Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا وَعْدَ اللّٰهِ حَقًّا اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِ وَالَّذِينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ اَلِيمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ

ileyhi merciǔkum cemīǎn veǎ'de (a)llahi Haḳḳan innehu yebdeu l-ḣalḳa ṧumme yuǐyduhu li yecziye (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti bi l-ḳisTi ve(e)lleƶīne keferū lehum şerābun min Hamīmin ve ǎƶābun elīmun bimā kānū yekfurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَيْهِileyhiO'nadır
2مَرْجِعُكُمْmerciǔkumر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.dönüşü
3جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.hepinizin
4وَعْدَveǎ'deو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)vaadi
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
6حَقًّاHaḳḳanح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçektir
7اِنَّهُinnehuO'dur
8يَبْدَؤُاyebdeuب د اBaşlamak, görünmek, ortaya çıkmak, belirmek, gözükmek, açığa çıkmak, belli olmak, anlaşılmak, aşikar olmak, meydana çıkmak, karar vermek, düşünmekilk kez başlatan
9الْخَلْقَl-ḣalḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yaratmayı
10ثُمَّṧummesonra, ayrıca
11يُعِيدُهُyuǐyduhuع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.onu tekrarlayan
12لِيَجْزِيَli yecziyeج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekkarşılıklarını vermek üzere
13الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
14اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden(lere)
15وَعَمِلُواve ǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve ameller işleyen(lere)
16الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.salih
17بِالْقِسْطِbi l-ḳisTiق س طAdaletten sapmak, haksız/yanlış davranmak veya iş yapmak. Qasuta - adil davranmak. Qist - adalet, hakkaniyet. Qasit - haksız/adaletsiz davranan kişi. Aqsatu - daha adil. Aqsata (fiil 4) - adil olmak. Muqsitun - adaleti gözeten kişi.adaletli bir şekilde
18وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kiimselere
19كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkâr eden(lere)
20لَهُمْlehumvardır
21شَرَابٌşerābunش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.bir içecek
22مِنْmin-dan
23حَمِيمٍHamīminح م مIsınmak, sıcak veya çok sıcak olmak, erimek, ateşlenmek, kaynamak (örn. su). Bir arkadaşa/dostuna/sevgi ya da tutku nesnesine sadık kalmak ve sevgi göstermek, birine endişeyle sevgi beslemek veya şefkat göstermek, sadık/yakın arkadaş/akraba. Yahmowm - siyah dağ, yoğun siyah duman, Cehennemin üzerini gölgeleyen örtünün adı.kaynar su-
24وَعَذَابٌve ǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12ve bir azap
25اَلِيمٌelīmunا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacıklı
26بِمَاbimādolayı
27كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmalarından
28يَكْفُرُونَyekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkâr ediyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hepinizin dönüp varacağı yer, onun tapısıdır, gerçek olarak bunu vaadetmiştir Allah. Hiç şüphe yok ki o, halkı önce yaratır, sonra da inanıp iyi işlerde bulunanları, adâlet üzere ve tam karşılığıyla mükâfatlandırmak için ölümden sonra tekrar diriltir; kâfir olanlaraysa, inkârlarından dolayı, içmek üzere kaynar su ve elemli bir azap vardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hepinizin dönüp varacağı yer, onun tapısıdır, gerçek olarak bunu vaadetmiştir Allah. Hiç şüphe yok ki o, halkı önce yaratır, sonra da inanıp iyi işlerde bulunanları, adâlet üzere ve tam karşılığıyla mükâfatlandırmak için ölümden sonra tekrar diriltir; kâfir olanlaraysa, inkârlarından dolayı, içmek üzere kaynar su ve elemli bir azap vardır.

Adem Uğur

Allah'ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Çünkü O, mahlûkatı önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Hepiniz topluca O'na rücu edeceksiniz (O'na rücu; mekansal değil boyutsal olur; hakikatinde müşahede anlamında). . . Allah'ın, kesin uygulayacağıdır bu! Muhakkak ki O, halkı ibda eder (Esma'sından Mubdi' ismi anlamına göre, tüm yaratılmışları, muradı doğrultusunda topluca ve birimselliksiz yaratır; "ORİJİN BENLİK"), sonra (birimsellik boyutunda) iman edip imanın gereği fiilleri açığa çıkaranları (OLUŞMUŞ BENLİK) hak ettiklerine göre cezalandırmak (yani kendisinden açığa çıkanın sonuçlarını yaşatmak) için onu birimsel kişiliğine ("KAF" harfiyle işaret edilen "OLUŞMUŞ "BEN"liği {RUHUNU}) iade eder (aslına rücu aşamasından sonra Esma'sındaki Muıyd ismi anlamına göre). . . Hakikat bilgisini inkar edenlere gelince, küfürlerinin sonucu olarak bir kaynar sudan içerler ve acı bir azap yaşarlar.

Ahmet Tekin

Hepiniz hesap vermek üzere O’nun huzuruna götürüleceksiniz. Bu Allah’ın kesinlikle gerçekleştireceği bir va’didir. O mahlûkâtı ilk önce yoktan var ediyor, yaratmaya aralıksız devam ediyor. Sonra, iman edenleri, sosyal adâleti, sosyal güvenliği temin etmek, refah payını artırarak toplumda dengeyi sağlamak maksadıyla, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri âdil bir şekilde mükâfatlandırmak için yeniden diriltiyor. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, inkâr etmekte oldukları şeyler sebebiyle kaynar sudan bir içecek ve can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

Ahmet Varol

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın vaadi gerçektir. Yaratmayı ilk kez başlatan, sonra iman edip salih ameller işleyenlerin karşılıklarını adaletli bir şekilde vermek üzere yeniden dirilişi gerçekleştiren O'dur. İnkâr edenler için de, inkârlarından dolayı kaynar sudan bir içecek ve acıklı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. İnkar edenler ise, küfürleri dolayısıyla, onlar için kaynar sudan bir içki ve acı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Hepinizin dönüp varışı ancak Allah’adır. Allah’ın vaadi gerçektir. Varlıkları önce O diriltir. Sonra iman edip sâlih ameller işliyenleri, adaletle mükâfatlandırmak için, onları geri çevirir. Kâfirlere ise, küfrettiklerinden dolayı, kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azab vardır.

Ali Rıza Safa

Tümünüz, O'na döneceksiniz. Allah'ın sözünü verdiği gerçektir. O, yaratılışı başlatır; sonra, inanmış olarak erdemli edimler yapanları adaletle ödüllendirmek için tekrarlar. İnkar edenlere ise nankörlük ettikleri için, kaynar sudan bir içecek ve acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın verdiği söz gerçektir. Doğrusu O, önce yaratmaya başlar, sonra inanıp yararlı iş yapanları adaletle ödüllendirmek için yaratmayı tekrarlar. İnkarcılara, inkar etmelerinden dolayı kızgın bir içecek ve acıklı bir azap vardır.

Bekir Sadak

Hepinizin donusu, O'nadir. Allah'in vadi haktir. O, once yaratir, sonra inanip yararli isler yapanlarin ve inkar edenlerin hareketlerinin karsiligini adaletle vermek icin tekrar diriltir. Inkarcilara, inkarlarindan oturu kizgin bir icecek ve can yakÙcÙ azap vardÙr.

Celal Yıldırım

Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah'ın verdiği söz haktır. Şüphesiz ki O, imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanları —adalet ölçüleriyle— mükâfatlandırmak için önce halkı yaratıp varlık alanına getirir, sonra da geri çevirip (diriltir). İnkâr edenlere ise, küfrettiklerinden dolayı fıkır fıkır kaynayan su ve elem verici bir azâb vardır.

Diyanet İşleri

Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Hepinizin dönüşü, O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.

Diyanet Vakfi

Allah’ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Çünkü O, mahlûkatı önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar için kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dönüşünüz hep O'nadır! Allah'ın va'di haktır. Çünkü O, yoktan var ediyor, sonra iman edip iyi işler yapan kimseleri adalet ölçüsü ile mükafatlandırmak için, geri döndürecektir. Küfredenlere ise inkarda bulunmaları yüzünden kaynar sudan bir içecek ve acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dönüşünüz hep onadır: hakka Allahın va'di, çünkü o iptida halkediyor sonra onu geri çevirecek, iyman edip iyi iyi işler yapan kimselere adaletle karşılık vermek için, küfredenlere ise hamimden bir şarap ve elim bir azap var, küfrettikleri için.

Erhan Aktaş

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın sözü haktır. O, mahlukatı önce yaratır, sonra iman edip salihatı yapanlara adaletle karşılık vermek için tekrar yaratır. Kafirler ise küfürlerinden dolayı, kaynar sudan içecek ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın sözü haktır. O, mahlukatı önce yaratır, sonra iman edip salihatı yapanlara adaletle karşılık vermek için tekrar yaratır. Kafirler ise küfürlerinden dolayı, kaynar sudan içecek ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın sözü haktır. O, mahlukatı önce yaratır, sonra iman edip salihatı yapanlara adaletle karşılık vermek için tekrar yaratır. Gerçeği yalanlayıp nankörlük edenler ise küfürlerinden dolayı, kaynar sudan içecek ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Sonunda hepiniz O'na döneceksiniz. Bu Allah'ın kesinlikle gerçekleşecek bir vaadidir. O, iman edip iyi ameller işleyenleri adalet uyarınca ödüllendirmek için insanları önce hiç yoktan yaratır, sonra da onları yeniden diriltir. Kâfirlere gelince, gerçekleri inkâr ettiklerinden dolayı onları kaynar sıvıdan oluşmuş bir içki ile acıklı bir azap beklemektedir.

Gültekin Onan

Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Tanrı'nın vaadi bir gerçektir. İnanıp salih amellerde bulunanlara adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. Küfredenler ise, küfürleri dolayısıyla; onlar için kaynar sudan bir içki ve acı bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

Hepinizin dönüşü O’nadır. Allah, verdiği gerçek söze göre, insanları yaratır, sonra mü’min olup sâlih amel işleyenlere adaletle mükâfat vermek için onları yeniden yaratır. İnkâr edenlere ise, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır!

Hasan Basri Çantay

Hepimizin dönüşü ancak Onadır. Allah (bunu size) bir gerçek olarak va'd etmişdir. Halkı ibtida dirilten, sonra iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanlara adaletiyle mükafat etmek için (yine kendisine) geri çevirecek olan şübhesiz ki Odur. Kafirler için ise, küfürlerinde ayak dayar olmaları yüzünden, kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azab vardır.

Hasib Asutay

Allah'ın gerçek sözü olarak hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar. Sonra iman edip salih amel işleyenlere adaletle karşılık vermek için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden dolayı onlar için kaynar sudan bir içki ve acı bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

Hep birlikte dönüşünüz O’nadır! (Bu,) Allah’ın hak bir va'didir. Çünki O,(mahlûkatı) yaratmaya başlar (onları yoktan yaratır), sonra îmân edip sâlih ameller işleyenleri adâletle mükâfâtlandırmak için onu (o yaratmayı âhirette) tekrar iâde eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı kendileri için kaynar sudan bir içecek ve (pek) elemli bir azab vardır.

İbni Kesir

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Doğrusu O, yaratmaya başlar, sonra iman edip iyi amel işleyenlere adaletle karşılık vermek için onu tekrar eder. Küfredenlere de; küfreder olmalarından dolayı kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

Allah’ın gerçek bir vaadi olarak hepinizin dönüşü yalnızca O’nadır. Şüphesiz ki O, yaratılanları önce (yoktan) yaratır; sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle karşılık vermek için (onları mahşerde) yeniden yaratır. Kâfir olanlara gelince, inkar ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan bir içecek ve elem verici bir azap vardır.

Muhammed Esed

Hepiniz topluca O'na döneceksiniz: bu Allah'ın, gerçekleşmesi kaçınılmaz olan sözüdür, çünkü O (insanı) bir kere yarattıktan sonra buna sonuna kadar devam ediyor ki, imana erişip iyi ve yararlı işler, eylemler ortaya koyanları adaletle ödüllendirsin. Hakkı inkara yeltenenleri ise, hakkı inat ve ısrarla reddetmelerinden ötürü yakıcı bir umutsuzluk içkisi ve can yakıcı bir azap beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Hepinizin dönüşü O'nadır; (bu) Allah'ın gerçekleşmesi kaçınılmaz vaadidir. Çünkü O, insanı yaratmaya başladıktan sonra onun yaratılışını sürdürüyor ki; iman edip de ıslah edici iyi şeyler yapanları hak ettiklerinden fazlasıyla ödüllendirsin. İnkarda ısrar edenlere gelince: inkarda direnişleri nedeniyle, yudum yudum içecekleri kavurucu bir pişmanlık ve can yakıcı bir azap onları bekleyecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dönüşünüz cümleten O'nadır. Bu, Allah Teâlâ'nın muhakkak olan vaadidir. Şüphe yok ki o halkı (yaradılmışları) bidayeten vücûda getirir, sonra da geriye çevirir ki, imân etmiş ve sâlih amellerde bulunmuş olanları adâletle mükâfaata nâil buyursun. Kâfir olanlar için de küfreder oldukları sebebiyle kızgın sudan bir içki ve pek acıklı bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Hepinizin dönüşü O'nadır, bu Allah'ın hak olan vaadidir. Şüphesiz ki O önce yaratır, sonra da, iman edip sâlih amel işleyenlere adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir. Küfredenlere gelince, onlar için kaynar sudan bir içki ve inkârlarından dolayı da acıklı bir azap vardır.

Suat Yıldırım

Hepinizin dönüşü O’nadır. Bu, Allah’ın gerçek olarak verdiği sözdür. Mahlûkları ilkin O yaratır.(Yoktan yaratan yaratıcı), öldükten sonra onları haydi haydi diriltir. Diriltir ki iman edip makbul ve güzel işler yapanları, adaletleri sebebiyle ödüllendirsin. Kâfirlere ise, dini inkâr ettikleri için, içecek olarak kaynar su ve gayet acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Hepinizin dönüşü, O'nadır. Bu, Allah'ın gerçek olarak verdiği sözdür. O, yaratmağa başlar, sonra inanıp iyi işler yapanlara adaletle karşılık vermek için yeniden yaratır. İnkar edenlere gelince, küfürlerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içki ve acı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Hepinizin dönüp geleceğiniz yer onun huzurudur. Bu, Allah'ın gerçek olan vaadidir. O başlangıçta yaratmayı yapar. Sonra onu tekrarlar ki inanıp güvenen ve iyi işler yapanlara çalışmalarının karşılığını hakka uygun şekilde versin. Kafirlik edenlere ise kafirlik etmelerine karşılık kaynar sudan bir içecek ve acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dönüp topluca huzuruna varacağınız O'dur. Bu, Allah'ın verdiği sözdür; gerçekleşecektir. O, ilk önce yaratır, sonra yaratmayı tekrarlar. Bu, inanıp güvenen ve iyi iş yapanlara çalışmalarının karşılığını hakka uygun şekilde vermek içindir. Ayetleri görmezlikten gelenler de bu kafirliklerine karşılık kaynar sudan bir içecek ve acıklı bir azap ile karşılanacaklardır.

Şaban Piriş

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, yaratmayı başlatır. Sonra da iman edip, doğruları yapanları adaletle mükafatlandırmak için yeniden diriltir. Kafirlere gelince, kafirlik yaptıkları için onlara kızgın bir içecek ve can yakan bir ceza vardır.

Tefhim-ul Kuran

Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan sonra onu iade edecek olan O'dur. Küfredenler ise, küfre sapmaları dolayısıyla, onlar için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azab vardır.

Ümit Şimşek

Hepinizin dönüşü Onadır; bu, Allah'ın hak olarak verdiği sözdür. O, mahlûkatı önce yaratır, sonra da iman edip güzel işler yapanları âdil bir şekilde ödüllendirmek için onları tekrar diriltir. İnkâr edenler için ise, inkârlarında ısrarları yüzünden, kaynar sudan bir içecek ve acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'tan hak bir vaat olarak hepinizin dönüşü yalnız O'nadır. Yaratılışı başlatır, sonra yarattıklarını varlık alanına ardarda çıkarır ki, iman edip hayra ve barışa yönelik amelleri yerli yerince sergileyenleri ödüllendirsin. Küfre dalanlara gelince, onlar için, nankörlük edip gerçeği örtmeleri yüzünden, kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap öngörülmüştür.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Hamınızın (axır) dönüşü Onadır. Bu, Allahın haqq olan vəʼdidir. (Hamınız Onun hüzuruna qayıdacaqsınız). O, insanları (məxluqu) yoxdan yaradır, sonra iman gətirib yaxşı işlər görənləri ədalətlə mükafatlandırmaq üçün (qiyamət günü) yenidən dirildir. Kafirləri etdikləri küfrlərə görə qaynar su (cəhənnəm içkisi həmim) və şiddətli bir əzab gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Zu Ihm kehrt ihr alle zurück. Das ist Gottes wahre Verheißung. Er hat anfangs alles geschaffen, dann läßt er alles Geschaffene zu Sich zurückkehren, um die Gläubigen, die gute Werke getan haben, gerecht zu entlohnen. Für die Ungläubigen jedoch hat Er ein Getränk aus siedendem Wasser und eine schmerzhafte Strafe bereit, weil sie leugneten.

Almanca — Der Edle Quran

Zu Ihm wird eure aller Rückkehr sein. (Das ist) Allahs Versprechen in Wahrheit. Er macht die Schöpfung am Anfang und wiederholt sie hierauf, um (es) denjenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, in Gerechtigkeit zu vergelten. Für diejenigen, die ungläubig sind, wird es ein Getränk aus heißem Wasser und schmerzhafte Strafe geben dafür, daß sie ungläubig gewesen sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Zu Ihm werdet ihr alle heimkehren; (dies ist) die Verheißung Allahs in Wahrheit. Er bringt die Schöpfung hervor; dann läßt Er sie wiederholen, auf daß Er jene, die glauben und gute Werke tun, nach Billigkeit belohne; denen aber, die ungläubig sind, wird ein Trunk siedenden Wassers zuteil werden und schmerzliche Strafe, weil sie ungläubig waren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Zu Ihm ist eure Rückkehr, alle zusammen - ein wahrhaftiges Versprechen von ALLAH. Gewiß, ER leitet die Erschaffung ein, dann wiederholt ER sie, damit ER diejenigen, die den Iman verinnerlichten und gottgefällig Gutes taten, in gerechter Weise belohnt. Doch für diejenigen, die Kufr betrieben haben, gibt es einen Trank aus Siedendheißem und eine qualvolle Peinigung für das, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To Him shall be your return at the end of your life here below. His promise is absolutely true. He started creation and He continues to create and recreate, and on the Day of Resurrection all shall be created anew. Then He justly rewards those who recognized Him and obeyed Him, adored Him with appropriate acts and rites and vested their deeds with wisdom and, piety. He requites those infidels who denied Him with what is commensurate with their evil deeds. Their thirst shall be quenched with broiling water and their faculties of physical perception shall suffer torment by consequence of what their minds and souls had impelled them to do.

Abdul Haleem

It is to Him you shall all return––that is a true promise from God. It was He who created [you] in the first place, and He will do so again, so that He may justly reward those who believe and do good deeds. But the disbelievers will have a drink of scalding water, and agonizing torment, because they persistently disbelieved.

Abdullah Yusuf Ali

To Him will be your return- of all of you. The promise of Allah is true and sure. It is He Who beginneth the process of creation, and repeateth it, that He may reward with justice those who believe and work righteousness; but those who reject Him will have draughts of boiling fluids, and a penalty grievous, because they did reject Him.

Abul A'la Maududi

To Him is your return. This is Allah's promise that will certainly come true. Surely it is He Who brings about the creation of all and He will repeat it so that He may justly reward those who believe and do righteous deeds; and that those who disbelieve may have a draught of boiling water and suffer a painful chastisement for their denying the truth.

Aisha Bewley

Each and every one of you will return to Him. Allah’s promise is true. He brings creation out of nothing and then regenerates it so that he can repay with justice those who had iman and did right actions. Those who were kafir will have a drink of scalding water and a painful punishment because of their kufr.

Al-Hilali & Khan

To Him is the return of all of you. The Promise of Allâh is true. It is He Who begins the creation and then will repeat it, that He may reward with justice those who believed (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and did deeds of righteousness. But those who disbelieved will have a drink of boiling fluids and painful torment because they used to disbelieve.

Ali Quli Qarai

To Him will be the return of you all —[that is] Allah’s true promise. Indeed He originates the creation, then He will bring it back that He may reward those who have faith and do righteous deeds with justice. As for the faithless, they shall have boiling water for drink, and a painful punishment because of what they used to defy.

Amatul Rahman Omar

To Him is the return of you all (at length). (This) promise of Allâh is certain to be true. He it is Who originates the creation, then He reproduces it, so that He may justly reward those who believe and do deeds of righteousness. And those who disbelieve, they shall have a drink of boiling water and a grievous punishment, because of their disbelieving.

Arthur John Arberry

To Him shall you return, all together -- God's promise, in truth. He originates creation, then He brings it back again that He may recompense those who believe and do deeds of righteousness, justly. And those who disbelieve -- for them awaits a draught of boiling water, and a painful chastisement, for their disbelieving.

Bijan Moeinian

Every one will eventually return to God. This is the true promise of your Lord. His creation recreates itself so that He may reward those who [have been equal and similar in creation and have chosen to] believe and adopt a righteous way of life. As for those who choose the disbelief, they will end up to drink a boiling dirty liquid in Hell as a part of their awful punishment.

E. Henry Palmer

To Him is your return all of you - God's promise in truth; verily, He produces the creature, then He makes it return again, that He may recompense those who believe and do what is right with justice; but those who misbelieve, for them is a drink of boiling water, and grievous woe, for that they did misbelieve.

Edip-Layth

To Him is your return, all of you, for God's promise is true. He initiates the creation then He repeats it to recompense with justice those who acknowledged and did good work. As for those who rejected, they will have a boiling drink, and a painful retribution for what they had rejected.

George Sale

Unto Him shall ye all return, according to the certain promise of God: For He produceth a creature, and then causeth it to return again; that He may reward those who believe and do that which is right, with equity. But as for the unbelievers, they shall drink boiling water, and they shall suffer a grievous punishment, for that they have disbelieved.

Hamid S. Aziz

Verily, your Lord is Allah, who created the heavens and the earth in six Days (or Periods, Ages, Cycles); then He established (or ascended) Himself firmly on the Throne (of Authority), to govern (direct, regulate) all things; there is no intercessor, except after His permission. This is Allah, your Lord! Therefore, worship (serve) Him. Will you not remind (or praise in thought and action, remember, remain aware)?

Mahmoud Ghali

To Him will be your return altogether, the promise of Allah, truly (binding). Surely He begins the creation; thereafter He brings it back again to recompense the ones who have believed and done deeds of righteousness with equity. And the ones who have disbelieved will have a drink of scalding water and a painful torment for that they have been disbelieving.

Marmaduke Pickthall

Unto Him is the return of all of you; it is a promise of Allah in truth. Lo! He produceth creation, then reproduceth it, that He may reward those who believe and do good works with equity; while, as for those who disbelieve, theirs will be a boiling drink and painful doom because they disbelieved.

Mohamed Ahmed - Samira

To Him will you all return: God's promise is true. It is He who originates creation, then will revert it, so that He may reward those who believe and do good things in all justice. But those who deny the truth will receive boiling water to drink and grievous punishment, for they disbelieved.

Muhammad Asad

Unto Him you all must return: this is, in truth, God's promise-for, behold, He creates [man] in the first instance, and then brings him forth anew to the end that He may reward with equity all who attain to faith and do righteous deeds; whereas for those who are bent on denying the truth there is in store a draught of burning despair and grievous suffering because of their persistent refusal to acknowledge the truth.

Mustafa Khattab

To Him is your return all together. Allah’s promise is ˹always˺ true. Indeed, He originates the creation then resurrects it so that He may justly reward those who believe and do good. But those who disbelieve will have a boiling drink and a painful punishment for their disbelief.

Progressive Muslims

To Him is your return, all of you, for God's promise is true. He initiates the creation then He returns it to recompense with justice those who believed and did good work. As for those who rejected, they will have a boiling drink, and a painful retribution for what they had rejected.

Sahih International

To Him is your return all together. [It is] the promise of Allah [which is] truth. Indeed, He begins the [process of] creation and then repeats it that He may reward those who have believed and done righteous deeds, in justice. But those who disbelieved will have a drink of scalding water and a painful punishment for what they used to deny.

Sam Gerrans

Unto Him is your return all together — the promise of God in truth. He begins creation, then He repeats it that He might reward those who heed warning and do righteous deeds with equity. And those who ignore warning will have a drink of scalding water and a painful punishment for what they denied.

Shabbir Ahmed

To Him is your ultimate return, all of you. Allah's Promise is the unwavering Truth. He creates the first creation, and He will create it again so that every action may have its Just Recompense. Those who attained belief and worked to augment the society will have their just reward. And those who rejected the Truth, for them will be a burning draught of despair and a painful doom because of their persistent refusal to acknowledge the Truth. (A consequence of their own doings (33:24), (34:3-4), (45:22), (53:31)).

Syed Vickar Ahamed

To Him will be your return— All of you. The Promise of Allah is true and sure. It is He Who begins the process of creation, and repeats it, that He may reward with justice those who believe and work righteousness; But those who reject (and disbelieved) him will have streams of boiling liquids (to drink), and a painful penalty because they rejected Him.

Taqi Usmani

Towards Him all of you have to return, this being a true promise from Allah. Surely, He originates the creation; then He will bring it again, so that He may justly reward those who believe and do good deeds. As for those who disbelieve, for them there is a drink of boiling water and a painful punishment, because they used to be infidels.

The Monotheist Group

To Him is your return, all of you, for the promise of God is true. He initiates the creation then He returns it; to recompense with justice those who have believed and have done good works. As for those who have rejected, they will have a boiling drink, and a painful retribution for what they had rejected.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest vers Lui que vous retournerez tous, cʹest là, la promesse dʹAllah en toute vérité! Cʹest Lui qui fait la création une première fois puis la refait (en la ressuscitant) afin de rétribuer en toute équité ceux qui ont cru et fait de bonnes œuvres. Quant à ceux qui nʹont pas cru, ils auront un breuvage dʹeau bouillante et un châtiment douloureux à cause de leur mécréance!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mirovan! Roja qiyametê) Vegera we tevan bes bi bal Xwedê ve ye. Ev veger, bêguman sozek e ji cem Xwedê ye û rast e. Lewra Xwedê pêşî mirovan diafirîne, piştre dê wan li xwe vegerîne da ku wan ên ku bawerî anîn û karên qenc kirin xelat bike û ew ên ku kafir bûne jî, bi sedema kafiriya ku kirin ji bo wan vexwarineke ji ava kelî û ezabekî cansoj heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Tot Hem is jullie terugkeer, gezamenlijk. Dat is in waarheid Gods toezegging. Hij begint de schepping en Hij herhaalt haar dan om hen die geloven en de deugdelijke daden doen in rechtvaardigheid te belonen. Maar voor hen die ongelovig zijn is er een drank van gloeiend water en een pijnlijke bestraffing omdat zij ongelovig waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Tot hem zult gij allen terugkeeren, overeenkomstig Gods zekere belofte, want hij doet een schepsel ontstaan, en daarna doet hij het terugkeeren, opdat hij degenen die gelooven en doen wat goed is, met rechtvaardigheid zou kunnen beloonen. Wat de ongeloovigen betreft, zij zullen kokend water drinken en zullen eene gestrenge straf ondergaan, omdat zij ongeloovig waren.

Hollandaca — Siregar

Bij Hem is jullie plaats van terugkeer van jullie allen, als een ware belofte van Allah. Voorwaar, Hij begint de schepping en vervolgens herhaalt Hij deze, opdat Hij degenen die geloven en goede werken verrichten rechtvaardig zal belonen. En degenen die niet geloven, voor hen zijn er kokende dranken en een pijnlijke bestraffing wegens wat zij niet geloofden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Только к Нему будет ваше всех возвращение (в День Суда), согласно истинному обещанию Аллаха. Поистине, Он начинает сотворение [создает впервые из небытия], потом повторяет его (по Своему могуществу) [создает еще раз], чтобы воздать тем, которые уверовали и совершали праведные деяния [совершали только ради Аллаха то, что повелел Он Сам непосредственно и через Своего Посланника] по справедливости. А те, которые стали неверующими, им уготованы питье из кипятка и мучительное наказание за то, что совершали неверие.

Rusça — Osmanov

Все вы к Нему возвратитесь, согласно истинному завету Аллаха. Воистину, Он вершит первое творение, потом [в Судный день] возвращает [усопших к жизни], чтобы по справедливости вознаградить тех, которые уверовали и творили добрые деяния. Тем же, которые не уверовали, уготованы питье кипящее и мучительное наказание за то, что они не веровали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Till Honom skall ni alla vända tillbaka enligt Guds sanningslöfte. Han inleder skapelsen och skall när tiden kommer förnya den för att rättvist belöna dem som hade tron och levde rättskaffens; men de som framhärdade i att förneka sanningen skall bjudas en dryck av skållhett vatten och de skall få utstå ett svårt lidande för sitt (envisa) förnekande.