Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ويل formunun kendisi aranıyor.
وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَثِيمٍ
veylun li kulli effākin eṧīmin
Her günahkar yalancının vay haline!
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ
veylun yevmeiƶin li l-mukeƶƶibīne
O gün vay yalanlayanların haline!
وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفِينَ
veylun li l-muTaffifīne
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍ
veylun li kulli humezetin lumezetin
(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!