Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطًا اِلَى الْاَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا لِلْعَالَمِينَ

ve necceynāhu ve lūTen ilā l-erDi lletī bāraknā fīhā li l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَنَجَّيْنَاهُve necceynāhuن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.ve onu kurtardık
2وَلُوطًاve lūTenولوطاve Lut'u
3اِلَىilā(getirerek)
4الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyebir yere
5الَّتِيlletī
6بَارَكْنَاbāraknāب ر كÇökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmakbereketli kıldığımız
7فِيهَاfīhā
8لِلْعَالَمِينَli l-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlere

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onu da, Lût'u da kurtarıp âlemlere kutlu ettiğimiz yere ulaştırdık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onu da, Lûtʼu da kurtarıp âlemlere kutlu ettiğimiz yere ulaştırdık.

Adem Uğur

Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.

Ahmed Hulusi

Biz Onu (İbrahim'i) da Lut'u da, insanlar için bereketlendirdiğimiz o bölgeye eriştirip, kurtardık.

Ahmet Tekin

Onu da, Lût’u da, âlemler için, insanlar için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırıp kurtardık.

Ahmet Varol

Onu da Lut'u da içinde alemler için bereketler verdiğimiz yere (ulaştırıp) kurtardık.

Ali Bulaç

Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.

Ali Fikri Yavuz

Böylece İbrâhîm’i ve (kardeşinin oğlu) Lût’u, (Nemrud ve kavminden) kurtardık ve onları, içinde alemlere bereketler verdiğimiz arza (Şam’a) ulaştırdık.

Ali Rıza Safa

Onu ve Lut'u kurtarıp, evrenler için kutsal yaptığımız bir yöreye ulaştırdık.

Bayraktar Bayraklı

Biz, İbrahim ve Lut'u kurtararak alemler için kutsal kıldığımız topraklara ulaştırdık.

Bekir Sadak

Onu da, Lut'u da, alemler icin kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.

Celal Yıldırım

Hem ibrahim'i, hem Lût'u âlemler için mubarek kıldığımız ülkeye (ulaştırıp) kurtardık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onu da Lût’u da kurtarıp herkes için bereketli kıldığımız yere ulaştırdık.

Diyanet İşleri

Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

Diyanet İşleri (eski)

Onu da, Lut'u da, alemler için kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.

Diyanet Vakfi

Biz, onu ve Lût'u kurtararak, içinde cümle âleme bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onu da, Lût'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu Lut ile beraber kurtarıp içinde alemlere bereketler verdiğimiz yere çıkardık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onu Lut ile beraber kurtarıp içinde alemine bereketler verdiğimiz Arza çıkardık

Erhan Aktaş

Onu ve Lut'u kurtarıp, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu ve Lut'u kurtarıp, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu ve Lut'u, alemler için bereketli kıldığımız yurda ulaştırdık.

Fizilal-il Kuran

Arkasından İbrahim'i, Lut ile birlikte kurtararak onları insanlar için verimli ve bereketli kıldığımız bir bölgeye yerleştirdik.

Gültekin Onan

Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.

Hamdi Döndüren

Böylece Biz, onu ve Lut’u kurtararak, içinde âlemlere bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık.

Hasan Basri Çantay

Onu da, Lutu da — içinde alemler için bereketler verdiğimiz arza (ulaşdırıb) — kurtardık.

Hasib Asutay

Biz, onu ve Lut'u kurtararak içinde âlemlere bereketler verdiğimiz ülkeye ulaştırdık. (17) (17. Irak'tan Şam'a.)

Hayrat Neşriyat

Onu ve (kardeşinin oğlu) Lût’u, içinde âlemler için (maddî-ma'nevî) bereketler kıldığımız yere (Şam’a ulaştırıp) kurtardık.

İbni Kesir

Onu da, Lut'u da alemler için mübarek kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık

Mehmet Okuyan

Onu ve Lut’u kurtararak, insanlar için bereketli kıldığımız toprağa (ulaştırmıştık).

Muhammed Esed

ve o'nu da, (kardeşinin oğlu) Lut'u da, gelecek bütün çağlar için kutlu kıldığımız bir beldeye ulaştırarak kurtardık.

Mustafa İslamoğlu

Dahası onu ve (yeğeni) Lut'u (oradan) kurtararak, bütün milletler için mübarek kıldığımız yurda ilettik.

Ömer Nasuhi Bilmen

(71-72) Ve O'nu ve Lût'u kurtarıp bir yere kavuşturduk ki, o yerde âlemler için bereketler vardır. Ve O'na İshak'ı ve fazla olarak da Yakub'u ihsan ettik ve hepsini de sâlihler kıldık.

Ömer Öngüt

Biz onu ve Lut'u kurtarıp, âlemlere bereketler verdiğimiz yere ulaştırdık.

Suat Yıldırım

Onu Lût ile beraber kurtarıp, bütün insanlar için kutlu ve feyizli kıldığımız diyara ulaştırdık.

Süleyman Ateş

Onu ve Lut'u kurtarıp, alemlere bereketli kıldığımız bir yere getirdik.

Süleymaniye Vakfı

İbrahim'i ve Lut'u kurtarıp herkes için bereketli kıldığımız yere (Filistin'e) yerleştirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem İbrahim'i hem de Lut'u alemler için bereketli kıldığımız o yere getirip kurtardık. 1

Şaban Piriş

Onu da Lut'u da alemler için mübarek kıldığımız yere ulaştırıp, kurtardık.

Tefhim-ul Kuran

Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.

Ümit Şimşek

Onu ve Lût'u kurtararak bütün insanlar için mübarek kıldığımız bir diyara ulaştırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu da Lut'u da kurtarıp içinde alemlere bereketler sakladığımız toprağa ulaştırdık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onu da, Lutu da zalımlardan xilas edib aləmlər üçün bərəkət verdiyimiz yerə gətirdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onu da (İbrahimi də), (qardaşı oğlu) Lutu da (Nəmrud tayfasının əlindən qurtarıb) aləmlər üçün mübarək etdiyimiz (torpağında bəşər övladına bərəkətlər verdiyimiz) yerə (Şama) qovuşdurduq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erretteten ihn und Lot und ließen sie zu dem Land gehen, das Wir für die Welten gesegnet haben.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir erretteten ihn und Lut in das Land, das Wir für (all) die Weltenbewohner gesegnet haben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir retteten ihn und Lot in das Land, das Wir für die Welten gesegnet hatten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR erretteten ihn sowie Lut in das Land, das WIR mit Baraka für die ganze Schöpfung erfüllten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We rescued him together with Lut (Lot). -his nephew- and delivered them to the land We had blessed -Aram or Syria and Can'an or Palestine- the land where many divine messages were revealed for all-.

Abdul Haleem

We saved him and Lot [and sent them] to the land We blessed for all people,

Abdullah Yusuf Ali

But We delivered him and (his nephew) Lut (and directed them) to the land which We have blessed for the nations.

Abul A'la Maududi

and We saved him and Lot and brought him to the land upon which We had bestowed Our blessings for all the people of the world.

Aisha Bewley

We delivered both him and Lut to the land which We had blessed for all beings.

Al-Hilali & Khan

And We rescued him and Lût (Lot) to the land which We have blessed for the ‘Âlamîn (mankind and jinn).

Ali Quli Qarai

We delivered him and Lot toward the land which We have blessed for all nations.

Amatul Rahman Omar

And We delivered him and Lot (as well and brought them) towards the land (of Can`ân) which We had blessed for the peoples.

Arthur John Arberry

and We delivered him, and Lot, unto the land that We had blessed for all beings.

Bijan Moeinian

Thus I brought Abraham (as well as Lot) to the safety of a blessed land (fertile and most visited by Prophets. )

E. Henry Palmer

And we brought him and Lot safely to the land which we have blessed for the world,

Edip-Layth

We saved him and Lot to the land which We have blessed for the worlds.

George Sale

And We delivered him, and Lot, by bringing them into the land wherein We have blessed all creatures.

Hamid S. Aziz

They desired to set a snare for him, but We made them the losers.

Mahmoud Ghali

And We safely delivered him and Lût (Lot) to the land We have blessed for the worlds.

Marmaduke Pickthall

And We rescued him and Lot (and brought them) to the land which We have blessed for (all) peoples.

Mohamed Ahmed - Samira

So We delivered him and Lot, and brought them to the land We had blessed for all the people.

Muhammad Asad

for We saved him and Lot, [his brother’s son, by guiding them] to the land which We have blessed for all times to come.

Mustafa Khattab

Then We delivered him, along with Lot, to the land We had showered with blessings for all people.[1]

Progressive Muslims

And We saved him and Lot to the land which We have blessed in for the worlds.

Sahih International

And We delivered him and Lot to the land which We had blessed for the worlds.

Sam Gerrans

And We delivered him and Lot to the land We had blessed for all mankind.

Shabbir Ahmed

And We rescued Abraham and (his nephew and close companion) Lot to the land that We blessed for all people. (They migrated from their homeland of Ur in Mesopotamia, today's Iraq, to Syria-Palestine that was blessed with a long line of Prophets).

Syed Vickar Ahamed

But We saved him and (his nephew) Lut (Lot, and took them) to the land that We have blessed for the nations.

Taqi Usmani

And We rescued him and LūT towards the land we blessed for all the worlds.

The Monotheist Group

AndWe saved him and Lot to the land which We have blessed in for the worlds.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ew û Lût ji wan reha kirin, me ew gihandine wî warê ku me ji xelkê re bi xêr û bêr kiriye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij redden hem en Loet naar het land dat Wij gezegend hebben voor de wereldbewoners.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij bevrijdden hem en Lot door hen in het land te brengen, waarin wij alle schepselen hebben gezegend.

Hollandaca — Siregar

En Wij redden hem en Lôeth naar het land dat Wij gezegend hebben voor de wereldbewoners.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы спасли его [Ибрахима] (от царя Намруда и его народа) и Лута (который являлся сыном брата пророка Ибрахима и уверовал вместе с ним) в землю, в которую Мы ниспослали благодать [сделали благословенной] для миров [они переселились из Ирака в Шам, из которой происходили много пророков и там изобилие плодов].

Rusça — Osmanov

Мы спасли его (т. е. Ибрахима) и Лута и вывели на землю, которую Мы благословили для обитателей миров.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi räddade honom och Lot (och förde dem) till det land som Vi har välsignat för alla folk.