Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hala düşünmüyor musunuz?

اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فِي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مَا مِنْ شَفِيعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِهِ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

inne rabbekumu (a)llahu elleƶī ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe fī sitteti eyyāmin ṧumme stevā ǎlā l-ǎrşi yudebbiru l-emra mā min şefīǐn illā min beǎ'di iƶnihi ƶālikumu (a)llahu rabbukum fe ǎ'budūhu e fe lā teƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2رَبَّكُمُrabbekumuر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyüksizin Rabbiniz
3اللّٰهُ(a)llahuAllah'tır
4الَّذِيelleƶīki
5خَلَقَḣaleḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattı
6السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökleri
7وَالْاَرْضَve l-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yeri
8فِي
9سِتَّةِsittetiس ت تAltı (6)altı
10اَيَّامٍeyyāminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünde
11ثُمَّṧummesonra, ayrıca
12اسْتَوٰىstevāس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyekuşattı
13عَلَىǎlā
14الْعَرْشِl-ǎrşiع ر شİnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik.Arş'ı
15يُدَبِّرُyudebbiruد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.düzene koydu
16الْاَمْرَl-emraا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakişleri
17مَاyoktur
18مِنْminkimse
19شَفِيعٍşefīǐnش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.şefaat edecek
20اِلَّاillādışında
21مِنْmin
22بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
23اِذْنِهِiƶnihiا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretO'nun izni
24ذٰلِكُمُƶālikumuişte budur
25اللّٰهُ(a)llahuAllah
26رَبُّكُمْrabbukumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz olan
27فَاعْبُدُوهُfe ǎ'budūhuع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekO'na kulluk edin
28اَفَلَاe fe lā
29تَذَكَّرُونَteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekDüşünüp öğüt almaz mısınız?

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok Rabbiniz, öyle bir Allah'tır ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattı da sonra arşında kudret ve tedbîriyle her şeye hâkim oldu. Her işi o, takdîr ve gereğince tedbîr eder. Onun izni olmadıkça hiçbir şefâatçi, şefâatte bulunamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, artık kulluk edin ona. Düşünmez, ibret almaz mısınız?

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok Rabbiniz, öyle bir Allahʼtır ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattı da sonra arşında kudret ve tedbîriyle her şeye hâkim oldu. Her işi o, takdîr ve gereğince tedbîr eder. Onun izni olmadıkça hiçbir şefâatçi, şefâatte bulunamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, artık kulluk edin ona. Düşünmez, ibret almaz mısınız?

Adem Uğur

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah'dır. Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hâla düşünmüyor musunuz!

Ahmed Hulusi

Muhakkak Rabbiniz O Allah'tır ki, semalar ve arzı altı aşamalı bir süreçte yarattı; sonra Arş'a istiva etti (Esma'sından yarattığı bu alemlerde gene dileğince hükümran olarak tedbir {idare} etti - {Arş; deruni manada, tüm varlığın tekillik boyutudur. A. H. }), Hükmü üzere tedbir (idare - her an yeni şe'nde olarak) oluyor! Hiç kimse bir diğerine şefaat edemez, şefaat edilecek olanın "HU"viyetindeki (yaratılış amacına göre oluşmuş Esma bileşimi) elvermedikçe! İşte budur Rabbiniz olan Allah! O halde O'na kulluğunuzun farkındalığına erin! Hala derinliğine düşünmeyecek misiniz?

Ahmet Tekin

Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde, altı devirde yaratan Allah’tır. Sonra Arş üzerinde, sınırsız kudret ve iktidar makamında hükümranlığını kurdu. Kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı yapıp yürütüyor, hayatın devamını, aslî düzeni sağlıyor. Benzer sıfatların tecellisiyle kudret ve tasarruf kullanan eş bir varlık yok. Varlık âlemindeki her şey, yalnızca O’nun ilmi, planı ve iradesinin tecellisinden sonra vücut bulur ve işlerlik kazanır, O’nun izninden sonra ilâhî planlamayı yürütenlere görev dağılımı yapılır. İşte O Rabbiniz Allah’tır. O halde, O’nu ilâh tanıyın, candan müslüman olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. Düşünüp ibret almayacak mısınız?

Ahmet Varol

Sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'ı kuşatan ve işleri düzene koyan Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Düşünüp öğüt almaz mısınız?

Ali Bulaç

Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip çeviren Allah'tır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

Ali Fikri Yavuz

Rabbiniz o Allah’dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra Arş’ı istilâ edip her şeyi hükmü altına aldı. Bütün işleri O idare ediyor. O’nun izni olmadıkça hiç bir şefaatçi yok. İşte bu vasıflara sahip olan Allah, Rabbinizdir. O halde ona ibadet edin. Artık ibret almak için düşünmez misiniz?

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Efendiniz Allah, gökleri ve yeryüzünü altı günde yaratmıştır. Sonra, egemen bir erk oluşturarak tüm işleri yönetmektedir. O'nun izni olmadıkça, hiç kimse ara buluculuk yapamaz. Efendiniz Allah, işte böyledir. Artık, O'na hizmet edin. Yine de düşünmüyor musunuz?

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı devirde/evrede yaratan, sonra da arşın üzerinde hükmedip işleri yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse kendiliğinden şefaat edemez. Rabbiniz Allah işte budur. O'na kulluk ediniz. Hala düşünmüyor musunuz?

Bekir Sadak

Dogrusu sizin Rabbiniz gokleri ve yeri alti gunde yaratip sonra arsa hukmeden, isi duzenleyen Allah'tir, izni olmadan kimse sefaat edemez. Iste Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz?

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Rabblniz gökleri ve yeri altı gün (devir)de yaratıp sonra da Arş üzerine saltanatı ve kudretiyle tecelli ederek her işi gereği gibi düzenleyip yürüten Allah'tır. Onun izni olmadıktan sonra hiçbir şefaatçi şefaat edemez. İşte bu Allah sizin Rabbinizdir. Artık O'na kulluk ediniz. Hâlâ düşünüp öğüt almaz mısınız?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kuşkusuz rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da (yarattığı) arşa hâkim olan, her işi yöneten Allah’tır. O izin vermedikçe şefaat edecek biri de yoktur. İşte bu Allah sizin rabbinizdir, öyleyse O’na kulluk ediniz. Bunları düşünmez misiniz!

Diyanet İşleri

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah'tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte O, Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hala düşünmüyor musunuz?

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allah'tır, izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz?

Diyanet Vakfi

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah’dır. Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz Allah’tır. O halde O’na kulluk edin. Hâla düşünmüyor musunuz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbiniz o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbir eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbiniz O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'ı hakimiyeti altına aldı. O'nun izni olmadan hiçbir şefaatçi şefaat edemez; işte Rabbiniz bu vasıfların sahibi olan Allah'tır! O halde O'na ibadet ediniz! Artık düşünmez misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbınız o Allahdır ki Gökleri ve Yeri altı günde olarak yarattı sonra Arş üzerine istiva buyurdu emri tedbir ediyor hiç şefaatçi yok ancak onun izninden sonra, işte bu evsafın sahibi Allahdır rabbınız, o halde ona ibadet ediniz, artık düşünmez misiniz!

Erhan Aktaş

Rabb'iniz, o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı; sonra arşa isteva etti. Bütün işlere yasalarını koydu. O'nun izni olmadan hiçbir şefaatçi olamaz. İşte bu Rabb'iniz olan Allah'tır. Öyleyse O'na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almaz mısınız?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'iniz, o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı; sonra arşa isteva etti. Bütün işlere yasalarını koydu. O'nun izni olmadan hiçbir şefaatçi olamaz. İşte bu Rabb'iniz olan Allah'tır. Öyleyse O'na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almaz mısınız?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'iniz, o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı; sonra arşa istva etti. Bütün işlere yasalarını koydu. O'nun izni olmadan hiçbir şefaatçi olamaz. İşte bu Rabb'iniz olan Allah'tır. Öyleyse O'na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almaz mısınız?

Fizilal-il Kuran

Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı; sonra Arş'a kuruldu, her işi tasarlıyor ve çekip çeviriyor. O, izin vermedikçe hiç kimse aracılık (şefaat) edemez. İşte budur Rabbiniz olan Allah; o halde O'na kulluk ediniz; bunlar üzerine düşünüp ders almaz mısınız?

Gültekin Onan

Şüphesiz sizin rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, buyruğu evirip çeviren / yöneten / yönlendiren Tanrı'dır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte rabbiniz olan Tanrı budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

Hamdi Döndüren

Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratıp, sonra (kâinât) işleri yerli yerinde yönetmek üzere, arş üzerine hükümran olan Allah’tır. O’nun izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte bu Allah sizin Rabbinizdir. O’na ibadet edin. Hâlâ öğüt kabul etmez misiniz?

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra (emri) arş üzerinde hükümran olan (her) işi (yerli yerinde) tedbir (ve idare) edegelendir. (Onun indinde) hiç bir kimse şefaatçi olamaz. Meğer ki kendisinin izninden sonra ola. İşte sizin Rabbiniz olan Allah budur (Başkası değil). O halde (birliğini tanıyarak) Ona kulluk edin. (Bunca delillere rağmen) artık iyice düşünüb ibret almaz mısınız?

Hasib Asutay

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (1) yaratan, sonra da iş(ler)i (yerli yerince) idare ederek arşa istiva (2) eden Allah'tır. O'nun izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O halde O'na kulluk edin! Hâlâ düşünmüyor musunuz? (1. Altı evrede.) (2. 'İstiva' için A'raf Suresi'nin 54. Âyetinin dipnotuna bakınız.)

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden,(her) işi idâre eden Allah’dır! O’nun izni olmadan hiçbir kimse şefâat edici değildir! İşte Rabbiniz olan Allah budur, o hâlde O’na ibâdet edin! Artık (iyice düşünüp) ibret almaz mısınız?

İbni Kesir

Doğrusu sizin Rabbınız, gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra Arş'a hükmeden Allah'tır. İşi düzenler. İzni olmadıktan sonra kimse şefaat edemez. İşte Rabbınız Allah budur. O'na kulluk edin. Öğüt dinlemez misiniz?

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratan, sonra da her işi yöneterek arşa istiva eden Allah’tır. O’nun izni olmadan kimse şefaatçi olamaz. İşte O Rabbiniz Allah’tır. O’na kulluk edin! (Gerçeği) hatırlamıyor musunuz?

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı evrede yaratan, sonra da kudret ve egemenlik makamına geçip varlığı yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadıkça, araya girip kayıracak kimse yoktur. İşte böyledir sizin Rabbiniz: öyleyse (yalnızca) O'na kulluk edin: artık bunu (iyice) aklınızda tutmayacak mısınız?

Mustafa İslamoğlu

Kuşkusuz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı devrede yaratan; ve sınırsız güç ve kudret makamına kurulup varlığı yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse şefaatçi olamaz. İşte bu (niteliklere sahip) olan Allah'tır sizin Rabbiniz; artık yalnız O'na kulluk edin: Hala öğüt almayacak mısınız?

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki Rabbiniz o Allah Teâlâ'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istiva buyurdu. Her emri tedbir ediyor. Hiçbir şefaat edici yoktur, illâ O'nun izninden sonra. İşte sizin Rabbiniz O'dur. Artık O'na ibadet ediniz, siz hiç düşünmez misiniz?

Ömer Öngüt

Rabb'iniz o Allah'tır ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra Arş'ı istivâ etti (Arş üzerinde hükümran oldu). Buyruğunu icrâ eder (yarattıklarını yönetir). O'nun izni olmadan hiç kimse şefaat edemez. İşte Rabb'iniz olan Allah budur, siz O'na ibadet ediniz. Düşünmüyor musunuz?

Suat Yıldırım

Sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arşı üzerinde hükümrân olan, her işi yerli yerince çekip çeviren Allah’tır. Kendisinden izin çıkmadıkça, O’nun katında hiçbir şefaatçi iş bitiremez. İşte Rabbiniz, bu vasıflara sahib olan Allah’tır. Öyleyse O’nu bir tanıyarak, yalnız O’na ibadet ediniz. Hâlâ gerçekleri düşünmeyecek misiniz?

Süleyman Ateş

Rabbiniz O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a istiva etti (kuruldu). Emri tebdir (buyruğunu) icra eder (yaratıklarını yönetir). O'nun izni olmadan hiç kimse şefa'at edemez. İşte Rabbiniz Allah budur. O'na kulluk edin, düşünmüyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

Sizin Rabbiniz; gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa /yönetimin başına geçen ve işleri düzenleyen Allah'tır. Şefaat edecek olan, ancak onun izninden sonra edebilir. Rabbiniz olan Allah işte budur. Siz ona kulluk edin. Bilginizi hiç kullanmaz mısınız?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizin Rabbiniz Allah'tır; gökleri ve yeri altı günde yaratmış sonra yönetime (arşa) geçmiştir. İşleri çekip çeviren O'dur. Şefaat edecek olan, ancak O'nun izninden sonra edebilir. İşte Allah budur, sizin Rabbinizdir. Siz O'na kul olun. Bilgilerinizi kullanmayacak mısınız?

Şaban Piriş

Şüphesiz, Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allah'tır. İzni olmadan kimse şefaat edemez. işte sizin Rabbiniz Allah budur. O'na kulluk edin, öğüt dinlemiyor musunuz?

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra da arşa istiva eden işleri de evirip çeviren Allah'tır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

Ümit Şimşek

in Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş üzerine kurulan ve herşeyi çekip çeviren Allah'tır. O izin vermeden şefaat edebilecek hiç kimse yoktur. Rabbiniz olan Allah işte budur; siz de Ona kulluk edin. Hiç düşünmez misiniz?

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerine egemenik kurup iş ve oluşu çekip çeviren Allah'tır. O'nun izni olmadıkça hiçbir şefaatçı devreye giremez. İşte bu Allah'tır sizin Rabbiniz. Artık O'na kulluk/ibadet edin. Düşünüp anlamıyor musunuz?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, Rəbbiniz göyləri və yeri altı gündə yaradan, sonra da Ərşə ucalan Allahdır. İşləri yoluna qoyan Odur. Yalnız Onun icazəsindən sonra kimsə şəfaətçi ola bilər. Budur, Rəbbiniz Allah. Ona ibadət edin. Məgər düşünüb ibrət almırsınız?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Rəbbiniz göyləri və yeri altı gündə xəlq edən, sonra ərşi yaradıb hökmü altına alan (ərşə üz tutan), hər işi yerinə qoyan (səhmana salan) Allahdır. Onun izni olmadan heç bir şəfaət edən ola bilməz. Bu, Rəbbiniz olan Allahdır. Ona ibadət edin. Məgər öyüd-nəsihət qəbul etməyəcəksiniz?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Euer Herr ist Gott, Der die Himmel und die Erde in sechs Tagen erschaffen hat und dann die höchste Allmacht ausübte. Er gebietet über alles. Es werden keine Fürsprecher zugelassen, es sei denn, Er erlaubt es. Das ist Gott, euer Herr. Nur Ihm sollt ihr dienen. Darüber müßt ihr nachdenken.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, euer Herr ist Allah, Der die Himmel und die Erde in sechs Tagen erschuf und Sich hierauf über den Thron erhob. Er regelt die Angelegenheit. Es gibt keinen Fürsprecher außer nach Seiner Erlaubnis. Dies ist doch Allah, euer Herr, so dient Ihm! Bedenkt ihr denn nicht?

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, euer Herr ist Allah, Der die Himmel und die Erde in sechs Tagen erschuf, (und) Sich alsdann (Seinem) Reich majestätisch zuwandte: Er sorgt für alles. Es gibt keinen Fürsprecher, es sei denn mit Seiner Erlaubnis. Dies ist Allah, euer Herr, so betet Ihn an. Wollt ihr euch denn nicht ermahnen lassen?

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, Euer HERR ist ALLAH, Der die Himmel und die Erde in sechs Ayyam erschuf, dann wandte ER sich dem Alʹahrsch zu. ER bestimmt die Angelegenheit. Es gibt keinen Fürbittenden außer mit Seiner Zustimmung. Dies ist ALLAH, euer HERR, also dient Ihm! Wollt ihr euch etwa nicht besinnen?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah, your Creator is He Who has created the heavens and the earth in six* days determined by His own unit of time and proclaimed in His calendar. Then set He Himself on the Throne of supremacy and dominion, of grace and mercy. He conducts all affairs, and no intercessor is permitted to intercede on behalf of another without His permission. This is Allah, your Creator; you had better revere Him, regard Him with extreme respect and devotion and adore Him with appropriate acts and rites; can you not reflect!

Abdul Haleem

Your Lord is God who created the heavens and earth in six Days, then established Himself on the Throne, governing everything; there is no one that can intercede with Him, unless He has first given permission: this is God your Lord so worship Him. How can you not take heed?

Abdullah Yusuf Ali

Verily your Lord is Allah, who created the heavens and the earth in six days, and is firmly established on the throne (of authority), regulating and governing all things. No intercessor (can plead with Him) except after His leave (hath been obtained). This is Allah your Lord; Him therefore serve ye: will ye not receive admonition?

Abul A'la Maududi

Surely your Lord is Allah, Who created the heavens and the earth in six days, then established Himself on the Throne (of His Dominion), governing all affairs of the universe. None may intercede with Him except after obtaining His leave. Such is Allah, your Lord; do therefore serve Him. Will you not take heed?

Aisha Bewley

Your Lord is Allah, Who created the heavens and the earth in six days and then established Himself firmly on the Throne. He directs the whole affair. No one can intercede except with His permission. That is Allah your Lord, so worship Him. Will you not pay heed?

Al-Hilali & Khan

Surely, your Lord is Allâh Who created the heavens and the earth in six Days and then rose over (Istawâ ) the Throne (really in a manner that suits His Majesty), disposing the affair of all things. No intercessor (can plead with Him) except after His Leave. That is Allâh, your Lord; so worship Him (Alone). Then, will you not remember?

Ali Quli Qarai

Indeed your Lord is Allah, who created the heavens and the earth in six days, and then settled on the Throne, directing the command. There is no intercessor, except by His leave. That is Allah, your Lord! So worship Him. Will you not then take admonition?

Amatul Rahman Omar

Verily, your Lord is Allâh who created the heavens and the earth in six aeons and (at the same time) He is well-established on the Throne (of authority). He regulates all affairs. As an intercessor, there can be none (to intercede with Him) save after His leave. Such is Allâh, your Lord, so worship Him. Will you not, then, mind?

Arthur John Arberry

Surely your Lord is God, who created the heavens and the earth in six days, then sat Himself upon the Throne, directing the affair. Intercessor there is none, save after His leave that then is God, your Lord; so serve Him. Will you not remember?

Bijan Moeinian

Your Creator is God: The One Who created the heavens and the earth in six periods. Then He assumed the control of His creation. Know that He is in control of everything. No one can intercede on behalf of someone else, before obtaining His permission to intercede first. Such is God your Creator. You should worship none but your Lord; Do you not get the message?

E. Henry Palmer

Verily, your Lord is God, who created the heavens and the earth in six days; then He made for the throne, to govern the affair; there is no intercessor, except after His permission. That is God for you - your Lord! Then worship Him - do ye not mind?

Edip-Layth

Your Lord is God who created the heavens and the earth in six days, then He settled over the throne; He handles all affairs. There is no intercessor except after His leave. Such is God your Lord, so serve Him. Would you not take heed?

George Sale

Verily your Lord is God, who hath created the heavens and the earth in six days; and then ascended his throne, to take on himself the government of all things. There is no intercessor, but by his permission. This is God, your Lord; therefore serve him. Will ye not consider?

Hamid S. Aziz

Is it a wonder for mankind that We inspired a man from amongst themselves, saying "Warn you mankind; and give glad tidings to those who believe, that for them there are lofty ranks with their Lord?" The disbelievers say, "Verily, this is an obvious sorcerer!"

Mahmoud Ghali

Surely your Lord is Allah, Who created the heavens and the earth in six days; thereafter He levelled Himself upon the Throne, (How He did do is beyond human understandings) conducting the Command. In no way is there any intercessor (ever) excepting ever after His permission. That is Allah, your Lord; so worship Him. Will you then not be mindful.?

Marmaduke Pickthall

Lo! your Lord is Allah Who created the heavens and the earth in six Days, then He established Himself upon the Throne, directing all things. There is no intercessor (with Him) save after His permission. That is Allah, your Lord, so worship Him. Oh, will ye not remind?

Mohamed Ahmed - Samira

Your Lord is God who created the heavens and the earth in six spans, then assumed His power, dispensing all affairs. None can intercede with Him except by His leave. He is God, your Lord, so worship Him. Will you not be warned?

Muhammad Asad

VERILY, your Sustainer is God, who has created the heavens and the earth in six aeons, and is established on the throne of His almightiness, governing all that exists. There is none that could intercede with Him unless He grants leave therefor. Thus is God, your Sustainer: worship, therefore, Him [alone]: will you not, then, keep this in mind?

Mustafa Khattab

Surely your Lord is Allah Who created the heavens and the earth in six Days,[1] then established Himself on the Throne, conducting every affair. None can intercede except by His permission. That is Allah—your Lord, so worship Him ˹alone˺. Will you not then be mindful?

Progressive Muslims

Your Lord is God who created the heavens and the Earth in six days, then He settled over the throne; He handles all affairs. There is no intercessor except after His leave. Such is God your Lord, so serve Him. Would you not remember

Sahih International

Indeed, your Lord is Allah, who created the heavens and the earth in six days and then established Himself above the Throne, arranging the matter [of His creation]. There is no intercessor except after His permission. That is Allah , your Lord, so worship Him. Then will you not remember?

Sam Gerrans

Your Lord is God, who created the heavens and the earth in six days, then established Himself upon the Throne, directing the matter. There is no intercessor save after His leave; that is God, your Lord, so serve Him. Will you then not take heed!

Shabbir Ahmed

But, your Lord (Who sent this Book) is Allah Who created the heavens and the earth in six stages, and is established on the Throne of His Almightiness in Supreme Control. He, the Director of all directions, Issuer of all decrees, runs the Universe according to His Laws. No intercessor can stand in His Court but as a witness of Law (2:255), (16:111)). Such is Allah, your Sustainer. You shall serve Him. Won't you use your intellect and reasoning?

Syed Vickar Ahamed

Surely, your Lord is Allah, Who created the heavens and the earth in six Days— And then rose over the Throne (of power), regulating and governing all things. No intercessor (or pleader can request from Him) except after His permission (is given to him). This is Allah your Lord; Therefore Him, you worship: Will you not remember (to take the guidance)?

Taqi Usmani

Surely, your Lord is Allah, the One who created the heavens and the earth in six days, and then He positioned Himself on the Throne. He governs all affairs (of His creation). There is no one who could intercede before Him, except after His permission. That is Allah, your Lord. So, worship Him. Would you still pay no heed?

The Monotheist Group

Your Lord is God who has created the heavens and the earth in six days, then He settled upon the Throne; He manages all affairs. There is no intercessor except after His permission. Such is God your Lord, so serve Him. Would you not remember?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Votre Seigneur est, Allah qui créa les cieux et la terre en six jours, puis Sʹest établi ʺIstawâʺ sur le Trône, administrant toute chose. Il nʹy a dʹintercesseur quʹavec Sa permission. Tel est Allah votre Seigneur. Adorez-Le donc. Ne réfléchissez-vous pas?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman perwerdigarê we Xwedê ye, ew ê ku di şeş rojan de erd û asîman afirandin, paşê li ser ‘Erşê hukimraniyê raser bû (raserbûneke babetî xwe); tevdîra kar û baran dike, bêyî ku destûra wî hebe qet tu kes nikare bibe mehdervan. Ha, ew perwerdegarê we Xwedê ye. Nexwe jê re îbadetê bikin. Erê ma qey hê jî hûn nafikirin?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie Heer is God die de hemelen en de aarde in zes dagen geschapen heeft. Toen vestigde Hij zich op de troon om het bestuur te regelen. En er is geen bemiddelaar dan na Zijn toestemming. Dat is God jullie Heer, dient Hem dus. Zullen jullie je dan niet laten vermanen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, uw Heer is God, die de hemelen en de aarde in zes dagen geschapen heeft, en daarop zijnen troon besteeg om de regeering over alle dingen op zich te nemen. Er is geen tusschenpersoon, dan met zijn verlof. Dit is God uw Heer: dien hem dus. Wilt gij dit niet overwegen?

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, jullie Heer is Allah, Die de hemelen en de aarde in zes dagen (perioden) heeft geschapen, en Hij zetelde zich op de Troon. Hij regelt het bestuur, en er is geen voorspreker, behalve na Zijn verlof Dat is Allah, jullie Heer, aanbidt daarom Hem. Laten jullie je niet vermanen?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Господь ваш (о, люди) – Аллах, Который создал небеса и землю (из небытия) (по Своей мудрости) за шесть дней, (хотя Он мог их сотворить и за один миг, сказав лишь: «Будь!»), а затем утвердился [возвысился] (как подобает только Его величию) на Троне, управляя делом [всем бытием]. Не будет заступника (за кого-либо) (перед Ним) (в День Суда) кроме, как только после Его позволения [заступничества]. Вот таков Он вам Аллах, Господь ваш, поклоняйтесь же Ему! Неужели же вы не опомнитесь [одумаетесь] (от этих знамений и наставлений)?

Rusça — Osmanov

Воистину, ваш Господь - Аллах, который создал небеса и землю за шесть дней, а потом утвердился на троне, управляя делами [вселенной]. Нет заступника [у людей], кроме как по Его дозволению. Таков Аллах, ваш Господь, поклоняйтесь Ему. Неужели вы не внемлете назиданию?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

ER HERRE är helt visst Gud, som har skapat himlarna och jorden under sex dagar och som tronar (över Sitt verk) i Sin allmakts härlighet och styr skapelsens ordning. Ingen kan tala (inför Honom) till förmån för en annan utan Hans tillåtelse. Detta är Gud, er Herre. Honom (ensam) skall ni tillbe! Vill ni inte tänka över (detta)