Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.
وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا لِلْعَالَمِينَ
ve necceynāhu ve lūTen ilā l-erDi lletī bāraknā fīhā li l-ǎālemīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onu da, Lût'u da kurtarıp âlemlere kutlu ettiğimiz yere ulaştırdık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onu da, Lûtʼu da kurtarıp âlemlere kutlu ettiğimiz yere ulaştırdık.
Adem Uğur
Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.
Ahmed Hulusi
Biz Onu (İbrahim'i) da Lut'u da, insanlar için bereketlendirdiğimiz o bölgeye eriştirip, kurtardık.
Ahmet Tekin
Onu da, Lût’u da, âlemler için, insanlar için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırıp kurtardık.
Ahmet Varol
Onu da Lut'u da içinde alemler için bereketler verdiğimiz yere (ulaştırıp) kurtardık.
Ali Bulaç
Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.
Ali Fikri Yavuz
Böylece İbrâhîm’i ve (kardeşinin oğlu) Lût’u, (Nemrud ve kavminden) kurtardık ve onları, içinde alemlere bereketler verdiğimiz arza (Şam’a) ulaştırdık.
Ali Rıza Safa
Onu ve Lut'u kurtarıp, evrenler için kutsal yaptığımız bir yöreye ulaştırdık.
Bayraktar Bayraklı
Biz, İbrahim ve Lut'u kurtararak alemler için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırdık.
Bekir Sadak
Onu da, Lut'u da, alemler icin kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.
Celal Yıldırım
Hem ibrahim'i, hem Lût'u âlemler için mubarek kıldığımız ülkeye (ulaştırıp) kurtardık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onu da Lût’u da kurtarıp herkes için bereketli kıldığımız yere ulaştırdık.
Diyanet İşleri
Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.
Diyanet İşleri (eski)
Onu da, Lut'u da, alemler için kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.
Diyanet Vakfi
Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onu da, Lût'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu Lut ile beraber kurtarıp içinde alemlere bereketler verdiğimiz yere çıkardık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onu Lut ile beraber kurtarıp içinde alemine bereketler verdiğimiz Arza çıkardık
Erhan Aktaş
Onu ve Lut'u kurtarıp, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onu ve Lut'u kurtarıp, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onu ve Lut'u, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.
Fizilal-il Kuran
Arkasından İbrahim'i, Lut ile birlikte kurtararak onları insanlar için verimli ve bereketli kıldığımız bir bölgeye yerleştirdik.
Gültekin Onan
Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.
Hamdi Döndüren
Böylece Biz, onu ve Lut’u kurtararak, içinde âlemlere bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.
Hasan Basri Çantay
Onu da, Lutu da — içinde alemler için bereketler verdiğimiz arza (ulaşdırıb) — kurtardık.
Hasib Asutay
Biz, onu ve Lut'u kurtararak içinde âlemlere bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık. (17) (17. Irak'tan Şam'a.)
Hayrat Neşriyat
Onu ve (kardeşinin oğlu) Lût’u, içinde âlemler için (maddî-ma'nevî) bereketler kıldığımız yere (Şam’a ulaştırıp) kurtardık.
İbni Kesir
Onu da, Lut'u da alemler için mübarek kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık
Mehmet Okuyan
Onu ve Lut’u kurtararak, insanlar için bereketli kıldığımız toprağa (ulaştırmıştık).
Muhammed Esed
ve o'nu da, (kardeşinin oğlu) Lut'u da, gelecek bütün çağlar için kutlu kıldığımız bir beldeye ulaştırarak kurtardık.
Mustafa İslamoğlu
Dahası onu ve (yeğeni) Lut'u (oradan) kurtararak, bütün milletler için mübarek kıldığımız yurda ilettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
(71-72) Ve O'nu ve Lût'u kurtarıp bir yere kavuşturduk ki, o yerde âlemler için bereketler vardır. Ve O'na İshak'ı ve fazla olarak da Yakub'u ihsan ettik ve hepsini de sâlihler kıldık.
Ömer Öngüt
Biz onu ve Lut'u kurtarıp, âlemlere bereketler verdiğimiz yere ulaştırdık.
Suat Yıldırım
Onu Lût ile beraber kurtarıp, bütün insanlar için kutlu ve feyizli kıldığımız diyara ulaştırdık.
Süleyman Ateş
Onu ve Lut'u kurtarıp, alemlere bereketli kıldığımız bir yere getirdik.
Süleymaniye Vakfı
İbrahim'i ve Lut'u kurtarıp herkes için bereketli kıldığımız yere (Filistin'e) yerleştirdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hem İbrahim'i hem de Lut'u alemler için bereketli kıldığımız o yere getirip kurtardık. 1
Şaban Piriş
Onu da Lut'u da alemler için mübarek kıldığımız yere ulaştırıp, kurtardık.
Tefhim-ul Kuran
Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.
Ümit Şimşek
Onu ve Lût'u kurtararak bütün insanlar için mübarek kıldığımız bir diyara ulaştırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu da Lut'u da kurtarıp içinde alemlere bereketler sakladığımız toprağa ulaştırdık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu da, Lutu da zalımlardan xilas edib aləmlər üçün bərəkət verdiyimiz yerə gətirdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onu da (İbrahimi də), (qardaşı oğlu) Lutu da (Nəmrud tayfasının əlindən qurtarıb) aləmlər üçün mübarək etdiyimiz (torpağında bəşər övladına bərəkətlər verdiyimiz) yerə (Şama) qovuşdurduq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir erretteten ihn und Lot und ließen sie zu dem Land gehen, das Wir für die Welten gesegnet haben.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir erretteten ihn und Lut in das Land, das Wir für (all) die Weltenbewohner gesegnet haben.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir retteten ihn und Lot in das Land, das Wir für die Welten gesegnet hatten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR erretteten ihn sowie Lut in das Land, das WIR mit Baraka für die ganze Schöpfung erfüllten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We rescued him together with Lut (Lot). -his nephew- and delivered them to the land We had blessed -Aram or Syria and Can'an or Palestine- the land where many divine messages were revealed for all-.
Abdul Haleem
We saved him and Lot [and sent them] to the land We blessed for all people,
Abdullah Yusuf Ali
But We delivered him and (his nephew) Lut (and directed them) to the land which We have blessed for the nations.
Abul A'la Maududi
and We saved him and Lot and brought him to the land upon which We had bestowed Our blessings for all the people of the world.
Aisha Bewley
We delivered both him and Lut to the land which We had blessed for all beings.
Al-Hilali & Khan
And We rescued him and Lût (Lot) to the land which We have blessed for the ‘Âlamîn (mankind and jinn).
Ali Quli Qarai
We delivered him and Lot toward the land which We have blessed for all nations.
Amatul Rahman Omar
And We delivered him and Lot (as well and brought them) towards the land (of Can`ân) which We had blessed for the peoples.
Arthur John Arberry
and We delivered him, and Lot, unto the land that We had blessed for all beings.
Bijan Moeinian
Thus I brought Abraham (as well as Lot) to the safety of a blessed land (fertile and most visited by Prophets. )
E. Henry Palmer
And we brought him and Lot safely to the land which we have blessed for the world,
Edip-Layth
We saved him and Lot to the land which We have blessed for the worlds.
George Sale
And We delivered him, and Lot, by bringing them into the land wherein We have blessed all creatures.
Hamid S. Aziz
They desired to set a snare for him, but We made them the losers.
Mahmoud Ghali
And We safely delivered him and Lût (Lot) to the land We have blessed for the worlds.
Marmaduke Pickthall
And We rescued him and Lot (and brought them) to the land which We have blessed for (all) peoples.
Mohamed Ahmed - Samira
So We delivered him and Lot, and brought them to the land We had blessed for all the people.
Muhammad Asad
for We saved him and Lot, [his brother’s son, by guiding them] to the land which We have blessed for all times to come.
Mustafa Khattab
Then We delivered him, along with Lot, to the land We had showered with blessings for all people.[1]
Progressive Muslims
And We saved him and Lot to the land which We have blessed in for the worlds.
Sahih International
And We delivered him and Lot to the land which We had blessed for the worlds.
Sam Gerrans
And We delivered him and Lot to the land We had blessed for all mankind.
Shabbir Ahmed
And We rescued Abraham and (his nephew and close companion) Lot to the land that We blessed for all people. (They migrated from their homeland of Ur in Mesopotamia, today's Iraq, to Syria-Palestine that was blessed with a long line of Prophets).
Syed Vickar Ahamed
But We saved him and (his nephew) Lut (Lot, and took them) to the land that We have blessed for the nations.
Taqi Usmani
And We rescued him and LūT towards the land we blessed for all the worlds.
The Monotheist Group
AndWe saved him and Lot to the land which We have blessed in for the worlds.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me ew û Lût ji wan reha kirin, me ew gihandine wî warê ku me ji xelkê re bi xêr û bêr kiriye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij redden hem en Loet naar het land dat Wij gezegend hebben voor de wereldbewoners.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij bevrijdden hem en Lot door hen in het land te brengen, waarin wij alle schepselen hebben gezegend.
Hollandaca — Siregar
En Wij redden hem en Lôeth naar het land dat Wij gezegend hebben voor de wereldbewoners.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы спасли его [Ибрахима] (от царя Намруда и его народа) и Лута (который являлся сыном брата пророка Ибрахима и уверовал вместе с ним) в землю, в которую Мы ниспослали благодать [сделали благословенной] для миров [они переселились из Ирака в Шам, из которой происходили много пророков и там изобилие плодов].
Rusça — Osmanov
Мы спасли его (т. е. Ибрахима) и Лута и вывели на землю, которую Мы благословили для обитателей миров.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi räddade honom och Lot (och förde dem) till det land som Vi har välsignat för alla folk.