وَلُوطًا kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ولوطا formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (6)

En'am 6:86وَلُوطًاve lūTenve Lut'a da

وَاِسْمٰعِيلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًا وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَمِينَ

ve ismāǐyle ve lyeseǎ ve yūnuse ve lūTen ve kullen feDDelnā ǎlā l-ǎālemīne

İsmail'i, Elyasa'ı, Yunus'u ve Lut'u da doğru yola erdirmiştik. Her birini alemlere üstün kılmıştık.

A'raf 7:80وَلُوطًاve lūTenve Lut'u da (gönderdik)

وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمِينَ

ve lūTen iƶ ḳāle li ḳavmihi e te'tūne l-fāHişete mā sebeḳakum bihā min eHadin mine l-ǎālemīne

Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

Enbiya 21:71وَلُوطًاve lūTenve Lut'u

وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا لِلْعَالَمِينَ

ve necceynāhu ve lūTen ilā l-erDi lletī bāraknā fīhā li l-ǎālemīne

Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

Enbiya 21:74وَلُوطًاve lūTenve Lut'a

وَلُوطًا اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّتِي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَائِثَ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِقِينَ

ve lūTen āteynāhu Hukmen ve ǐlmen ve necceynāhu mine l-ḳaryeti lletī kānet teǎ'melu l-ḣabāiṧe innehum kānū ḳavme sev'in fāsiḳīne

Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.

Neml 27:54وَلُوطًاve lūTenve Lut

وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ

ve lūTen iƶ ḳāle li ḳavmihi e te'tūne l-fāHişete ve entum tubSirūne

Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

Ankebut 29:28وَلُوطًاve lūTenve Lut

وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمِينَ

ve lūTen iƶ ḳāle li ḳavmihi innekum le te'tūne l-fāHişete mā sebeḳakum bihā min eHadin mine l-ǎālemīne

Lut'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz."