər sənə nazil etdiyimizə şübhə edirsənsə, səndən əvvəl Kitab oxuyanlardan soruş. Rəbbindən sənə haqq gəlmişdir. Odur ki, şübhə edənlərdən olma.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbərim!) Əgər sənə nazil etdiyimizə şübhə edirsənsə, (bu haqda) səndən əvvəl kitab (Tövrat) oxuyanlardan (Abdullah ibn Salam kimi kitab əhlindən) soruş. Haqq sənə, sözsüz ki, Rəbbindən gəlmişdir. Şübhə edənlərdən olma!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn du Zweifel über die Offenbarung hegst, die Wir dir herabgesandt haben, frage jene, die vor dir das Buch lasen! Die Wahrheit ist dir gewiß von deinem Herrn übermittelt worden, so reihe dich nie unter die Zweifler!

Almanca — Der Edle Quran

Wenn du über das, was Wir zu dir (als Offenbarung) hinabgesandt haben, im Zweifel bist, dann frag diejenigen, die vor dir die Schrift lesen. Dir ist ja die Wahrheit von deinem Herrn zugekommen, so gehöre nun nicht zu den Zweiflern,

Almanca — M. A. Rassoul

Und falls du im Zweifel über das bist, was Wir zu dir niedersandten, so frage diejenigen, die vor dir die Schrift gelesen haben. Wahrlich, die Wahrheit ist von deinem Herrn zu dir gekommen; sei also nicht einer der Zweifler.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und solltest du über das in Zweifel sein, was WIR dir zuteil werden ließen, dann frage diejenigen, welche die Schrift (At-taurat) vor dir lesen. Gewiß, bereits kam die Wahrheit zu dir von deinem HERRN, so sei nicht von den Zweifel- Hegenden!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If you O Muhammad or any of your followers are in doubt of what has been inspired to you, then you may ask those who have been reading and perusing the Book before you and interpreting it in thought with understanding of what it meant and not what it merely implied. Therefore, do not let their assertion of what is false make you doubtful and anxious.

Abdul Haleem

So if you [Prophet] are in doubt about what We have revealed to you, ask those who have been reading the scriptures before you. The Truth has come to you from your Lord, so be in no doubt

Abdullah Yusuf Ali

If thou wert in doubt as to what We have revealed unto thee, then ask those who have been reading the Book from before thee: the Truth hath indeed come to thee from thy Lord: so be in no wise of those in doubt.

Abul A'la Maududi

Now, if you are in doubt concerning what We have revealed to you, then ask those who have been reading the Book before you. It is the truth that has come to you from your Lord, so do never become one of those who doubt,

Aisha Bewley

If you are in any doubt about what We have sent down to you, then ask those who were reciting the Book before you. The truth has come to you from your Lord, so on no account be one of the doubters.

Al-Hilali & Khan

So if you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are in doubt concerning that which We have revealed unto you, [i.e. that your name is written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)], then ask those who are reading the Book [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] before you. Verily, the truth has come to you from your Lord. So be not of those who doubt (it).[1]

Ali Quli Qarai

So if you are in doubt about what We have sent down to you, ask those who read the Book [revealed] before you. The truth has certainly come to you from your Lord; so do not be among the skeptics.

Amatul Rahman Omar

And if you (O reader!) are in doubt regarding that which We have revealed to you, ask those who have read this Book (- the Qur'ân) before you. (They will tell you that) there has, infact, come to you the perfect truth from your Lord, so be not of the contenders at all.

Arthur John Arberry

So, if thou art in doubt regarding what We have sent down to thee, ask those who recite the Book before thee. The truth has come to thee from thy Lord; so be not of the doubters,

Bijan Moeinian

If you doubt the Divine source of this Book, consult those who have read the previously revealed Scriptures. You will then realize that the Lord has revealed the Truth to you. Therefore, do not doubt a bit.

E. Henry Palmer

And if thou art in doubt of that which we have sent down unto thee, ask those who read the Book before thee; verily, the truth is come to thee from thy Lord, be not then of those who are in doubt.

Edip-Layth

If you are in doubt regarding what We have sent down to you, then ask those who have been studying the book from before you. The truth has come to you from your Lord, so do not be of those who doubt.

George Sale

If thou art in a doubt concerning any part of that which We have sent down unto thee, ask them who have read the book of the law before thee. Now hath the truth come unto thee from thy Lord; be not therefore one of those who doubt:

Hamid S. Aziz

And We established the Children of Israel in a secure abode, and We provided them with good things; and they disagreed not until knowledge had come unto them. Verily, your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that whereon they dispute.

Mahmoud Ghali

So, in case you are in doubt regarding what We have sent down to you, then ask the ones who read the Book even before you. Indeed the Truth has already come to you from your Lord, so do not definitely be of the constant wranglers.

Marmaduke Pickthall

And if thou (Muhammad) art in doubt concerning that which We reveal unto thee, then question those who read the Scripture (that was) before thee. Verily the Truth from thy Lord hath come unto thee. So be not thou of the waverers.

Mohamed Ahmed - Samira

If you are in doubt of what We have sent down to you, then ask those who have been reading the Book (for a long time) before you. The truth has indeed come to you from your Lord, so do not be one of those who doubt,

Muhammad Asad

AND SO, [O man,] if thou art in doubt about [the truth of] what We have [now] bestowed upon thee from on high, ask those who read the divine writ [revealed] before thy time: [and thou wilt find that,] surely, the truth has now come unto thee from thy Sustainer. Be not, then, among the doubters -

Mustafa Khattab

If you ˹O Prophet˺ are in doubt about ˹these stories˺ that We have revealed to you, then ask those who read the Scripture before you. The truth has certainly come to you from your Lord, so do not be one of those who doubt,

Progressive Muslims

If you are in doubt regarding what We have sent down to you, then ask those who have been studying the Scripture from before you. The truth has come to you from your Lord, so do not be of those who doubt.

Sahih International

So if you are in doubt, [O Muúammad], about that which We have revealed to you, then ask those who have been reading the Scripture before you. The truth has certainly come to you from your Lord, so never be among the doubters.

Sam Gerrans

And if thou art in doubt about what We have sent down to thee, then ask thou those who read the Writ before thee. The truth from thy Lord has come to thee, so be thou not of those who doubt.

Shabbir Ahmed

(O Prophet), If you ever think whether the Revelation We send to you could be an inspiration from your heart, ask the angels who bring it. They read it before you read it. Verily the Truth has come to you from your Lord. Be not of those who waver.

Syed Vickar Ahamed

If you were in doubt about what We have revealed to you, then ask those who have been reading the Book from before you: Verily, the Truth has really come to you from your Lord: So do not be in any way of those in doubt.

Taqi Usmani

So, (O prophet,) even if you are in doubt about what We have sent down to you, ask those who read the Book (revealed) before you. Surely, truth has come to you from your Lord, so never be among those who are suspicious.

The Monotheist Group

If you are in doubt regarding what We have sent down to you, then ask those who have been reading the Book from before you. The truth has come to you from your Lord, so do not be of those who doubt.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si tu es en doute sur ce que Nous avons fait descendre vers toi, interroge alors ceux qui lisent le Livre révélé avant toi. La vérité certes, tʹest venue de ton Seigneur: ne sois donc point de ceux qui doutent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Eger tu ji van (rûdan)ên ku me ji te re hinartine bi guman bî, ji wan ên ku beriya te kitêbê (Tewrat û Încîlê) dixwînin, bipirse. Bêguman ji bo te ji Xwedayê te heqî hatiye, vêca tu qet nebe ji şuphekaran!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar als jij in twijfel verkeert over wat Wij naar jou hebben neergezonden vraag dan aan hen die het boek al van voor jouw tijd lezen. Tot jou is de waarheid van jouw Heer gekomen, wees dus niet een van hen die het in twijfel trekken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien gij in twijfel verkeert nopens eenig gedeelte van datgene, wat wij u hebben nedergezonden, vraag dan hun, die het boek der wet vóór u hebben gelezen. Thans is de waarheid van uwen Heer tot u gekomen; wees dus niet een van hen die twijfelen.

Hollandaca — Siregar

Als jij dan in twijfel verkeert over wat Wij aan jou hebben neergezonden, vraag dan aan hen die de Schrift lezen (die) vóór jou (is geopenbaard). Voorzeker, de Waarheid van jouw Heer is tot jou gekomen, behoor daarom niet tot de twijfelaars.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если же ты (о, Пророк) (вдруг окажешься) в сомнении [[Ибн Аббас сказал: «Пророк не усомнился и не спросил (людей Писания)». В тафсире аль-Багави говорится: «Хотя внешне это обращение к Пророку, однако, в действительности оно обращено к другим, ибо такая форма обращения существует в арабском языке».]] относительно (истинности) того, что Мы ниспослали тебе (относительно того, что повествуется в Коране), то спроси тех, которые читают Писание [Тору и Евангелие] (и читали его еще) до тебя [ученых из числа людей Писания]. (Их книги подтверждают истинность Корана). Вот пришла к тебе истина [разъяснение] от твоего Господа; не будь же из (числа) сомневающихся!

Rusça — Osmanov

Если ты сомневаешься в том, что Мы ниспослали тебе, то спроси тех, которые читают прежние писания. Ведь к тебе явилась истина от твоего Господа, так не будь же сомневающимся.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OM DU skulle känna tveksamhet inför något av det som Vi har uppenbarat för dig, fråga då dem som läser den Skrift (som uppenbarades) före din tid och (du skall se att) vad du har fått ta emot från din Herre är sanningen; hys därför inte minsta tvivel om detta!